Fiziğin Don Kişot?u ? Güven Orhan

Yel değirmenleri hep vardı ama her dönem farklı şekillerde göründü gözümüze. Bunlara karşı savaşabilecek kahramanlarımız da oldu her zaman. Tüm romantikliğiyle hakikatlerin peşinden koşan, hatta zaman zaman ?hakikat? fikrinin yıkılmasına izin vermeyen kahramanlar. Hakikatimizi koruyan kahramanlardan biri de en az Cervantes?in olağanüstü romanındaki kadar incelikli bir espri anlayışı ile çıktı sahneye. Postmodernlerin hakikat fikrine karşı

okumak için tıklayınız

Çocuklara Doğadan Dersler – Süha Sertabiboğlu

Çocuk kitabı deyince hepimizin aklına hep iyi kalpli dedeler, melek insanlar, yardımsever polislerle dolu ve çocuklara hep, iyilik edenin iyilik bulacağı, kötülerin daima cezasını göreceği, bunun dışında bir şeyi dert etmenin gereksiz olacağı bir dünya sunan sade suya tirit hoşluklar gelir. Oysa bunlar çocukları kandırmaktan, onları hayatın kazığını yemeye hazır, saf mahluklar haline getirmekten başka

okumak için tıklayınız

Türkiye Solunun Hapishane Tarihi?ne İlişkin ? Çağlar Mirik

İki yüz yılı aşan tarihiyle hapishaneler, kuruldukları günden bu yana dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de önemli gündem maddelerinden biri oldu. Bu iki yüzyıllık süreçte gün geçtikçe yeni hapishane modelleri ve uygulama yöntemleri de ortaya çıktı. Buna bağlı olarak hapishanelerdeki uygulamalar protesto edildi. Hapishanelerde ve dışarıda kimileri ölümle sonuçlanan çeşitli direnişler yaşandı. Hapishanelerde

okumak için tıklayınız

Tijo Nehri kıyısında bir çocuk: Suların sessizliğinden kaçamayanlar ? Emel Güneş

Jose Saramago, en saf haliyle çocuk okuyucularının karşısına çıkarken sade ve şiirsel bir dille hikayesini aktarmış. Yazar, kendi çocukluğundan bir anıyı açık yüreklilikle paylaştığı bu kitabını hem didaktik olmadan hem de illa ki çocuklara şirin gözükmeye çalışmadan yazma başarısını göstermiş. Saramago’ nun ustalığına açılan penceresin¬den sonra, şimdi de usta Saramago’ nun çocuklara uzanan penceresi aralandı.

okumak için tıklayınız

Ol!.. – Nilay Özer

(…) bir an yarılması bu yıldırım yanılması yoksulluğun semiz bitleri çoğalırken gazla taranmış saçlarımdaki yangın ihtimali çekiyor seni aralaya -laya teneke kapıları dilimize yasaklı sözcükler iliştiren şimşekleri nekre bulutlara güvenme çünkü tersten okuyunca geri teper bu yağmur alnımıza rastlayıp duraksayan hınç

okumak için tıklayınız

Protestodan Direnişe – Ulrike M. Meinhof

RAF’ın kurucularından Ulrike M. Meinhof, bugün hâlâ Avrupa solunun en çok tanınan ve en tartışmalı figürlerinden biri: 1970 yılında, sadece söz söylemenin bir hükmünün olmadığına kanaat getirerek, kalemle başladığı politik mücadele hayatını silahla sürdürmeye karar vermesi, Meinhof’u vicdanlara seslenmek yerine, kapitalizme karşı doğrudan eyleme girişmenin sembolü haline getirdi. Yazarın 1959-1969 yılları arasında, o dönem Almanya’nın

okumak için tıklayınız

Sıradanlar Arşivinde – Zafer Köse

Don Jose Nüfus Kayıt Merkezi Arşivi?nde bir yazıcıdır. İnsanların doğumu, ölümü, evlenmesi, boşanması gibi kayıtları tutmaktadır. Yıllar yılı aynı işi yapmakta, aynı hayatı yaşamaktadır. Merkez Arşiv, kişisellikleri törpüleyen, tekdüze hareketlerle çalışılan bir yer. Katı, hiyerarşik bir ortam. Arşiv?de, genel olarak iki ayrı bölmeye toplanmış da olsa, sağlarla ölülerin dosyaları iç içe geçmiş durumda.

