Kategori: Romanlar

Emine (Fay Kırığı 2) – Mehmet Eroğlu

1979’da Milliyet Roman Ödülü’ne layık görülen “Issızlığın Ortası” romanından beri siyasal romanın ustası kabul edilen Mehmet Eroğlu, Türkiye’nin siyasal, toplumsal ve kültürel anlamda yaşamakta olduğu büyük fay çatlamasını anlattığı “Fay Kırığı Üçlemesi”nin ikinci kitabı olan “Emine” başlıklı bu romanında, bir yandan aşkı yaşamak ile hayat tarzı arasında sıkışan bireylerin kaderlerini ustalıkla çizerken, öbür yandan Müslüman

okumak için tıklayınız

Ölüm Üzerine – Elias Canetti “Yaşam her şeye karşın ölüme karşı bir tehdit değil midir?”

“Elias Canetti, ‘Ölüm Üzerine’ adlı kitabında, insanın en temel gerçeği üzerine düşüncelerini bir tür aforizmalar halinde okurlara iletiyor. Kitapta belirgin bir şekilde ortaya konan ve benim de çok uzun zamandır üzerinde düşündüğüm şey şu: Ölüm içsel bir yaşantı mıdır, yoksa bize dışarıdan gelen bir saldırı mıdır? Yani: Ölüm içimizde midir, yoksa biz ona dışarıdan maruz

okumak için tıklayınız

Gülazare (Bitmeyen Yolculuk) – Caner Canerik

Bu roman, hep güneşe bakan bir dapirin (nine) sessiz çığlığıdır. “Havaya yanık et kokusunun yayıldığı” 1938 Dersim katliamında, annesi ve çocuk yaşta üç kardeşiyle sürgüne gönderilen Gülazare’nın “emanet sözü” (Qesa emanete)’dür. Katliamda babasını, amcalarını ve on yedi yakın akrabasını yitiren bu kadın, acılar yumağı ve kan deryası içinde umudunu daima korudu, hasretini güvenle taşıdı. Dersim’de

okumak için tıklayınız

Karanlığın Yüreği – Joseph Conrad

Karanlığın Yüreği’ni yazmadan sekiz buçuk yıl önce Joseph Conrad Kongo’da bir buharlı geminin kaptanlığını yapmış ve yolculuğu sırasında karşılaştığı zulüm manzaralarına dayanamayıp kısa bir süre sonra bu işi bırakmıştı. 1902 yılında kitap halinde yayımlanan Karanlığın Yüreği, Conrad’ın bu sıralarda yaşayıp gördüklerinden çok iz taşır. Yüz yıldan uzun bir süredir edebiyatçılar ve sosyalbilimciler tarafından yorumlana yorumlana

okumak için tıklayınız

Zorba – Nikos Kazancakis “Korkmamayı, yaşamı sevmeyi ve ayakta durabilmeyi bana o öğretmişti.”

Zorba, Nikos Kazancakis’in 1946 tarihinde yayınladığı olgunluk dönemi ürünüdür. Ağır ve suskunlukla yüklü geçen karanlık bir dönemin tadı buruk ilk meyvesidir. Nikos Kazancakis, çağdaş Yunan edebiyatının ancak buzlucam ardından seçilebilen, tedirgin ve büyük kişiliklerinden biri olarak çok tartışıldı, yanlış bilindi, az sevildi. Zorba aracılığıyla Nikos Kazancakis, yaşamının yenilgiler ve soru işaretleriyle dolu bir bilançosunu çıkarır.

okumak için tıklayınız

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz – Aziz Nesin

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Aziz Nesin’in 1977 yılında yazdığı bir romandır. Aziz Nesin bu eseriyle 1978’de Madaralı Roman Ödülü’nü almıştır. Aziz Nesin Yaşar Ne Yaşamaz’ı önce radyo oyunu olarak yazdı. Kazandığı büyük başarı üstüne sahne oyunu haline getirdi. Israrlar üzerine senaryosunu yazdı; çoğu tiyatrocudan olduğu gibi, bu kez de filmciden telif hakkını alamadı. Bir

okumak için tıklayınız

Körlük – Jose Saramago

“Bence körleşmiyoruz. Hepimiz körüz. Körüz ama bakıyoruz. Bakabilen ama görmeyen kör insanlar” Körlük, Portekizli yazar Jose Saramago’nun son yıllarda yazdığı en etkileyici kitap. Saramago; romana, arabasının içinde geçmesine izin verecek ya da geçmek için kendini haklı göreceği yeşil ışığı beklerken kör olan bir adamın duyduğu korku ve çaresizlikle başlar. Kitabında modern insan ve onun ürettiği

