Etiket: İş Bankası Kültür Yayınları

Joseph Andrews – Henry Fielding

Henry Fielding (1707-1754): Romanları, oyunları, yergileri, siyasi makaleleriyle İngiliz kültür hayatının en önemli ve ilginç karakterlerinden biridir. Gayet verimli bir oyun ve hiciv yazarıyken sansür yüzünden yazmaya ara vermiş, hukuk öğrenimi görerek yargıç olmuştur. Yargıçlığı sırasında da yazmayı hiç bırakmayan Fielding’in ilk romanı 1741 yılında yayımlanmıştır. Yazar 1742 yılında yayımlanan Joseph Andrews ile büyük bir

okumak için tıklayınız

Balkan Savaşları – Lev Davidoviç Troçki (Leon Trotskiy)

Bir yüzyıldan fazladır milliyetçilik akımlarıyla kaynayan Balkanlar’da son büyük savaş 1912’de Osmanlı Devleti ile Balkan İttifakı arasında patlak verir. Savaşın dolaylı aktörlerinden Rusya’dan 1905’teki devrim girişiminin ardından Sibirya’ya sürülen ve oradan Viyana’ya kaçan Lev Troçki, muhalif yayın organlarından Kievskaya Misl gazetesi adına cepheye gönderilir. 1909’dan beri Balkan ülkeleriyle Osmanlı Devleti’ni yakından takip eden Troçki, savaş boyunca

okumak için tıklayınız

Ayı (Dokuz Kısa Oyun) – Anton Çehov

Anton Çehov (1860-1904): Oyun ve hikâyeleriyle hayatın yalınlığı ve karmaşası içindeki insanlık durumlarını büyük bir duyarlılıkla işleyerek dünya edebiyatına damgasını vuran en önemli Rus yazarlarından biridir. Bu kitapta yer alan dokuz kısa oyununun altısı komedi, üçü dramdır. Başta Ayı olmak üzere komedileri tüm dünyada defalarca sahnelenmiş, büyük beğeniyle karşılanmıştır. Dramlardan Kuğunun Şarkısı ve Şehir Yolunda

okumak için tıklayınız

İnsanca, Pek İnsanca – 1 Friedrich Wilhelm Nietzsche

Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi’nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi’nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi. 1869’da sınav ve tez koşulu aranmadan, yalnızca yazılarına dayanarak doktor

okumak için tıklayınız

Zihnin Kaşifi / Sigmund Freud (Aile Arşivinden Özgün Fotograf ve Belgelerle Sigmund Freud Biyografisi) – Ruth Sheppard

“İnsan denen yaratığın içinde yaşayan bu yarı evcil şeytanların en uğursuzunu uyandırıp savaşmak isteyen hiç kimse, benim gibi, bu mücadeleden yara almadan kurtulamaz.” -Sigmund Freud- Complete Psychological Works (Bütün Ruhbilim Yapıtları) “Psikanalizin Babası” olarak anılan Sigmund Freud ve çalışmaları olmasaydı, kendimizi şimdiki kadar iyi anlayamayacaktık. Freud, “konuşma tedavisi”, serbest çağrışım ve düş yorumu gibi teknikler

okumak için tıklayınız

İnsan Neyle Yaşar? – Lev Nikolayeviç Tolstoy

Lev Nikolayeviç Tolstoy (1828-1910): Anna Karenina, Savaş ve Barış, Kreutzer Sonat ve Diriliş’in büyük yazarı, yaşamının son otuz yılında kendini insan, aile, din, devlet, toplum, özgürlük, boyun eğme, başkaldırma, sanat ve estetik konularında kuramsal çalışmalara verdi. Bu dönemde yazdığı öykülerde yıllarca üzerinde düşündüğü insanlık sorunlarını edebi bir kurgu içinde ele aldı. Tolstoy, insan sevgisi ve

okumak için tıklayınız

İki Soylu Akraba – William Shakespeare

William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, İki Soylu Akraba’da soylulukta birbirine eşit, iki yakışıklı delikanlı ve bunların hangisini seçeceğini bilemeyen bir genç kız arasındaki olayları konu alır. İki Soylu Akraba Shakespeare’in yardımcı yazarı John Fletcher ile birlikte yazdığı

