Kategori: Romanlar

Nâzım Hikmet?in Bitmemiş Romanı ‘Orası’

Nâzım Hikmet’in 1938’de İstanbul Tevkifhanesi’ndeyken kullandığı defterler, Memet Fuat arşivi düzenlenirken, Piraye’ye yazılmış mektupların bulunduğu sandıktan çıktı. Yarım kalmış, bugüne kadar hiçbir yerde yayımlanmamış roman ve hikâye parçalarıyla dolu defterlerden 160 sayfalık yeni bir Nâzım Hikmet kitabı yapıldı. Piraye’nin 5 Mart 1938 tarihli mektubunun görseliyle başlayan ‘Öteki Defterler’ adlı kitapta ?…Bir defter al hatıralarını, her

okumak için tıklayınız

Hayat Yeşil Umut Mavi – Evgin Atalay

Evgin Atalay “Hayat Yeşil Umut Mavi”de bizi bir yolculuğa çıkarıyor. Dikkat edin. Yolcu yaralı, kırgın, örselenmiş. Ama bir o kadar da hayata bağlı. Çünkü bir şiiri var. İnandığı bir şiiri. İçimize en çok okunan da bu zaten. Sözlerinden deniz geçiyor, martılar geçiyor, oyunlar ve sonbahar geçiyor. En önemlisi hüzün geçiyor. Çünkü bu satırlar biraz İstanbul,

okumak için tıklayınız

Dünyayı Sarsan On Gün ? John Reed

Dünyayı Sarsan On Gün (Ten Days That Shook the World), 1917 Sovyet Devrimi’ni olanca canlılığıyla yansıtan bir anlatıdır. Devrimi günbegün izleyen Amerikalı gazeteci John Reed bir tarihçi titizliğiyle, belgelere dayanarak kurar yapıtını. Bu kitabı eşsiz kılan, başkaldırının açığa çıkardığı yaratıcı enerjiyle kaleme alınmış olmasıdır. Öyle ki baş döndürücü bir ivmeyle gelişen onca olay; gazete haberleri,

okumak için tıklayınız

Bağışlanmış Hüzün – Nevzat Çelik

Nevzat Çelik’in ?hayatımıza sevgili bir eleştiri? dediği bir aşk romanı olan Bağışlanmış Hüzün?de, her biten aşkta olduğu gibi geriye nefret ve öfke değil, kırılmayan ?bağışlayan bir hüzün? kalıyor: “al git/ şehla yürüyüşünü/ yaz deme/ kış deme /üşürüm deme/ aylardan baharsa/ ay doğarsa/ hiçbir şey deme/ bu senin/ kuşlardan önce kalkan yüzündür/ al git/ sevgili/ aşk

okumak için tıklayınız

Bir Filiz Vardı – Orhan Kemal

İnsanı tanımak ve her türlü zayıflığına rağmen onu sevebilmek için okunması gereken bir yazar olan Orhan Kemal, Bir Filiz Vardı’da küçük dünyaların içine kıstırılmış insanların umutlarını, beklentilerini ve düşlerini anlatıyor. Kendisiyle aynı rüyaların peşindeki binlerce kızdan bir olan Filiz, yoksul bir mahallenin içinde sıkışmışlığın kurbanı olmamak için çırpınırken, kendisine benzeyen hayatlar hakkında da çok şey

okumak için tıklayınız

Devlet Kuşu ? Orhan Kemal

Çok az yazar henüz hayattayken klasikler arasındaki yerini alır. Orhan Kemal de bu yazarlarımızdan biri ve aradan geçen bunca yıl da asla onun değerinden ve okuruyla kurduğu yakın ilişkiden bir şey eksiltmedi. Bugün yazılmış kadar taze metinleri ve yıllar öncesinden bugünü de çözümleyebilen derin gözlemciliğiyle Orhan Kemal, Devlet Kuşu adlı bu kitabında da pay alamadığı

okumak için tıklayınız

Karıncayı Tanırsınız – Cevdet Kudret

Karıncayı Tanırsınız, İstanbul?un Cumhuriyet döneminde, tıpkı işgal dönemini andıran bir biçimde zorlaşan yaşam koşullarını yansıtır. Bir yanda süren emek sömürüsü, öte yanda ?sakıncalı fikir sahibi olma? nedeniyle iş bulma zorluğu… İş bulmanın, para kazanmanın kolay yanı vardır ama eğer iş arayanın ahlak anlayışı bunları gerçekleştirmeye elvermiyorsa zorluklara katlanmak zorundadır. Öte yandan kolay kazananlar, vur patlasın

