Puslu Ayna – Aysun Eryılmaz Pekşen

Kayıp Ülke ile başlayan büyülü Aldorian yolculuğu, Puslu Ayna ile devam ediyor! Aldorian’ın önemli sembollerinden Yeşim Maske çalınır, büyülü orman sararıp solar ve yerle bir olmuş ağaçlarla bitkilerin ortasında kötülüğün simgesi bir Siyah Dağ doğar. Yaklaşan tehlikenin farkında olan Mihrace ise, bütün bu olanların sorumlusu olarak cadı ailelerini görür. Hâlbuki esas sorumlu, Elif’in alt ettiği

okumak için tıklayınız

Keloğlan ile Kahkaha Hanım – Yücel Feyzioğlu

“Türk masalları, Türk halkının yaşayışını, düşüncelerini, tenkitlerini anlatır; terbiye prensiplerini ele alır. Türk masallarının belirleyici öğelerine gelince: Örneğin Yücel Feyzioğlu’nun işlediği ‘Keloğlan’, bu Türk masallarına özgü bir tiptir…” Prof. Pertev N. Boratav Die Brücke dergisinde yayınlanan söyleşiden

okumak için tıklayınız

Bay Gri’nin İzinde – Zeynep Alpaslan

Bulut tam bir kitap kurduydu. Annesi ışıkları kapatıp yatağa girmesini söyledikten sonra bile gizli gizli kitap okurdu. Okurken asla canı sıkılmazdı, çünkü önünde ona hayaller kurduran, renkli ve maceralarla dolu bir dünya uzanırdı. Okuduğu tüm bu büyüleyici hikâyelerin yazarları, ona bilmediği dünyaların kapılarını açıyordu. Ama içlerinde bir tanesi vardı ki… Bay Gri dedikleri bu yazar,

okumak için tıklayınız

Ada’nın Saçları – Berrin Karakaş

Gazeteci Berrin Karakaş’ın kaleme aldığı ”Ada’nın Saçları”, Final Kültür Sanat Yayınları aracılığıyla minik okurlara ulaşıyor. Elif ve bebeğinin hikayesinin anlatıldığı kitap, ailelerden olumlu eleştiriler alıyor. Resimlemesini Tayfun Pekdemir’in yaptığı ”Ada’nın Saçları” çocuklar tarafından da oldukça seviliyor.

okumak için tıklayınız

Magna Carta 800 yaşında

Magna Carta’nın dört özgün kopyası ilanının 800’üncü yıldönümü vesilesiyle Londra’da ilk kez bir araya getirildi. İngiltere Kralı John’un 15 Haziran 1215 yılında savaş tehdidi altındaki uyruklarına tanıdığı özgürlükleri içeren ve dünya tarihinde parlamenter demokrasinin dönüm noktası olarak kabul edilen beratın 800’üncü yıldönümü nedeniyle günümüze ulaşan dört özgün kopya British Library’de sergileniyor.

okumak için tıklayınız

Şifacı / Işığın Getirdiği – Mücella A.

rüyalar mesajdır… yaşadıklarımızı düşlemekten çok düşlerimizi yaşarız, gizemlere açılan kapıların peşi sıra… mutluyken de kaybedebiliriz… Rüyamda ormanlık bir yerdeyim. Gözleri olmuşum o erkeğin, takip etmekteyim aralıksız. Kendimi gördüğüm de, gökyüzünde iki büyük göz olmuşum. Ürperdim!

okumak için tıklayınız

Zahit Atam – Eleştiri Nedir? üzerine kısa bir yolculuk – Mustafa Demir

ELEŞTİRİ: KINAMAK MI ANLAMAK MI? ELEŞTİRİ NEDİR? Üzerine Kısa Bir Yolculuk… Daha önce gazetelerde ve internette ilgiyle takip ettiğim, Türkiye’nin Ruhu Direnmenin Trajedisi adlı üç ciltlik Yılmaz Güney’in dilinden Türkiye’yi anlattığı romanını okuduğum Zahit Atam, sinema üzerine yazdığı incelemeleri Eleştiri Nedir? adıyla yayınladı. Üretken yazar Zahit Atam’ın Eleştiri Nedir? adlı kitabının alt başlığı: Tarih, Felsefe,

okumak için tıklayınız

Emmanuel Levinas ile Söyleşi (Yüz Fenomenolojisinden Kopuş Felsefesine 1983 -1994) – Michael de Saint Cheron

Michaël de Saint Cheron, ömrünün son demindeki Emmanuel Levinas’la söyleşiyor. Pus ve umut dolu, sevgi ve hayranlıkla süren bir söyleşi. Levinas’ın “başkalık aşkınlığı” yolunda dişiliğin yeri; Bergson’un, Paul Ricœur’ün felsefesinde zaman kavramı; “tarihin sonu” vizyonu…

okumak için tıklayınız

Mistik, Romantik, Ağır Mahkum ve Göçmen Şair Nazım Hikmet – Emin Karaca

“Nâzım Hikmet’in yaşamı ve yapıtları hakkında birçok kitap kaleme almış olan yazar Emin Karaca’nın eserleri şimdiye değin yüzbinlerce okura ulaştı. Emin Karaca, Şair’in 113. Doğum Günü olan 15 Ocak 2015 günü MİSTİK ROMANTİK AĞIR MAHKÛM VE GÖÇMEN ŞAİR NÂZIM HİKMET adını verdiği biyografi kitabıyla bu kutsal kariyerin doruğunda bütün Nâzım yaşam külliyatını bir ve tek

okumak için tıklayınız

Peygamber’den Işid’e (Modern Dünyada İslami Yaklaşımlar) – Ali Murat İrat

Ali Murat İrat, Birgün’deki köşe yazılarından bildiğimiz üslubunu bu kitapta daha “derin” tartışmalarda devam ettiriyor; keskin ve muzip, kimi zaman meczup gibi dönüp duran aklını bir kez daha siyasi vicdanıyla buluşturuyor. İslam’ın Ortadoğu’daki yeni denklemde nasıl bir seyir izleyebileceğine odaklanırken, siyasal tartışmaların günübirlik ve tarihten beslenmeyen dayanaksız, kısır paslaşmalarına hapsolmuyor.

