Bir Ferid Edgü Yazısı veya Yazmanın Eylem Hali Üzerine – Erinç Büyükaşık

Türk edebiyatında modern anlatının oluşumunda payı yadsınamaz üç isimden söz edebiliriz. Yetmişlerin siyasal coşkusunun bireydeki gelgitlerini farklı noktalardan ele alarak bireyin gözünden toplum ve yaşanan coğrafyayı anlatan bu iç isim Oğuz Atay, Yusuf Atılgan ve Ferid Edgü?dür. Kendine özgü bir üslubu yakalama kaygısı, yazmanın eylem halinde bireyi ve onun kuşatan toplumsal gerçeği metindeki kırılmalarla yansıtma

okumak için tıklayınız

Bir Eğitimci Olarak Leo N. Tolstoy ve Yasnaya Polyana Okulundaki Uygulamaları

2011-2012 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Eğitim Klasikleri İncelemeleri adlı yüksek lisans düzeyinde açtığımız derste Leo N. Tolstoy?un eğitime ilişkin görüşleri ve 1859?da açmış olduğu Yasnaya Polyana Okulu?ndaki uygulamalarını ele aldık. Tolstoy, eğitime ilişkin görüşlerini de açmış olduğu Yasnaya Polyana Okulu?nda uygulamaya çalıştı. Yasnaya Polyana?daki bu yapı, bir malikane, bir ev olmanın ötesinde bir eğitim düşüncesinin pratiğinin yapıldığı bir okul oldu. Okul,

okumak için tıklayınız

Umut İlkesi (Cilt 2) – Ernst Bloch

Geçtiğimiz yüzyılın en önemli özgürleşme kuramlarından birini sunan Umut İlkesi, hem Frankfurt Okulu ile bağıntısında hem de Sartre’ın da içinde yer aldığı Marksist Hümanizm akımı içinde tanımlanagelen ama her zaman “aykırı” olan bir filozofun, Bloch’un ana eseridir. Tanrıtanımaz bir dinin içinden konuşan, zamanla/tarihle peygamberâne bir ilişki kuran, bir umut ve gelecek felsefesini, gelecek bir özgürlük

okumak için tıklayınız

Umut İlkesi (Cilt 1) – Ernst Bloch

?Onun felsefî girişimi, irrasyonel görünen şeylerin mantığına derin bir bakış atmamızı sağlıyor. İnsan kalbinin okyanusunda usta bir kaptan gibi yol alırken, insanın özlemlerine derin bir anlayışla eğiliyor. Sanatçıya mahsus yetilerdir bunlar. Zaten Ernst Bloch da bir sanatçıdır; büyük bir yazarın psikolojik görüşüne sahiptir. Dikkate değer bir üslûbu vardır onun: nesrin heybetli sıradağları arasında mevzun tepeciklere

okumak için tıklayınız

Abdal geleneğinin son temsilcisi: Neşat Ertaş

Asırlık bir kültürel mirasın son temsilcisi, Anadolu halk müziğinin son efsanesi, Abdalların sonuncusu Neşat Ertaş, aramızdan ayrıldı. Bir zamanlar sadece ve sadece “Kırşehirli Mahalli Sanatçı” olarak bilinen Neşet Ertaş’ı binlerce, hatta milyonlarca saz çalıp türkü söyleyen diğerlerinden ayıran nedir? Onun sazı ve sesinin insanı büyüleyen sırrı nereden gelir? Neredeyse yarım asırdır gerçek anlamda gönül telimizi

okumak için tıklayınız

Hamburg’da Yalnızlık – Süleyman Deveci

Hamburglu yazar Süleyman Deveci, bu defa yeni bir öykü kitabı ile okurlarıyla buluşuyor. Öykülerin genel konusu bu defa yalnızlık. Bugüne kadar beş kitabı yayınlanan ve iki dilli yazan yazarın okurları, onu daha çok ilk öyküleri ?Hamburg’dan Esintiler? ve ikinci romanı ?Hamburg’dan Hayat?tan tanıyorlar. Almanca-Türkçe yazan Deveci’nin bu defaki öyküleri de Türkçe. Hamburg’da göçmen edebiyatı ve

okumak için tıklayınız

Mitik ‘Canavar’dan Sinemanın Kopya ‘Canavar’ına – Erinç Büyükaşık

İnsanlık tarihinin mitik döneminden itibaren bütün inanmaların ortak bir ?kötülük? algısı din temelli oluşturulmuştur. Kültürün politik bir meta olarak irdelendiği modern metinlerde de ?kötülüğün? sinemasal üslup içerisinde bu ?mitik? geçmişe sarılması insanlığın aradığı estetik algısının ezberbozanı gibi görülebilmiştir. Vahşet, vahşilik, öteki olma durumu, canavarlar, kaostan doğan korku öğeleri insanın ilk yaratmalarından bugüne gözardı edilenin göz

