Kategori: Biyografiler

Charles Fourier: Gölgede bırakılmış bir ütopyacı filozof

Yaşadıkları çağın sorunlarını çok erken fark eden ve tüm insanlığı uyarmak için mücadele eden filozoflar, bilim insanları, şairler, yazarlar ve aktivistler vardır. Bunların içinden Charles Fourier‘i hatırlamak bugün bizim için en acil ihtiyaçtır. Çünkü o, bugün bile görmekte zorlandığımız, bütün canlılar için hayati önemdeki ekolojik krizi daha 18’inci yüzyılda görmüş ve insanları uyarmıştır. Ve insanın

okumak için tıklayınız

Ayşe Kaygusuz “Şimşek” hakkında – Ayhan Hüseyin Ülgenay

AYŞE KAYGUSUZ “ŞİMŞEK” 06.03.1965 Tokat/Zile/Çayır Köyü doğumlu. Baba adı: Ahmet, Ana adı: Esme, Evli 11.01.1981 (Bayram) 3 çocuk annesi (İlkokulu Turhal’da Şeker İlköğretim Okulu (1972-1976), Ortaokulu Turhal Lisesi Orta Bölümü’nde okudu (1980). Liseye Tokat da başladı. Tokat İli Milli Eğitim Araçları Açık Öğretim Lisesi (1999). Ankara da tamamladı ( 2003). Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Çalışma

okumak için tıklayınız

Devrim Yaratan Bir Hayat: Zabel Yesayan

Yirminci yüzyılın başında Ermeni edebiyatına yeni bir soluk getiren Zabel Yesayan, hayatı boyunca hiç bir şeyin romantizmini yapmadı, hiç bir zaman kuramlar, klişeler üzerinden yazıp, konuşmadı. O, hayatı boyunca kendi felsefesinin dışına çıkmadı, her daim mücadele etti ve inandığı hakikatleri romanlarında ve hikayelerinde kelimesi kelimesine işledi.

okumak için tıklayınız

Anton Çehov: “Üç dört gece düşümde hep celladı ve tüyler ürpertici işkence sehpasını gördüm.”

Çehov, 21 Nisan 1890 sabahı, Sahalin Adası’na gitmek üzere Moskova’daki İyaroslavi Garı’ndadır. Trenle, at arabası ve vapurla geçen bu yolculukta köylerden, şehirlerden, ormanlardan, denizlerden geçer ve türlü çeşit insanla karşılaştan sonra 9 Temmuz’da Sahalin’e varır. Yolcuğu tam iki buçuk ay sürmüştür. Sahalin Adası bir cehennemdir. Sokaklar çalışmaya giden hükümlülerin zincir şakırtılarıyla çınlar. Mahkumlara sürekli işkence

okumak için tıklayınız

Nikolay Gogol: Hakikatin peşinde kendi ölüm yolculuğuna çıkan adam

Rus edebiyatı 19. yüzyılın ortasına kadar Krilovları, Jukovskileri, Puşkinleri, Turgenyevleri, Lermontovları ve daha nice büyük ismi görmüştür. Fakat onların arasında biri vardır ki bu yazarların hepsinden farklıdır. Nikolay Gogol, toplumun eksik yanlarını mizahi boyuta taşıyarak hem insanları güldürmüş hem de onlara ders verecek nitelikte eserler ortaya koymuştur. O, Çernişevski’nin de dediği gibi “kendimizde bilinç uyandıran”

okumak için tıklayınız

Vincent Van Gogh’un yeni bir fotoğrafı ortaya çıktı

Hollandalı ünlü ressam Vincent Van Gogh’a ait olduğu bir fotoğraf ortaya çıktı. Fotoğrafın, ünlü ressamın yetişkinlik dönemine ait tek fotoğaf olduğu belirtildi. İtalyan sanat tarihçisi Antonio De Robertis’in bulduğu fotoğrafta, ünlü ressam, Fransız ressamlar Gauguin ve Vuillard ile birlikte görülüyor. 19. yüzyılın sonlarına doğru Paris’teki Academie Julian’da çekilen fotoğrafta Van Gogh’un yanında bulunan kişinin ise

okumak için tıklayınız

Ernest Hemingway ve James Joyce ‘nin garip dostluğu

Ernest Hemingway’in, T.S. Eliot’tan F. Scott Fitzgerald’a, çağının erkek sanatçılarının çoğuyla anlaşamadığı bilinir. Orson Welles’le yumruk yumruğa kavga etmişken, bir keresinde Max Eastman’ir suratına kitapla vurduğu rapor edilmişti. Bu küstahlığı ve kabadayılığı, onunla karşılaştırıldığında yakın arkadaşı James Joyce’un daha parlak görünmesine neden olmuştur. Yazın dünyasının bu garip çiftinde Joyce, başlı başına bir çalışma alanı açacak

okumak için tıklayınız

Orhan Veli Kanık hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin Ülgenay

ORHAN VELİ KANIK ( Ahmet Orhan KANIK ) 13.04.1914 İstanbul doğumlu.Baba Adı; Mehmet Veli Ana Adı; Fatma Nigar ,babası Ankara Cumhurbaşkanlığı Armoni Orkestrasında 25 yıl çalıştı. İlk Öğretimine İstanbul Beşiktaş Akaretlerdeki İlk Okulun Ana sınıfında başladı.Bir yıl sonra Galatasaray Lisesine yatılı girdi.Dört yıl bu okulda okudu.1925 yılında ayrıldı. 1926 yılında Beşinci sınıfı Ankara Gazi lisesinin İlk

okumak için tıklayınız

Kafka: Küçük olanaksızlıklar karşısında insan yüzüstü kapanmamalı, yoksa insan büyük olanaksızlıkları göremez