okumak için tıklayınız

Tatlı Perşembe – John Steinbeck

Tatlı Perşembe?de yeniden Sardalye Sokağı?na dönen John Steinbeck, Salaş Palas?tan anımsadığımız sıradan, kendi halinde insanların kahkaha ve gözyaşı dolu dünyasına çağırıyor bizi? Steinbeck, tüm yapıtlarında bulduğumuz bir tema olan insanlık ve sevgi bağlarını işlerken, farklı konumdaki bireyleri bir araya getiren duyarlıkları, aşkın kimi, nerede ve nasıl umarsız kılacağını ustaca yansıtıyor. John Steinbeck, 1902’de Kaliforniya’nın Salinas

okumak için tıklayınız

Joseph Conrad ‘ın Talih adlı romanına dair – Ceylan Koryürek

Dönme dolap dönüyor yüzyılda geçse aynı yere geliyoruz. Kuşbakışı ne kadar masumdur düşüncemizde süslediğimiz insanlar. Dönme dolaptan indiğimiz yerde gerçek dünya çağırıyor bizi korku tüneline. Gerçek orda yatıyor, saflığımızı öldüren, aşağılarken uzun sivri tırnaklarıyla yüreğimizi kanatan, acımasız adaletsiz yargıçlar gibi insanlarla karşılaşıyoruz her yerde. Yukarıdaki kısa metni Joseph Conrad?ın Talih adlı kitabında ki zaman zaman

okumak için tıklayınız

Oder Kıyısında İlkbahar – Emmanuil Kazakeviç

Emmanuil Kazakeviç, Türkiyeli okurun, yayınevimizin daha önce yayınladığı Mavi Defter ve Yıldız adlı romanlarıyla tanıdığı bir Sovyet yazarıdır. Dünya tarihinin önemli dönemeçlerini, bu dönemeci yaratanların ve yaşayanların kişilikleriyle birlikte anlatır. Oder Kıyısında İlkbahar, Sovyet Ordusu’nun. 2. Dünya Savaşı’nı kazandıktan sonra Berlin’e yürüyüşünü öykülüyor. Zafer kazanmış herhangi bir orduyla, insanlık, özgürlük ve eşitlik için dövüşmüş bir

okumak için tıklayınız

Toplumcu Politik Bir Roman : Sarsılmak – Müslüm Kabadayı

?Kalıcılık ve kapsayıcı ilerleticilik? başlığıyla özetleyebileceğimiz bir sanat yapıtının niteliği, neliği üzerine değerlendirme yapmayı önemsiyorum. Gazetelerin ?Kitap? ekleri başta olmak üzere, dergilerde yer alan kitap tanıtımları bir yana ciddi eleştirilerin, özellikle çözümleyiciliği yanında geleceğe ilişkin yeni bireşimler öneren, sezdiren tartışmaların çok az yapıldığını belirtmeliyim. Giderek azalan sanat-edebiyat okuyucu ve izleyicilerinin, bu doğrultudaki yazılardan etkilendiği, hatta

okumak için tıklayınız

Budala’ya Dair – Tahir Ürper

Prens Mışkin, her karşılaştığı karakterle kendinden bir şey kaybedecek ve hayatın; bedeninde,ruhunda bıraktığı izlerin derinliğini daha da açacak ve “budalalığın” doruk noktasına varacaktır.Yaşamın bütün bu durumlarında çevreyle oluşturduğu ilişkinin bir sorgulama alanı oluşturduğu görülür.Bu sorgulama bilincin içinde idrak etme kabiliyetiyle acının,intikamın her türlüsüyle yüzleşmeyi ve dışa vurmayı sağlar. Aslında Prens Mışkin’in çevresi kendi benliğini oluşturan

okumak için tıklayınız

Tatsız Bir Olay – Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

Tatsız Bir Olay adlı bu romanda Dostoyevski, liberalizm rüzgarlarına kapılan bir Rus soylusunun bir geceye sığan serüvenini alaycı bir tarzla anlatır. Rusya’da çarlığın çözülmeye başladığı, pek çok şeyle birlikte askerî bürokrasi ile yoksul memur sınıfı arasındaki ilişkilerin de değişmeye yüz tuttuğu yıllardır. Petersburglu üç general, yumuşacık koltuklara oturmuş, bir yandan sohbet etmekte, bir yandan da

