Kategori: Politika

Marka, Takva, Tuğra (AKP Döneminde Kültür ve Politika)

Evrensel Basım Yayın’dan çıkan “Marka Takva Tuğra”; tek başına iktidarda kaldığı 13 yıl boyunca hakim kültürel referans sistemini değiştirmeyi başaran AKP hükümetinin bilançosunu çıkarmaya çalışıyor. Hazırlığı bir yıl önce başlayan kitabın, bu devrin kapandığının işaretlerinin alındığı 7 Haziran seçimlerinden hemen sonra yayımlanabilmesi bilanço tespiti bakımından olduğu gibi, bakiyeyi belirleme bakımından da iyi bir zamanlama. Çünkü

okumak için tıklayınız

Fanon ve Ezilenlerin Şiddeti – Soner Torlak

“İnsani değerlerin algılanma süreci üzerinde, olmak kuşağının önünde ya da altında bir ‘olmamak’ ya da ‘yokluk’ kuşağı var; son derece kısır, son derece kıraç ve yavan bir bölge burası; bütünüyle çıplak ve böyle olduğu için de sahici bir dirilişin, katıksız bir var olmanın mümkün olduğu sarp bir yamaç. Çoğu hallerde Siyah insan, bu cehennem yokuşunu

okumak için tıklayınız

Siyah Deri Beyaz Maske – Frantz Fanon

1925’te Fransız sömürgelerinden biri olan, Karayipler’in Martinik adasında doğan ve 18 yaşında Nazilere karşı savaşmak üzere Fransız ordusuna katılan Fanon; yabancılaşma, sömürgecilik ve sömürgeciliğin psikolojisi üzerine yazılarıyla “ezilenlerin ve ötekileştirilenlerin sesi olmuş, Fransız ordusunda yer aldığı yıllar içinde “beyaz adam”ın ırkçılığıyla bire bir karşı karşıya kalmıştır. Cezayir’in Fransa’ya karşı verdiği bağımsızlık savaşında Cezayir Ulusal Bağımsızlık

okumak için tıklayınız

Ölü beden uzanmış yatıyor yerde ama fikirleri hala dimdik ayakta!

Paris’in cellatları ve komün Paris sadece Fransa’nın değil çoğu zaman Avrupa’nın da başkenti sayılır. Tarihte, sözünü ettiğimiz iki büyük vahşete sahne olmuş bu kentte ‘hiçbir sokak, hiçbir geçit, gökyüzüne doğru uzanan hiçbir merdiven yoktur ki bir zamanların acılarını ve coşkularını yansıtmasın.’

okumak için tıklayınız

Mahkemeden Ceza, Behram’dan Şiirli Yanıt

Melih Gökçek ile ilgili bir yazısı nedeniyle, “basın yoluyla hakaret” suçu işlediğine karar verilen Nihat Behram: “Eğer bu karar adaleti temsil ediyorsa, vatandaşa da isyandan başka bir yol kalıyor mu?” BUGÜNKÜ DURUŞMADA KARAR AÇIKLANDI Yazar ve şair Nihat Behram, soL gazetesinin 27 Ekim 2013 tarihli sayısında yayımlanan “Vızz gelir” köşesinde Melih Gökçek’ten “yolsuzluk şampiyonu” diye

okumak için tıklayınız

Prekarya: İpin Ucunu Kaçırmadan – Denizcan Kutlu

Neo-liberal dönemde çalışma ilişkilerinin güvencesizleşme doğrultusundaki evrimi, kapitalizmin dönüşüm dinamikleri, özne tartışmaları ve bunun kuramsal ve pratik, nesnel ve öznel boyutları bakımından “prekarya”nın yeri nedir ve nasıl belirlenebilir? Bu yazı, şüphesiz bu soruları tüm ayrıntılarıyla yanıtlama hedefini taşımıyor. Bununla birlikte bu sorular etrafında Guy Standing’in Precariat The New Dangerous Class (Prekarya Yeni Tehlikeli Sınıf) kitabından

okumak için tıklayınız

Poulantzas ve Yeni Küçük Burjuvazi – Göksu Uğurlu

Sosyal Bilimler alanında tarihsel materyalist içerimiyle sınıfın analitik bir araç olarak bilimsel üretimden dışlanmasının Batı akademisinde olduğu gibi Türkiye’de de gözle görülebilen bir olgu olduğu aşikâr. Bununla birlikte “sınıf” kavramının dışlanması son dönemde yerini bu kavramın farklı içerikler ile yeniden akademik üretime dâhil edilerek içinin boşaltılmasına bırakıyor. Sınıfın Weberci içerimleri hâkimiyet kazanıyor; “prekarya” gibi kavramlar

okumak için tıklayınız

Paramaz, 20’ler, Ermeni Sosyalistler ve Soykırım

Kadir Akın “Ermeni Devrimci Paramaz” adlı kitabında Ermeni Soykırımı’nı hazırlayan tarihi koşulları, siyasi ortamı, o günlerden kalan anılar, belgeler, çalışmalar ile ve Paramaz ve arkadaşlarının ekseninde anlatmış. Paramaz son yazısına şu başlığı atmış: “Ermenilerin Talebi”. Hınçak gazetesinde 1914 yılının Mayıs ayında yayımlanmış yazı. Kadir Akın “Ermeni Devrimci Paramaz” kitabında aktarıyor bu bilgiyi. Paramaz yani Madteos