okumak için tıklayınız

Üç Açıdan Küba (Politik Katılım, Eğitim, Kadın, Erkek) – Celil Denktaş

Küba’yla ilgilenmemiş, Küba Devrimi’ni merak edip hiç olmazsa bir iki kitap karıştırmamış bir aydın yoktur herhalde Türkiye’de. Fidel’i, Che’yi herkes tanır. Ancak 1959 devriminden bu yana bu küçük adada nelerin olup bittiğini merak eden, ada insanının yaşamında ne gibi değişikliklerin olduğunu anlamak isteyen pek bulunmaz; Buna “sol cenah” da dahildir. Beylik “tahliller” ya da alışılagelmiş

okumak için tıklayınız

Kağıt İnsanlar – Salvador Plascencia

Sıradışı bir yazardan, oyuncaklı, dokunaklı ve fazlasıyla sıra dışı bir roman: Kağıt İnsanlar. Yazarı roman karakterlerinin arasına, kâğıdı olay örgüsüne katan, yıkımı körükleyip küllerinden yeniden doğan, özgün ve çarpıcı bir metin. Alınyazısına karşı koymanın, kurmacanın ve başkaldırının, kayıplara rağmen ayakta kalmanın hikâyesi… Kâğıt kadar hassas, kâğıt kadar tanıdık. Kağıt İnsanlar, sizinle konuşacak. Öykülerini sütunlarla kuracak,

okumak için tıklayınız

Edebiyat Olayı – Terry Eagleton

“Edebiyat” diye bir kategoriden bahsedebilir miyiz? Gerçeklik ile kurmaca nerede birbirinden ayrılır? Çeşitli edebiyat kuramları metnin ne demek olduğu ve ne işe yaradığı konusunda bize ne söylüyor? Kavram ile “şeyler”, söz ile eylem arasındaki ilişki nedir? Kültür kuramları ile politik durumun bir ilgisi var mı? Edebiyat bir strateji midir? Terry Eagleton daha önceki kitaplarında da

okumak için tıklayınız

Dilya ve Zalar – Mîr Qasimlo

Ar Yayınevi tarafından Mîr Qasimlo’nun kaleme aldığı 999 sayfalık “Dilya ve Zalar” romanı yayınlandı. Roman, Dilya ve Zalar?ın yaşadığı aşkı, aile ve çevreleriyle yaşadığı sorunları anlatıyor. Romanda, farklı inançlara sahip halkların yaşadığı mağduriyetler, kadın ve erkek ilişkileri, kadınların öldürülmesi, sünnet edilmesi ve transseksüellerin trajedilerinin görüleceği hikayeler de yer alıyor. Kürtçe yazılan roman, sade diliyle dikkat

okumak için tıklayınız

Osmanlı’nın Son Savaşı (Turan Hayalinden Sevr’e ) – Erdoğan Aydın

Bir ülke düşünün ki, varlığını sona erdirecek bir savaşa, hükümeti, meclisi, genel karargâhı ve devlet başkanı olan padişahından gizli girmiş olsun! Bir ülke düşünün ki, bu oldu bittiden sorumlu olan Harbiye Bakanı’nın karar ortağı, kendi ülkesinin yetkili kurumları değil de Alman Büyükelçisi ve generalleri olsun!

okumak için tıklayınız

Çıkrıklar Durunca – Sadri Etem Ertem

Sadri Etem Ertem?in ?Çıkrıklar Durunca? isimli romanı Osmanlı?nın Tanzimat Dönemi ekonomisiyle iç piyasasının hızla yabancıların eline geçmesi ve bunun sonucunda da özellikle dokuma tezgâhlarımızın bir bir kapanmasıyla ortaya çıkan sosyal depremi ele alıyor. Kitapta, İngilizlerin Anadolu?nun tiftik keçisini, Güney Afrika?ya götürerek yetiştirmesi, çoğaltması ve yününü kumaş yaparak bize satmasının öyküsü var. Anadolu?daki tezgâhların birleşerek fabrikalaşamaması,

