Günaha Son Çağrı -Nikos Kazancakis “Bu kitap bir hayal hikayesi değildir, mücadele eden herkesin itirafıdır.”

Yabancı dile en fazla çevrilen Yunanlı yazar olan Nikos Kazancakis, Nietzsche’den etkilenmiş ve yazılarında dini tutuculuğu sorgulamıştır. Ve bu nedenle Rum Ortodoks Kilisesi’nce dinden afaroz edilmiştir. Nikos Kazancakis 1954 yılında yazdığı Günaha Son Çağrı (O Telefteos Pirasoms) adlı romanı için ölümünden önce şöyle yazmıştı: ‘Bu kitabı yazmamın nedeni mücadele eden insana ulu bir örnek vermek

okumak için tıklayınız

“Ne çok acı var!” – Yılbaşı Ağacı ve Düğün – Fyodor Dostoyevski

Geçen gün bir düğün gördüm…Fakat hayır! Size bir yılbaşı çamından söz etsem daha iyi olacak. Düğün harikaydı. Çok beğendim. Fakat diğer olay daha da güzeldi. Düğünün neden yılbaşı çamını hatırlattığını bilmiyorum. Olay şöyle oldu: Tam olarak beş yıl önce, yılbaşında iş dünyasının önemli bir adamının verdiği bir çocuk balosuna davet edildim. Çok tanıdığı, geniş bir

okumak için tıklayınız

Emperyalizmin En Ölümcül Silahı Demokrasi Yalanı – William Blum

İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana bize Batılı güçlerin komünizm tehdidi altında bulunan ve diktatörlükle yönetilen ülkelere demokrasi “ihraç etmek” için onurlu ve saygın bir mücadele verdiği söyleniyor. Bu yanılgı tamamen ortadan kalkmadıkça, insanlar emperyalizmin dünya çapında yol açtığı acıları kavramadıkça, bu canavar asla durdurulamaz. Emperyalizmin gerçek yüzünü, onun en son kurbanlarından biri olan Muammer Kaddafi,

okumak için tıklayınız

Siz hâlâ kedileri ciddiye almıyor musunuz? – N. Kübra Akalın

Kediseverlerin en büyük hüznüdür kedi barınağındaki kediler. Evde, bahçede ne kadar kediye bakarlarsa baksınlar kedi barınağının varlığı bile yüreğin sızlamasına yeter. Düşünsenize farklı cinslerde ve huylardaki kediler bir arada ve kim bilir ne zorluklarla oradalar. Felsefeci Federica Sgarbi ?Kedilerin Felsefesi, Filozofların Kedileri? kitabında kedi barınağında başlayan bir macerayı anlatıyor. Kedi barınağını dolaşmaya çıkan bir felsefeci

okumak için tıklayınız

Pablo Neruda’nın Nobel konuşması: “Şiir, kan ve karanlıkla yazılır”

Pablo Neruda’nın ödül aldığı 1971 yılında yaptığı konuşma: Çok uzaklardan geldik biz, şimdi ardımızda kalan ve içimizde taşıdığımız uzaklardan… Başka bir dilden, birbirini seven ülkelerden geldik. Ve burada, Stockholm’de toplandık, ki bu gece dünyanın merkezi burasıdır. Kimyadan, mikroskoplardan, sibernetikten, cebirden, barometreden, şiirden kopup, burada toplandık. Laboratuvarlarımızın karanlığından, bizi onurlandıran ve gözümüzü kamaştıran bu ışıkla buluşmak

okumak için tıklayınız

David Harvey: Evsizlerden daha çok boş ev var

Boğaziçi Üniversitesi, Aptullah Kuran anma etkinlikleri kapsamında İngiliz coğrafyacı, antropolog, siyasal iktisatçı ve aktivist David Harvey?i konuk etti. Harvey, 27 Mart 2014, Perşembe günü Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall?de Tarih bölümünün ev sahipliğinde gerçekleştirilen konferansta ?Kapitalist Kentleşmenin Çelişkileri? başlıklı bir konuşma yaptı. Sayısız makaleye ve birçok dile çevrilen kitaplara imza atan Harvey?nin konferansı büyük ilgi

