Yazar: cemalumit

Marx’ın Kapitali – Ernest Mandel

Ernest Mandel’den Das Kapital’in 3 Cildine 3 Önsöz… “Bugünün Batı dünyası Kapital’in “saf” modeline bu eserin yazıldığı dönemdeki dünyadan çok daha yakındır.” “Kapitalist uzun-dönemli gelişmeyi ileriye doğru iten kapitalist üretim tarzının temel iç çelişkileri de dahil bu gelişmenin uzun dönemli eğilimlerini doğru bir biçimde öngörme gücü sayesindedir ki Kapital dost düşman herkesi çekimi altına almaya

okumak için tıklayınız

ERİCH FROMM

Özgürlükten Kaçış Sevme Sanatı Sevginin ve Şiddetin Kaynağı Sigmund Freud?un Misyonu (Kişiliği ve Etkisi Üstüne Bir Çözümleme) Sağlıklı Toplum Umut Devrimi / İnsancıllaşmış Bir Teknolojiye Doğru Psikanalizin Bunalımı (Freud, Marx ve Sosyal Psikoloji Üzerine Denemeler) İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri 1 İnsandaki Yıkıcılığın Kökenleri 2 Hümanist Psikanalizin Marx?ın Teorisine Uygulanması

okumak için tıklayınız

Düşünce Tarihinde Hayvanlar ve Doğa – Mert Sarı

Bu kısa yazıda sınırlı tümcelerle felsefi bir yaklaşımla hayvanların varlığını ve doğa sorunsalını ele almak istiyorum. Konunun önemi karşısında bu kısa yazı kaçınılmaz olarak yetersiz, kifayetsiz kalacaktır. İleride belki bu felsefi sorunsalı daha geniş tartışma sözkonusu olabilir. Kadim Hint düşüncesinde önde gelen bir öğreti olan Jainizm özellikle doğa dostu bir anlayış taşıyordu. Jainizm?e göre canlı

okumak için tıklayınız

Elsa’nın Gözleri – Louis Aragon

(*) Louis Aragon (3 Ekim 1897-23 Aralık 1982) adını nasıl tanımlardınız; şair, romancı, gazeteci, komünist? Elbette doğru yanıt ?hepsi?, ancak bu yanıtta önemli bir ad eksik: Elsa. Aragon?un şiirlerinde silueti Fransa ile örtüşen Elsa Triolet, yazarlığından çok Aragon?un ona yazdığı sevda şiirleriyle anımsanır. Aragon?un Türkiye?de en iyi bilinen şiirleri kuşkusuz ?Mutlu Aşk Yoktur? ile ?Elsa?nın

okumak için tıklayınız

Hayat Yeşil Umut Mavi – Evgin Atalay

Evgin Atalay “Hayat Yeşil Umut Mavi”de bizi bir yolculuğa çıkarıyor. Dikkat edin. Yolcu yaralı, kırgın, örselenmiş. Ama bir o kadar da hayata bağlı. Çünkü bir şiiri var. İnandığı bir şiiri. İçimize en çok okunan da bu zaten. Sözlerinden deniz geçiyor, martılar geçiyor, oyunlar ve sonbahar geçiyor. En önemlisi hüzün geçiyor. Çünkü bu satırlar biraz İstanbul,

okumak için tıklayınız

Bir Yazarın Günlüğü – Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Rus ve dünya edebiyatının en önemli isimlerinden Dostoyevski günlüklerinde döneminin toplumsal ve siyasal olaylarını ele alıyor. Dostoyevski “Bir Yazarın Günlüğü”ne 1873’te Grajdanin dergisinde başladı. Üç yıl ara verdikten sonra, 1876’da, Bir Yazarın Günlüğü adı altında kendi dergisini çıkardı. Aylık yazılarla iki yıl düzenli olarak sürdürdüğü bu yayına sağlığının bozulması üzerine ara verdi. 1880’de sadece bir