okumak için tıklayınız

Uçurum İnsanları – Jack London

Uçurum İnsanları yazıldığında takvimler 1902’yi gösteriyordu. Jack London, son eserini yazmak için araştırma yapıyordu. Eski kıyafetler giyip kendine tam anlamıyla karaya oturmuş bir Amerikan denizcisi kimliği yaratarak, Doğu Londra’nın varoşlarına doğru bir maceraya atılmıştı. Araştırması sırasında London, bu insanların varoşlarda yaşama nedeninin kendi seçimleri ya da tembellikleri değil; yaşlanarak işsiz kalmaları ya da mali durumlarında

okumak için tıklayınız

Spartaküs – Howard Fast. Cesur insanların unutulmayan özgürlük mücadelesi

Spartaküs (Spartacus) adlı belgesel roman, Howard Fast tarafından 1951 yılında yazılmıştır ve Stanley Kubrick tarafından 1960 yılında filme çekilmiştir. Olaylar ve kişiler tamamen gerçektir. Yüzbini aşkın köle ordusunun yenilmez Roma ordusuna karşı Spartaküs’ün önderliğinde M.Ö. 73 -71 yılları arasında tarihe yazdığı bu ölümsüz mücadele insanlık tarihinde ezilenlerin ezenlere karşı ilk ayaklanmasıdır. “Bu kitap kızım Rachel

okumak için tıklayınız

Fedailerin Kalesi Alamut – Wladimir Bartol

Hasan Sabbah’ ın Alamut Kalesi’ nin, cennet bahçelerinin ve fedailerinin tarihi romanı ”Hıristiyanların zaman ölçüsü ile 1092 yılının ilk baharında hatırı sayılır büyüklükte bir kervan, Semerkant’tan başlayarak Buhara üzerinden Horasan’ın kuzeyindeki Elbruz platosuna dek uzanan, bir zamanlar muzaffer orduların kullandığı eski yolun üzerinde ağır ağır ilerliyordu. Karların erimeye başlamasıyla birlikte Buhara’dan ayrılan kervan haftalardır yollardaydı…”

okumak için tıklayınız

Selvi Boylum Al Yazmalım – Cengiz Aytmatov

( * ) Kırgız edebiyatının büyük ustası Cengiz Aytmatov’un eseri, Ali Özgentürk’ün incelikli senaryosu, Atıf Yılmaz’ın duyguları görünür kılan yönetimi ve Türkan Şoray ile Kadir İnanır’ın mendil tüketimini körükleyen etkili performanslarıyla sinema tarihimize geçen bir başyapıta dönüşür. 2008?de hayata veda eden Kırgız edebiyatının dünya çapında tanınmış en büyük yazarı olan Cengiz Aytmatov, ülkesinin Sovyetler Birliği?nin

okumak için tıklayınız

Değişen Kafalar (Bir Hint Efsanesi) – Thomas Mann

Thomas Mann’ın 1940’ta Stockholm’de yayımladığı Değişen Kafalar, XII. yüzyıldan kalma bir Hint efsanesine değişik bir açıdan yaklaşıyor. Şridaman ile Nanda, farklı kastlardan gelmelerine, zihnen ve fiziki olarak birbirlerinden çok farklı olmalarına rağmen, ayrılmaz iki dosttur. Şridaman, Brahman soyuna dayanan tüccar bir aileye mensup narin yüzlü, çelimsizdir; Nanda ise demircilik yapan, inek güden güçlü ve yakışıklı

okumak için tıklayınız

Yufka Yürekli – Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

Dostoyevski’nin ilk dönem öyküleri… Daha önce yayımladığımız Beyaz Geceler ve İkiz gibi uzun öykülerden sonra Dostoyevski, kısalı uzunlu bir dizi metin kaleme almıştı. Yazarın sürgün dönüşü öncesi yazdığı öykülerin tamamı, böylece, bu öykü kitabıyla birlikte yeniden çevrilip Can Yayınları’nın Klasikler dizisinde yerini almış oluyor. “Dokuz Mektuplu Roman”, “Yufka Yürek” gibi ünlü öykülerin de yer aldığı

