Kategori: Söyleşi

“Bir gün umarım kendi gerçek hikayemi de yazabilirim” Kürşat Başar’la Söyleşi: Elif Şahin Hamidi

Kürşat Başar, 11 yıl gibi uzunca bir aradan sonra “Yaz” isimli yeni romanıyla okura merhaba dedi. Başar, henüz küçük bir çocukken sarsıcı kayıplar yaşayarak hayatla tanışan Murat’ın varoluş serüvenini resmettiği bu romanda 60’lı-70’lı yılların Kıbrıs olaylarını da fon olarak seçmiş. Bugün çoğu insanın belki hiç duymadığı, bilmediği “kayıp otobüs” ve “Erenköy savunması” da hikâyede kendine

okumak için tıklayınız

İsahag Uygar Eskiciyan ile söyleşi – Lora Sarı

İsahag Uygar Eskiciyan?ın ?Pause Anıtı? kitabı Agos?a ulaştığında, ne yalan söyleyelim ilk aklımıza düşen Eskiciyan?ın Ermeni olup olmadığıydı. Hak verirsiniz ki sayfalarımızda Ermeni olanlara öncelik tanıyoruz, kurum prensibi? Aramızda Eskiciyan?ı tanıyan yoktu; bu soyadını da ilk defa duyuyorduk. Son zamanlarda adını ilk defa duyduğumuz ?yan?lara sıkça rastladığımızdan, biraz da paranoyakça denebilecek bir tavır geliştirdik: Acaba

okumak için tıklayınız

Irmak Zileli: İktidarla iyi geçinme algısı yerleştiriliyor

Yazar Irmak Zileli, İleri Haber’in ?Edebiyat’a devlet teşviği? dosyasına verdiği yanıtta; ?Burada temel sorun şu; hükümet vatandaşın ödediği vergilerle oluşturulmuş bir devlet fonunu meşrebine uygun biçimde işletmiş oluyor. Böylece ‘iktidarla iyi geçinirsen bu senin de çıkarınadır’ algısını yerleştirmiş oluyor? dedi. Zileli’nin soruşturmamıza verdiği yanıtlar şöyle: – Sizce devlet, edebiyatçıları ücret karşılığında desteklemeli midir?

okumak için tıklayınız

Prof. McNamara: Sorun politik ayrımcılık

Kültür Bakanlığı?nın ?Edebiyat Eserlerinin Desteklenmesi? yönetmeliği edebiyat dünyamızda tartışılıyor. Prof. Dr. Kevin McNamara, İleri Haber’in soruşturma dosyasına verdiği yanıtta ?Sanata devlet desteği olmalı ama sorun başvuran insanların politik görüşlerinden dolayı destek alamamasıdır? dedi. Prof. Dr. Kevin McNamara (Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi / Houston-Clear Lake Üniversitesi) Edebiyat profesörü Kevin McNamara, İleri Haber’in ?Edebiyat’a devlet teşviği? dosyasına

okumak için tıklayınız

Fuat Sevimay: Desteklenen kalem, hırsızlığı yazamaz!

Kültür Bakanlığı?nın ?Edebiyat Eserlerinin Desteklenmesi? yönetmeliği edebiyat dünyamızda tartışılıyor. Öykücü Fuat Sevimay, İleri Haber’in soruşturma dosyasına verdiği yanıtta ?Desteklenen bir kalem, hırsızlığı, emek sömürüsünü, ölümleri yazabilir mi?? diye sordu. Öykücü Fuat Sevimay, İleri Haber’in ?Edebiyat’a devlet teşviği? dosyasına verdiği yanıtta; ?Desteklenen bir kalem, hırsızlığı, emek sömürüsünü, ölümleri yazabilir mi? Yoksa aman bulaşmayayım, deyip, lalelerden, sümbülden,

okumak için tıklayınız

Mustafa Köz: Özgürlükçü yazarlar bu oyuna gelmemeli

Kültür Bakanlığı?nın ?Edebiyat Eserlerinin Desteklenmesi? yönetmeliği edebiyat dünyamızda tartışılıyor. Türkiye Yazarlar Sendikası Başkanı Şair Mustafa Köz, İleri Haber’in soruşturma dosyasına verdiği yanıtta ?Devlet, para vererek yazarın sadece özgürlüğünü, özgünlüğünü değil, ruhunu da almak istiyor? dedi. ?Devlet, para vererek yazarın sadece özgürlüğünü, özgünlüğünü değil, ruhunu da almak istiyor. Edebiyatın kamusal alan olduğunu biliyor ve bu alanın

okumak için tıklayınız

Cihan Demirci: ‘Bu iktidarın desteği edebiyatçı için utanç vericidir’

