Kategori: Makaleler

Apple’ın karanlık yüzü: Asya’da işçilere kötü muamele

BBC’nin araştırmacı gazetecilik programı Panorama, Asya’da Apple ürünlerinin imal edildiği fabrikalara girdi ve işçilerin içinde yaşadığı koşulları görüntüledi. Çıkan sonuç, 16 saat aralıksız çalıştıktan sonra uyuyakalan işçiler ve ölümle burun buruna gelen çocuk madenciler:

okumak için tıklayınız

Sizin hiç suçunuz yok mu?

Bolay Demir, 24 yaşındayken 19 Aralık 2000’de sabahın beşinde Bayrampaşa Cezaevi’nde silah sesleriyle yataktan nasıl fırladığını, devletin “şefkatli eli”nin yanık et kokusu, insan kokusu, çığlıklar eşliğinde beline isabet eden kurşunla kendisini hayata nasıl döndürdüğünü anlatırken hayatı salt seyre dalanları eleştirip, “Sizin hiç suçunuz yok mu?” diyerek hesap soruyor.

okumak için tıklayınız

Turgut Uyar’ın çocuklarıyız

Militarist sloganlara inat Gezi’de, ağaçların hışırtısında yükselmişti başlıktaki cümle. Böylece şiir, fildişi kulelerden bir kez daha sokağa inmiş şairlerin dokunuşları bizlere bir kez daha fısıldamıştı. Ama “Turgut Uyar’ın Çocuklarıyız” kitabı, sadece bu metafor üzerinden yükselmiyor, bizlere dört evladının anıları ile o güzel şairi anlatıyor.

okumak için tıklayınız

Hacerler – Zafer Köse

Onlar hapishanelerde isyan çıkarmadılar. Silahları falan yoktu. İtirazlarını dile getirmek için açlık grevi dışında bir çareleri de yoktu. Devletin denetimde, can güvenlikleri de yasalarca devlet sorumluluğunda olan mahkumlardı. 19 Aralık 2000’de, 20 cezaevinde “Hayata Dönüş Operasyonu” düzenledi devlet. 32 kişiyi öldürdü. Hacer Arıkan, sağ kurtulanlardan biri. “Hastanede aylar boyunca bakıma muhtaç kaldım. Zaten ayağa kalkamaz

okumak için tıklayınız

Eğitim Neye Yarar? Fikret Başkaya

Her tarihsel dönemde ve her toplumda bir “eğitim sistemi” bulunur, söz konusu eğitim sistemi, geçerli egemenlik ilişkilerini, toplumsal hiyerarşiyi, toplumsal kutuplaşmayı, eşitsizlikleri yeniden üretip, devamlılığını sağlama işlevi görür. Eğitim, okul, eğitilmiş insan, uzman, uzmanlık, vb. mutlaka “olumlu bir şey” olarak sunulur ve ekseri öyle de sanılır. Oysa, herşeyde olduğu gibi, eğitimin de çelişik veçheleri olan

okumak için tıklayınız

Fareler sınır tanımıyor!

“Sakar Fareler” İş Kültür Yayınları’nın bir süredir bastığı bir seri. Elimizdeki ise: “Sakar Fareler Okulu Karıştırıyor”. Adından da anlaşılacağı üzere bir karmaşa kitabı. Hazar Akılbaş’ın arkadaşı olan Perver ve Miki Tamtam isimli fareler gayet iyi niyetli ve yardımseverler, en azından dostları Hazar’a karşı; ama iyi niyet, sakar olmalarına ve fütursuzca karmaşa yaratmalarına engel değil.

okumak için tıklayınız

Neden çoğu kişi sağ elini kullanıyor?