okumak için tıklayınız

Virginia Woolf ‘un son mektubu

1941 Mart’ının bir akşamında, yazar Virginia Woolf eve sırılsıklam gelir ve intihara teşebbüs eder. Ne ki, birkaç gün sonra intiharı tekrar deneyecek olan yazar, bu kez amacına ulaşacaktır. Ruh sıkıntılarından kaçmak için ölümü seçen Woolf’un cesedi Ouse Nehri’nde bulunur; yazarın ceketinin cepleri ağır taşlarla doludur… Woolf’un bu yürek parçalayan son mektubunu, öldüğü gün eşi Leonard

okumak için tıklayınız

Kopyalanmış Adam – Jose Saramago

Tertuliano Máximo Afonso boşanmış, karamsarlık içinde tekdüze bir yaşam süren bir tarih öğretmenidir. Keyfi biraz yerine gelsin diye arkadaşlarının önerdiği bir filmi videoda izlemek üzere alır. Aynı gece evdeki gürültülere uyanınca filmin videoda kendi kendine oynadığını görür. Filmdeki figüranlardan biri kendisinin beş yıl önceki haline tıpatıp, ikiz gibi benzemektedir. Tertuliano bu adamın izini sürmeye çalışır;

okumak için tıklayınız

Kum ve Köpük – Halil Cibran

Halil Cibran’ın zamanında küçük kâğıt parçalarına ve defterlerine karaladığı aforizma ve mesellerden oluşan bu küçük kitap, sanatçının parçalı bir “otoportresi”ni ortaya koyuyor. Ruhunun derinliklerinden gelen çarpıcı ve çağrışımlı imgelerle aşk, güzellik, doğa ve insanlık durumuna ilişkin bir türlü ifadesini bulamayıp “suskunluğa gömülmüş” olanı ifşa ediyor. Cibran’ın yetmiş yılı aşkın bir süre önce yayımlanmış yapıtları, bugün

okumak için tıklayınız

Paris’ten Pera’ya Sinema ve Rum Sinemacılar – Sula Bozis, Yorgo Bozis

“Sinemanın İstanbul’daki birinci dönemi 1896’da başlar ve 1922’de sona erer. Bu dönemde, seyyar sinemacılar, yeniliğe açık tiyatro işletmecileri ve yöneticileri olumsuz koşullara karşın (elektrik şebekesinin yokluğu, sansür vs) sinemanın tanınmasına ve sevilmesine ön ayak oldular. Meşrutiyet’in ilanından sonra (1908) seyyar gösteriler yerini Pera’daki sinema salonlarına bıraktı. Bu salonların yöneticileri mesleğini seven, yenilikçi ve başarılı kişilerdi.

okumak için tıklayınız

Seçme İkilemi – Renata Salecl

Günümüzde birçok konuda bizi bunaltacak kadar fazla seçenekle karşı karşıyayız. Marketteki peynir veya deterjan reyonlarından ev eşyalarına ve telefon servislerine kadar tüm tüketim ürünlerinde bizi zorlu seçimler bekliyor. Evet, tükettiğimiz ürünleri seçmekte -belli sınırlar çerçevesinde- özgürüz. Peki ya daha hayati meselelerde? Mesela parçası olduğumuz sistemi seçme şansımız var mı?

okumak için tıklayınız

Propaganda ve Toplumsal Zihin – David Barsamian, Noam Chomsky

Ünlü muhabir David Barsamian Propaganda ve Toplumsal Zihin’de, Chomsky’nin çağdaş ve tarihsel kavramlar üzerine pek çok konudaki düşüncelerini gözler önüne seriyor. Önemli bir tarih olan Kasım 1999’daki “Seattle Olayları” sonrasında yapılan röportajda, Chomsky; medyanın kurumsal hâkimiyetine, çevreye ve hatta kendi hayatlarımıza karşı bir hareket oluşturma ihtimalini tartışıyor. Ayrıca, dil ve zihin hakkındaki fikirleri üzerinden yürüyen

okumak için tıklayınız

Garibanlara Merhamet Yok (İşsizlik Üzerine İktisadi Teoriler) – Laurent Cordonnier

