İnsanın “Ayak İzleri”, Adnan Özyalçıner

?İnsanlarımızın istediği, düşünce ve kol gücünü kullanarak kendi emeğiyle yarattığı uygarlığı, yaşamın, doğanın sunduğu değerleri eşitçe bölüşebilmek. Acılarına ortak olduğu tüm insanlarla güzellikleri, mutlulukları, iyilikleri, sevgileri de paylaşmak.?

Yazarımız bu kitabında gezi izlenimlerinden yola çıkıyor. Tunceli’nin, Diyarbakır’ın, Zonguldak’ın dağlarının, nehirlerinin, yollarının güzellikleriyle bu kentlerin insanlarının, bu kentleri görmek isteyenlerin yaşadıklarını yan yana getiriyor. Kimi zaman bir kuşun kanadına takip okurlarını, gelecek güzel günleri sezdiriyor. Özyalçiner’in röportaj-öykü diye adlandırdığı bu anlatıları, İstanbul’da yaşanan toplumsal olayların, direnişlerin öyküleri tamamlıyor. Grev çadırlarının, fabrikaların, alanların görüntüleri insan kıpırtılarıyla

LOZAN MÜBADİLLERİ VAKFI

Mübadele Öyküleri ? Mübadelenin 85. Yılı Öykü Yarışması Seçkisi Belleklerdeki Güzellik / Mübadele Türküleri (CD?li) Belleklerdeki Güzellik: Girit Maniler, Atasözleri, Deyimler, Tekerlemeler…

Kaplumbağalara Dair, Craig Stephenson

Dünya yüzlerce yıl boyunca, tüm ağırlığıyla kaplumbağanın sırtında kaldı. Sabır, inayet ve sadakat timsali, ağırkanlı bir bilge olduğunu kanıtlaması için dünyayı taşıması yeterli olmadı. İnsanlar farklı coğrafyalarda pek çok anlam yükledi ona. Çoğu zaman iyi addedilen cüsseli tosbağalar, kimi zaman kötücül bir dünyanın habercisi oldular.
Craig Stephenson, Kaplumbağalara Dair adlı kitabında bu ağır canlıyla olan kişisel meselesini, çağrışımlarla izlediği bir yoldan okura aktarıyor. Stephenson, Paris’te özel olarak çalışan Jungcu bir psikanalist. Dolayısıyla, kitabında aldığı akademik disiplinin etkilerini görmek mümkün. Kitap bir anlatım dili saptama çabasıyla (kararıyla) oluşturulan giriş bölümüyle başlıyor. ‘Kaplumbağa Beden’ , ‘Kafadaki Kaplumbağa’, ‘Çocuk ve Kaplumbağa’, ‘Tosbağa Dansı’, ‘Tosbağayı Öldürmek’ ve ‘Kaplumbağa Müziği’ başlıkları altında farklı kültürlerden söylencelerin iç içe geçtiği, alıntılarla ve anlatılarla beslenen

Schopenhauer?ın Teleskopu, Gerard Donovan

İrlanda?nın sevilen şairlerinden Gerard Donovan bu ilk romanında, güncelliğini asla yitirmeyecek olayları ve düşünceleri, bir şair detaycılığıyla ve ürpertici bir hikayeyle anlatıyor.

Düşman ordusu ve dondurucu soğuğun hüküm sürdüğü işgal altındaki bir Avrupa kasabasında, iki adam askerlerin gözetiminde ücra bir tarlaya getirilir. Bu iki isimsiz adam; hayatta kalmak için her şeyi göze alan yalnız ?Fırıncı? ve yüksek ideallere adanmış ateşli ?Öğretmen? bir süre sonra konuşmaya başlayınca, diyalogu seven felsefe kısa sürede bu sohbete sızar. Fırıncı hayatta kalma dürtüsüne, Öğretmen tarihe taraf olur, birbirlerinin suretinde insanlık durumunu sorgulamaya başlarlar. Şiddet, savaş, kötülük, insan doğası,

Dünya dedikleri bir gölgeliktir, Fethi Naci

75 yıllık onurlu bir yaşamdan “dönüp bakılınca” hatırlananlar; zamanın solduramadığı fotoğraf kareleri, zihne kazınmış yüzler…Mehmet Ali Aybar, Yaşar Kemal, Yılmaz Güney gibi portreler…
Eleştirmen Fethi Naci’nin `Dünya Bir Gölgeliktir` adlı kitabı, yazarın yaşamının izleriyle birlikte yarım asrı aşan yazı hayatının çileli yolculuğundan önemli ayrıntılar içeriyor. ‘Dünya Bir Gölgeliktir’ bir anlamda da Fethi Naci’nin, Necatigil`in Kapalı Çarşı adlı şiir kitabı üzerine 2 Mart 1947`de `Naci Bozkır ` imzasıyla yazdığı ilk eleştirisinden bu yana, yazı hayatının bir belgeseli niteliğinde. Fakat Fethi Naci`nin anılarını asıl değerli kılan, bir edebiyat adamının (eğitimi iktisat olduğu halde) ‘yazı` için katlandığı çileyi ve ödediği bedelleri
ayrıntısıyla yansıtıyor olması. Mesleği başkalarının yazdığını `eleştirmek` olan bir yazar, elbette `yazı`nın zorlu sınavından geçecektir; ama Fethi Naci `ninki bundan farklı bir şey. Onun lise yıllarından itibaren, yoksulluğun en koyusunu yaşayarak sürdürdüğü `okuma ve yazma` çabası,

