Kategori: Makaleler

Aziz Nesin dürüstlüğü – Ayşe Başcı

İnsanın okuma alışkanlıkları zamanla değişebiliyor. Mesela ben 14-15 yaşlarımdayken okuduğum kitaplarda beğendiğim cümlelerin ya da dizelerin altını çizerdim. 19-20 yaşlarındayken kitaba yüklediğim “abartılı kutsallık” nedeniyle bu alışkanlığımdan vazgeçtim. 30’lu yaşlarımda ise çok sevdiğim bir arkadaşımın kitaplarında kimi satırların altını çizmekle kalmayıp sayfa kenarlarına notlar aldığını, bu şekilde hem öğrendiklerini pekiştirdiğini hem de sonradan aradığı cümleleri

okumak için tıklayınız

Kim bilir hayatın anlamını – Elif Şahin Hamidi

“Hayatın anlamı nedir?” sorusu, belki de insanoğlunun yeryüzünde var olduğu günden bu yana sorulagelen en kadim felsefi sorulardan birisidir. Hem de yanıtlaması en zor olanlarından… Albert Camus’ya göre “hayatın anlamı, en acil meseledir”. Antik Yunan’da tüm filozofların üzerine hayli kafa yordukları bu soruya bugün bile tek ve kesin bir cevap vermek olası değil. Anlamının sırrına

okumak için tıklayınız

Koyu tenliler daha geç mi yaşlanır?

Koyu renk ciltlerde, yaşlanmanın ilk belirtilerinden biri olan kırışıklıkların gecikmeli olarak ortaya çıktığı inancı bilimsel midir? Cildin yaşlanmasına neden olan iki faktör vardır: kronolojik yaşlanma ve foto yaşlanma. Birincisi zamanla, geçen yılların izini bırakmasıyla ilgilidir ve bunu önlemenin yolu yoktur. İkincisi ise güneş ışınlarının etkisiyle ilgilidir ve ten rengine göre farklılık gösterir. Ten rengimizi belirleyen

okumak için tıklayınız

Bir İlk Kitap: İnsan Felsefesi Çalışmaları – Bora Erdağı

I. “[y]alnızca romancılar ve (duygusalcılığa ne denli karşı çıksalar bile) duygusal eğiticiler değil, filozofların kendileri bile, hatta en katı olanları, Stoacılar da, serinkanlı ama bilge bir ahlak disiplini yerine, ahlaksal bir yobazlık getirmişlerdir, her ne kadar bu sonuncuların yobazlığı daha kahramanca, öncelerinin ki ise daha yavan, daha kolayca eriyip giden nitelikte olsa da” I.Kant- Pratik

okumak için tıklayınız

Çizgilerle Nazım Hikmet

Müjdat Gezen’in yazdığı, Savaş Dinçel’in resimlediği “Çizgilerle Nazım Hikmet” 1978’de yayımlanmış ve beş sene sonra sıkıyönetim kitabın yazarı ile çizerini 21 yıl istemiyle cezaevine koymuştu. Toplatılıp Seka kağıt fabrikasında hamur haline getirilen kitap 12 yıl sonra Nazım Hikmet Vakfı tarafından yeniden basılmıştı. Sene 2014. Geliri Sanat Kültür ve Eğitim Vakfı’na bağışlanan “Çizgilerle Nazım Hikmet”in dördüncü

okumak için tıklayınız

Doğanın Yorumlanmasına ve İnsanın Krallığına Dair Vecizeler* – Francis Bacon

Sör Francis Bacon (daha sonra Verulam Baronu ve St. Albans viskontu), 1561’de, Londra’da doğar. Cambridge’de hukuk ve bilimsel konularında eğitim alan Bacon, Kraliçe I. Elizabeth ve halefi Kral I. James dönemlerinde, avukat olarak parladı. 1603’te tahta çıktıktan sonra Bacon’u şövalye ilan eden I. James, 1618’de asalet tevdi ederek, Lortlar Kamarası’na girmesini sağladı, ardından İngiltere Lortlar

okumak için tıklayınız

Kediler neden dışkılarını gömerler?

Bu davranış, kedilerin evrimsel geçmişinden kaynaklı içgüdüsel bir davranıştır. Bunun iki sebebi vardır: Vahşi kediler normalde alanlarını dışkı ve idrarlarıyla belirlerler, böylece yabancı hayvanların kendi alanlarına girmelerine engel olurlar. Dolayısıyla vahşi doğada güçlü olan bir kedigil (jaguar ya da kaplan gibi) genelde kendi alanı dahilinde dışkısını gömmez ve açıkta bırakır. Böylece rakiplerine

okumak için tıklayınız

Turgut Uyar’ın Çocuklarıyız

DervişAydın Akkoç’un, onun dört çocuğuyla, Semiramis Uyar’la, Şeyda Uyar Dikmen’le, Tunga Uyar’la ve Turgut Uyar’la yaptığı söyleşiler şairle ilgili çok şey öğrenmemizi sağlıyor. Sadece şairle ilgili değil, Tomris Uyar’la, başka edebiyatçılarla, arkadaşlarıyla ilgili… Türkiye’nin (bu arada Posof’un, Terme’nin, Ankara’nın, İstanbul’un), edebiyat ortamının, gündelik hayatın “o vakitleriyle” ilgili… Ve tabii baba-çocuk ilişkileriyle ilgili de çok şey

