Kategori: İnceleme

Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 4 / Kafes – John Perkins

Üzerine düşeni yapmalısın! Sistem kontrolden çıktı. Yeryüzünün insan ve doğal kaynaklarını milletlerin seçtiği hükümetler değil, CEO’lar yönetiyor. Medyayı, akademileri, sivil toplum örgütlerini yönettikleri gibi. Açlığın, cehaletin, savaşların, adaletsizliğin tam ortasında hepimiz düzenin birer parçasıyız.

okumak için tıklayınız

Kritik – Mehmet Konuk

Kritik, tiyatro eleştirmeni ve uzman psikolojik danışman Mehmet Konuk’un tiyatro eleştirileri yazılarından bir seçkiden oluşmaktadır. Oyunlarını sanatsal bir açıdan ele almanın yanı sıra psikolojik, sosyolojik, fikri ve siyasi yönden de değerlendiren Konuk’un yazılarının her biri tiyatro dünyasına bir not bırakmanın yanında, toplumsal ve bireysel sorunların analizlerini de içermektedir.

okumak için tıklayınız

Kızıl Tıp (Sovyet Rusya’da Toplumsallaştırılmış Sağlık) – Sir Arthur Newsholme, John Adams Kingsbury

1917 Ekim Devrimi ile kurulan Sovyetler Birliği, yaşamın her alanında “insanı” merkeze yerleştirmişti. Eğitimde, sanatta, bilimde, sporda ve toplumsal üretimde olduğu gibi sağlık alanında da bu anlayış hakimdi. Devrim’in hemen ertesinde sağlık hizmetleri toplumun bütününün yararını gözetecek şekilde örgütlenmeye başlamıştır.

okumak için tıklayınız

Paradigmanın İflası (Resmi İdeolojinin Eleştirisine Giriş) – Fikret Başkaya

Her sınıflı toplumda iktidardaki sınıflar, sömürüyü gizlemek, sömürü ve baskıyı meşrulaştırmak, mevcut düzenin değişmezliğini kabullendirmek amacıyla “efsaneler”, “hurafeler” üretirler. Kurulu düzenin devamı, ideolojik bulanıklığın sürdürülmesine ve hurafelerin egemen kılınmasına bağlıdır. İşte entelektüel, egemen olan sınıfların, gizli kalmasını istediklerini açığa çıkarmaya çalışan, gerçeğin saptırılmış (reifiye) bir versiyonunu kabullenmeye razı olmayan, iktidarlardakiler empoze etmekten çıkarı olduğu “bir

okumak için tıklayınız

Kıbrıs Komünist Partisi Tarihi (Sömürgecilik, Sınıf ve Kıbrıs Solu) – Yiannos Katsurides

Kıbrıs’ın sınıf siyaseti bakımından çorak toprakları 1920’li yılların ortasında beklenmedik bir gelişmeye sahne oldu: Kıbrıs’ta bir komünist partisi kuruldu… O yıllarda, Kıbrıs’ta Kilise’nin siyasi liderliği geniş köylü kitelelerine hükmediyordu; Kıbrıslı Türkler siyasi bir uyanışın eşiğinde bile değilken, Kıbrıslı Elen burjuvazisi kendi mezar kazıcısı Kıbrıs işçi sınıfını da beraberinde sürükleyerek tarih sahnesine daha yeni adımını atmıştı…

okumak için tıklayınız

Frankfurt’ta Bir Evimiz Var – Zafer Köse

Taksi şoförü arka koltukta oturuyor. Yanında eşi, ön koltukta çocuğu. Direksiyondaki kadın ise bir şirketin yöneticisi. Altmış yaşlarındaki kadın, aracı lüks bir otele doğru sürüyor. Yolcuları orada kalacaklar, kendileri için ayrıltılan en güzel odalardan birinde. İş kadını, sadece sürücülük yapmıyor; bir rehber gibi sürekli etrafı tanıtıyor, kent ve toplumla ilgili bilgiler de veriyor. İlk bakışta

okumak için tıklayınız

Süryani Atasözleri , Ercan Akçay

Süryaniler, kökenleri 5000 yıl öncesine giden bir toplum. Mezopotamya’da yeşeren ve uygarlığın gelişiminde önemli rol üstlenen eski Mezopotamya halklarının yani köklü bir kültürün mirasçılarıdır. Yaşadıkları coğrafyayı istila edenlerin baskı ve egemenlikleri yüzünden başlangıçtaki etkinliklerini kaybetmişlerdir. Günümüzde ise dünyanın değişik bölgelerinde dağınık bir şekilde yaşamaktadırlar. Süryani Atasözleri -Yöresel Sözler- kitabı, Süryani atalarının üretmiş oldukları sözleri içermektedir.