okumak için tıklayınız

Sözcükleri Sıcak Tutmak – Duran Aydın

Her ne kadar ak kâğıt üstünde kaleminiz kayıyor; sözcükler cilveli bir güzel olup sizinle oynaşıyor, kışkırtıyor, diyelim ?taciz ediyor?sa da; ele geçmesi oldukça zor o sayılı anlarda, hemen daha oracıkta sevişmeye soyunacağınız bir şiir, öykü, deneme, günlük, roman? neyse onunla ?mutlu son?a ulaşmanız, sanıldığı gibi hiç de öyle tereyağından kıl çekercesine kolay olmuyor; az biraz

okumak için tıklayınız

Estetik Kalkışma (Roman – Öykü Nasıl Yazılmalı, Nasıl Okunmalı) – Cengiz Gündoğdu

Bu yapıtta iki amaç güttüm. İlki, gerçeki bir roman gerçekçi bir öyküyü estetik konuma getiren öğeleri örneklerle göstermek. Ama şu bilinmeli. Gerçekçi öykü, gerçekçi roman yazmak için bunlar yeterli değildir. Yazarda gerçekliği derinden kavrama gücü, sağlıklı tür bilinci, bir de düş gücü olmalıdır. İkinci amaç okurlar için. Türkiye’de okur, bir romanı, bir öyküyü değerlendirecek ölçütlerden

okumak için tıklayınız

Şairlerimizin Diliyle Barış – Asım Bezirci

Şairlerimizin Diliyle Barış, Asım Bezirci’nin, yayınevimizin daha önce yayınlanan Halkımızın Diliyle Barış Şiirleri’nin devamı niteliğinde. Kitap, “Şirimizde Barış” ve “Barış Şiirleri” adlı iki bölümden oluşuyor. Birinci bölümde önce savaş ve barışın tanımları yapılıyor, özellikleri anlatılıyor, haklı ve haksız savaşlar üzerinde duruluyor. Devamında Balkan, Birinci Dünya, İkinci Dünya, Kore ve Vietnam gibi 20. yüzyılın en büyük

okumak için tıklayınız

Altın Buzağı – İlya İlf ve Yevgeni Petrof

Altın Buzağı, bir mizah romanı; “On İki Sandalye´´nin devamı niteliğinde. İlya İlf ile Yevgeni Petrov adlı iki gazetecinin imzasını taşıyan kitap, On İki Sandalye gibi, yeni yeni oturmakta olan Sovyet sisteminde hala varlığını sürdüren aksaklıkları hedefe koyuyor. Sovyet mizahının başyapıtları arasında sayılan bu romanların ilkinde yazarlar 12 sandalyenin peşi sıra bizlere tüm Rusya´´yı gezdirmişlerdi. Ünlü

okumak için tıklayınız

Köprülerim – Howard Fast

Köprülerim, bir yandan Hıristiyan bir dünyada acılar yaşayan Yahudilerin öyküsünü dile getirirken, onların yaşadığı soykırımı anlatırken, tam bir serüven, umut ve umarsızlık romanıdır; öte yandan ölümü, yıkımı anlatmakla yetinmeyip etkileyen, acı veren bir aşkı da dile getirir; tanımadığı, hayalini bile kurmadığı bir dünyayla karşı karşıya gelen Hristiyan bir Amerikalının öyküsüne dönüşür ve usta romancı Howard

okumak için tıklayınız

On İki Sandalye – İlya İlf ve Yevgeni Petrof

Türkiye?de ilk kez basılan On İki Sandalye, hemen her Sovyet yurttaşının okuyup filmini izlediği, pek çok dile çevrilmiş bir mizah klasiğidir. İlya İlf ve Yevgeni Petrof adlı iki gazeteci tarafından 1928 yılında yazılan bu popüler mizah romanında, yeni yeni oturmakta olan Sovyet sisteminde hâlâ varlığını sürdüren bürokratizm, yetkiyi kötüye kullanma, adam kayırma, toplum değerlerine zarar

okumak için tıklayınız

Etik Nedir? – Fred Feldman

Çoğumuz ahlaki görüşler hakkında epeyce eksik bir sınıflandırma yaparız. Belli türdeki davranışların ahlaken doğru olduğuna, belli türdeki davranışların ise ahlaken yanlış olduğuna inanırız. Bazı davranış türleri hakkında ise ne düşüneceğimizi bilemeyiz. Fakat nedenler sıralamamız gerektiğinde, bazen daha baştan kafa karışıklığı sergileriz. Bir mesele hakkında düşünürken, görüşümüzü genellikle bir ilkeye başvurarak desteklemeye çalışırız. Başka bir mesele