Sağ elini kullanan insanlar dünya çapında çoğunluğu oluşturuyor. Bunun nedeni ne olabilir? Jason Goldman araştırdı. Hangi eli kontrol etmesi daha kolaydır? Yazarken hangi elinizi kullanıyorsanız yemek yerken de aynı eli kullanırsınız. İnsanların yüzde 74 ila 96’sı sağ elini kullanıyor. İngiltere’deki Liverpool Üniversitesi’nden arkeolog Natalie Uomini’ye göre “solak insanların çoğunlukta olduğu bir toplum hiç olmadı”.

okumak için tıklayınız

Doris Lessing’den ‘Anılar’

Lessing, edebiyat tarihinin en dikkat çekici kadınlarından biri. Feminist yazının önemli eserlerinden olan “Altın Defter” gibi büyük ilgiyle karşılanmış bir romanın yanında “Hayatta Kalma Güncesi” gibi başarılı bir ters ütopyaya imza atmış, son romanı “Yarık” 2007’de yayımlandığında aynı yıl Nobel Edebiyat Ödülü’ne ve daha pek çok önemli edebiyat ödülüne değer görülmüş başarılı bir kalem.

okumak için tıklayınız

İyi eğitimli kişilerde unutkanlık tehlike işaretçisi

Üniversite eğitimi görmüş kişilerin yaşadığı unutkanlıkların, felç habercisi olabileceği belirtildi. Hollanda’da yapılan ve Stroke dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, yüksek eğitimli insanların felç geçirmesi olasılığı, daha düşük eğitimlilere kıyasla % 39 daha fazla. Rotterdam’da 20 yıl süresince, sağlıklı ve 55 ile daha yukarı yaşlardaki 9.000 dolayında insan incelemeye alındı. Katılımcılara unutkanlık sorunu çekip çekmedikleri soruldu. 2012

okumak için tıklayınız

Düşüncenin dilinden konuşmak

Artık beynimizin şifresini çözmeye başladığımız için, düşüncenin oluşumuna dair ilginç soruları yanıtlayabilir hale geldik mi? Bilişsel psikolog Steven Pinker’e birisi şaka amacıyla zihnimizin nasıl çalıştığını beş kelimede anlatabilir mi diye sorduğunda hiç düşünmeden “Beyin hücreleri düzen içinde ateşler,” demişti. İyi bir deneme, ama aslında bir bilinmezi başka bir bilinmezle açıklamak gibi bir şey bu.

okumak için tıklayınız

Mücadeleci bir ölümsüz Saramago

Kırmızı Kedi Yayınları, geçtiğimiz ay içinde Saramago külliyatına yeni bir kitap ekledi. Daha önce Turkuvaz Yayınları tarafından bir bölümü yayımlanan Defterler’in tam metnini okuyucularla buluşturdu. Saramago’nun bitiremeyeceğini düşünüp üzüldüğü Filin Yolculuğu’nu tamamlayıp, sağlığına yeniden kavuştuğu süreçte bir blog açtığını ve orada günlük yazılar ve değerlendirmeler kaleme aldığını biliyorduk. Kabil’e başlamadan önce bir antrenman turu attığını

okumak için tıklayınız

Foça çalıştayından izlenimler – Müslüm Kabadayı

Foça izlenimlerimi yazmak için zaman kollamamın üzerinden 10 gün geçmiş. Her gün o kadar çok şeyle boğuşuyoruz ki, esas yapmak istediklerimizi gerçekleştirememenin ezikliğini duyuyoruz ne yazık ki. Lafı uzatmadan, yeni zaman kaybına da yol açmadan izlenimlerimi ana hatlarıyla paylaşmak istiyorum.

okumak için tıklayınız

Yusuf Ziya Bahadınlı : Işıklı insanın romancısı – Müslüm Kabadayı

29-30 Kasım 2014’te İzmir Foça’da düzenlenen “Köy Enstitüsü’nden Doğan Edebiyat” konulu çalıştayda sunmak üzere hazırladığım bu metnin girişinde, eğitim tarihimizin en önemli ve özgün kurumu olan Köy Enstitülerinin işlevine ve bugünle gelecekte bu deneyimden nasıl yararlanılabileceğine dair özlü bir değerlendirme yapmak istiyorum.