“Engelleyici tüm düşünceleri ve dertleri neredeyse dayanılmaz ve iğrenç yük olarak duyumsadığımı sanma Felice, her şeyi severek silkip atmak istediğimi, düz giden yolu tüm diğer yollara tercih ettiğimi, hemen ve şimdi küçük doğal çevrede mutlu olup, daha çok da mutlu etmek istediğimi. Ama şimdi olanaksız bu. Yük benim üzerime bindi bir kere, memnunsuzluk beni sarsıyor,

okumak için tıklayınız

Beklenmedik bir durakta inen yolcu: Tezer Özlü

Yazmak benim için salt yaratmadır. Öykü olsun, roman olsun, bütün anlatılar, eleştirel bir deyimlemeye uygun olarak “kurmaca”dır salt. Yaşamla yazmayı karıştıranlarla da pek aram iyi değildir. Ne var ki, bu yaklaşımımı tepetaklak eden yazarlar da var. Özellikle Amerikan şiirinin bir bölümüne alabildiğine egemen olmuş “Günah Çıkaran Şairler”, “İtiraf Eden Şairler” diye adlandırılan John Berryman, Robert

okumak için tıklayınız

Bilime adanmış bir yaşam: Galileo Galilei “Dünya, yine de dönüyor…”

Tarihin sayfalarına dönüp baktığımızda, bilimsel yöntemin gelişmesine katkıda bulunmuş pek çok bilim insanı görüyoruz. Bu kişilerin arasında hayattayken buluşları sayesinde saygı görenleri olduğu kadar, kimi zaman saygınlıkları, kimi zaman özgürlükleri, hatta bazen de canları pahasına bilimsel yöntemi savunmuş olanları da var. Galileo Galilei bu ikinci gruba girenlerden biri ve hatta belki de en önemlisi.

okumak için tıklayınız

Cemal Süreya, Deniz Baykal’ı yazmıştı: ‘Köksüz ama sürekli bir veliahd duygusu içinde’

Deniz Baykal, yine rol çaldı. Ama alkışlar kendi partisinden değil, iktidardan geldi. “Bana seni kimin alkışladığını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” diye bir atasözü var mı? Yok, ama olabilirmiş!… Cemal Süreya, tam 29 yıl önce bir Deniz Baykal portresi yazmıştı. Portre yazılarının toplandığı 99 Yüz kitabının Deniz Baykal’lı sayfalarını birlikte çevirelim:

okumak için tıklayınız

A’dan Z’ye Tezer Özlü

18 Şubat 1986’da ayrılmıştı aramızdan Tezer Özlü. Ama geride bıraktığı eserleriyle birlikte hep yanı başımızda. Tam da bugün için, İpekli Mendil öykü sözlüğünün yazarlarından Gülda Şahin, Özlü’nün eserlerinden yola çıkarak mini bir sözlük hazırladı. Bu vesileyle, Tezer Özlü’yü buradan bir kez daha anıyoruz.

okumak için tıklayınız

Dmitri Mendeleev Kimdir?

Dimitri İvanoviç Mendeleyev, (d. 8 Şubat 1834 Tobalska – ö. 2 Şubat 1907 St. Petersburg), Rus bilim adamı. On yedi kardeşin en küçüğü olan Mendeleev,Sibirya’nın Tobolska şehrinde doğmuştur (1834). Babası bir lise müdürü, büyük babası ise Sibirya’nın ilk gazetesinin yayımcısı idi. Dimitri ilk tahsilini sürgünde iken yaptı. Babasının ölümünden sonra annesi onun daha iyi bir

okumak için tıklayınız

Tezer Özlü: Kendi çizgisinden hiçbir zaman uzaklaşmayan bir kadın

“Dünya da herkesi sevebilirsin ancak herkesi kucaklayamazsın. Bu yüzden insan en yakınındakini kucaklar. Ben de kızımı kucakladım. O da uyuyor.” Tezer Özlü Çocukluğun Soğuk Geceleri adlı roman, küçük yaşlarda yaşanılan buhranların, aile problemlerinin, okul yıllarının, arkadaşlıkların ve hayatı sorgulamasıyla başlayan bir maceranın; evlilikte bulmak istediği sevgiyi bir türlü bulamayıp, umut yolculuğuna uzanan bir hayat hikâyesini anlatıyor.

okumak için tıklayınız

En Karanlık Işık: Knut Hamsun

Norveç ve dünya edebiyatının en büyük yazarlarından, 1920 Nobel ödülü sahibi Knut Hamsun, ikinci dünya savaşı yıllarında, henüz ülkesi işgal edilmeden evvel Nazi taraftarlığı ve propagandası yapıp ülkesinin işgaline zemin hazırlamaya çalışır. Ve sonunda Norveç işgal edilir. Acı dolu günler yaşanır. Savaş bitip işgal sona erdiğinde son derece kırgındır Norveçliler en büyük yazarlarına. Devlet tarafından

okumak için tıklayınız