okumak için tıklayınız

Her Dağın Gölgesi Deniz’e Düşer – Evrim Alataş

(*) İnsanı yüreğinin sol yanından yakalayan, sarsıp başını döndüren; her satırında hayatı hissettiren, coşturan, güldüren, ağlatan, doğurtan, öldüren bir kitabı okumak, yaşamı boyunca insanın karşısına çıkan nadir anlardan biridir. Yakaladı mı bu anı bırakmak istemez, hem bir an önce okumak ister, aldığı gibi saatlerce elinden bırakmadan okur, hem de bitecek olmasına üzülür, kederlenir. Evrim Alataş

okumak için tıklayınız

Kargalar da bir gün okur…

Akıllı Ol, Kargaya Bulaşma! Yapılan son araştırmalara göre, bir kargayı kızdırdığınız takdirde, yüzünüzü beş yıl boyunca unutmayabiliyor. Araştırma sonucundaki bulgular, kargaların ?tehlikeli insanlar? olarak gördükleri kişilerin yüzlerini, sıradan bir kuşun ömrü olarak belirtilebilecek bir süre boyunca hatırlayabildiğini gösteriyor. Bir karga tehdit altında hissettiğinde bu kişilere saldırabilir; akrabalarını, hatta bazen tanımadığı diğer kargaları da toplayıp bir

okumak için tıklayınız

Evrim Sürüyor – Derleyen: Zelal Özgür Durmuş ve Iraz Akış

Dünyada binlerce bilim insanı tarafından yürütülen araştırmalara zemin oluşturan evrim kuramı, bugün biyolojinin temel kuramı olarak tıptan tarıma birçok alanda ilerlemelerin önünü açıyor. İçinde yaşadığımız doğanın ve biyolojik bütünlüğün kavranması açısından vazgeçilmez. Daha da önemlisi, yaşamın tarihini anlayabilmemizi ve insanı o tarihin içinde tanımlayabilmemizi, evrim kuramına borçluyuz. Yaşam bilimlerine temel oluşturan bu kuram, günümüzde hiçbir

okumak için tıklayınız

Kapital Manga (Cilt: 2) – Karl Marx

Bu ikinci ciltle tamamlanan Kapital Manga, bilimsel sosyalizmin kurucusu Karl Marx’ın başyapıtı Kapital’i manga (Japonlara has çizgi roman) formunda öyküleştiriyor. Kapital’in özü ve temel kavramları, bir peynir fabrikasındaki üretim süreçleri etrafında gelişen çarpıcı bir öyküyle iç içe anlatılıyor ve böylece genellikle göz korkutan bir eser olarak görülen Kapital çok geniş bir okuyucu kitlesinin ilgi odağı

okumak için tıklayınız

Diyarbekirli Udi Yervant Bostancı “Ula Fille Hoş Geldin” (Udi Yervant Şarkıları) – Şeyhmus Diken

Diyarbakır (Dikranagert) el sallıyor uzaktan Koşup da yanına varasım gelir Hasret kokan o sevdalı kucaktan Başımı yaslayıp yatasım gelir. Yervant Bostancı, udun büyük ustalarından biri. O, Diyarbakırlı  bir Ermeni. Xançepek?te, ?Gâvur Mahhallesi?nde doğmuş. Babası Kekê Yaqo?nun hüzünlü sesini dinleyerek, düğünlerde darbuka çalarak tanıştığı müziğin derinlerine dalmış. Bağlaması,

okumak için tıklayınız

Aya Tırmanmak ve Diğer Öyküler – Ursula K. Le Guin

Bu kitaptaki on sekiz öyküde Le Guin okuru tekinsiz evlere, tekinsiz konulara, zihnin gerisinde fark edilmeyi bekleyen duygulara, hayata tutunmak için verilen ince mücadeleye, bakış açısını azıcık değiştirdiğiniz anda değişiveren gerçeklere yolculuğa çağırıyor. Durduğu yerde durmayan ücra kasabalardan, kırılmış hayatını toplamaya çalışan yalnız insanların evlerinden, tuhaf ayinlerin yapıldığı yaz kamplarından, kürtaj kliniklerinden, herşeye rağmen doğurulan

okumak için tıklayınız