okumak için tıklayınız

Haw: Bir Köpeğin (Sk: 107’nin) Serencamı – Müslüm Üzülmez

Haw, Kemal Varol’un yeni yayınlanan romanı. Kemal Varol, mutlak hegemonya isteyen kutsal hiyerarşi ile örgütlenmiş derin devletin, resmi ideoloji ve siyasi rejimin yıkıcı etkisinin en çok hissedildiği coğrafyada, 1977’de Diyarbakır’da doğmuş, çocukluğunda 12 Eylül darbesinin, gençliğinde Kürt ulusal hareketi ile Devlet arasında süren savaşın tüm olumsuzluklarını görüp yaşamış biridir. Görüp yaşadıklarına dair duygu ve düşüncelerini

okumak için tıklayınız

Sosyolojide Temel Kavramlar

Anthony Giddens, bugün sosyoloji denilince hem dünyada hem de Türkiye’de ilk akla gelen isimlerden biri. Yaşayan en önemli sosyologlardan sayılan Giddens, şöhretini ve sosyolojideki merkezi konumunu sosyolojinin hemen her alanındaki üretkenliğine borçlu. Giddens, bir yandan sosyolojinin kurucularının ve düşünsel atalarının görüşlerini merkeze alan çalışmalarıyla seçkinleşirken,diğer yandan sosyolojinin güncel gelişiminin izini süren ve bu gelişime önemli

okumak için tıklayınız

Kapitalizmin Unutulan Tarihi

Kapitalizmin en büyük başarısı, özel mülkiyet, para, sermaye ya da kâr gibi temel kategorilerini doğallık, yasallık ve meşruiyet perdelerinin arkasına saklamayı becerebilmesidir. Bugün mülkiyet hakkında fikrini sorduğunuz birçok insan, mülkiyet hakkının kutsal bir hak olduğunu, girişimciliğin yasalar tarafından korunması gerektiğini, yatırım yapılarak kazanılan paranın meşru bir kazanç olduğunu söyleyecektir. Ve şaşırtıcı bir şekilde haklı olacaktır:

okumak için tıklayınız

Kök insan’dır

Erich Fromm’un sevgi, özgürlük arayışı gibi insana ilişkin en temel konuları ele alan kitapları birçok dile çevrilmiştir. Aslında bunların halen güncelliğini korumasının ve ilgiyle okunmasının bir sebebi; çağın sorunlarını irdeleyişi ve bu sorunlara getirdiği çözüm önerileridir. Fromm insanın tek istediği daha çok ve daha iyi şeyler tüketmek olan ebedi bir süt kuzusuna, tüketiciye, dönüştürüldüğünü ve

okumak için tıklayınız

Dikkat Unutacak Kimse Yok

Onur Akyıl nevi şahsına münhasır bir şair. İlk şiir kitabı Vietnam Mektubu’nun ardından Unutacak Kimse Yok adlı kitabıyla şiirini yenilerken geliştirir. Kitap iki düzlemde de muhalif kimliğini korur. Gündelik hayatın sorunlarına ilişkin duyarlık şiirlerinin ana izleğini oluşturur. Bu bilinçli tutum şairin şiirini fonda ekonomik ve politik göstergelerde birleştirir. Fondaki yüksek çığlık şiirindeki olay, olgu yahut

okumak için tıklayınız

Emanet İhanete Uğramadan…

Emanetimdeki Hayatlar ya da Acı Defteri M. Fırat Pürselim’in ikinci, hatta çocuk kitabını da sayarsak üçüncü kitabı. Daha çok öykücü kimliğiyle karşımıza çıkan Pürselim bu kitabında farklı bir çalışmaya girişmiş; emanetine aldığı onlarca öyküyü belirli bir düzene sokarak kitabın merkezine benzer ezgiyle çalan kendi öyküsünü oturtmuş. Hal böyle olunca kimi yerlerde okura öykünün tokadını atarken

okumak için tıklayınız

Diktatörlük Üzerine Liberal Savların Eleştirisi

Liberal teoride, diktatörlük kavramı en yalın ifadesiyle demokratik olarak nitelendirilmeyen yönetim şekillerini tanımlamak için kullanılır. Liberal yaklaşımların diktatörlüğe dair analitik bir tanım koyamamasının, buna karşın genellemelere başvurmasının başlıca nedeni, kavramın karşıtı olarak kabul ettikleri temel kıstasın, yani “demokratik olmayan” tiplerin hem tarihsel bağlamda hem de pratik açısından çok çeşitli olmasıdır. Tek bir tanımla ifade edilemeyen

okumak için tıklayınız