Cihan Demirci, Kültür Bakanlığı’nın yönetmeliği hakkında, ?Bu tür yazarların sayısının çığ gibi arttığı, gerçek edebiyatçının neredeyse yayınevi bulamaz hale geldiği bir ülkede bu teşvik oyunu da bence aynı kapıya çıkıyor. O kapı, ipleri sizin elinizde olan, bağımlı ve güdümlü yazar yaratma kapısıdır? yorumunu yaptı. Demirci’nin verdiği yanıtlar şöyle:

okumak için tıklayınız

“Her taşın altından bir kişilik çıkar.” Kadir Özer’le Söyleşi: Elif Şahin Hamidi

İnsanoğlu hayatı boyunca farklı dönemlerde farklı sorunlarla, çeşitli yaşam sıkıntılarıyla boğuşup durur. Kimileyin panik atakla baş etmeye çalışır, kimileyin kedi, köpek ya da daha başka canlılarla ilgili fobisinin üstesinden gelmek için didinir. Ve kimileyin de depresyona yenik düşer. Kısacık yaşamına türlü türlü mutsuzluk tabloları yerleştirir. Peki tüm bu varoluşsal sancıların ortak paydası ne olabilir? 30

okumak için tıklayınız

Edebiyata “örtülü ödenek” mi?

AKP?nin Kültür ve Turizm Bakanlığı, 40 edebiyatçıya 463 bin TL teşvik verecek haberi ortalığı kasıp kavuruyor son günlerde. Edebiyat dünyasından da gelen bir dizi tepkiler söz konusu. Yine edebiyat dünyasındaki figürlerin ?teşvik? üzerine yorumları birbirinden farklı olmakla beraber şaşırtıcı da? Basından izlenebildiği kadarıyla konu üzerinden görüşlerine başvurulan edebiyatçıların yanıtları birbiriyle çelişiyor izlenimini edinmek mümkün. ?Edebiyat

okumak için tıklayınız

Tekinsiz ormanlarda dolaşan bir anlatıcı Hande Koçak ile söyleşi

Hande Koçak ile Yapı Kredi Yayınlarından çıkan, ?Uyanmadan Önce Gezegen? kitabı hakkında konuştuk. Koçak, yazarken de rüya gördüğünü söylüyor, uyanmadan önce gezegene bakıp, kendisini ormana çağıran Estés gibi ormanın yolunu tutuyor ama asla yalnız değildir zira şöyle demektedir: ?Kafka?ya giderken Scherzenschloss?u, Dostoyevski?ye giderken bir yaratığı, Blanchot?ya giderken Anne?ı, Bernhard?a giderken ise Nietzsche?yi alıyorum yanıma?. ?Anlatıcı

okumak için tıklayınız

Samir Amin ile söyleşi “Daha büyük Gezi’lere hazır olun”

Türk Sosyal Bilimler Derneği ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi geçen hafta Ortadoğu Çalışmaları Dünya Kongresi?ne ev sahipliği yaptı. Beş gün içinde 400 panele ev sahipliği yapan kongrenin onur konuğu, Üçüncü Dünya Forumu Direktörü, Mısır asıllı Marksist düşünür Samir Amin?di. Türk Sosyal Bilimler Derneği Başkanı Doç. Dr. Galip Yalman?ın yardımıyla kendisi ile görüşme fırsatı yakaladık. Bölgedeki gelişmeleri

okumak için tıklayınız

Çay yaprağının dilinden Kalk Gidelim: Rize

Esra Alkan’ın rehber kitaplarının dördüncüsü olan ?Kalk Gidelim Rize?, çay yaprağının dilinden çayın öyküsünü, Rize?nin yaylalarını, ağaçlarını, eşsiz doğasını anlatıyor. Esra Alkan, ülkeleri, insanları tanıma merakını, çocuk ruhunu erişkinliğine taşımış bir yazar. Çocuklar onu ?Kalk Gidelim? adlı seyahat ve kültür programlarından tanıyor. Yalnızca çocuklar değil, meraklısı da dağlar tepeler aşıp yurdumuzun dört bir yanında ve

okumak için tıklayınız

Karadeniz’deki klişeler imparotorluğu yıkılıyor

Uğur Biryol yeni kitabı ?Karadeniz’in Kaybolan Kimliği?nde birçok boyutuyla, Karadeniz’in yitik çehrelerinin izini sürüyor. Popüler kültürün dayattığı klişelerle boğulan ve resmi tarihin üzerini örttüğü Karadeniz’in gerçek hikayelerini anlatmayı deniyor. Çünkü bu coğrafyanın tarihinde acısıyla tatlısıyla çok şey yattığını söylüyor. Karadenizli’yle Laz’ı aynı şey saymak, Karadenizliler hakkındaki klişelerin ve yanılgıların en bilineni. Karadenizli klişesinin üzerini örttüğü,

okumak için tıklayınız

“Edebiyat, acıları kanatıp daha da belirginleştirir”