okumak için tıklayınız

Gönül Dağında Bir Garip / Neşet Ertaş Kitabı – Söyleşi: Haşim Akman

‘Bu türkü de mi onunmuş? ‘ Türkü seven, türkülerle ilgilenen, türkü dinleyenler arasında bu şaşkınlığı yaşamayan yoktur. Aklımıza, dilimize ve gönlümüze takılan; kimindir, ne zaman yakılmıştır diye düşünmeden çaldığımız, söylediğimiz, mırıldandığımız türküler, bir de bakarız, Neşet Ertaş’ındır. Şimdiyi, tam şu anda içinde bulunduğumuz ruh halini anlatan türküler de onundur, çok uzak geçmişlerin, artık çoktan gerilerde

okumak için tıklayınız

Jack London – James L. Haley

Vahşetin Çağrısı, Beyaz Diş, Deniz Kurdu, Martin Eden, Demir Ökçe, Uçurum İnsanları, Ademden Önce, Ay Vadisi gibi romanları ve Ateş Yakmak başta olmak üzere onlarca hikâyesiyle dünyanın en tanınan edebiyatçılarından biri olan Amerikalı yazar Jack London (1876 – 1916), San Francisco’da bedensel çalışmayla geçen yoksul hayatının bir noktasında stratejik bir karar verdi ve altın arayıcılığından

okumak için tıklayınız

Elektra – Sophokles

Sophokles (MÖ 495-406): Yunan tragedyasının en önemli yazarları arasında adı ilkönce hatırlanan Sophokles, konuları işleyişi ve oyundaki karakterleri canlandırılmakta ustalığıyla ayrı bir yere sahiptir. Tiyatro tekniğini geliştirmiş, diyaloglara, dekor ve kostüme önem vermiştir. Tragedyalarında dönemin yazarlarında rastlanmayan derli toplu bir içyapı görülür. Eserlerinde yazgı sorununu her zaman ön planda tutar. Katıldığı yarışmalarda yirmiden fazla ödül

okumak için tıklayınız

Öteki – Fyodor Mihailoviç Dostoyevski

İnsancıklar yayımlandığında, dönemin büyük edebiyat eleştirmeni Belinski, Dostoyevski?yi şöyle övmüştü: ?Yeni bir yazarın, yeni bir yeteneğin kalemi bu; onu tanımıyorum, ama bu roman Rusya?da hayatın sırlarını öyle kahramanlarla veriyor ki bize, bundan önce hiçbir yazar bu kadarını düşlerinde bile göremezdi.? Ama bu övgülerin sarhoşluğuyla hemen ikinci romanını, Öteki?yi yazıp yayımlayan genç yazarı, bu sefer sert

okumak için tıklayınız

Boris Godunov – Aleksandr Sergeyeviç Puşkin (Alexander Pushkin)

Aleksandr Puşkin (1799-1837): Otuz sekiz yıl süren kısa hayatı, komploya çok benzeyen bir düelloyla son bulduğunda Puşkin şiirleri, romanları, öyküleri ve oyunlarıyla çoktan 19. yüzyılın ve Rus Edebiyatının öncü yazarlarından biri olmuştu. Puşkin Shakespeare’in tarihi oyunlarından etkilenerek yazdığı Boris Godunov tragedyasında insanın iktidarla ilişkisini gayet yalın, gerçekçi bir şiir diliyle aktarmaktadır.