EMRAH CİLASUN

Mustafa Suphi?yle Yoldaşlarını Kim Öldürdü? Bâki İlk Selam / Çerkes Ethem

Filozofların Tutarsızlıkları, Gazali ve Tutarsızlığın Tutarsızlığı, İbn Rüşd

Batı dillerinde Algazel olarak tanımlanan Gazali?nin, “Filozofların Tutarsızlıkları”(Tehafütü?l- Felasif) adlı yapıtı, filozoflara yönelttiği eleştirileri konu almaktadır. Gazali, filozofların görüşlerine karşı çıkarken alternatif sunmaktan da geri kalmamıştır. Gazali?nin, filozofların görüşlerine alternatif olarak sunduğu görüşler, kendisinin en büyük savunucularından biri olduğu Eş?ari Kelamı?nın görüşleridir. Gazali, İbn Sina?nın Eş?ari Kelamı?na karşı ortaya attığı tezleri çürütmeye çalışmış, bunu yaparken; bir yandan Eş?ari Kelamı?nın ilkelerini kendine özgü bir üslupla yeniden yorumlamış, diğer yandan da, İbn Sina?nın ileri sürdüğü felsefi görüşlerin, Şeriat?ın ilkeleri ile taban taban zıt olduğunu ya da, en azından, Tanrısal bilginin bu tür yorumlarla elde edilemeyeceğini

JOE SACCO

Filistin (Çizgi Roman) Gazze’nin Dipnotları (Çizgi Roman)

Spor Ahlakı Ve Sorunları, Mehmet Şahin

Bu kitap spor değerlerinin, spor ahlakının, sporun toplumsallığı gibi temel kavramları, sportif yeniden üretimle toplumsallaştırılması doğrultusunda çözümlemesini yapmaktadır. Aşırı profesyonelleşme, doping, şike gibi durumların, toplumsallığın parçalanışına koşut olarak nasıl boy gösterdikleri, önlemleri ne olabileceği ve ne olması gerektiği açık bir dille okura sunulmaktadır. Bilim dilinin günlük konuşma diliyle kaynaştırılarak kitlelere hitap edilebileceğinin de öğretici bir örneğidir.”*
?Milattan Sonra 146 yılında Romalılar, Yunanistan?ı işgal edince Roma İmparatoru Neron ?Olimpiyat Oyunlarında yarışmadan kendisinin şampiyon ilan edilmesini? istemiştir. Buna tepki gösterilmiş, sonra Neron 5000 kişilik koruma ordusu ile birlikte olimpiyatlara gelmiş ve

Suskunlar, İhsan Oktay Anar, ?Sükût ikrardan gelir?

Nevzat Evrim Önal’ın yorumuyla;
Postmodern edebiyatın Türkiye?deki en önemli temsilcilerinden İhsan Oktay Anar, beşinci eseri olan Suskunlar?da, 18. yüzyıl İstanbul?unda, müzik teması etrafında kurulmuş bir mistik hikâye anlatıyor.
Daha önceki romanlarında olduğu gibi ?masal masal içinde? bir tarzda yazılmış olan eserde Anar, semavi dinlerin etrafında örülen mitolojiye geniş biçimde, arzusuna göre şekil veriyor ve okuyucuya ağır diline rağmen kolay okunan, eğlenceli bir eser sunuyor.
Başlamadan belirtmemiz gerekli ki, yazacağımız eleştiri metninde,

Resul Rıza ‘nın Hayatı

“Azerbaycan Halk Şairi” büyük sanat insanı, Sovyet şiirinin kurucularından Resul Rıza, ülke şiirinin gelişmesinde önemli çabalarda imzası olan kişidir.
Ve Resul Rıza’nın sesi , “Ben İsterim” adlı şiiriyle yürekten yüreğe, ülkeden ülkeye hala yankılanır;
“Ben isterim ki. Bulutlar ağlasın. Çocuklar ağlamasın. Hiçbiri öksüzlük, yetimlik duymasın. Ben isterim ki, konuşsun her çiçek kendi dilince. Silahların kesilsin sesi. Ben isterim ki;  soğuğa, karanlığa kapansın kapılar. Gözler kapanmasın. Sözler kapanmasın. Ben isterim ki, yangınlar sönsün, umutlar sönmesin. Erişsin her meyve kendi çağında. Yüreklere acı söz değmesin. Ben isterim ki, eğilsin dallar bereketten.
İnsanoğlu başını eğmesin, utançtan ya da güçsüzlükten. Ben isterim ki, gözyaşı gibi aksın pınarlar berrak, duru toprağın üzerinde. Pınar gibi akmasın gözyaşı,

Sitemizi sürdürebilmek için reklam gösterimine ihtiyacımız var.

Sitemizin içeriği ile ilgilendiğiniz için çok teşekkür ederiz.

Afiş, Flash, animasyon, iğrenç ses veya açılır pencere reklamımız yok. Bu sinir bozucu reklam türlerini uygulamıyoruz!

Lütfen www.insanokur.org'u reklam engelleme listenizden çıkarırsanız seviniriz.

Close