Sebze Kitabı – Alan Buckingham

Sebzelerin mutfağınıza taze taze ulaşması için dünyanın öbür ucundan gelmesini beklemenize gerek yok; çeşit çeşit sebze ve otu bahçenizde, saksılarınızda yetiştirebilirsiniz. İster deneyimsiz olun, ister küçük bir toprak alanınız olsun, sebze yetiştirmek için ihtiyaç duyduğunuz tüm pratik bilgileri anlaşılır bir dille bu kitapta bulacaksınız. Ürünlerinizi seçerken, az çaba gerektiren, yetiştirmesi kolay, ama bir yandan da

okumak için tıklayınız

Doğumunun 100.Yılı anısına Oktay Rifat “Ali Oktay Rifat” hakkında bilgi – Ayhan Hüseyin ülgenay

Nüfus kaydına göre 01.07.1914 Trabzon doğumlu. Baba Adı; Samih Anne Adı; Münevver Evli 1945 eşi, Sabiha ( 16.09.2006 Vefat ) 3 çocuk babası ( Mehmet Samih, Elif, Nesrin ) İlk Okulun birinci ve ikinci sınıflarını İstanbul da ( 1921- 1923 ), Üç, Dört, Beş inci sınıflarını Ankara da Zübeyde Hanım İlk Okulun da okudu (

okumak için tıklayınız

Yaşadığımız Devri Sorgulatan En İyi 19 Distopya Filmi

Öncelikle distopyanın ne olduğunu açıklamaya çalışalım: Distopya, ütopyanın karşılığı olarak kötü, karamsar, kıyamet senaryoları içeren bir dünya üzerine kurulu hayal anlamına gelir. Herkesin kıyameti kendine tabii. Size göre dünya ayran tsunamisi altında kalabilir, ülkeyi yönetenlerin bıyıkları sizi halının altına süpürebilir, o biraz hayal gücünüze kalmış. Kendi distopyanı kendin yarat isimli çalışmalarımız yakında başlayacak. Yalnız birkaç

okumak için tıklayınız

En İyi Bitiş Cümlesine Sahip 100 Roman

Bir romanın ilk cümlesi, okurun o kitapla ilişkisini belirleyebilir. İlk cümlenin ilginç olması, merak uyandırması, içtenliği ya da çekiciliği romanın okunurluğunu artırabilir. Bu yüzden ilk cümleler önemlidir. Romanların son cümleleri de önemlidir. Okur, kitabı elinden bıraktığında aklında o son cümle yankılanır. Hatta son cümleyi birkaç kez okuma gereksinimi duyabilir. Romanı okuma süreci sona ermiştir ve

okumak için tıklayınız

Yalnızlığın en çarpıcı halleri

Adnan Binyazar yaşadıklarından, kendi gerçekliğinden beslenen bir yazar. Binyazar?ın yeni öykü kitabı Kızıl Saçlı Kontes?te kurak topraklardan uzak diyarlara uzanan beş öykü yer alıyor. Edebiyatın usta kalemlerinden Adnan Binyazar şimdilerde Kızıl Saçlı Kontes?le karşımıza çıkıyor. Daha önceden Bozkır Aydınlığında Aşk, Ölümün Gölgesi Yok ve Masalını Yitiren Dev gibi kitaplarıyla tanınan Binyazar bu kez beş ayrı

okumak için tıklayınız

Kendimce / Aforizmalar 6 – Nejdet Evren

KENDİMCE  / AFORİZMALAR 6 1. “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” şeklinde sloganlaştırılan liberalizm, bırakınız batsınlar söylemini dile getirmemektedir. Egemenlik göklerden yere indirildiğinde “yaratıcı akıl” gök-tanrıların yerini almıştı. Bilgenin yerini bilgi almış, her şey akla uygunluğu ile ölçülür olmuştu. Rasyonalizm, buharı makineye uyarlayan insanın belki de tarihteki üçüncü önemli sıçrama noktasında kapitalizmin şafağında doğmuştur. Artık, akıl merkezli

