Bir Alman Anasının Ağıtı – Bertolt Brecht

BİR ALMAN ANASININ AĞITI Bu çizmeleri bendim sana giy diyen, oğlum, bu haki gömleği bendim sana giy diyen. Nerden bilecektim bu kara günleri göreceğimi, bilseydim, giydirmem, derdim, giydirmem, asın beni, derdim, daha iyi. Elini görürdüm hani ben senin, oğlum, “Hayl Hitler!” diyerek kaldırdığın elini, Hitler’ i selamladın diye, nerden bilecektim, kuruyacağını bir gün elinin. Duyardım,

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal: Benim ailem de mübadele yaşadı.

Savaşlardan, kırımlardan, sürgünlerden arta kalan insanların, Yunanistan?a gönderilen Rumların boşalttığı bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarını konu alan ?Bir Ada Hikâyesi?, bir yandan bir Yaşar Kemal klasiği olarak karşımıza çıkarken bir yandan da diliyle, kişileriyle ve yarattığı doğayla Yaşar Kemal?in romancılığında önemli bir yeniliğe işaret ediyor. Yaşar Kemal, ?Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana?, ?Karıncanın

okumak için tıklayınız

Ataol Behramoğlu’yla “Militan” Dergisi Üzerine Söyleşi – Gündoğusu

Ataol Behramoğlu ve Nihat Behram, 1975 yılında “Devrimci Sanat ve Kültür Kavgasında Militan” adında bir dergi çıkarmaya başladılar. Ocak 1975 tarihli ilk sayısında bulunan “Çıkarken…” başlıklı yazıda belirtildiği üzere derginin ilk hedefi:”…sanat-kültür ortamında çeşitli görünüşlerde yaygınlığını sürdüren küçük burjuva kökenli tutumlar ve yönelişlere karşı toplumcu sanat-kültür anlayışının kavgasını vermek” ti. Derginin diğer hedefleri de sırasıyla:

okumak için tıklayınız

Camus / Bir Ahlakçının Portresi – Stephen Eric Bronner

20. yüzyılın en önemli entelektüel figürlerinden biri olan Albert Camus (1913-1960) felsefi duruşunu yaşamına ve kişiliğine yansıtmasıyla da özel bir yere sahiptir. Camus’nün düşünsel ve sanatsal üretimini bir arada inceleyen S.E. Bronner, bir “ahlakçı” olarak nitelediği yazarın eserlerini yaşam öyküsüyle birlikte ele alarak bu önemli noktayı yakalıyor. Camus’nün yokluk içinde geçen çocukluğunu, varoluşsal kaygılarını, anti-faşist

okumak için tıklayınız

Emekçilerin şairi Cigerxwin (Ciğerhun / yüreği yaralı), Şeyhmus Hasan’ın Hayatı

Cigerxwin (Ciğerhun / yüreği yaralı), *“1903-1984 yılları arasında yaşamış bir Kürt şairidir. Doğum yeri Mardin’in Gercüş ilçesinin Hesar köyüdür. Asıl adı Şeyhmus Hasan’dır. Küçük yaşta önce babasız sonra anasız kalan Şeyhmus, evli olan kız kardeşine sığınır. Kız kardeşinin evi de yoksul bir evdir. Küçük Şeyhmus, bölgede bugün de pek çok yoksul çocuğun yaşadıklarını yaşar. Zengin

okumak için tıklayınız

Fahrenheit 451 – Ray Bradbury

Guy Montag işini seven bir itfaiyeciydi. On yıldır kitap yakıyordu. Gecenin bir yarısında yola çıkışlarını, alevlerin kitapları yutuşunu hiç sorgulamamıştı… Hiç sorgulamamıştı, insanların korkusuzca yaşadıkları bir geçmişi anlatan o 17 yaşındaki genç kızla karşılaşana dek… Montag’ın hayatındaki bütün yanlışlar doğrularla yer değiştirir o andan sonra… İşini, eşini, yaşayışını yeni bir gözle değerlendirir. Önünü alamadığı duyguları