okumak için tıklayınız

Akla Uygun Aşk – Berivan Kaya

Akla Uygun Aşk Galata Kulesi’nin dibi abluka. şarap içmek de yasak! ben bu martı halimle kule duvarına yaslansam tomalar kabarır… ablukacılar sırıtır… turnikeye bir tekme atsam binlercesi öbeklenir. bir martıyı öldürme saatidir… Kız Kulesi, Galata Kulesi ve Deniz ağlamadan hepiniz martı olsanız gemilere dolsanız… (Kuleler ve Martılar) Akla Uygun Aşk, şiirle yola çıkar, doğaya karışır,

okumak için tıklayınız

Բոցավառուած ապրումի մը հէքեաթները

հալիլ թիւրքտէն սթանպուլն է այս։ Թախծոտ մոխրագոյնով մը մեզ շրջապատող եւ իր մէջ առնող, սունկի նման աճող, մթնշաղով լեցուն երկար գիշերներ կը պահէ ձմրան օրերուն։ Էր ժամանակ, որ անարգելութեան երջանկութիւնը ապրած է այս քաղաքը։ Բազմերանգ թռչուններ ճախրած են երկնքին մէջ։ Յետոյ ծայրերէն ծալլուած, բայց անմահութեան գինին խմած մարդ արարածի ձանձրացուցիչ մենախօսութիւններուն դատապարտուած քաղաք մը… Գիշերներ

okumak için tıklayınız

Yaşlanma fikrini bir türlü kabullenmeyen yazardan tembelliğe övgü

Marx’ın damadından tembelliğe övgü Sabahın kör vaktinde, kulağınızın dibinde hiç durmadan çalmaya yeminli bir alarm sıcak yatağınızdan kalkmanız gerektiğini salık verip duruyor. Zoraki kalkıyor, alelacele evinizden çıkıp sıkış tıkış bir toplu taşıma aracına atlıyorsunuz. İşyerine geç kalma korkusuyla olacak, ayaküstü bir şeyler atıştırıyorsunuz ve nihayet karanlık çökene kadar çalışacağınız binadasınız. Eğer çok şanslı bir insan

okumak için tıklayınız

Yak Gitsin – Süleyman Deveci

Her gün rastladığımız insanların aslında ne kadar komik, ne kadar kinci, ne kadar sahtekâr, ne kadar cani, ne kadar talihsiz olduklarını biliyor muydunuz? Herkesin birbirinden ilginç, dramatik, gülünç ya da ibretlik bir hikâyesi vardır… ‘Yak Gitsin’ insana dair, güldüren, düşündüren, kahreden ve ders çıkarılması gereken öykülerle dolu bir kitap.

okumak için tıklayınız

1915’ten günümüze bir baba-kız hikâyesi

Yüz binlerce benzeri içinden bir hikâye. Benzerleri gibi, benzerlerine çok benzeyen; benzerleri gibi, benzerlerine hiç benzemeyen. Kum tanesi, kar tanesi… “1915 Ahısdos 10’da, Çorerşadi [Çarşamba] gunu / 1915 senezinden 1919 kadar çekdiimler” diye başlayan bir yaşam öyküsü, hele ki bir Ermeni’nin kaleminden çıkmışsa, yaşadığımız topraklara dair ne çok şey anlatır. Her zamanki gibi, duymak isteyene

okumak için tıklayınız

‘iPad küçük çocuklarda gelişimi engelleyebilir’

“Küçük yaşta bir çocuğu oyalamak için iPad kullanmak çocuğun davranışlarını kontrol yetisinin gelişmesini engelleyebilir.” Boston Üniversitesi Tıp Fakültesi’den bir grup uzmanın yaptığı araştırma, ayrıca taşınır elektronik cihazların çok küçük yaştan itibaren yoğun şekilde kullanılmasının çocukların gelişimi ve davranışlarında tahminlerin çok ötesinde etkiler yapabileceğini söylüyor.

okumak için tıklayınız

Sevgi Duvarı, Can yücel

Can Yücel, ilk kitabı ‘Yazma’yı yayımladığı 1950’den 12 Mart 1971 darbesine dek 20 yılı aşkın dönem, tam bir “suskun” bir dönem geçirdi. Ara verdiği şiire darbeyle birlikte yeniden dönüyor. Üç yıla (1973-76) üç kitap sığacaktır: ‘Sevgi Duvarı’ (1973); ‘Bir Siyasinin Şiirleri’ (1974); ‘Ölüm ve Oğlum’ (1976). Onun şiiri kısa bir sürede evrilme gösterir. Bu ilk

okumak için tıklayınız

Kışın Bir Ağacın Binde Biri – Erik Stinus

“Korunması gereken, dünyaya açılan pencerem değil, ama rüzgârdan ve yağmurdan tekrar yeşillenen dünyadır.? Yazar Kemal Özer’in yorumuyla Erik Stinus’un, ‘Kışın Bir Ağacın Binde Biri’ adlı kitabı, “Değerlerin oluşmasında, daha önce oluşmuş değerlere sahip çıkmak gereğine değinirken, öncelikle kendi edebiyat ortamımızı göz önünde bulundurmak elbet doğal. Ama onun kadar önem verilmesi gereken bir başka yönü daha

okumak için tıklayınız