okumak için tıklayınız

Küçük kırmızı balıklara – İrem Halıç

?Bu derenin ucunun nereye çıktığını gidip görmek istiyorum. Başka yerlerde neler olup bittiğini gerçekten bilmek istiyorum. Böyle amaçsızca yüzmekten bıktım usandım?? Küçük Kara Balık geçti o dereyi, ama Behrengi geçemedi, izin vermediler. 1939?un Haziran ayında Azerbaycan?ın Tebriz kentinde doğmuş Samed Behrengi. İki erkek, üç kız kardeşi varmış. İlkokulu bitirdikten sonra Tebriz?deki Öğretmen Okulu?nda okumuş. Öğrenimini

okumak için tıklayınız

Yazmak ve Okumak Eylemi (Devam Yerine) – Erinç Büyükaşık

Yüzyıllardır sanatın öyküsü üzerine yazılan çizilenler ?metni? kutsal bir anlatıya dönüştüren ?iletiler? toplamı olarak algılamayı yeğlemiştir. Sanatın bir eylem olarak ortaya çıkış, metin çerçevesinde bir dizgeye dönüşümünde sanatçının ideolojisi, toplumsal süreçlerin birer ürünü olan tüm birikimler ya okurdan kopuk ya da okuru yeni bir yazara dönüştüren paradoksa sahip olmuştur. Okumak ve yazmanın bir eylemlilik olarak

okumak için tıklayınız

Mazda İnancı ve Alevilik – Ethem Xemgin

?Mazda dini inancının görüşleri ve kültürel değerleri, Alevi ve Bektaşi halk kesiminde İslamiyetin maskesi altında yaşamını sürdürmektedir. Devletin hedefinin, kendi hizmetinde kullanmak amacıyla köklerini ve inanç temelindeki kutsal değerlerini boşaltarak, devşirmek amacıyla şekillendirmek istediği Aleviliği işlemeye çalışıp, amaç ve işlevlerinde araç durumuna indirgemeye çalışması olduğu açık bir şekilde görülmektedir. Aleviliğin tanrı ve insana yaklaşımı temelindeki

okumak için tıklayınız

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan Eğitim-Sen’e sansür…

Binlerce öğretmenin üyesi olduğu Eğitim-Sen?in internet sitesine MEB’den sansür geldi. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, okul bilgisayarlarından, 4+4+4 sistemine muhalif olduğu için PKK?li olmakla suçladığı Eğitim-Sen?in internet sitesine girişi yasakladı. Cumhuriyet gazetesinin haberine göre, 100 binden fazla sendikalı öğretmen, okul bilgisayarından Eğitim-Sen?in internet sitesindeki

okumak için tıklayınız

Mektup Mektup Açacağıyla Açılır – Hüseyin Bul

“Müştak‘ın hezeyanları ve komplo teorileri sonucu karakterin sahiciliğine, canlı kanlı olduğuna inanıyorsak eğer, şehrin fethi esnasında Rum tarafındaki moral bozuklukları, kötü kehanetlerin kısa sürede yayılması, papalığın vaad ettiği gemilerin ufukta bir türlü görünmemesi üzerine en küçük kötü bir olayı bile uğursuzluğun işareti sayıyorken Rum halkı, bu uğursuzlukları, kehanetleri yayanların nedense Türk tarafından olma ihtimali üzerine

okumak için tıklayınız

Çocuklara ölümü anlatmak – Uzm. Psk. Mesut Umar

Ölüm yaşamın bir gerçeğidir. Silahlı çatışmalar, trafik kazaları, doğal afetler, ağır hastalıklar vb. olaylar bu gerçekliği her an bize hatırlatmaktadır. Ölümlerin sürekli var olduğu bir ortamda büyüyoruz. Böyle bir ortamda ölümü konuşmamak zorlaşıyor, hatta imkansız oluyor. ?Ölümü konuşmamak? diye ifade ediyorum. Çünkü çocuklarımızı ölümün soğukluğundan korumak adına onlardan saklanarak, onların olmadığı ortamlarda acılarımızı yaşamaya çalıştık,

okumak için tıklayınız

Kirlenmek Güzeldir veya ?Metropol?e Dair – Erinç Büyükaşık

Kent üzerine bilinç-akışıyla düşüncelerimi sağaltmayı istiyordum günlerdir. Bu kent tüm kalabalığının içinde yalnızlığımla beni kuşatırken her gün aksamadan süren koşturmacanın içinde yitirdiğim veya yitirdiğimiz ?görmek? ve ?göz teması? olgusunu irdelemeliydim zihnimde. Şehirliliği taşrayla ilişkilendirdiğimiz modernlik algım ?kent?i yüceltirken, kentliliğim yitik bireyi içimde yeniden inşaa ediyordu şantiyeler boğulmuş metropolde.

okumak için tıklayınız