okumak için tıklayınız

Ölüler Genç Kalır – Anna Seghers

Ölüler Genç Kalır, Alman dilinin en büyük yazarları arasında sayılan Anna Seghers?in en önemli ve en kapsamlı romanıdır. Almanya?nın 1918-1945 yılları arasında yaşadığı büyük çalkantıları, emekçi ayaklanmalarını, Nazizmin iktidara gelişini ve İkinci Dünya Savaşı?nı büyük bir gerçeklikle anlatır. Roman, farklı sınıflardan ve siyasal eğilimlerden insanların hayat hikâyelerini bir araya getirerek zengin bir panorama sunar. Romanın

okumak için tıklayınız

Kapitalizmin Soytarısı: Cem Yılmaz (Gülmenin İdeolojik Çözümlenmesi) – Serkan Engin

– Charlie Chaplin?in ?Modern Zamanlar? filmi ile Cem Yılmaz gösterileri arasındaki fark, komedi ile post-modern soytarılık arasındaki farka en iyi örneklerden biridir. ?Bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğünden zekâsını anlarsınız? der Rumi. Önce gülen kişinin nelere güldüğü ile zekâsı arasındaki ilintiye bakmak gerekir, ama bu kesinlikle eksik kalır. Nelere gülündüğü ile gülen bireyin duyarlılığı

okumak için tıklayınız

İki Soylu Akraba – William Shakespeare

William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, İki Soylu Akraba’da soylulukta birbirine eşit, iki yakışıklı delikanlı ve bunların hangisini seçeceğini bilemeyen bir genç kız arasındaki olayları konu alır. İki Soylu Akraba Shakespeare’in yardımcı yazarı John Fletcher ile birlikte yazdığı

okumak için tıklayınız

Düşe Yatmak – Erinç Büyükaşık

Düşlere sığınır mı yüzyıllardan akan gelen mit? Düşlerimiz yeter mi kurmaca anlatıcıları dipdiri yaşatmaya? Sabahın yarı uykulu hallerinde beni bana anlatan bir anlatıcı peydah oldu yeniden. ?İnsanın yeryüzünde yaşamadığı bir zamanlar yer ve göğün mutlu karı kocalığında çocukları Güneş Ay?ı, Sis Güneş?i yakalamaya çalışıyor.? Anlatıcımın aktarımındaki düzlüğe içerliyorum sesli olarak, düş coşkuyla anlatılmalı.

okumak için tıklayınız

Sözcükçüler ölmesin – Duran Aydın

Geçen haftalardan bir gün, eşimin anne soyunun hâlâ yaşadığı köyde yengemden, ?Giden kış biber ektiydim, bitmedi!? tümcesini işitir işitmez kulaklarımı açıverdim. Anlaşılan, dayımızın zamansız ölümünden sonra yengemize kalan hayatın üstesinden gelme işi; onu, köy yerinde yaşayan (hiç olmazsa kocaları ölmemiş) diğer kadınlardan oldukça fazla yorar olmuş. Bu, bir köyde sakin, sessiz yaşamak, biz kentlilere kolay,

okumak için tıklayınız

Algı Kalesi / Rastlantı ve Devinim – Gültekin Karakuş

1873… Darwin’in Türlerin Kökeni kitabının ardından İnsanın Türeyişi yayınlanmış… Gılgamış Destanı çözümlenmiş ve Nuh Tufanı?nın bunun bir kopyası olduğunun anlaşılması tüm mabetlerin temellerini sarsmıştı. Artık kubbelerde ilahi cevaplar değil sessiz aklın ürünü sorular yankılanıyordu. 1873, İstanbul… Nice alimlerden bilgili Tahir Usta ve öğrencisi de sayılabilecek olan, dostu Levend. Tahir Usta ona bir sürpriz hazırlar ve

