İstanbul Mahallelerinde Bir Gezinti – Hagop Baronyan

Hicvi ve dolayısıyla mizahı; toplumsal yozlaşmayı, kurumların bozulmasını, insanlar arasındaki bitmek bilmeyen çekişmeyi ve adaletsizliği anlatmak için bir silah olarak gayet iyi kullanan Hagop Baronyan, yaşadığı dönemde sansür baskısına uğramış ve elinden geldiğince buna direnebilmiştir. İstanbul Mahallelerinde Bir Gezinti’de XIX. yüzyılın ikinci yarısının İstanbul’unda 34 mahallenin toplum yaşantısı,

okumak için tıklayınız

Şarki Türkiye’de Arkeolojik Geziler – Albert Gabriel

Uzun yıllardır Türkçeye çevrilmesi beklenen ama gerçekleşemeyen Diyarbakır ve bölge coğrafyası hakkındaki önemli kaynak eser Gabriel’in gezi kitabı geçte olsa okurla buluşuyor. Albert Gabriel’in Şarki Türkiye’de Arkeolojik Geziler olarak Türkçeye çevirisi yapılıp basılan elinizdeki kitap, Gabriel’e gecikmiş bir vefa ve özür borcu olarak da değerlendirilmelidir. Yaşam öyküsü ve çabaları incelendiğinde

okumak için tıklayınız

Aforizmalar – Franz Kafka

“Sorun şu: Yıllar önce bir gün, tabii oldukça üzgün bir halde, Laurenziberg yamaçlarında oturuyordum. Yaşamdan dilediklerimi gözden geçiriyordum. En önemli ya da bana en çekici geleni, bir yaşam görüşü kazanma dileğiydi (ve -bu tabii ki onun zorunlu bir kısmıydı- yazarak bu hayat görüşünün doğruluğuna başkalarını ikna etmekti); öyle ki yaşam yine kendi doğal, keskin iniş

okumak için tıklayınız

Sayın Aziz Nesin, yazarların çağımızdaki işlevleri nedir, ne olmalıdır, sizi etkilemiş yazarlar kimlerdir?

Bana göre paradoks, orijinal (özgün) görünmek için orijinal olmaya özenmektir. Oysa özgünlüğün amacı özgün görünmek değil, önceden bilinen herhangi bişeyin bilinmeyen bir başka yüzünü bulup onu yeni bir biçimde göstermektir. Özgün olayım derken paradoksa düşen yazarlar çoktur. Ben hep yalından ve çok bilinenden yanayım. Örneğin benim için dünyanın hiç modası geçmeyen en güzel dizesi, şimdiye

okumak için tıklayınız

145. yıldönümünde halk ozanı Hovhannes Tumanyan

Kuşaktan kuşağa aktarılmış geleneksel masal, efsane ve şiirleri ile değil, güçlü kişiliği ve siyasi duruşu da Ermeni kültüründe derin izler bırakan Tumanyan, bu yıl 145. doğum yıldönümü ile bir kez daha Ermenicenin konuşulduğu bütün coğrafyalarda çeşitli etkinliklerle anılıyor. Ulusların tarihinde kimi olağanüstü dönemler, olağanüstü özelliklerle donanmış sanatçıların doğmasına yol açabilir. Hovhannes Tumanyan?ın da yaşadığı 1869-1923

okumak için tıklayınız

Giordano Bruno – Celal Üster “Beni ölüme yollarken siz benden daha çok korkuyorsunuz”

Kimileri ölümsüzlük peşindedir, kimileri de ölümsüz bir bellek. 16. yüzyıl sonlarında, Venedik’in genç soylularından Giovanni Mocenigo, her şeyi anımsamasını sağlayacak çok güçlü bir belleğe sahip olmak için yanıp tutuşmaktadır. Anımsama sanatı konusundaki ününü duyduğu Giordano Bruno’yu Venedik’teki malikânesine çağırır ve kendisine ‘bellek dersleri’ vermesini ister. Ama ölümsüz bir bellek de ölümsüzlük kadar tehlikelidir o dönemde.