okumak için tıklayınız

Marx Doğa ve Yıkımın Ekolojisi

“İnsanlar açtır çünkü zenginler en fazlasını alır. Hayatı sadece bir araç olarak görmeyenler hayatın değerini anlayabilir” Dao De Jing (Laozi) Kararların belirli bazı kişiler tarafından, ne kadar sermaye biriktirileceği, aç gözlülük ve tüketimcilik temelinde alındığı bir iktisadi sistem içinde, tam anlamı ile uyumlu bir uygarlığa ulaşmanın hiçbir yolu olmadığı kesindir. Böylesi bir toplumda “sosyal ilişkiler, toplumun

okumak için tıklayınız

Kapital Kompakt – Georg Fülberth

Bu kitapçık, Kapital’in bir özeti niteliğindedir ve hayatında asla Karl Marx’ın Kapital’inin üç cildini okuyacak zamanı bulamayacağına kanaat getirmiş insanlara hitaben yazılmıştır. Karl Marx’ın Das Kapital’i yayımlandığı günden bu yana dünyayı sarsmaya, insan toplumlarına yeni perspektifler sunmaya ve dünyayı değiştirme iddiasının merkezinde durarak tartışılmaya devam ediliyor. Bu kitapçık, Kapital’in bir özeti niteliğindedir ve hayatında asla

okumak için tıklayınız

Sosyal Medya ve Toplumsal Dönüşüm

Sosyal medya devrim yapar mı? Son yıllardaki toplumsal eylemlerde sosyal medyanın örgütleyici gücü; teknolojik determinist bakış açısını sahiplenen uluslararası ve ulusal medyanın “Facebook Devrimi”, “Twitter Devrimi” gibi başlıklar atarak sosyal medyayı toplumun birincil dönüştürücü gücü olarak nitelendirmesine yol açıyor. İran’da “Yeşil Devrim”, Kuzey Afrika’da “Arap Baharı”, ABD’de “Wall Street’i İşgal Et”, İspanya’da “Öfkeliler”, Türkiye’de “Gezi

okumak için tıklayınız

Radikal Kötülük Bağlamında Şiddet – Onur Koçyiğit

Şiddet, varoluşun tumturaklı, karmaşık ve bilin(e)meyenlerle dolu labirentinin, belki de en saf ve tartışmalı yanıdır. Tarih, öngörülmeye ve anlaşılmaya çalışıldıkça, daha da detaylı incelemeler yürütülmüştür – şiddet üzerine. Toplumsallığının tartışıldığı günlerden coğrafi etkenlerin –en azından sosyoloji için– şiddetin kavramsallaşması üzerine etkileri ve varlığı dahi artık söz konusudur. Bu bağlamda yürütülen tartışmalar, şiddeti bir davranış ya

okumak için tıklayınız

Toplumsal Durumlar Mekânlara Yazılıyor – Aysel Sağır

Bir ülkenin kentleşme tarihi, o ülkenin yapısı ve insanlarının kültürel kodlarıyla ilgili önemli bilgiler veriyor. Kentten bahsettiğimizde; toplumsal cinsiyet, sınıf, emek süreci, iktidar yapısı, kimlik, etnisite… gibi toplumsal yaşamda içerilen durumlardan da bahsetmiş oluyoruz. Aslında kent, söz konusu alanların mekânsallaştırılması anlamına geliyor. Yani bir kenti anlamak için, o kentin toplumsal yapısının nasıl mekânsallaştırıldığına bakmamamız gerekiyor.

okumak için tıklayınız

Neoliberal rantın anatomisi

Chomsky’nin makaleleri sadece fikirleri değil, onları temellendiren tarihi bilgileri de barındırıyor. Noam Chomsky ismi, uzun bir süredir Türkiye’nin zihinsel haritasında çınlıyor. Bunun tek sebebi Chomsky’nin eserlerinin çoğunun artık Türkçede olması değil, kitaplarındaki konuların ülke gündemiyle örtüşüyor, bu gündeme dair önemli kavramsal anahtarlar sunuyor olması.