okumak için tıklayınız

Propaganda Çağı – Anthony Pratakins, Elliot Aronson

“Propaganda Çağı’nın Anthony Pratakins ve Elliot Aronson adlı yazarlarının şu ilginç gözlemi modern toplumu anlamamızı kolaylaştırır: Amerikalılar dünya nüfusunun yüzde 6’sını oluşturuyor ve bu nüfus uyanıkken zamanın yarısını kitle iletişim araçlarına angaje geçiriyor. Çağımıza ve kültürüne mahkûmuz. Çağımızın reklam ve propaganda çağı olduğu apaçık; modern ve kapitalist kültürü propaganda ve reklamsız düşünmek imkânsız. Ve elbette

okumak için tıklayınız

Adaleti Beklerken Roboskî – Ebru Aydın

Gerçeğin, üzeri ne kadar örtülmeye çalışılsa da 34 kişinin ve katırlarının kanına bulanmış gerçeğin kitabı. “Burada anlatılanlar ‘yetkililer’i rahatsız ederse şimdiden söylüyorum; evet ben yazdım, ‘benim kitabım’. Ama yok, vicdanlar acıyacaksa, uzaktan da olsa bu adaletsizliğin ve zulmün karşısında duracaksa okuyan, ‘bu kitap benim değil’.”

okumak için tıklayınız

Verdiğim rahatsızlıktan dolayı bağışlayınız… – Eduardo Galeano

Uruguaylı ünlü yazar ve politik eylemci Eduardo Galeano bugün (13 Nisan 2015) 74 yaşında yaşamını yitirdi. Usta yazarın anısına 2009 yılında Türkçe’ye çevirdiğimiz “Verdiğim rahatsızlıktan dolayı bağışlayınız” başlıklı makalesini paylaşıyoruz: Verdiğim rahatsızlıktan dolayı bağışlayınız

okumak için tıklayınız

Barbarlar Zamanı – Cem Uğur

İster inanın ister inanmayın, burada anlatılanların hepsi gerçektir. Hikâyelerde yer alan almayan bütün kişi, kurum, kuruluşlar, tarihler, toplumsal sistemler, ülkeler, hayvanlar, olaylar ve mekânlar daha da gerçektir. Hiçbirinde hayal ürününün kırıntısı dahi yoktur. Cem Uğur, faillerinin bile anlatmaktan çekindiği konuları ustalıkla eklemleyip bir resmî acılar geçidi izletiyor Barbarlar Zamanı’nda.

okumak için tıklayınız

Yanıbaşımızdaki Suriye – Sadık Güvenç

Sıhhıye’de, Kızılay’da kaldırım kıyılarında çocuklarıyla oturup dilenen gencecik Suriyelileri her gördüğümde bu savaşı çıkartan gözü dönmüş emperyalistlere lanetler okuyorum. Saçı başı perişan yedi sekiz yaşlarındaki kız çocukları, annelerinin kucağında hiçbir şeyden haberi olmayan soğuktan morarmış yüzleriyle gelip geçene gülümseyen bebeler… Bu nasıl bir insanlıktır ki insanı bu kadar perişan eder?

okumak için tıklayınız

Soma’da psikiyatri ilacı kullanan işçiler işe alınmıyor

“Ben çalışmıyorum. Diğer madenlere de başvurdum. Daha doğrusu madene de girmek istemiyorum da işte, ev kredi borcum olduğu, geride kalan günlerimi doldurmak için ben de bir şekilde çoluğuma çocuğuma bakabilmek için diğer madenlere başvuru yaptım. Bu kullandığımız ilaçlardan dolayı işe giremedik. Psikiyatriden aldığımız ilaçlar nedeniyle. İstenen evraklar arasında bir yıllık ilaç dökümü de var. Çoğu

okumak için tıklayınız

Kalemim bile dik dururken nasıl nötr olabilirim?

Malezya’da karikatüriste tweet davası Malezya’nın tanınmış karikatüristlerinden Zunar’a attığı tweetlerden ötürü, halkı isyana teşvik suçlamasıyla dava açıldı. Zunar takma adıyla bilinen Zülküfli Enver Elhak, muhalefet lideri Enver İbrahim’e eşcinsel olduğu gerekçesiyle verilen cezayı Twitter’dan eleştirmiş ve yargının bağımsızlığını sorgulamıştı.

okumak için tıklayınız

Solun tarihi ve Ermenileri görmemek!

‘Biz’den önceki ‘bizimkiler’ Ermeniler… Sanki hiç olmamışlar gibi kuşaklar boyunca, unutturulmaya çalışıldı. Köy, kasaba, mahalle adları değiştirildi, kiliseleri ya yağmalandı, yıkıldı, dinamitlendi ya da camiye çevrildi. Pek çok yerde, eskiden binlercesinin yaşadığı mahalleler kelimenin tam anlamıyla dümdüz edildi. Fiziksel hiçbir izleri kalmasın istendi. Sanatçıların, bestekârların, edebiyatçıların adlarını öğrenmememiz, hatırlamamamız için “derinden” çalışıldı. Hakikaten çok çalışıldı!

okumak için tıklayınız

Bizi Güneşe Çıkardılar – Aysel Sağır

Türkiye solu 1970’lerde -başta öğrenciler olmak üzere- geniş toplumsal kesimlere ulaşırken, aynı ölçüde kadınları da içine aldı. Yüzlerce kadının sol siyaset içinde yer almasının tarihi de olan 1970’ler, aynı zamanda toplumsal cinsiyet yapısının sorgulanmasının nüvelerini de içinde taşıdı. Düşüncelerinden, eylemlerinden ötürü tutuklanan yüzlerce kadın için “özel” kadın koğuşları oluşturuldu. Ankara’da gözaltına alınan kadınlar önce Yıldırım

okumak için tıklayınız