Kızıl Yıldız – Aleksandr Bogdanov

“Lenin’in Bolşevik Partisi’ndeki çalışma arkadaşlarından Rus bilim adamı, felsefeci ve yazar Aleksandr Bogdanov (1873-1928) aynı zamanda bir bilim kurgu yazarıdır. Bogdanov, büyük ilgiyle karşılanan Kızıl Yıldız (1908) romanında, geleceğin sosyalizminin bilimsel tahminlere dayalı ayrıntılı, canlı bir tasvirini sunar. “Kızıl Gezegen” olarak bilinen Mars’ta insanlık ileri bir sosyalizm düzenine kavuşmuştur. Dahası, gezegenin insanları, sahip oldukları bilimsel-teknolojik

okumak için tıklayınız

Sacco ve Vanzetti (Amerika’da İki İtalyan / Bir Hukuk Cinayeti) – Helmut Ortner

Helmut Ortner’in bir siyasi polisiye üslûbuyla, bir roman akıcılığında kurguladığı Sacco ile Vanzetti – Amerika’da İki İtalyan, Bir Hukuk Cinayeti, 20. yüzyıl başında Amerika Birleşik Devletleri’nde hoşgörüsüzlük ve yabancı düşmanlığının ne kadar canice ölçülere vardığını göstermekte; ayrıca, aradan yüz yıl gibi bir süre geçmesine rağmen dünyamızın şu andaki siyasal-kültürel atmosferinin nasıl da pek değişmeden kaldığına

okumak için tıklayınız

Kafka?nın ne kadar büyük ve ne kadar özgün bir yazar olduğunu vurgulamak için anlatılan bir hikaye

Tanrı Azrail?den Kafka adında bir adamı öldürüp kendine getirmesini ister. Azrail elindeki öldürülecekler listesinde küçük bir oynama yaparak Kafka?nın adını ilk sıraya alır ve canını almak için dünyaya iner. Prag?dan başlar aramaya ve tüm Avrupa?yı dolaşır, ama bulamaz. Tanrıya karşı mahcup olmak istemediğinden hiç ara vermeden devam eder yolculuğuna ve tüm mevsimlerde, tüm kentleri dolaşır?

okumak için tıklayınız

Oyunlarım Üstüne – Nazım Hikmet

“Çok az bilinen ve birkaç kitap sayfası arasında saklı kalan bu metin, ustanın Tiyatroya olan ilgisini, nasıl başladığını, dostluklarını, oyun yazım ve sahnelenme süreçlerini ve etkilendiği çalışmaların kökenlerini bulacaksınız. Nisan 1962 de, yani ölümünden bir yıl önce, Moskova da kaleme alınan ve belge niteliği olan bu çalışmayı, sizlerle sevgiyle paylaşıyoruz.” Orhan Aydın

okumak için tıklayınız

Sevgili Halil Kardeş (Köye Mektuplar) – Yusuf Atılgan

Yusuf Atılgan’ın Hacırahmanlı köyünden arkadaşı Halil Şahan’a 1980-1988 yılları arasında İstanbul’dan yazdığı mektuplar. Atılgan’a sevgisini hâlâ büyük bir bağlılıkla taşıyan ve Türk edebiyatının bu biricik yazarını “Ulysses’in baskıları arasındaki farkları saptayabilen bir köylü” olarak tanımlayan Halil Şahan’ın bu gizemli yazarı ve yapıtlarını açımlayan, daha iyi iz sürmemizi sağlayan önsözü. Halil Şahan’la yapılmış ve Yusuf Atılgan

okumak için tıklayınız

Thomas Mann’ın Nobel konuşması: “Kuzey’den bir havai fişek düştü”

Thomas Mann’ın ödül aldığı 1929 yılında yaptığı banket konuşması: Şimdi sizlere teşekkür etme sırası bende ve bunu nasıl dört gözle beklemiş olduğumu söylememe gerek yok sanırım. Ama heyhat, bu kritik anda sözlerimin hislerime yetmeyeceğinden korkuyorum ki doğuştan hatip olmayanlar bunu sıklıkla yaşarlar. Tüm yazarlar hatip olmayanlar sınıfına aittir. Yazar ve hatip hem farklılardır, hem de

okumak için tıklayınız

İrfan Şahinbaş Sahnesi?nde Nöbet Çadırı

Tiyatro başta olmak üzere sanat kurumlarına ve sanatçılara, dolayısıyla tüm sanatseverlere yönelik saldırılar hız kesmeden devam ediyor. AKP Hükümeti?nin sanatı zapturapt altına almak amacıyla TÜSAK dayatmasını şimdilik geri çekmesine rağmen yerel seçimler sonrası yasalaştırmak için fırsat kolladığı biliniyor. Ankara?da bir süre önce İrfan Şahinbaş Sahnesi?ne yönelik saldırı, sanatçıların ve sanatseverlerin direnişiyle önlenmişti. Ancak inşaat firmasının

