Şizofreni En Uzak Ülke, Levent Mete

Şizofreni, insanı bilincin köşesine sıkıştırıp, bilinçdışına sığınmak zorunda bırakan bir ruhsal bozukluk.

Alışılagelmiş algılama ve yorumlama biçimlerine yabancılaşan kişi, içinde yaşadığı toplumdan kopuyor ve kendi iç dünyasının derinliklerinde sürüklenmeye başlıyor. Bu olağandışı ve korku verici serüveni yaşayanların ağzından dinlemek ve dünyayı onların gözünden seyretmek şizofreni konusunda bilinçlenmenin ilk basamağı.

“Bir Ruh Sağlığı Merkezi’nin gazetesinde yayınlanan şiir şizofreniyi şöyle tanımlıyor:

Kız Kulesi’ndeki Kızılderili, Sunay Akın

Kız Kulesi’ndeki Kızılderili
Bir yaz akşamı
Boğazın ortasındaki,
Kız kulesinin beyaz duvarlarında
Kızılderililerin vahşi olarak gösterildiği bir
Kovboy filmi izlediğinizi düşleyin…
İşte o an,omuzunuza konan
Martı kulağınıza şunları söyleyecektir;’
‘Kız kulesine bakıyorsun,
Kızılderililere de
ama gerçeği göremiyorsun…
Gel benimle.”

“Bilimin Öncüleri”nin düşsel ve imrendirici yaşamları; Cemal Yıldırım

Onlar, insanlığın gerçeği arayışında, düşüncesinin önündeki engelleri yıkıp geçtiler.
Onlar, insanlığın evren ve doğa algılayışını kökten değiştirdiler.
Onlar evrenin sırlarına ermemizi sağladılar.
Onlar bizi atomun sırlarıyla tanıştırdılar. Onlar bilimi yarattılar…
Uğraştığı geometri problemi canına mal olan Arşimet…
Evreni ve doğayı matematikselleştiren Galilei…
Doğayı açıklayan yasalarıyla yepyeni br fizik kuran Newton… Simyayı kimyaya dönüştüren Lavoisier…
Evrim kuramının babası Darwin…
Keşfettiği radyumun kurbanı olan Marie Curie…
Madde ile enerji arasındaki bağı çözen Einstein…
Atom modelinde devrim yaratan Heisenberg…

Ve bilim yaratan daha nice bilim insanı, yaşamöyküleri ve bilime kattıklarıyla birbirlerine eklenerek, özneleriyle

Matematik ‘yaramaz’dır! Akıl yürütme, mantık ve matematik; Ahmet Doğan

“Ne yazık ki, çocuklarımızı statik düşünmeye alıştırırız. Çocuk küçükken alabildiğine öğrenme, merak duygusu içindedir; ama aileden başlayan ve okulda devam eden bir eğitim sürecinde, merak duygusunu kalıba döker, düşünme yeteneklerini azaltırız. Bu nedenle öğretmen öğrencinin aklını kışkırtmalı; ama bunu yapması için kendine güvenmesi gerek. Kışkırtırsan, öğrenci araştırır, bulur, seninle tartışmaya gelir. Bundan kaçınmamak gerek. Matematiği çok insan anlatabilir; ama doğru öğretmenlik nedir derseniz, mesele burada düğümleniyor. Öğrencinin beynini olabildiğince özgürleştirecek, sınırlarını zorlayacaksın?”
“Matematik ne işe yarar?”
Bu kitabın yazarının en çok sinirlendiği soru bu. Ama matematik öğretmeni olarak en fazla karşılaştığı soru da, aynı zamanda. Peki kusur,

‘Eksik Şiir’lerin Yolculuğu, Sezen Aksu

Sezen Aksu, yıllardır hayranlarının dilinden düşmeyen şarkılarının 2006 yılında sözlerini bir araya getirerek kitaplaştırdı. Sanatçının “Eksik Şiir”adını verdiği kitabında, 1975’ten 2006’ya kadar yazmış olduğu 400’ün üzerinde şarkı sözlerinden 197’si yer alıyor.
“Eksik Şiir”, aşk ve sevgi, tutkularımız, vazgeçişlerimiz ve hep yeniden umutlanışımız üzerine bir kitap. İnsan olmakla ne kadar kırılgan olduğumuzu, ama her şeye rağmen yaralarımızı sarıp ayakta durabilecek güce sahip olduğumuzu kanıtlıyor.
“Eksik Şiir” adını taşıyan seçki, açılışında “Hayat Sana Teşekkür Ederim”, finalinde ise “Gidemem” ile sona eriyor.

Hayat Sana Teşekkür Ederim
Oyuncak bebekleri sevmedim çok,
Evcilik oynamayı…
Alkışı sevdim,
Bıçak sırtlarında