okumak için tıklayınız

Mozart – Ahmet Say

Mozart aydınlanmacı bir besteci , aydınlanma çağının bestecisidir. Bu besteci için dünyanın dört bir yanında yorumlar, eleştiriler, incelemeler yazılmıştır. Ahmet Say, bu tür yazıların en önemlilerinin çevirilerinden yaptığı seçme ile düzenledi. Kitapta Mozart?ın mektuplarından yapılan bir seçme de yer alıyor. Kitaba eklenen müzik terimleri sözlüğü ise konuya yabancı olanların kitabı okumasını kolaylaştırıyor. Ahmet Say, eserinde

okumak için tıklayınız

Don Kişot ve devrimci ruh

Mahmut Temizyürek. Devrimci ruhun da Don Kişot gibi başka motivasyon peşine düşmeden, hatta para, ün ve başarı gibi maddi getirilere sırtını dönerek yaşadığını gösteriyor İm Bilse Er Ölmes’de. Geçen hafta The Guardian gazetesinde yayımlanan bir yazısında John Berger, seksen yıllık yazma serüveninden, her şeyden önce anlam bulmasına yardım eden bir unsur olarak söz etmiş. Yazmak,

okumak için tıklayınız

Frankfurt Okulu’nun tarihi

“Diyalektik İmgelem”, 1923-1950 yılları arasındaki gelişmeleri, kaygıları ve yazarların tüm insani duruş ve yönelimlerini içerdiği için Türkiye okuru için bir eksiği kapattığı kanısındayım. Dili ve anlatımı kendi kategorisinde bir kitap için oldukça anlaşılır. İsteyenler için ileri okuma açısından geniş bir kaynakçaya da sahip. Velhasıl, elimizdeki kitap; marksistler açısından önemli isimleri ve dönemi içerdiğinden de okunup

okumak için tıklayınız

Paralel Yürüdük Biz Bu Yollarda – Ahmet Şık

AKP-Cemaat İttifakı Nasıl Dağıldı? AKP ve Gülen Cemaati, yakın zamana kadar Türkiye’yi siyasal ve toplumsal olarak birlikte dönüştüren iki iktidar ortağıydı. Devleti soyma amaçlı bir talan zincirini yalanlarla ve hukuku ayaklar altına alarak örtbas etmeye girişen hırsızlar çetesiyle, bunun üzerinden hukuki değil siyasi operasyonlara kalkışanlar geçmişin yol arkadaşlarıydı. Tuzaklar, hileler, sahteliklerle örülü soruşturma ve davalar

okumak için tıklayınız

Çarşı (Bir Başka Taraftarlık) – Sema Tuğçe Dikici

Çarşı Ağaçların kesilmesine karşı, Çarşı, savaşa karşı’, ‘Çarşı, küresel ısınmaya karşı’, ‘Çarşı, nükleer santrallere karşı’, ‘Çarşı, tiyatro yıkımına karşı’, ‘Çarşı, Faili Meçhullere Karşı’, ‘ ‘Çarşı, ırkçılığa karşı’, ‘Çarşı, teröre karşı’, ‘Çarşı, çocuk pornosuna karşı’, ‘Amerikan şahinlerine karşı’, , ‘Çarşı yağlı güreşe karşı’, ‘Çarşı Tekel’in özelleştirilmesine karşı’, ‘Çarşı bombaya karşı’, ‘Çarşı hayvan itlafına karşı’ ‘Çarşı, alayına

okumak için tıklayınız

Odysseus’un Dünyası – Christine Laidlaw

Bu sorular yüzyılı aşkın bir süredir bilimadamlarının kafasını kurcalamaktadır. Tüm bu sorulara cevaplar arayan Finley 1954 yılında kitabını ilk yayımladığında tarihçi, arkeolog ve klasik filologların dünyasında yer yerinden oynamıştı. 1975 yılında ikinci baskısında son halini bulan bu eser ilk yayımlanmasının ardından 60 yıl gibi uzun bir süre geçmesine rağmen halen başucu kitabı olarak kabul ediliyor

okumak için tıklayınız

Tüketim İletişimi (Süreçler, Algılar ve Tüketici) – Zeynep Kaban Kadıoğlu

Küresel kapitalist sistemlerin işleyişi tüketimin sürekliliğine bağlıdır. Bireyler kapitalist toplumlarda tüketici olarak değerlidir. Serbest piyasa ekonomisinin hakimiyetindeki tüm alanlarda pazarlama ve reklam faaliyetleri göstergeler aracılığıyla arzuları kışkırtır. İnsanlar ekonomik sistemden kaynaklanan hoşnutsuzlukları ve gündelik hayatın gerginliklerini yine tüketim yaparak hafifletebileceklerini düşünürler. Aynı zamanda kendilerini ifade etmek ve karşısındakileri anlamak için tüketim tercihlerini referans alırlar. Tüketim

okumak için tıklayınız