okumak için tıklayınız

Bugün Pazar 7 Kasım 2010 – M. Şehmus Güzel

Bugün İstanbul?da TÜYAP Kitap Fuarı?nda Kibele Yayınları?nın Temmuz sonunda okuyucuya sunduğu Fransa Mayıs 68 isimli kitabımı saat 14?den itibaren imzalamak, okuyucularımla iki satır sohbet etmek olanağı bulacaktım, saat 18.15 ile 19 arasında değerli dostum, iyi insan Eşber Yağmurdereli?yle ? Türkiye ve Fransa’da Mayıs 68 Rüzgarı? başlıklı söyleşiyi gerçekleştirecektik. Ama kimi teknik aksamalar sonucu yayınevi Fuar?a

okumak için tıklayınız

Dünyayı Sarsan On Gün ? John Reed

Dünyayı Sarsan On Gün (Ten Days That Shook the World), 1917 Sovyet Devrimi’ni olanca canlılığıyla yansıtan bir anlatıdır. Devrimi günbegün izleyen Amerikalı gazeteci John Reed bir tarihçi titizliğiyle, belgelere dayanarak kurar yapıtını. Bu kitabı eşsiz kılan, başkaldırının açığa çıkardığı yaratıcı enerjiyle kaleme alınmış olmasıdır. Öyle ki baş döndürücü bir ivmeyle gelişen onca olay; gazete haberleri,

okumak için tıklayınız

1917 Sovyet Devrimi II, A. Jdanov ? J. Stalin ? K. Voroşilov ? Maksim Gorki ? S. Kirov ? V. Molotov

Lenin önderliğindeki Rusya emekçileri tarafından 25 Ekim (7 Kasım) 1917 tarihinde gerçekleştirilen Sovyet Devrimi, 20. yüzyılın ve belki de insanlık tarihinin en önemli olaylarından biridir. Çağın temel karakteri bu devrimin doğurduğu sosyalist düzen ile kapitalizm arasındaki savaş tarafından belirlenmiştir. Bu büyük devrim, pek çok eserde işlenmiştir. İki cilt halinde sunulan bu eser ise, Sovyet Devrimi

okumak için tıklayınız

Çarlık Dumasında Bolşevikler- A. Y. Badayev

“A. Y. Badayev’in Çarlık Dumasında Bolşevikler (Bolsheviks in the Tsarist Duma) adlı kitabı, 1912 yılında Devlet Duması’na seçilmelerinden 1914 yılında savaşın başlamasından birkaç ay sonra Sibirya’ya sürgüne gönderilmelerine kadarki süreçte Bolşevik vekillerin faaliyetlerini anlatıyor. Kitabın yazarı Badayev, bu altı Bolşevikten biri. Badayev’in kitabının önemi yalnızca Duma deneyimine ilişkin zengin dersler içermesinde değil, aynı zamanda Çarlık

okumak için tıklayınız

1917 Öncesi ve Sonrası ? Edward Hallett Carr

Sovyet Devrimi?nin tarihi, sosyalist hareketin daima ilgisinin merkezinde olmuştur. Her tarih gibi daha sonra yazıldığında yaşananlar kadar, yaşananları daha da yüceltmek adına menkıbeler, abartılar ve kurgular da devreye girmiştir. E. H. Carr, Bolşevik Devrimi?nin en geniş kapsamlı, gayrıresmî tarihini gözalabildiğine bir zenginlikle yazıya geçirmiş, süreci bir tarihçinin ciddiyeti ile ele almıştır. 1917: Öncesi ve Sonrası,

okumak için tıklayınız

“Aziz Nesin’in kitapları 7 milyondan fazla sattı. ” Ali Nesin

Sevgili Dostlar, Geçenlerde ünlü bir yazarımızın toplamda kaç sattığına dair bir haber okudum gazetelerde. Hemen kıskançlıkla Aziz Nesin kitaplarının bugüne dek kaç adet sattığını hesapladık. Sonuç: Aziz Nesin bugüne dek sadece Türkiye’de 7 milyon 700 bin adet satmış. Gururla söylüyorum: Kitaplarının satışı gazetelere haber olan yazarımızın beş misli! Bundan beş yıl önce Nesin Yayınevi’ni kurduk.