okumak için tıklayınız

Şair Sait Faik

Şair Sait Faik?i, öykücü Sait Faik karşısında düşünmek, iyiden kabullenmek belki zor, ama üstüne düşünüp yeniden zevkle okumak hiç zor değil. Sait Faik, Türk öyküsünün tek başına kurucusu değildir belki ama esas yazıcısıdır demek abartı sayılmaz. Her türlü retoriğin dışında, siyasal tavır ve dilciliğin ötesinde, İstanbul?a inen bu öykü, oradan dalga dalga insana ve Türkiye?ye

okumak için tıklayınız

Walden?da Bir Gezgin: Henry Davıd Thoreau – Öznur Özkaya

18. yüzyıl rasyonalizmine karşı bir tepki ve 19. Yüzyıla damgasını vuran yaygın hümanist eğilimin bir göstergesi olarak ortaya çıkan Transandantal akım; ?kendini gerçekleştirme?, ?kendini dışa vurma? ve ?kendine dayanma? gibi kelimeler üreterek, bireyin benliğinin tüm insanlıkla bir olduğunu vurgulayarak toplumsal eşitsizlikleri sağaltmanın ve insanlığa dair acıları gidermenin ahlaki ve vicdani bir görev olduğunu savunuyordu. Sıradan

okumak için tıklayınız

Eşyanın ve zamanın ruhuna dair: Zeplin

Karin Tidbeck’in dünyasında insanın üstünlük takıntısı ve kibri bir kenara atılıyor ve insana atfedilen her türlü duygu, diğer canlılara ve eşyaya da atfediliyor. Üstelik yabancı durumları olağanlaştıran bir dille… Güzel bir cümleyle başlayan bir yazı, güzel bir hit’le uçuşa geçiren bir müzik albümü her zaman güzel devam etmeyebiliyor. Karin Tidbeck’in Zeplin adlı, Aylak Kitap tarafından

okumak için tıklayınız

?Değişen Orta Doğu?da Değişmeyen Sorunlar? – Salih Dost

?Kaynayan kazan? tabiri Orta Doğu?yu anlatan en bilindik ama yerinde benzetmelerden biri olabilir. Yüzyılların getirdiği sorunların yeni veçheleri bölgenin acı veren tarihini sürekli canlı tutuyor. Bölgenin bu hareketli yapısı, yapılacak tespitleri zorlaştırırken bir yandan da anlama isteğini artıyor. Bu ikilem içinde Orta Doğu bilgiden ziyade görmek istenilenlerin görüldüğü ve dolayısıyla bütüncül bir analiz yapmanın gittikçe

okumak için tıklayınız

Afrodit Buhurdanında Bir Kadın – Reşat Enis

1937 yılında yayınlanan “Afrodit Buhurdanında Bir Kadın”, toplumun yoksul ve çalışan kesimlerinin sorunlarını edebiyata taşıyan öncü eserlerdendir. İşçilerin yaşayışlarını, patronla ilişkilerini, çalışan ve yoksul kadının çifte sömürülüşünü ustalıkla ve tüm gerçekliği ile sergiler. Nazım Hikmet’in “Türk edebiyatının temel taşı” saydığı bu eser için Suat Derviş “Türk dilinde yazılmış olan romanların en güzellerinden biri” nitelemesinde bulunmuştur.

okumak için tıklayınız

Aziz Nesin, hasis değil sıkı bir çevreciydi

Her düşüncemiz, davranışımız, yaşam öykümüzün parçası. Mektuplarımız, fıkralarımız, hangi şarkıyı söyleyip hangisini söylemediğimiz, kişiliğimizin aynası. Yazarın her eseri de, şöyle ya da böyle, otobiyografiktir. Bu ay Aziz Nesin?in ölüm yıl dönümü. Şiirlerini tekrar okudum. Hepsinin topluca adını ben koyacak olsam, ?Otobiyografi? derdim. Ressam arkadaşım Altan Adalı, ?Bizim için yapılması en zor resim otoportredir? demişti.

