Kategori: Politika

Mahir Çayan’ın Hayatı ve Fikirleri / Bir Devrimcinin Portresi – Tarkan Tufan

Mahir Çayan’ın Hayatına İlgi Duyan Kişilerin Muhakkak Okuması Gereken Bir İnceleme. Mahir Çayan, Türkiye devrim tarihinin en radikal teorisyen ve eylemcilerinden birisidir. 1960’lı yıllarda, henüz üniversiteye yeni başladığı yıllarda atıldığı mücadelesi, 26 yaşındayken Tokat’a bağlı Kızıldere köyünde uğradığı jandarma baskınıyla sona ermiştir. Kısa süren hayatı, onun Türkiye tarihi içerisinde yadsınamaz bir yer edinmesine engel değildi;

okumak için tıklayınız

Ermeni Soykırımı – Raymond Kevorkian

Raymond Kévorkian, yıllar süren araştırmalara dayanan büyük eseri Ermeni Soykırımı’nda bu konuda yapılmış en geniş kapsamlı incelemeyi sunuyor. Osmanlı Ermenilerinin yaşadığı bölgelere, sosyal, ekonomik ve kültürel durumlarına dair ayrıntılı bir döküm ortaya koyan Kévorkian, farklı arşivlerdeki belgelerin ve yayımlanmış araştırmaların yanı sıra, çeşitli yazışma, hatırat, konsolosluk raporu, telgraf, gazete haberi ve tanıklığa dayanarak, tehcir güzergâhlarını,

okumak için tıklayınız

Gazze Limanı’nın Resmi – Creede Newton (çeviren: Özden Göksal)

Yerel sanatçıların ve gençlerin dahil olduğu bir proje, beton bloklardan oluşan liman geçidini rengarenk bir yürüyüş yoluna çevirdi. Güneş, Akdeniz’in kuşatılmış şeridi Gazze ufkunda buluşurken, halk limanda yürüyüş yapmanın ve yol boyunca satılan yiyeceklerin, şekerlerin tadını çıkarıyor.

okumak için tıklayınız

“Amerikancılık” konusunda ilginç bir tartışma

Yeni dönemde edebiyat dışı kitaplara da ağırlık veren Can Yayınları, son olarak Cangül Örnek’in Türkiye’nin Soğuk Savaş Düşünce Hayatı: Antikomünizm ve Amerikan Etkisi adlı kitabını yayımladı. Kitap her zaman tartışma konusu olan Türkiye ile Amerika ilişkileri ve “Amerikancılık” konusunda ilginç bir tartışma açıyor.

okumak için tıklayınız

İstanbul Üniversitesi’nden ‘Dersim’in Kayıp Kızları’ belgeseline yasak

İstanbul Üniversitesi’nden ‘Dersim’in Kayıp Kızları’ belgeseline yasak: İçeriği uygun değilmiş! İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanlığı, “‘İki Tutam Saç-Dersim’in Kayıp Kızları” adlı belgesel filmin gösterimini, ‘içeriğinin uygun olmadığı’ gerekçesiyle engelledi.

okumak için tıklayınız

ABD ve Irak – Halepçe’nin Zehirlenmesi – Joost R. Hiltermann

Mart 1988’de, İran-Irak savaşı sırasında, Irak Kürdistanı’nın ücra bir kenti olan Halepçe’de binlerce insan kimyasal saldırı sonucu öldürüldü. Bu dehşetin neticesinde, her iki taraf bir diğerini devam eden savaşta katliam yapmakla suçlarken saldırıyı kimin yaptığıyla ilgili karışıklık devam etti. Sis perdesi ortadan kaldırıldığında, Saddam Hüseyin rejiminin ve ona gizlice yardım eden Batılı müttefiklerinin sorumlu olduğu

okumak için tıklayınız

Roboski – Gençler Öldü – Frederike Geerdink

Roboskî’de 28 Aralık 2011 akşamı daha çok gençlerden ve çocuklardan oluşan 34 kişi bombalanarak öldürüldü. Katliama yönelik eksiksiz ve adil bir soruşturma yürütüldüğüne dair ciddi şüpheler doğdu, siyasi ve askerî sorumlular bir türlü ortaya çıkarılamadı, olay âdeta unutulmaya bırakıldı. Yakınlarının mezarları başından ayrılmayan Roboskî halkı ise sadece “adalet” istiyor…

okumak için tıklayınız

Filistin Sokaklarını Tuval Olarak Kullanan Banksy’den 16 Duvar Resmi

Banksy’den ikinci Gazze çıkarması: Dünyanın en büyük açık hava hapishanesine ‘turistik’ gezi Dünyaca ünlü sokak sanatçısı Banksy, 2005’teki ziyaretinin ardından bir kez daha Gazze’ye giderek, geçen yaz İsrail’in hava saldırılarının ardından harabeye dönen kentte yeni eserler yaptı. Banksy bu çalışmalarını iki dakikalık bir belgeselde topladı.

okumak için tıklayınız

Manşet olmayan Iraklı gazeteciler – Jon Henley (çeviren: Özden Göksal)

Geçtiğimiz 10 ay içinde en az 17 Irak’lı gazeteci IŞİD tarafından infaz edildi, kaçırılanların akıbeti ise bilinmiyor.Gazetecilerden Mohanad al-Aqidi’nin vurulduğu söyleniyor. Raad Muhammed al-Azaoui’nin ise herkesin gözü önünde kafasının kesildiği belirtiliyor.

okumak için tıklayınız

Ortadoğu gazeteciliğinde yapılması ve yapılmaması gerekenler – Ramzy Baroud (Çeviren: Özden Göksal)