Yoksul kime denir? Yoksul, bir dönem kilisenin, hayır kurumlarının hayırseverliğine mahkûm edilmiş haneberduşlar ve dilencilerdi. Sanayileşmenin belli bir aşamasında, hâlâ tarımla uğraşmaya devam eden kesimdi. Sanayi devrimi sonrasında ise “üçüncü dünya”nın açları ve dışlanmışları oldu… Peki bugün, iktisat teorisi için yoksul kim? İşsizler mi? İşsizliğin, yoksulluk hallerinin bir kısmı ile ilgisi var ama bugün yoksulların

okumak için tıklayınız

Lanetli – Chuck Palahniuk

Orada mısın, Şeytan? Benim ben, Madison. Şimdi geldim buraya, Cehennem’e; ve belki de aşırı doz marihuanadan ölmek dışında hiçbir şey benim hatam değil. Belki de şişman? gerçek bir domuzcuk oldu-ğum için düştüm Cehennem’e. Kendine saygın yeterli olmadığı için Cehennem’e gidilebiliyor mu bilmiyorum ama ben bu yüzden buradayım. Keşke yalan söyle-yip, sarı saçlarım ve iri göğüslerimle

okumak için tıklayınız

Samim Kocagöz’ün Unutulmaz Öyküleri – Sadık Güvenç

?Öykü nedir?? ve ?öykü nasıl olmalıdır?? sorusuna bir sürü yanıt bulmak mümkün. Muvaffak Sami Onat, ?Hikaye Denen Şey? başlıklı yazısında ?Hikayeyi, hele küçük hikayeyi öteden beri anlamam, sevmem. Sevmediğimdendir zahir: şiiri, tiyatroyu, tenkidi hatta romanı bile denedim de, hikaye yazabilir miyim diye düşünmedim. Edebiyatın bu kolu beni sarmaz. Hikaye bana lüzumsuz, boşa gitmiş bir emek

okumak için tıklayınız

Hanzala’ya Mektuplar – Mustafa K. Erdemol

Hanzala Filistin’in çocuk kahramanlarını simgeleyen bir çizgi kahramandır. Küskün, ama mücadeleci… Hanzala Filistin’in Berkin Elvanlarını simgeliyor. Mustafa K.Erdemol da Berkin Elvan’a ithaf ettiği kitabında Hanzala şahsında tüm dünyanın Berkin Elvanlarına ülkemizden ve dünyamızdan politikacı figürlerini anlatıyor. Onlara uyarılar yapıyor, dikkatlerini çekiyor. Daha güzel bir dünyaya yürümek için öğrenmeleri gereken kendi tarihlerini aktarıyor. Öyle yukardan bir

okumak için tıklayınız

Mahkuma dışarıdan kitap yasak

İngiltere?de yürürlüğe konan, cezaevlerindeki tutuklulara dışarıdan kitap getirilmesini men eden yasal düzenleme yazarları ayağa kaldırdı. Başlatılan imza kampanyasına destek çığ gibi büyüyor. İngiltere?de Adalet Bakanlığı?nın, tutuklulara dışarıdan kitap gönderilmesini yasaklayan yeni yasal düzenlemesine son vermesi için pek çok yazarın katılımıyla bir kampanya başlatıldı.

okumak için tıklayınız

Cellat Fuchs Kent Halkına Nasıl Karıştı? – Sevgi Soysal (sesli öykü)

Kentin ortasından kıvrıla kıvrıla kentin dışındaki sulara varan ırmak celladın evinin orda ikiye ayrılıyordu. Kentle ve ırmakla kesin bir sınırı vardı celladın evinin. Kentin bittiği yerdi bu ev. Kentin olabilecek en ırak noktası. 1400 yılından bu yana kent cellatlığım babadan oğula devreden Fuchs ailesi. Onlar kentin içinde oturmazlardı. Yasaktı bu. Kentin insanları arasına karışmaları da.

okumak için tıklayınız

Gölgesi Çalınan Çocuklar – Dağhan Dönmez

Pi?nin Yaşamı filmini bilenler bilir. Roman uyarlaması filmde, bir çocuğun sirk hayvanlarıyla dolu kayıkta, hayatta kalma çabası konu alınır. Kaplanın ortaya çıktığı ana kadar çakal, maymun ve zebra eşlik eder yolculuğa. İzleyenler katılır mı bilmem ama bence filmin en üzerinde durulması gereken sahneleridir bu bölümdekiler. Zira çakal, değişen şartlardan, okyanusun ortasında birlikte verilen yaşam mücadelesinden,

okumak için tıklayınız