okumak için tıklayınız

?Masal Gibi Bir Dünya İsterim!? – Mehmet Özçataloğlu

Bombalar patlıyor, çocuklar ölüyor! Dünyanın şu andaki durumunu en kısa şekilde sanırım böyle özetleriz. Bütün gözü doymazlıkların faturası çocuklara kesiliyor. Oysa böyle olmamalı dünya. Annemin anlattığı masalları anımsıyorum. Sonunda hep iyiler kazanırdı o masallarda. Dünyanın da böyle bir yer olduğunu düşlemiştim. Bize anlatılan masallarla dünyanın gerçekliği uymuyormuş, bunu gördüm büyüdükçe. Ve şimdi ne zaman dünyanın

okumak için tıklayınız

Haziran Direnişi’ni bir de Marx’dan ve Lenin’den okuyalım – M. Deniz Schulze

Haziran?ın somut kazanımlar elde edemediği, eğer somut kazanımlar elde edilseydi bugün Türkiye solunun bambaşka bir konumda olacağı belirtiliyor. Eksik, ama doğru bir çözümleme mi? Yoksa beklenti mi? Aslında sorunun kendisi Haziran?a ilişkin ister nesnel-öznel, isterse emek-sermaye çelişkisi esas alınarak yola çıkılsın, bu direnişin üzerinden atlanılamayacağına dair bir ön varsayıma dayanır. Fakat varsayımdan ziyade gerçekliğe uzanan

okumak için tıklayınız

“Berkin için”: Yüzmek ve boğulmak

Bilenler bilir; James Joyce’un ünlü eseri “Finnegans Wake’in esin perisinin kızı Lucia olduğu söylenir. Lucia, James Joyce’un şizofreniyle boğuşan kızıdır. Rivayete göre, Joyce kızını hep yazmaya teşvik etmiştir. İrlandalı yazar kızının böylece hastalığın pençesinden kurtulabileceğini; kendine ait bir alan yaratabileceğini ve daha iyi olacağını düşünmektedir. Joyce kızının yazdıklarını çok beğenir, onu teşvik eder ama hastalık

okumak için tıklayınız

Kürt coğrafyasında ulus-devlet denemeleri

Ercan Çağlayan, Muş Alparslan Üniversitesi?nde öğretim üyesi. Doktora tezinin genişletilmiş hali Cumhuriyet?in Diyarbakır?da Kimlik İnşası (1923-1950) adıyla İletişim Yayınları tarafından kitaplaştı. Çağlayan, bu kitapta tek parti rejimi döneminde Genç Cumhuriyet?in Diyarbakır şehrine yönelik politikaları, icraatları ve yaptırımlarını inceliyor. Kitabın en önemli kısmı, arşiv ve literatür taramasından çıkan verilerin detaylı aktarımına dayanıyor. Yazar açısından Diyarbakır kendine

okumak için tıklayınız

Nefret ettiğimiz halde kendimizi okumaktan alıkoyamadığımız 11 roman karakteri…

Okurların çoğu Yeşilin Kızı Anne veya Harry Potter gibi sevilen roman karakterleriyle gerçek hayatta da arkadaş olmak ister. Ancak, ilgiyle okunan ve sevilen klasiklerin birçoğunun merkezinde iyinin yanı sıra nefret edilesi karakterler yer alıyor. Okurların çoğu Yeşilin Kızı Anne veya Harry Potter gibi sevilen roman karakterleriyle gerçek hayatta da arkadaş olmak ister. Ancak, ilgiyle okunan

okumak için tıklayınız

?Erkeklik Ofsayta Düşünce? – Önder Çelik

Ne mi yazacağım? Kocaman bir gülümseme koyup, sol üst köşesine bugünün tarihini atsam ?anlatmaya ne hacet alın kitabı okuyun kardeşim? desem yerinde olur. (Bawer?in dilinden ötürü) Ya da; Sınavda üçüncü cevap kâğıdını isteyen, sosyal ilişkileri zayıf, pratikte hızlı zekâlı bir öğrenci marifetiyle yazardım da yazardım. (Burcu?nun emeğinden sebep)

okumak için tıklayınız

Alnı sargılı, yüzünden kanlar akan adam? Dağhan Dönmez

10 Temmuz 2011 tarihinde sıcak bir Cumartesi günüydü. Bayraklarla, flamalarla dolu yüzlerce araçlık konvoy, öğle saatlerinde Bolu Dağı?ndaki Topuk Yaylası?na ulaşmıştı. Yaylaya çıkan toprak yollarda, köylü çocukları araçlara su taşıyor, alkış tutuyordu. Gözlerinin içinde, kasabaya sinema gelişini gören çocukların sevincine benzer bir sevinç vardı. Fenerbahçe geliyordu ne de olsa. Neye baksak, kimi görsek, İslam Çupi?nin

okumak için tıklayınız