Ortadoğu hakkında yazmak ve orada muhabirlik yapmak kolay bir iş değil özellikle bu karışık ve kargaşalı yıllarda. Fiziki haritalar büyük ölçüde sağlam kalırken, bölgenin jeopolitik haritası sürekli bir akış halinde. Bölgedeki mütevazı deneyimlerinden yola çıkarak, yazarken ve bildirirken Ortadoğu’ya nasıl yaklaşılması gerektiğini, yapılması ve yapılmaması gerekenleri paylaşıyorum.

okumak için tıklayınız

Bir Hava Taarruzu Sırasında Barış Üzerine Düşünceler – Virginia Woolf

20. yüzyılın en parlak romancılarından Virginia Woolf, denemelerinden oluşan bu seçki ile çağını yalnızca edebi ya da duygusal değil; düşünsel anlamda da tam anlamıyla kavradığını ve yansıttığını gösteriyor. İkinci Dünya Savaşı’nın en zorlu günlerinde yazılan barış üzerine makalesiyle umut verirken; edebiyatta kalıcılığın ve niteliğin izini sürdüğü denemeleri ile de yazarlara ve edebiyat tutkunlarına eşsiz bir

okumak için tıklayınız

Pislik – Zafer Köse

O dünyadaki en pis şey pisliktir. Zaten pislikten başka bir şey yok. Kaçılamaz pislikten. Örneğin o hava. İletken bir maddedir hava. Pisliği iletir. Ve Üstüngel Arı’nın romanı Hikayesi Olan Ölüler, işte o havayla dolu. Bu atmosferin etkisinde bulunduğunuz bir sırada, dünyayı ve insanları hiç de hoş biçimde algılamazsınız. Gece okuduğunuz romanı da yanınıza alıp işe

okumak için tıklayınız

Önlenebilir bir Karşı-Devrim – Kansu Yıldırım

Türkiye’nin son on yıllık siyasi tarihi bir tür kompakt dosya gibi diyebiliriz. AKP döneminde ekonomi alanından ideoloji alanına çok sayıda değişiklik gerçekleşti ve bunların bazıları bir dönem popüler olan bir şiar gibi “ezber bozan” türdendi. Milli Görüş geçmişini, neoliberal ve muhafazakâr bir günce ile buluşturan AKP’nin alâmetifarikası, “değişim” olarak telaffuz ettiği süreci kendi özelinde işletmesinden

okumak için tıklayınız

1916 Ankara Yangını (Felaketin Mantığı) – Taylan Esin, Zeliha Etöz

Elinizdeki kitap, kıt kaynakları didik didik ederek, 1916 Ankara Yangını’nın arka planını ve “felâketin mantığını” aydınlatmaya çalışıyor. Bu yangın büyük bir maddi hasara yol açmakla kalmamış, şehrin tarihinde bir dönüm noktası olmuştu. Ankara’nın çok etnili nüfus yapısını “düzlemiş”, toplumsal ve ekonomik gücün el değiştirmesini sağlamış; müstakbel ulus-devletin başkentinde “yoktan var etme” anlatısına uygun, sıfırdan inşa

okumak için tıklayınız

Neoliberal ve Militarist Post – Politika (Siyasalı Bastırma Sanatı) – Ali Rıza Taşkale

Neoliberal ve militarist post-politika siyasalı bastırmanın ‘sanatı’dır. Temel amacı çatışmanın, antagonizmanın ve radikal toplumsal değişimin olmadığı bir dünya yaratmaktır. Antagonizmaya, çatışmaya ve devrimci fikirlere dair bu bilinçli körlük, post-politika ile hesaplaşmanın neden politik bir görev olması gerektiğini de açıklıyor. Eğer bugün post-politika çatışma, antagonizma ve “olay”ı görünmez kılıyorsa, devrimci politikanın yapması gereken bunları görünür kılmaktır.

okumak için tıklayınız

Kardeşim hepsi hikaye! adlı kitaba ilişkin – Sadık Güvenç

Kitabın adı bu. Ama okudukça anlatılanların hiç birinin hikaye olmadığını, tamamen yaşanmışlık olduğunu anlıyorsunuz. 12 Eylül 1980 cunta yönetimi öncesi ve sonrası devrimci mücadele birebir tanıklarla, olayları yaşayanlarla birlikte belgesel tadıyla ortaya konuluyor. Kitabın yazarı Mahmut Memduh Uyan, devrimci mücadeleye dair hem değerlendirmeler yapıyor hem eleştiriyor hem de öz eleştiri yapıyor.

okumak için tıklayınız

“Kısa Süren Saltanat”: John Steinbeck’in yegâne siyasi hicvi

John Steinbeck’in “Kısa Süren Saltanat” adlı romanı, Belkıs Dişbudak’ın çevirisiyle Sel Yayınlarınca yayımlandı. John Steinbeck, bu yegâne siyasi hicvinde Fransız Devrimi’ni adeta ters yüz ediyor. Cumhuriyetin sürekli olarak krize girmesinden bıkan Fransızlar, çözümü kadim kralların soyundan gelen amatör astronom Pippin Héristal’i kral ilan etmekte bulurlar. Yeni kral ve ailesi bir anda magazin basını, saray görevlileri,

okumak için tıklayınız

İbni Haldun’dan Bir Önsöz – Zafer Köse

İbni Haldun, Mukaddime adlı eserinde, insanın toplumsallık zorunluluğuna dikkat çeker. Yaşama gereçlerinin tek başına sağlanamayacağını anlatır. Üretim, üretime yetecek kişilerin bir araya gelmesiyle mümkün olur. Korunma da öyle, eğlenme, eğitim, güvence de. İnsanlar için normal olan, birbirlerinin payına göz dikerek değil, ortak hareket ederek yaşamalarıdır. Bu durumda, üretimin nedeni “pazarlamak” ve “kâr” olamaz.

okumak için tıklayınız