okumak için tıklayınız

Portreler (Ciltli) – Can Yücel

Can Yücel, kişinin imgesini onunla girdiği içsel ve izleyenlerce her zaman anlaşılmayan bir diyalogla kendisine (üstelik en olmadık yerinden) doğurtabiliyordu… Birine adanmış ya da birini anlatmak için yazılmış bu şiirleri okurken bütün bu özellikler düşünülürse alınan zevk, olağanüstü olacaktır. Herhangi bir insanın, tanımlı varlığı ile imgesi arasında bir çelişki olması Can Yücel’in gözettiği bir mizah

okumak için tıklayınız

Mutlak Peşinde – Honore de Balzac

Honoré de Balzac (1799-1850): Fransa’nın 19. Yüzyıldaki sosyal yapısının tarihsel bir tablosunu çıkardığı eski ve yeni romanlarını 1830’dan sonra İnsanlık Komedyası başlığı altında topladı. 1834 yılında yazdığı Mutlak Peşinde bu anıtsal eserde “Felsefi İncelemeler” başlığı altında bir araya gelen romanlar arasında yer almaktadır. Balzac’ın roman kahramanları çıkar çatışmalarının ortasında, ait oldukları sınıfın tipik karakterleri olarak

okumak için tıklayınız

Dördüncü Bölük – Rıfat Ilgaz

Çağdaş edebiyatımızın büyük ustası Rıfat Ilgaz, Dördüncü Bölük’te de hayatın içinden öyküleriyle bizlerle. Gençliğinin en kayıtsız ve unutulmaz günlerini geçirdiği ve “rütbeler üstü bir çavuş” olarak askerliğini yaptığı bu bölükteki sıra dışı anılarının yanı sıra, Ilgaz’ın mizah anlayışına uygun parça parça bağımsız öyküleri de yer alıyor. Kitapta “Kongreler” başlığı altındaki diğer öyküleri ise, Süt Verenler

okumak için tıklayınız

Körler İçin Mektup – Sağırlar ve Dilsizler Üzerine Mektup (Ciltli) – Denis Diderot

Denis Diderot (1713-1784): Aydınlanma döneminin en önemli yazar ve düşünürlerindendir. Encyclopédie’nin yayın yönetmenliğini üstlendi, yazdığı edebi ve felsefi eserlerin yanı sıra geçinmek için çeviriler yaptı. 1749’da yayımlanan Körler Üzerine Mektup’ta bilgi edinmede duyuların rolünü ele aldı. Diderot bu eserde din hakkında ileri sürdüğü düşünceler yüzünden tutuklandı,

okumak için tıklayınız

İnsan Yazdığı Şeydir – Tahsin Yücel

Tahsin Yücel, 1954’de, Alphonse Daudet’nin Tarasconlu Tartarin’iyle başlayan çevirilerini kendi yapıtlarının yanı sıra hep sürdürmüş, 2008’de yayımlanan son çevirisi Robert Desnos’nun Hayır, Aşk Ölmedi’ye gelinceye dek yüze yakın eseri Türkçeye kazandırmıştır. İnsan Yazdığı Şeydir’de Tahsin Yücel’in, aralarında Balzac, Flaubert, Camus ve Barthes’ın da bulunduğu yirmi altı yazarın otuz altı çeviri yapıtı için yazdığı sunuşlar ile

okumak için tıklayınız

Kral 8. Henry – William Shakespeare

Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, tarih oyunlarında özellikle Holinshed’in 1577’de yayımlanan Chronicles adlı eserinden yararlanır. Shakespeare’in 1613 yılında yazdığı Kral VIII. Henry, yazarın kaleme aldığı son oyundur. 1509-1547 yılları arasında hüküm süren VIII. Henry ilk eşi Aragonlu Katherine’den boşanmış, ikinci

okumak için tıklayınız

Spartacus ve Köle Savaşı – Nic Fields

Tarihin en büyük savaşlarının ayrıntılı dökümleri, çarpışan kuvvetlerin komuta stratejileri, muharebe taktikleri, askerî harekâtların düğüm noktaları. Roma’ya karşı ayaklanan bir köle: Trakyalı Spartacus. Karşısında servetini iktidar için kullanan hırslı bir komutan: Marcus Licinius Crassus. Gladyatörlerin isyanı, kullanılan silahlar, karşılıklı taktikler, Crassus’un kazdırdığı hendek, Silarus Nehri yakınındaki son savaş… Roma M.Ö. 73 tarihinde köleci bir toplumun

okumak için tıklayınız