okumak için tıklayınız

Cemal Süreya, Tomris Uyar, Edip Cansever ve Turgut Uyar ile bir açıkoturum

Tomris Uyar: Konuya şöyle girelim isterseniz. Bir süre önce üçünüz de geniş yankılar uyandıran şiir yazıları yazıyordunuz. Aklıma ilk gelenler, Edip Cansever?in ?Mısra İşlevini Yitirdi?, Cemal Süreya?nın ?Folklor Şiire Düşman?, Turgut Uyar?ın ?Çıkmazın Güzelliği? başlıklı yazıları. Bunlar o kadar çok yankı yaptı ki, kendileri fikir üretmeyen birtakım eleştirmenler, bu yazılardaki sloganlarla uzun sire geçinebildi. Bugünse,

okumak için tıklayınız

?Sanatın İçine tükürülmesin diye!? – Mehmet Özçataloğlu

Sanat eğitimi kavramı özellikle ülkemizde anlamı çok açık olmayan bir kavramdır. Toplumsal değişmeler, çeşitli batı toplumlarının eğitim politikaları içinde, sanat eğitimi anlayışlarını da etkilemiş, durum ve koşullara göre, sanat eğitiminde kimi zaman sanata, sanatın kendisine ağırlık verilmiş, kimi zaman da eğitsel amaçlar ön plana çıkıp kişilik gelişimi ve insanın eğitilmesi önem kazanmıştır. Sanat eğitimi, değişik

okumak için tıklayınız

YGS’de fende 900 bin, matematikte 420 bin öğrenci sıfır çekti

Matematikte: Geçen yıl 310 bin öğrenci tek soru yapamazken bu yıl 420 bine çıktı. 1, 2 ve 3 net yapanların sayısı arttı ama genel başarı düştü. Fende ise 900 bin aday bir doğru bile yapamadı. YGS?de soruları açıklamayan ve adaylara da soru kitapçıklarını göstermeyen ÖSYM?nin verilerine göre 900 bine yakın aday fen, 420 bin aday

okumak için tıklayınız

Walter Benjamin?in Tarih Tezlerinden – A.Kadir Şahin

“Sonsuz umut vardır. Ancak bizim için değil.” Kafka Kafka?nın Dava romanında, K. Ölüme götürülürken taş ocağı yakınlarındaki binalardan birinin en üst katında parlayan bir ışık görür.?Bir perdenin kepenkleri bir ışığın çakması gibi açılıverdi, uzaklarda ve yüksekte zayıf ve ince gözüken bir insan, bir çırpıda iyice öne doğru eğildi ve kollarını daha da uzattı. Kimdi bu? Bir

okumak için tıklayınız

Çeviri Şiirler – Orhan Veli Kanık

Orhan Veli’den Yunan, Çin, Macar, İran şiirine uzanan ve geniş bir yelpazeyi kapsayan seçkin örnekler… Çeviri şiirlere kendi hazırladığı Fransız Şiiri Antolojisi için yazdığı önsöz ve tanıtım yazıları da eşlik ediyor. Kitabın sonundaysa yazar biyografileri yer alıyor. Bir ustadan başka ustalara farklı bir bakış… “Şiir tercümesinin adamakallı güç, hatta çok kere imkansız bir şey olduğunu

okumak için tıklayınız

Ortaçağ Avrupası’nda Cadılar ve Cadı Avı – Haydar Akın

Ortaçağ Avrupası’nda Cadılar ve Cadı Avı, Avrupa’da Ortaçağ sonları ile Yeniçağ başları olmak üzere yaklaşık dört yüz yıla yayılan dönemde yaşanan ‘Cadı Avı’ histerisini, psikolojik ve sosyolojik bağlamda ele alan ilk Türkçe eserdir. Söz konusu döneme ait belgeler ve tanıklıklardan o günün dünyasını anlamaya yönelik eserlere uzanan geniş bir kaynak yelpazesiyle; konunun temelini oluşturan ve

okumak için tıklayınız

Marx’ı günlüğünden okuyun

Karl Marx’ın iki yıl boyunca tuttuğu notlardan oluşan el yazması defterleri artık Türkçe’de. Ailenin yapısını inceleyen kitabı Türkçeye çeviren Kıvanç Tanrıyar’la kitabı konuştuk. 1880-1882 yılları arasında tuttuğu notlardan oluşan Karl Marx’ın el yazması defterleri, ”Etnoloji Defterleri” adıyla Hil Yayınları’ndan çıktı. Kıvanç Tanrıyar’ın çevirisiyle okuyucuyla buluşan kitap, ilkel toplumun en küçük ekonomik birimi aileyi incelerken, toplumsal

