Kategori: Sinema

Yeşim Ustaoğlu / Su, Ölüm ve Yolculuk – Mizgin Müjde Arslan

Yeşim Ustaoğlu’nun filmlerinin hiçbirinde neden ‘baba’ yoktur? Bütün filmlerinde çok özel anlamlar yüklenen su, yolculuk ve ölüm seyirciye neyi anlatır? Yönetmenin kişisel yaşam öyküsü ile sineması arasında nasıl bir bağlantı vardır? Yönetmen neden bizi Türkiye tarihiyle, ötekiyle, karakterin kendisiyle yüzleştirir? Bütün filmlerinde neyi sorgular? Neden bu kadar çok soru sorarız bir Yeşim Ustaoğlu filmi izlediğimizde?

okumak için tıklayınız

Theo Angelopoulos – Derleyen: Dan Fainaru

“Benim sinemam, epiktir; öyküdeki kişiyi tarihsel bir bağlama yerleştirir. Karakterleri hayattakinden daha büyük olan Brecht’te olduğu gibi, tarihin ya da fikirlerin taşıyıcısı olan benim karakterlerim de analiz edilmezler, Bergman’ınkiler gibi işkence çekmezler. Çok daha insancıldırlar. Kayıp şeyleri ararlar, arzu ile gerçek arasındaki kopuşta kaybolmuş şeylerin peşindedirler.” “Çok eski olmayan bir zamanda, dünya tarihi arzuya dayanıyordu:

okumak için tıklayınız

Faşizmin Etkisinde Türkiye’de Sinema (1939-1945) – Ali Özuyar

Türkiye’de sinemalarda ırkçı-milliyetçi ve faşizan filmler gösterildiğinde ilk bilinçli tepkileri Orhan Selim ve Mümtaz Osman takma adları ile yazılar yazan Nazım Hikmet vermiştir. 1930-50 yıllarında Cemil Filmer’in bir anısı, Türkiye sinemasında faşizmin etkisini anlamak açısından öğreticidir. Alman konsolosluğundan gelen rütbeli kişiler faşizmi eleştiren filmleri gösterdiği için Cemil Beyi ofisinde tehdit etmişler. “Tanklarımızla geldiğimizde seni caddenin

okumak için tıklayınız

“Arkadaş” ile Arkadaş Kalabilenler ve Düşman Olanlar Üzerine – Zahit Atam

Yılmaz Güney ikinci uzun hapislikten çıktığında bir dizi film projesi ile çıkmıştı. Kulaklarında ise iki söz vardı: birincisi Elia Kazan?a aitti. ?Ben bu adam için endişeleniyorum?. İkinci söz ise sıkıyönetimin işkenceci generali Faik Türün?e aitti, daha önce söylenmişti: ?Sen büyük bir sanatçısın, halka mal olmuşsun. Devrimciler serserinin teki, ne işin var bunlarla. Sen git filmlerini

okumak için tıklayınız

Üçüncü Dünya Sineması ve Yılmaz Güney’in Direniş Destanı (2) Zahit Atam

Yazının ilk bölümü için TIKLAYINIZ Diyalektik Olarak Umut: Statükoya Muhalif Ama Onun Eteklerinde Filmin adı tümüyle diyalektiğin yansıması olarak, inanılmaz bir yoksulluk içinde çıkış kaynağı olarak giderek çöken insanın hem define bulmayı ümit etmesi, hem de bu insanların çıkışsızlığından gelecek güzel Türkiye?nin mücadele ile yeni bir düzende buluşmasının toplumsal koşullarını bulması anlamında Umut konmuştur. Arabacı

okumak için tıklayınız

Üçüncü Dünya Sineması ve Yılmaz Güney’in Direniş Destanı (1) Zahit Atam

1966 yılında Akad?ın yönettiği ve Yılmaz Güney?in oynayıp yapım sürecini üstlendiği Hudutların Kanunu (Akad, 1966) ve Kızılırmak-Karakoyun (Akad, 1967) adlı filmlerle başlayan değişimi ve kendi elleriyle yarattığı Çirkin Kral?ın dönüşümü süreci 1970?te Umut?la büyük bir başarıyla sonuçlanmıştır. Artık ismi belirli bir estetik-siyasi-aydın tavrıyla anılmaya başlamıştır. Güney büyük oranda sezgileriyle bulduğu, ancak içinde bulunduğu siyasal ortamın

okumak için tıklayınız

Sekans – Sinema Yazıları Seçkisi 4

Sekans Sinema Yazıları Seçkisi 4’ün dosya konusu 3. Dünya Sinemasının önemli isimlerinden “Glauber Rocha”. Belgesel bölümünde Keith Beattie’nin rocumentary üzerine yazdığı yazının ikinci kısmına; deneme bölümünde bir Germain Dulac yazısına; kuram-yorum başlığı altında ise Yeni Queer Sinemada lezbiyen filmleri ele alan bir yazıya yer verilmiş. Çözümleme bölümünde ise Siyah Kuğu, Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Kaybedenler Kulübü,