Mehmet Eroğlu: ?Acımak adalet kavramını da yaratır. Gerçek bir yazar, adalet duygusunu Tanrısı kılmalıdır. Edebiyat pansuman yapmaz, acıları kanatıp belirginleştirir, farkındalığı artırır.? Bazen öyle dönemler olur ki ne düşündüğünü bilseniz de, hangi soruya nasıl tatlı sert ve belki de öfkeyle yanıt vereceğini bilseniz de, yine de sorarsınız. Çünkü tekrarlansın, tarihe yazılsın, okuyan yeniden okusun, duymayan

okumak için tıklayınız

Leo Tolstoy?un büyük torunu Vladimir Tolstoy ile söyleşi

Leo Tolstoy?un büyük torunu Vladimir Tolstoy, RBTH?de yayımlanan söyleşisinde, ünlü dedesinden ve bugünkü gelişmeler hakkında Tolstoy?un neler hissedebileceğinden söz etti. Şu sırada Yasnaya Polnaya müzesinin de yöneticisi olan Vladimir Tolstoy ile yapılmış bu ksa ve ilginç söyleşiyi yayınlıyoruz:

okumak için tıklayınız

“Anadilimi eğip bükmenin hesabını verecek değilim” Perihan Mağden’le Söyleşi: Elif Şahin Hamidi

Perihan Mağden, son kitabı Tehlikeli Temayüller’de, o kendine has üslubu ve diliyle ha bire içinde debelenip durduğumuz gündelik hayatın açmazlarını kurcalıyor. Mağden, 25 yazıdan oluşan bu deneme kitabında, küçücük bir detaydan yola çıkarak popüler kültürün etkileri, hayvanseverlik, kutsal annelik, enkaz bebekler, ruh babalar, doğaya meydan okuyup hep genç kalmaya çalışanlar, televizyon dizileri gibi pek çok

okumak için tıklayınız

?Öteki olduğumuzu Sevak öldürülünce anladık?

Dayak, silah ve intihar sonucu meydana gelen kışladaki şüpheli asker ölümlerini Radikal muhabiri İsmil Saymaz Esas Duruşta Cinayet ismiyle kitaplaştırdı. Radikal gazetesi muhabiri İsmail Saymaz?ın kışlalarda şüpheli ölümleri ele alan Esas Duruşta Cinayet adlı yeni kitabı bu cuma günü okurlarla buluşuyor. Dayak, silah, bomba ve intihar sonucu meydana gelen asker ölümlerini 15 dava dosyası etrafında

okumak için tıklayınız

Hüseyin Aygün ile ?Fişlemenin Kısa Tarihi? ile üzerine söyleşi

Aysel Sağır, fişlenme konusunda toplumu aydınlatmak gibi önemli bir rol üstlenen Hüseyin Aygün?le Türkiye?deki fişle(n)meyi konuştu. ?Bizim fişleme dediğimize, MİT istihbarat diyor? – Kitabınızda gerilere giderek (on yedinci yüzyıl) fişlemenin epistemolojik haritasını çıkarmışsınız. Fişleme özellikle Türkiye?de nasıl uygulanıyor, yasal çerçevesi nedir?

okumak için tıklayınız

Arif Damar, arkadaşlarınız size Arif Barikat diyor. Nereden geliyor “Barikat” soyismi?

Arkadaşlarınız size Arif Barikat diyor. Nereden geliyor “Barikat” soyismi? Kars Valisi’nin oğlu Doğan Aksoy bana verdi Barikat soyismini. Onların evinde nişanlandım ben. Nişanda Ruhi Su, Enver Gökçe, Yaşar Kemal gibi isimler vardı. Bu arada ben Kars’a gittim görevli olarak. Kars’tan dönünce nişanlım Güner “sensiz de yaşayabiliyormuşum” dedi ve böylece ayrıldık. O dönem çok üzüldüm. Askere

okumak için tıklayınız