okumak için tıklayınız

Yıldız ? Emmanuil Kazakeviç

“Yıldız”, Emmanuil Kazakeviç ‘in, Sovyetler Birliği’nde tanınmasını sağlayan ilk romanıdır. Antifaşist savaşa keşifçi olarak katılan Kazakeviç, ‘Yıldız”da, Sovyet keşifçilerinin mücadelesi ekseninde faşist işgalcilere karşı verilen büyük mücadelenin bir kesitini işler. Yıl 1944… Hitlerci saldırgan güçler önemli ölçüde geriletilmiştir, ama asıl güçleri de ayaktadır henüz. Alman cephesi kuşkulu bir şekilde suskunlaşmıştır. Bu beklenmeyen suskunluğun giz perdesi

okumak için tıklayınız

Kurtlar Arasında Çıplak – Bruno Apitz

Her gün ölüm ve işkence tehdidinin kol gezdiği bir toplama kampına bir gün bir valiz içinde küçük bir bebek sokulursa ne olur? Buchenwald Toplama Kampı’nda, çizgili giysiler, dikenli teller, gaz odaları, insan yakma fırınları arasına hapsedilmiş onbinlerde tutsağın kurtuluşu için örgütlenen Uluslararası Kamp Komitesinin bir avuç militanı da bu soruyu kendilerine sordu. En küçük bir

okumak için tıklayınız

Hamburg Barikatları – Larissa Reissner

1923’te Hamburg’da patlayan ama yenilgiyle sonuçlanan ayaklanmanın öyküsü Hamburg Barikatları. Dünyanın o zamanki tek sosyalist ülkesi Sovyetler Birliği halkının da büyük bir dikkatle izlediği, onda bir dünya devrimi müjdesi gördüğü Almanya’daki ayaklanma, General Müller’in ordularının kuşatması ve işçi sınıfına ihanet eden yol arkadaşlarının gafleti yüzünden geriye çekilmek zorunda kalırken hâlâ direnen Hamburg’un duvarlarında da, bir

okumak için tıklayınız

Sorgu (La Question) – Henri Alleg

Fransa, sömürgesi Cezayir’de başlayan ulusal kurtuluş savaşını bastırmak için her yola başvurdu. Emperyalist işgalciliğin bağnazlığı, işkencesi ve ırkçı vahşeti bu kez Fransız devletinin imzasını taşıyordu. İşkence tezgâhına götürülen binlerce Cezayirlinin arasındaki sayısı az Fransızlardan biri olan gazeteci Henri Alleg, işkencede pek çok direnişçinin söylediği “bilmiyorum” sözcüğünü, daha bükülmezce kullandı… “Size söylemeyeceğim!..” Alleg’in “Sorgu”su, bu süreci

okumak için tıklayınız

Altın Kafes (Uçurtma Avcısı Kadar Etkileyici ve Büyüleyici) – Shirin Ebadi

Altın Kafes’in gerçek hikayesi, on-yirmi yıl içerisinde, anne babaları çocuklarına, kardeşleri kardeşlere düşman eden, milyonlarca insanın göç etmesine sebep olan tarihi ve siyasi olayların kurbanı olan birçok İranlı ailenin hikayesidir. Bu ailelerin hikayesinin yanı sıra kitapta, monarşinin son günlerinden, Ahmedinejad’ın iktidara gelişine kadar olan dönemdeki tarih de aktarılmıştır. Bir roman kadar derin olan olaylar aynı

okumak için tıklayınız

Gerçeği Arayış; Nihilist – Ceylan Koryürek

Nihilist, Hikmet Temel Akarsu?nun son romanı. Kitaptaki ondokuz anlatı iğne oyası gibi işlenmiş, her bir sözcük sanki defalarca düşünülmüş ve belki de bu yüzden anlatılanlar çok canlı. Kendini, Reddedilenlerin Mesih?i olarak gören saf bir yüreğin yazdığı metinlerin, söylemlerin ve iyilik için verdiği mücadelenin karşılıksız kalışını ve iktidarlarca nasıl kullanıldığını anlatan, okuyucuyu kendi devinimi içine alan

okumak için tıklayınız

Öfke – Nejdet Evren

Bom Bahai/Bombay/Mumbai asıllı felsefeci Malik Solanka hayatı ?öfke? olarak tanımlamaktadır. Ona göre, ?Hayat öfkedir,.. Cinsel, ödipal, siyasi, büyülü, hayvanca öfke bizi en yüksek doruklarımıza çıkarır ve en bayağı derinliklerimize indirir. Yaratıcılık, esin, özgünlük, tutku gibi şiddet, acı, saf korkusuz yıkım, vurduğumuz ve yediğimiz, acısı asla geçmeyen darbeler de öfkeden kaynaklanır. (1) Filozofa göre bu öfke

okumak için tıklayınız