okumak için tıklayınız

Edebiyatımızın Kaktüslerinden: Ali Yüce – Müslüm Kabadayı

Sevgili edebiyat dostları, değerli Ali Yüce?nin hemşehrileri ve kadim dostları merhaba! Biliyorum ki burada, sadece edebi kişiliği ve eğitimciliği üzerine değil, Ali Yüce?yle arkadaşlığı üzerine de çokça anısı, söyleyecek sözü olanlar var. Bunların da gün ışığına çıkarılıp Hatay?ın yetiştirdiği büyük şair Ali Yüce?nin bilinmeyen yönleri olarak yayına kavuşturulmasında yarar gördüğümü belirterek konuşmama başlamak istiyorum. Ali

okumak için tıklayınız

Latin Amerika’da Yerli Hareketleri – Sibel Özbudun

Latin Amerika’da Yerli Hareketleri adlı bu kitap, kendi küllerinden doğmasını başaran Latin Amerika’nın yerli halklarının öyküsünü anlatmaktadır. Latin Amerika’nın aslî bir sosyal dinamiğini oluşturan yerlilerinin bu çok-düzlemli, çok-mekânla ve çok-veçheli mücadelelerini daha yakından tanımamıza imkan sunuyor. Tarihin tanık olduğu belki de en acımasız sömürgecilik girişimlerine karşın, olanca aşağılanmışlığı, dışlanmışlığı içinde kimliklerini, kültürel dağarcıklarını koruyup çocuklarına

okumak için tıklayınız

Kan Tadı / Belgelerle ABD’nin Kara Tarihi – Haluk Gerger

Amerika Birleşik Devletleri, emperyalist dünyanın hâkim vurucu gücü. Ekonomiden siyasete, kültürden sanata her alanda belirleyici olmak, dünyanın doğal zenginliklerini ve stratejik bölgelerini ele geçirmek, tüm dünyayı yönetmek, yönlendirmek istiyor. İsteklerine boyun eğmeyen ülke ve hareketleri ambargodan silahlı saldırıya kadar her yolla cezalandırıyor. Özgürlük için ayağa kalkan halklara bomba yağdırıyor, darbeler tezgâhlıyor, iç karışıklıkları körüklüyor. Ama

okumak için tıklayınız

Gönül Dağında Bir Garip / Neşet Ertaş Kitabı – Söyleşi: Haşim Akman

‘Bu türkü de mi onunmuş? ‘ Türkü seven, türkülerle ilgilenen, türkü dinleyenler arasında bu şaşkınlığı yaşamayan yoktur. Aklımıza, dilimize ve gönlümüze takılan; kimindir, ne zaman yakılmıştır diye düşünmeden çaldığımız, söylediğimiz, mırıldandığımız türküler, bir de bakarız, Neşet Ertaş’ındır. Şimdiyi, tam şu anda içinde bulunduğumuz ruh halini anlatan türküler de onundur, çok uzak geçmişlerin, artık çoktan gerilerde

okumak için tıklayınız

Socialist Register 2011 / Bu Defaki Kriz – Greg Albert, Leo Panitch, Vivek Chibber

Yılda bir kez yayınlanan saygın uluslararası Marksist dergi, bu sayısında krizi tartışıyor. Sendikal kazanımların ve emekçilerin sosyal haklarının hedef alınacağı yeni bir kemer sıkma dönemine mi giriyoruz? Bu soru, Socialist Register 2011’in çıkış noktasını oluşturuyor. Sol ayakta kalmak istiyorsa, kriz hakkında siyasi ve ekonomik boyutları bir arada sunacak, ayakları yere basan değerlendirme ve çözümlemeler getirmek

okumak için tıklayınız

Fabrika Yolu – Zafer Köse

Fabrika Yolu: Zafer Köse’nin beşinci kitabı. Kitap sekiz öyküden oluşuyor. Köse’nin ikinci öykü kitabı. Aşağıda yazarının önsözünü aktarıyoruz: Kuş Sesleriyle Bu öyküleri, genellikle gecenin karanlığı sona ermeden hemen önce ve günün ilk ışıklarıyla birlikte yazdım. Çünkü serbest zaman kullanabilmenin yolunu, güne zorunlu olarak başlamadan iki buçuk saat erken kalkmakta buldum. Geç yatarak yorgun bir günden

okumak için tıklayınız