okumak için tıklayınız

?Hepimiz Gogol?un Paltosundan Çıktık!? – Öznur Özkaya

Orta halli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak 31 Mart 1809?da Ukrayna?da dünyaya gelen ve 205. yaş gününü kutladığımız Nikolay Vasilyeviç Gogol, Rus Edebiyatı?nda mihenk taşı gibidir. İğneleyici bir üslupla yazmış olduğu ?Burun?, Ukrayna hayatıyla ve halk deyişleriyle süslediği ?Mirgorod Öyküleri?, bir memurun rutin hayatını konu edindiği ?Bir Delinin Hatıra Defteri?, bürokrasiyle dalga geçtiği ve

okumak için tıklayınız

Azınlığın Zenginliği Hepimizin Çıkarına Mıdır? – Zygmunt Bauman

Günümüzde artık bütün dünyada egemenliğini kurmuş olan neoliberal kapitalizmin yandaşlarına göre, yoksulların içinde bulundukları sefaletten kurtulmaları için zenginlerin daha zengin olması, daha az vergi vermesi gerekir çünkü bu durum hepimizin çıkarınadır. Ne var ki genelde kabul gören bu yaklaşım gündelik deneyimlerimizle, bol miktardaki araştırma sonuçlarıyla, aslında mantıkla hiçbir şekilde uyuşmuyor. Somut kanıtlar ile popüler inanışlar

okumak için tıklayınız

Faşizmin Anatomisi – Robert O. Paxton

“?faşizmi iş başında izleyelim; en baştaki gelişmelerden, yarattığı nihai felakete kadar ve toplumla oluşturduğu karmaşık etkileşim ağının içinde… Sıradan vatandaşlar ve faşizme yardım etmiş ya da ona direnememiş bütün politik, toplumsal, kültürel ve ekonomik güç sahipleri bu hikâyenin bir parçasıdır. İşimiz bittiğinde, faşizme uygun bir tanımı daha iyi verebiliriz belki.” Faşizm iktidara geldiği ülkelerde de,

okumak için tıklayınız

Türkiye ve Ermeni Hayaleti – Guillaume Perrier, Laure Marchand

Kanayan bir yaranın üzerinde barış inşa edilebilir mi? Fransız tarihçi Pierre Vidal-Naquet “inkârcılık bizzat soykırımın devamı, hatta en incelikli, nihai evresidir,” diyor. Buna göre, Türk resmî görüşü de, inkâr politikasıyla yaranın kapanmasına engel oluyor. Bir yandan Ermenistan’la oynanan futbol maçlarındaki dostluk girişimleri, bir yanda Sevag Balıkçı olayı? Fransa’da inkâra karşı çıkartılan yasa? Hrant Dink cinayeti?

okumak için tıklayınız

Fişlemenin Kısa Tarihi – Hüseyin Aygün

Fişleme, neredeyse dünyanın her yerinde kullanılan bir izleme ve yönetme metodu. 21. yüzyıla gelindiğinde internetin ve dolayısıyla bilgi ağının genişlemesi, bu metodun devletler tarafından sık başvurulan bir alan haline gelmesini sağladı. Giderek genişleyen bu alanın kontrolü ise yine devletler tarafından sağlanmaya çalışılıyor. Türkiye’de fişleme ise devlet idelojisinin resmi araçlarından

okumak için tıklayınız

Yılmaz Güney / Bir Çirkin Kral – Turhan Feyizoğlu

Elinizdeki kitap bugüne kadar Yılmaz Güney hakkında yayımlanmış en kapsamlı kitaptır. “Çirkin Kral”ı yalnız sanatçı kimliğiyle değil, devrimci, yurtsever, entelektüel ve mücadeleci yanıyla da görürüz. Yaşadığı dönemde, kendi direnme yöntemlerini geliştirip bu uğurda yasaklara ve baskıcı zihniyete karşı mücadele etmiş, bunun bedelini de yüreklice ödemiştir. “Hey gidi günler hey! Hepinize selam. Hiçbirinizi unutmadım. Ölünceye kadar

okumak için tıklayınız

Bu kitaplar insan derisiyle kaplı…

Pahalı ve eski kitapları bir araya getiren büyük kütüphanelerde her daim garip bir yan vardır. İnsanların fısıldayarak konuştuğu bu ortamı yapay bir sessizlik kaplar. Toz kokusu ise sürreal bir hava yaratır. Söz konusu garip kütüphanelerse şüphesiz hiçbir yer, Harvard Üniversitesi’yle boy ölçüşemez. Çünkü birkaç yıl önce bu kütüphanede bulunan üç kitabı, diğerlerinden ayıran bir şey

okumak için tıklayınız

Yok Yere Yaygara: Kavuşabilmek İçin Ayrılanlar, Gülebilmek İçin Ağlayanlar, İyilere Işık tutan Kötüler. William Shakespeare