okumak için tıklayınız

Heinrich Böll’le zamanda yolculuk: Balık Tutma Dersi

1963 yılında Anekdote zur Senkung der Arbeitsmoral adıyla Almanca yayımlanan metin, sıkı bir kapitalizm eleştirisi. Bu metnin bugün elimizde böyle bir kitaba dönüşmesi ise, sanatın dönüşebilirliği ve her yaşa ulaşabilirliğine harika bir örnek. Zamanlar üstü metinler, kaçınılmaz olarak kıymetini de beraberinde getiriyor. Yıllar sonra, başka biçimlerde, başka yerlerde yeniden karşınıza çıkabiliyor. Tıpkı Nobel ödüllü Heinrich

okumak için tıklayınız

Balina Süleyman’ın Dokuz Yüz Otuz Birinci Dünya Turu

Kimi kitaplarda yaş önemli olsa da Le Guin’in çocuk kitaplarında yaş sınırına takılmayın. Çocuğunuz kitabı okuduktan sonra lütfen okumayan başka bir arkadaşınıza verin. Çevrenizdeki çocuklara yılbaşında “Balina Süleyman’ın Dokuz Yüz Otuz Birinci Dünya Turu” kitabını hediye edin. Sizde de öyle mi olur bilmem bazen okuduğunuzun; düz yazı mı, şiir mi, felsefik bir metin mi olduğuna

okumak için tıklayınız

İngilizlerin ‘fish and chips’i nereden gelme?

İngiltere’nin en ünlü yemeği olan ‘fish and chips’in tarihine kısa bir bakış… İngiltere’nin eski başbakanlarından Winston Churchill’in ‘fish and chips’i (balık ve patates kızartması) “iyi arkadaşlar” olarak tanımlaması ünlüdür. 2010’da Independent gazetesinin yaptığı bir ankette, ‘fish and chips’ İngiltere’nin sembolü olarak değerlendirilme bakımından Kraliçe’yi ve Beatles’ı geride bırakmıştı. Hatta bu yemeğin sanayileşmeyi güçlendirdiği ve devrimi

okumak için tıklayınız

Kokular neden anıları hatırlatır?

Bildik bir koku çocukluk anılarımıza kadar götürür bizi. Beynimizde neler oluyor da bunları düşünüyoruz? Büyükannemin evindeki oyuncak dolabının kendine özgü bir kokusu vardı. Tarif edemeyeceğim bir koku. Şimdi arada bir burnumda o kokuyu duyarım. Kokuyla birlikte bazı anılar da canlanır, kaybolduğunu sandığım anılar; büyükannem, onun evine gidişim, oradaki oyuncaklarla oynayışım… Peki, nasıl oluyor da kokular

okumak için tıklayınız

Ensesinden tutmak yasak!

Norveç Sağlık Bakanlığı hayvan hakları konusunda yeni bir genelge yayınladı. Yayınlanan genelgedeki kurallara göre köpek sahipleri köpeklerini günde en az 3 kez gezdirecek. Köpeğin bulunduğu yer kendi büyüklüğünden daha büyük, ayağa kalkıp yatabilecek, dolaşabilecek büyüklükte olacak. Her zaman içinde su dolu bir kabı olacak.”

okumak için tıklayınız

Rüyaları ağır çekimde mi görüyoruz?

Çalar saatimiz bizi uyandırdığında kapatıp geri yattığımız, o sırada kısa bir rüya bile gördüğümüz çok olmuştur. Fakat rüyamızda kısa bir sohbet ya da küçük bir yürüyüş bile görmüş olsak tekrar uyandığımızda bir saat geçmiş olduğunu fark ederiz. Nasıl oluyor da bu kadar az olay bu kadar uzun zamanda yaşanıyor diye merak etmişizdir.

okumak için tıklayınız

Sonsuza dek mutsuz: Masalların ardındaki gerçekler

Masalları sever misiniz? Eminim seversiniz. Sahi kim sevmez ki? Yatmadan önce annemizin okuduğu, kimi zaman babaannnemizle koyun koyuna bir yer yatağına kıvrılmışken kulağımıza fısıldanan bir parça umuttur masal. Kötülerin eninde sonunda yenildikleri, iyilerin muhakkak sonsuza kadar mutlu yaşadıkları bir evrene aittir onlar. Belki de bu keskin iyimserlik sebebiyle yaşımız ilerledikçe bize gerçeklikten uzak ve çocukluğa

okumak için tıklayınız

22 ilde imc tv en çok izlenen haber kanalı

SAMER’in Kürt nüfusunun yoğun olarak yaşadığı 22 il merkezinde gündeme ilişkin tutumların tespit edilmesi için yaptığı ankette en çok izlenen haber kanalı imc tv çıktı. Sosyal ve Siyasal Araştırmalar Merkezi’in (SAMER) 25-28 Ekim 2014 tarihleri arasında, Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı 2 bölgedeki 22 il kent merkezinde son dönemde, ülke ve bölge gündemini meşgul eden çözüm

okumak için tıklayınız