okumak için tıklayınız

Senaryo Yazarları İçin Psikoloji – William Indick

Senaryo yazarları hikâyelerini canlı kılmak istiyorlarsa insan davranışlarını iyi kavramak zorundadırlar. William Indick’in kaleme aldığı bu kitabı iyi değerlendiren yazarlar, Sigmund Freud, Carl Jung, Alfred Adler, Erik Erikson ve Joseph Campbell gibi isimleri senaryolarının ortak yazarları gibi kullanabilirler. Dolayısıyla, Senaryo Yazarları İçin Psikoloji kitabı, psikolojik bakımdan derinlikli karakterleri ve çatışmaları işlemekte temel bir kaynaktır. Bu

okumak için tıklayınız

Fırtına / Bahoz – Kazım Öz

“‘Bahoz / Fırtına’, Türkiye sinemasında devrimci karakterleri anlatan ilk filmdir.” Zahit Atam “Benim bu filmde 1991-1992 dönemini anlatmak isteyişimin sebebi şudur: Bu yıllar Kürtler açısından bir dönüm noktasıydı. Sadece ulusal açıdan Kürt bilincinin şekillendiği bir dönem değildi; aynı zamanda, dünyaya bakış açısında da bir bilinçlenmenin başladığı, bu bilinçlenmenin Kürtlere yayıldığı ve kitleselleştiği bir dönemdi. Hikâyemi

okumak için tıklayınız

Üçüncü Dünya Sineması ve Batı – Roy Armes

Roy Armes, nitelikli kitabı ?Üçüncü Dünya Sineması ve Batı?da, Üçüncü Dünya?da film yapımına odaklanıyor. Konuyu irdelerken, Üçüncü Dünya kuramcılarının ve eleştirmenlerinin çalışmalarına verdiği zengin referanslarla da öne çıkan kitap, bu sinemanın ortaya çıkmasını sağlayan toplumsal, kültürel ve ekonomik bağlamı ele alarak açılıyor. Çalışmanın devamında da, Üçüncü Dünya?da film yönetimi ve yapımının teori ve pratiği; ayrıca

okumak için tıklayınız

Politik Film (Üçüncü Sinema’nın Diyalektiği) – Mike Wayne

Üçüncü Sinema, Üçüncü Dünya’da ortaya çıkmış olsa da coğrafyayla tanımlanan bir sinema değildir; öncelikle sosyalist perspektifiyle tanımlanan bir sinemadır; toplumsal ve kültürel özgürleşmenin sinemasıdır. Bu kitapta, Mike Wayne, Üçüncü Sinema’nın, çağdaş film uygulamaları ve kültürleriyle ilişkili en önemli tartışmaların merkezinde yer aldığını öne sürüyor. Üçüncü Sinema, sinemaya dair ufkumuzu genişletiyor. Wayne Üçüncü Sinema kuramını, Üçüncü

okumak için tıklayınız

Yakın Plan Yeni Türkiye Sineması – Zahit Atam

Zahit Atam, Türkçe sinema literatürünü sıkı takip eder, on yıllardır İngilizceden sinema yazınını okur, önemli bulduğu sinema kitaplarını çevirir. Görüntü ve Yeni Sinema dergilerini kurmuş ve editörlüğünü yapmıştır. Türkiye?nin belli başlı üniversitelerinin tümünde seminerler verdi, panellere katıldı. İlk filmlerini yaptıkları dönemden tanışıp arkadaş olduğu Yeni Sinemanın dört kurucu yönetmeni özelinde yoğunlaşarak, aslında 1980 darbesiyle büyüyen

okumak için tıklayınız

Kaplumbağalar da Uçar (Kusîlekaniş Ditwanin Bifirin) – Behmen Qubadi

İranlı Kürt yönetmen Behmen Qobadi?nin üçüncü uzun metrajlı filmi olan ?Kaplumbağalar da Uçar? uluslararası alanda, Uzak Doğu?dan Avrupa?ya, Avustralya?ya büyük bir ilgi gördü. Onlarca festivale katıldı, birçok ödül aldı. Türkiye?de de gösterime giren ?Kaplumbağalar?? bu kez senaryo olarak karşımızda. Behmen Qobadi?nin hayatına ve sanatına ilişkin yazıların da yer aldığı kitapta, filme ilişkin dünya medyasında yayımlanan