William Shakespeare’in Yok Yere Yaygara (Much Ado About Nothing): “Kavuşabilmek İçin Ayrılanlar, Gülebilmek İçin Ağlayanlar, İyilere Işık tutan Kötüler” adlı komedi türündeki oyunun ilk basımı 1598?de yapılmıştır. Daha sonra 1623 yılında Shakespeare’in oyunlarının ilk toplu basımı olan “First Folio?da yer almıştır. Shakespeare oyunun konusunu, Ariosto?nun, Orlando Furioso’su ile Bandello’un bir hikâyesinden almış. Oyun 1613’te sarayda

okumak için tıklayınız

Marx-Engels ve Osmanlı Toplumu – Taner Timur

Osmanlı Devleti, “Doğu Sorunu” başlığı altında 19. yüzyıl diplomasisinin başlıca çatışma alanı oldu. Doğulu kimliğini giderek kaybeden, fakat “ıslahat” ya da “çağdaşlaşma”yı da bir türlü başaramayan Osmanlı toplumu, bu yüzyılda her köşesini arşınlayan bir gezginler ordusunun hayal gücünü kamçıladı. Dahası, çok sayıda düşünür ve bilim adamının gözlem ve analizine de malzeme teşkil etti. Öyle ki

okumak için tıklayınız

Gökyüzü gibi herkesindi şiiri: Bedri Rahmi Eyüboğlu

Resim ve şiirleriyle tanınan Eyüboğlu, yozlaştırılan günümüz sanatında, geçmişin yitirilmiş ve rafa kalkmış tartışmalarından sıyrılıp, hâlâ kendine yer buluyor. ?Öyle bir sanat ki, onu hiçbir sınır durduramasın, gümrük kapılarında sürünmesin, mabed eşiklerinde aşınmasın, kütüphanelerin raflarında beklemesin.?? Mavi gezi bir ağaçtır/Dalları deniz./Mavi gezi bir bahçedir/Gülleri deniz./Mavi gezi bir gelindir/Telleri deniz./Mavi gezi bir beşiktir/Bebeği deniz.

okumak için tıklayınız

Sevgili Aziz Nesin, kitaplarınızı nasıl yazarsınız?

? Kitaplarınızı nasıl yazarsınız, efendim? Kâğıtlara eski yazıyla yazarım. ?Yani daktilo kullanmaz mısınız? Kullanırım ama sonra kullanırım. Önce kâğıda el yazısıyla eski Türkçe olarak yazarım. Sonra onu gözden geçirip bir başka kâğıda yeniden eski Türkçe olarak yazarım. Ondan sonra daktiloyla yazarım. Sonra bunu da bikez daha daktiloda yazarım. Yani enaz dört kez yazıyorum. – Bir

okumak için tıklayınız

Orhan Veli sergisini görürsen “Sakın Şaşırma”

Garip akımıyla çığır açan, modern Türkiye şiirinin öncülerinden Orhan Veli Kanık’ın doğumunun 100?üncü yılı büyük bir arşiv sergisiyle kutlanıyor. Orhan Veli?nin şiirlerini bugünün okurlarıyla buluşturan Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, şairin 100?üncü yaşını anlamlı bir sergiyle karşılıyor. İstiklâl Caddesi?ndeki kültür merkezinin birinci katında, 4 Nisan ? 3 Mayıs tarihleri arasında gezilebilecek olan Sakın Şaşırma: Orhan

okumak için tıklayınız

Felsefe Defterleri ve Lenin?in Teorik Mirası – M. Deniz Schulze

Kevin B. Anderson?unTürkçe?ye çevrilen ikinci kitabı Lenin, Hegel ve Batı Marksizmi geçtiğimiz Şubat ayında Yordam Kitap tarafından yayımlandı. Türkiyeli Marksist okuyucunun son birkaç yılda yeniden yayımlanan ve yeni çevrilen ?Felsefe Defterleri?, ?Lenin?in İsviçre Günleri?, ?Yeniden Lenin? gibi kitaplar sayesinde konuya yabancı olduğu söylenemez. Ama Lenin veya Marksizm üzerine yazılan kitaplarla karşılaştırıldığında Lenin?in Marksist yöntemle ilişkisi

okumak için tıklayınız