okumak için tıklayınız

2,5 milyon kişi okuyup yazamıyor

Türkiye İstatistik Kurumu İzmir Bölge Müdürlüğü, eğitim durumuna göre nüfus dağılımıyla ilgili önemli bir çalışmaya imza attı. ?Türkiye-İzmir Eğitim Göstergeleri?ne Göre 15 yaş ve Üzeri Eğitim Durumuna Göre Nüfusun Dağılımı? başlıklı çalışmada; nüfusun yaklaşık yüzde 48?inin (27 milyon) ilkokul, yüzde 5?inin (3 milyon) ortaokul, yüzde 21?inin (12 milyon) lise, yüzde 12?sinin (7 milyon) yüksekokul veya fakülte

okumak için tıklayınız

Yarın Yeni Bir Gün Olacak – Öznur Özkaya

Doğu Almanya?nın yıkılmasından sonra kendince geçmişiyle hesaplaşmaya girişen yazarlardan biri de Monika Maron?dur. 1941?de Berlin?de doğan, ancak annesi ve Demokratik Alman Cumhuriyeti?nin kurucularından olan üvey babası Karl Maron ile birlikte 1951?de Doğu Almanya?ya yerleşip 1988?de ise Batı?ya göç eden Maron; geçmişle hesaplaşmasını, romanlarında yarattığı kadın karakterlerin portresini feminist bir yaklaşımla çizerek, politik koşullarca çevrelenmiş kadının

okumak için tıklayınız

Ulus, Devlet, Entelektüel – Editörler: Hakan Mertcan, Aydın Ördek

İnsanın entelektüel varoluşunun, aslında onun özgürleşme mücadelesi ile çakıştığını yaşamları ve tercihleri ile bizlere gösteren nadir insanlardan biri Fikret Başkaya. Kapitalizme, Avrupa-merkezci modernleşmeye, Türkiye?deki uluslaşma sürecinin yarattığı resmi ideoloji ve resmi tarihe radikal bir itiraz olan eseri ve mücadelesi gerek kendi toplumunun gerekse uluslararası muhalefetin saygısını kazanmıştır.

okumak için tıklayınız

Edebiyat tarihinin en iyi 100 giriş cümlesi

En kötü giriş cümlesi yarışmasının kazananları belli olurken, stylist.co.uk sitesi, kendilerine göre ?en iyi ve en ikonik? giriş cümleleriyle başlayan eserleri seçti. ?Bir kitabın okuyucuyu ilk cümleden itibaren etkilemesi gibisi yoktur. Okuyucunun okuduğu ilk cümle, kitabın giriş cümlesi, o kitabın satmasını, kapanış cümlesi ise yazarın daha fazla okuyucu kazanmasını sağlar derler,? diyen sitenin ?En iyi

okumak için tıklayınız

Büyük Bir Devletin Doğuşu: Osmanlılar (1300-1481) – Ernst Werner

İmparatorlukların doğuşu tarih-yazıcılığının çekici, fakat bir o kadar da gizemli ve zor konularından biri olagelmiştir. Bu zorluk, Batı’da önyargılarla dolu bir araştırma alanı olan “Osmanlı İmparatorluğu” söz konusu olunca daha da artmaktadır. Aşağılayıcı, şoven dürtüler tarih çalışmalarını nesnellikten uzaklaştırmakta, “barbar, kanlı, fanatik, cahil” gibi nitelemeler tarih-yazıcılığını daha baştan sakatlamaktadır. Tek yanlı, yüzeysel ve övgücü Türk

okumak için tıklayınız

Gizlenen Bir Şairin Şiirlerini Yeniden Okumak – Öznur Özkaya

Alkole, eğlenceye, sekse, bitimsiz isteklere düşkün insan topluluğu diyorlar gençler için. Oysa yaşlıların aksine genç insanların düşleri vardır, düzene kafa tutma cesaretine sahiptirler, öyle ki isteseler güneşi yakacaklarını bilirler. Umudun öznesidirler aslında, ama güvensizlik ve paranoya nesnesi gibi gösterilirler bu topraklarda. Parasız ve bilimsel eğitim hakkı, adil sınav sistemleriyle yerleştirilme veya atanma hakkı isterler, hapis

okumak için tıklayınız