okumak için tıklayınız

Mahkemelerde (Belgeler) – Sabahattin Ali

Hikâyeci, romancı ve şair Sabahattin Ali (1907-1948) edebiyatçılığının yanısıra siyasal kimliği ile de tanınır. Siyasal düşünce özgürlüğünün yerleşmemiş olduğu 1930?lu ve 1940?lı yılların Türkiye?sinde sol görüşlü olmanın zorluklarını yaşar. Edebiyat eserlerinde, gazete makalelerinde ve toplumsal ilişkilerinde sol eğilimini açıkça ortaya koyduğu için dikkatleri üzerine çeker. Ayrıca, boyun eğmeyen, uzlaşmaz kişiliği ile zamanının düzenini, hükümetlerini ve

okumak için tıklayınız

Bağışlanmış Hüzün – Nevzat Çelik

Nevzat Çelik’in ?hayatımıza sevgili bir eleştiri? dediği bir aşk romanı olan Bağışlanmış Hüzün?de, her biten aşkta olduğu gibi geriye nefret ve öfke değil, kırılmayan ?bağışlayan bir hüzün? kalıyor: “al git/ şehla yürüyüşünü/ yaz deme/ kış deme /üşürüm deme/ aylardan baharsa/ ay doğarsa/ hiçbir şey deme/ bu senin/ kuşlardan önce kalkan yüzündür/ al git/ sevgili/ aşk

okumak için tıklayınız

Uçan Salı ? Müge İplikçi

Çağdaş edebiyatımızın özgün kalemi Müge İplikçi ilk kez çocuklar için yazdı! Columbus?un Kadınları, Kafdağı ve Kısa Ömürlü Açelyalar gibi tanınmış kitapların yazarı Müge İplikçi ilk kez çocuklar için yazdı. Okurlarını küçük bir çocuğun hayallerinin, özellikle de ?uçma tutkusu?nun peşinden sürükleyecek bu ilginç öykü, İstanbul?un yok edilen simgelerinden biri olan Kadıköy?deki eski Salı Pazarı?nda geçiyor. Hayalperest

okumak için tıklayınız

Yüksek Tansiyonlu Çınar Ağacı – Behiç Ak

Behiç Ak?tan yaşamlarımızı anlamlı kılan ortak değerleri korumak üzerine umut yansıtan bir öykü! Mizah ustası sanatçı Behiç Ak?ın çocuklar için yazıp resimlediği kitaplar arasında bir başyapıt niteliği taşıyan ünlü kitabı, yirmi üç yıl sonra Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlandı. İlk kez Japonya?da basılan ve 1986 Noma Concours Özendirme Ödülü?nü kazanan kitap, Türkçe olarak ancak sekiz yıl

okumak için tıklayınız

Bir Filiz Vardı – Orhan Kemal

İnsanı tanımak ve her türlü zayıflığına rağmen onu sevebilmek için okunması gereken bir yazar olan Orhan Kemal, Bir Filiz Vardı’da küçük dünyaların içine kıstırılmış insanların umutlarını, beklentilerini ve düşlerini anlatıyor. Kendisiyle aynı rüyaların peşindeki binlerce kızdan bir olan Filiz, yoksul bir mahallenin içinde sıkışmışlığın kurbanı olmamak için çırpınırken, kendisine benzeyen hayatlar hakkında da çok şey

okumak için tıklayınız

Hişt Hişt – Sait Faik Abasıyanık

Yürüyordum. Yürüdükçe de açılıyordum. Evden kızgın çıkmıştım. Belki de tıraş bıçağına sinirlenmiştim. Olur, olur! Mutlak traş bıçağına sinirlenmiş olacağım. Otların yeşil olması, denizin mavi olması, gökyüzünün bulutsuz olması, pekala bir meseledir. Kim demiş mesele değildir, diye? Budalalık! Ya yağmur yağsaydı? Ya otların yeşili mor, ya denizin mavisi kırmızı olsaydı? Olsaydı o zaman mesele olurdu, işte.

okumak için tıklayınız

İki Kadın: Tenar ve Tehanu – Elif Kutlu*

Kadın dendiğinde genel olarak akla gelen ilk görüntü; evini temizleyen, yemek yapan, çocuğuna bakan ve bunları kutsal görev edinmiş bir annedir. Çünkü bu görevler ona aittir artık ve onun yapması gerekenlerdir. Kadın bu görevler uğruna kimi zaman birçok şeyden vazgeçer; başarılı olduğu işinden, yazacağı kitabından ya da okuyup, öğreneceklerinden. Atuan Mezarları?nda (2) tanıştığımız Tenar, bu

okumak için tıklayınız