okumak için tıklayınız

Edebiyat ve Sinemada Yaşayan Lenin

Çağımızın Marksizmi olarak anılmayı hak etmiş devrimci eylem kılavuzunun baş kişisi Lenin’le ilgili elinizdeki kitap, Lenin’i sanat yoluyla anlatmada çok büyük bir eksikliği gideriyor. Lenin’i anlatırken dünyayı değiştirme iradesi ve coşkusunun sinema ve edebiyat diline çevrilmesinin farklı evrelerini anlatarak Lenin okumalarına uzaklığı kırma hedefini yerine getiriyor. Bütün bir devrimci kalkışmalar dönemini ele alan kitap, “Tarihsel

okumak için tıklayınız

Şeriat Böyle – Turan Dursun

“Şeriat Böyle” adlı kitap, Turan Dursun’un, Prof. İlhan Arsel aracılığıyla tanıştığı Erkan Boynuince ile mektuplaşmalarını ve “Şeriat Böyle” adlı bir film senaryosunun özetini içeriyor. Okur, Turan Dursun’un bir film senaryosu üzerinde çalıştığını ve bunu bitirmek üzere olduğunu, yazarın çeşitli mektuplarından ve yazılarından hatırlayacaktır. Bu senaryonun elinizdeki kitapta yer alan özeti (sinopsis) ve mektuplar, yazarın ABD’de

okumak için tıklayınız

Türk Sinemasında Sansür

“Türk Sinemasında Sansür” adlı kitap, Kasım 2000 yılında Kolektif Kitle Yayınları’nca Burçak Evren, Hasan Bülent Kahraman, Aziz Nesin, Nijat Özön, Agah Özgüç, Metin Erksan, Onat Kutlar, Atıf Yılmaz, Çetin Öner, Atilla Dorsay, Ahmet Soner, Vedat Türkali, Işıl Özgentürk, Tuncel Kurtiz, Gani Turanlı, Yavuz Özkan, Halit Refiğ, Ahmet Boyacıoğlu, Hilmi Etikan, Mediha Sağlık, Muzaffer Hiçdurmaz, Özcan

okumak için tıklayınız

Charlie Chaplin – Kevin J. Hayes

Dünya sinema tarihinde önemli bir isim sayılan Charlie Chaplin’le yapılan röportajlar yayınlandı. Çok sayıda sinema kitabının yazarı, akademisyen Kevin J. Hayes’in 1915 ile 1967 yılları arasında yapılmış tüm röportajlardan derlediği bu kitapta Chaplin, ilk filmi ‘Ekmek Derdi’nden, Sophia Loren ve Marlon Brando’nun rol aldığı son filmi ‘Hong Kong’dan Gelen Kontes’ filmine değin sanat görüşü, yaşamı,

okumak için tıklayınız

Türk Sinema Tarihi (Ciltli) – Giovanni Scognamillo

1895’te doğuşundan bu yana sinema dünyanın her yerinde insanları büyüleyen, mesaj veren, ağlatan bir sanat, tiyatronun yanında insanlığa ikinci bir ayna oldu. İşte Scognamillo da sinemanın Türkiye’deki tarihine eğilerek, korunmamış, sahip çıkılmamış, kişisel çabalarla yaşatılmaya çalışılmış bir tarih okurun / seyircinin gözleri önüne seriyor. 1896’daki ilk sinema gösterilerinden başlayarak, 1990’lara, günümüze kadar gelen belgeler ve

okumak için tıklayınız

Onat Kutlar’a Armağan (Sinema Yazıları) – Seçil Büker

Acıyı dindirmenin çeşitli yolları var. Unutmak bu yollardan en kolayı. Belleksizleşmemek için direnenler ise acıyı yüreklerinde taşırken onu dayanılabilir kılmanın da yollarını bulurlar. Yitirilenin sevdiği, gönül verdiği bir alana katkı getirmek O’nu anmanın en güzel yolu değil mi? Yitirilenler belleklerde, yüreklerde yaşamlarını sürdürebilirler. Yeter ki biz bu yürekleri barındırabilenlerin sayısını arttıralım. Biz unutmazsak, gelecek kuşaklar

okumak için tıklayınız

İran Sineması (Tarihsel Gelişimin Işığında) – Mahrokh Shirin Pour

İran Sineması, Ortadoğu’nun en çalkantılı ülkelerinden birinin tüm politik, kültürel ve ekonomik iniş-çıkışlarını da görünür hale getiren bir tarihe sahip aslında… Oysa bizler, izleyici kitle olarak Kiarostami ve Makhmalbaf başta olmak üzere İran Sineması’ndan bir çok yönetmeni bildiğimiz ve filmlerini yakından takip ettiğimiz halde, ne yazık ki Kiarostami ve Makhmalbaf gibi ustaları ve onların muhteşem

okumak için tıklayınız