Yazar: cemalumit

Ceyhun Atuf Kansu’nun Yaşam Öyküsü

“Ben bir halk ve toplum ozanıyım. Ya da öyle bir ozan olmak isterim. İlk şiirlerimi lise sıralarında yazdım. Bireysel duygularla dolu şiirlerimde bile hiç olmazsa halk diline yaslandım. Açık açık, tatlı tatlı anlaşılır söylemeyi yeğ tuttum. Sevdiğim ozanlardan en aşağı üçü halk ozanıdır. Yunus Emre, Pir Sultan Abdal ve Karacaoğlan’dır. Güneş vurmuş dereler gibi ışıl

okumak için tıklayınız

Nikolay Vasilyeviç Gogol’un Yaşam Öyküsü

Nikolay Vasilyeviç Gogol (31 Mart 1809 – 4 Mart 1852) gerçekçi Rus roman ve oyun yazarı. Gogol orta halli toprak sahibi bir ailenin çocuğu olarak Ukrayna’da Soroçinski Köyü’nde dünyaya gelir. Gogol’un çocukluğu köy hayatı ile ve yoğun Kazak kültürü etkisi’nde geçer. Bu hayatın etkisi ileride yazacağı eserlere de yansıyacaktır. Gogol gençlik yıllarında şiire ve edebiyata

okumak için tıklayınız

Kötüler kendi aralarında dost değil suç ortaklarıdırlar

Hiç kuşkusuz, tiran hiçbir zaman ne sevilir ne de sever. Kutsal bir sözcük, aziz bir şey olan dostluk, yalnızca iyi insanlar arasında bulunur ve karşılıklı saygı ile kurulur yapılan bir iyilikle değil de daha çok iyi bir yaşamla sürdürülür. Bir kişiyi başka birisinin güvenilir dostu kılan, onun doğruluğunu kavrayıp güvenine sahip olması ve onun iyi

okumak için tıklayınız

Nurullah Ataç’ın eleştiri anlayışı ve uygulayışı üzerine, Asım Bezirci

Nurullah Ataç, tüm varlığını edebiyata adamış bir yazar. Büyük bir dil ustası, çevirmen. 80’i aşkın dergiye dağılmış, 4 bini aşkın yazıya imza atmış üretken bir denemeci. Bedri Rahmi, Ataç’la ilgili bir çalışma yapılmamasına içerleyerek şöyle demişti: “Hepimiz onu seviyor, sayıyor, arıyoruz. Fakat niçin içimizden birisi kolları sıvayıp onun gazete ve mecmualara parça parça dağılmış eserini

okumak için tıklayınız

‘Zeki görünmek adına’ okunduğu söylenen kitaplar

İngiliz The Guardian gazetesinde yayımlanan araştırmada, okunduğu söylenmesine rağmen okunmayan kitaplar incelendi. Listede yer alan kitapların önemli kısmının sinemaya uyarlanmış olması dikkat çekiyor. 2 bin kişiye sorularak gerçekleştirilen anket sonucunda, insanların en çok ‘zeki görünmek adına’ klasik eserleri okudukları şeklinde yalan söyledikleri ortaya çıktı. Ankete katılanların yarısının da okumadıkları kitapları kütüphanelerinde sergiledikleri belirtiliyor.

okumak için tıklayınız

Koçyiğit Köroğlu, Ahmet Kutsi Tecer “ezilen halkın bir derebeyine, yani feodal düzene karşı koyuşu.”

Ahmet Kutsi Tecer’in “Koçyiğit Köroğlu” adlı eseri, 1 Ekim 1941 -1 Mart 1942 tarihleri arasında Ülkü Mecmuasında tefrika edilmiş ve ilk defa 1949 yılında Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenmiştir. Konusunu Köroğlu hikâyesinden aldığı Koçyiğit Köroğlu adlı eserinde Tecer, bu halk kahramanının etrafında oluşan motifleri bir mekâna bağlı kalmaksızın, üslubundaki zindelik, anlatımındaki ustalık ile esere destansı bir hava katar.

okumak için tıklayınız