okumak için tıklayınız

Martin Chuzzlewit – Charles Dickens

İngiliz edebiyatının Oliver Twist ve David Copperfield gibi kültleşmiş kahramanlarının yaratıcısı Charles Dickens, Martin Chuzzlewit büyük bir aile içinde mirastan pay kapmak uğruna dönen entrikaları anlatırken gerilimi tırmandırarak heyecanlı bir roman sunuyor okurlarına. Çıkar çatışmaları sonucu insan ilişkilerinin ne kadar çirkinleştiğini, aile içi gerilimlerin ne boyutlara ulaştığını gördüğümüz Martin Chuzzlewit’te. Amerika seyahatinin yer aldığı bölümlerdeyse

okumak için tıklayınız

Kurşunkalem Fabrikası – Soti Trintafyllou

Kurşunkalem Fabrikası (To Eprostasio Ton Moaybian), bir Yunan ailesinin yaklaşık yüz yıllık tarihi olmasının yanı sıra, Zurich?te başlayıp, devrimci fikirlerin filizlenerek büyük toplumsal hareketlere dönüştüğü Berlin ve Sen Petersburg gibi yirminci yüzyılın en çalkantılı kentlerinde devam eden büyük bir dostluğun öyküsü. Bir mühendis olan Stefanos Asimakis, Süveyş Kanalı?nın inşasında görev almak üzere 1866 yılında Kahire?ye

okumak için tıklayınız

Venedik’te Ölüm – Thomas Mann “Sanatçının trajik çıkmazı”

“Thomas Mann?ın yazarlık yaşamında, Buddenbrooklar, Büyülü Dağ ve Doktor Faustus gibi büyük romanların yanı sıra Venedik?te Ölüm?ün de benzersiz bir yeri vardır. Mann, I. Dünya Savaşı?nın hemen öncesinde yayınlanan Venedik?te Ölüm adlı bu uzun öyküsünde, ?sanatçının trajik çıkmazı?nı işler: Yorucu bir çalışmanın ardından gerilimlerinden kurtulmak için Venedik?e giden ünlü yazar Aschenbach, genç Polonyalı Tadzio?nun olağanüstü

okumak için tıklayınız

Bir Savaş Vardı – John Steinbeck “Yıllarca korku tarafından sömürüldük biz, sadece ve sadece korku tarafından.”

John Steinbeck, 2. Dünya Savaşı?ndan gelişmeleri, savaş muhabiri olarak çeşitli cephelerde izlemişti. Yazarın o dönem Avrupa ve Afrika?dan gönderdiği yazılar da büyük ilgiyle karşılanmıştı. Söz konusu yazıları barındıran bu kitap, insanları seven, onların acılarını hisseden Steinbeck?in ne denli duyarlı olduğunu göstermeleriyle büyük öneme haiz. ?Yıllarca korku tarafından sömürüldük biz, sadece ve sadece korku tarafından.? diyen

okumak için tıklayınız

72. Koğuş – Orhan Kemal “İnsan Onurunun Sesi”

?Eşe dosta selam, inandığım doğruların adamı oldum, böyle yaşadım, karınca kararınca bu doğruların savaşını daha çok sanatımda yapmaya çalıştım, kursağıma hakkım olmayan bir tek kuruş dahi girmemiştir.? Orhan Kemal (ölümünden üç ay önce yazdığı bir söz) Orhan Kemal?in başyapıtlarından 72.Koğuş, insan onurunun düşebileceği en dipsiz kuyunun hikâyesidir. Tüm yapıtlarında her şeye rağmen insana olan inancını

okumak için tıklayınız

Muhteşem Gatsby – F. Scott Fitzgerald

“O ümitledir ki şimdi sefer etmekteyiz, biz o akıntıya karşı giden tekneler, durmadan geriye, geçmişe çarpılıp atılsak da ne gam…” Yirminci yüzyılın en büyük Amerikan yazarlarında F. Scott Fitzgerald, 1. Dünya Savaşı sonrası Amerika’nın, ‘Caz Devri’ olarak adlandırdığı on yıllık şaşalı dönemini, paranın yegâne temel kabul edildiği bir topluma dair, ustalığa ve orijinalitesine henüz erişilmemiş

okumak için tıklayınız

Görmek – Jose Saramago

José Saramago’nun Körlük’ten sonra kaleme aldığı Görmek (Ensaio sobre a lucidez) adlı romanı, demokrasinin kırılganlığı ve hükümetlerce saptırılması üstüne şaşırtıcı bir taşlama. Günümüz edebiyatının üslup ustasından derin bir çağ eleştirisi. Jose Saramago’nun, Körlük romanından dört yıl sonrasında geçen ve yine fantastik tatlar taşıyan bu romanı, sisteme inancını yitiren, siyasi partilerin hiçbirini beğenmeyen kararsız seçmenlerin yaşadığı

okumak için tıklayınız