Yazar: cemalumit

Belleğini Yitiren Tilki Aramızda – Nuray Gönülşen

Bir çift göz; parlak mı parlak ışıltılı mı ışıltılı gülen gözlerle doğrudan size bakıyor. Belli anlatacak bir hikâyesi var, öylece sokulmuş yanı başınıza. Bir tilki bu. Akıllı ve güzel bir tilki. Uzun uzun bakıyor size ve başlıyor gözleriyle konuşmaya. Ve siz dalıp gidiyorsunuz onun gözlerinde yanıp sönen bir çift yaşam ateşine?

okumak için tıklayınız

Dram ve acıların başlangıç noktası – Ümit Kurt

24 Nisan 1915, Ermeni aydınlarının İstanbul?da başlayan ölümcül yolculuklarının Çankırı, Ayaş ve Ankara hattında izlerini süren; resmi belgelerden ve anılardan yararlanarak yazılmış bir çalışma. Soykırım ve etnik temizlik gibi devasa kitlesel katliamlarda gözlemlenen ortak örüntülerden biri söz konusu sistemli ve organize imha eylemlerine maruz kalan toplulukların aydınlarının tasfiyesi ve imhasıdır. Bu, toplumların direncini ve mücadele

okumak için tıklayınız

Çocukların sırları ve kuş yağmuru – Gönül Kıvılcım

Balonculuğun raconunu bilen Kadri babası işsiz kalınca doğru Tahtakale?nin yolunu tutuyor. Oradan balon alıyor, gaz alıyor, eve geliyor, balonları bir güzel şişiriyor, satmaya çıkıyor. İstanbul?da suriçinde ve dışında hayatları roman gibi çocuklar yaşar, adam söğüşleyen, tuzak kurup kuş avlayan, yurtlardan kaçmış, bazıları kara kuru, ?yüz hatları derinlemiş ve keskin?, gün doğmadan uyanan çocuklar. Hayatın raconunu

okumak için tıklayınız

Kamusal Eğitime Tehdit Dershaneler – Kemal İnal

Türkiye’de özel dershaneler epeydir eğitimin en büyük sorunlarından biri. Evet, dershaneler bir neden değil, sonuç. Eğitimde niteliği ve eşitliği gözardı eden politikaların bir sonucu. Daha çok sınav odaklı eğitim sisteminin yarattığı sözde bir çözüm. Piyasadaki aktörlerin, yani kapitalist işverenlerin buldukları bu çözüm, Türkiye eğitim sisteminin hiçbir sorununa çare olamadı, olamıyor. Milyonlarca öğrencinin dershanelere gitmesine, onca

okumak için tıklayınız

Bir Cinayetin Öyküsü (İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğine Sınıfsal Bir Bakış) – G. Emre Gürcanlı

Sermaye birikimi, yalnız artı değer sömürüsü değil, ölüm ve yaralanmalarla yeniden üretilmektedir. İşçi ölümleri, yaralanmaları, işyerleri kaynaklı hastalıklar olmadan kapitalizmin kendisini yeniden üretmesi mümkün değildir. İşçi sınıfı üretmekte ama tüketilmektedir. Bu kitap bir müdahale ve mücadele aracı olarak tasarlanmış ve yazılmıştır. Türkiye’de bu konuda teorik ve ideolojik bir eksikliği tespit ederek hazırlanmıştır. Ancak

okumak için tıklayınız

Yeni İslâmî Burjuvazi (Türk Modeli) – Dilek Yankaya

Türkiye’de AKP’nin 2002’de tek başına hükümet kurmasıyla siyasal İslâmın iktidar olma mücadelesinde hedefe varılmış oldu. Fakat İslâmî kimlik, iktidara gelmeden çok önce sınıfsal bir nitelik kazanmıştı. Bu dönüşümde, 1990 yılında İstanbul’da, İslâmî hareketle güçlü bağları olan bir ekonomik seçkinler topluluğu tarafından kurulan MÜSİAD’ın etkisi belirleyiciydi. MÜSİAD’ın Türkiye siyaseti üzerindeki gücünü, kurucu başkanlarından Erol Yarar şöyle

okumak için tıklayınız

Camın İşçileri – M. Hakan Koçak

“1935’te fabrikanın açılış töreninde ‘bizim nesle ne mutlu ki fabrika seslerile gözlerimizi açmış bulunuyoruz,’ sözleriyle semtin coşkusunu dile getiren kız çocuğu artık yok. Semtin işsiz gençleri umutsuzlukla caddelerde dolaşıyor. Ama bunlar yalnızca gözle görünenler. Semtin tüm dokusuna sinmiş işçi sınıfı mirası, görünmeyen ama hissedilen bir güç olarak varlığını sürdürüyor…”

okumak için tıklayınız

Hollanda Altın Çağı’nda Sanat ve Ticaret – Michael North

17. yüzyılda Hollanda, ticarette elde ettiği başarılarla büyük bir ekonomik güce sahip olur. “Altın Çağ” olarak adlandırılan bu dönemde ülke, Avrupa’da okur-yazar oranının ve sanat üretiminin en yüksek olduğu yerdir: Yılda 70 bin resim üretilmektedir ve tablolar başlı başına bir mübadele aracına dönüşmüştür. Sanatın hâlâ büyük ölçüde aristokrasinin himayesinde ve aristokrasi için üretildiği diğer Batı

okumak için tıklayınız

Eylemsel Yetke – Faiz Cebiroğlu

“Faiz Cebiroğlu, müzikten bilime, eğitime, sanata uzanan yazılarıyla Türkçenin uluslararası eylemcisi.. Yeni kitabı Eylemsel Yetke, pedagoji yazılarına ağırlık veriyor. Bu kitabıyla Faiz Cebiroğlu’nun çağdaş eğitime yaklaşımını daha yakından görmüş olacaksınız.” Esen Yel Önsöz – Faiz Cebiroğlu Pedagojik Yazılar 1, 2006 ile 2007 yılları arasında, değişik gazete, dergi ve sitelerde yazmış olduğum makalelerdir. Bunlara, tabir taciz

okumak için tıklayınız

Simone de Beauvoir?den mektup var!

Sofya ile uzun yıllar süren beraberliği göz önüne alındığında, Tolstoy?un şu sözü doğrusu pek trajik durur; ?şimdiye kadar okuduklarım ve duyduklarım gibiyse, ben aşkı hiç tatmadım?. Tolstoy, belki de bu sözle aşkı tanımlamaya çalışmış, fakat daha çok aşkın abartılı yönüne dikkat çekmiştir. Aşk, imkansıza ulaşma serüvenidir. Bu serüvende Tolstoy, kendini aşka ulaşamamış adam olarak tarif

okumak için tıklayınız

Kısa Cemal Süreya tarihi – A. Hicri Özgeren

24 yıl önce bugün (9 Ocak 1990) böyle bir kış gününde, ?Üstü kalsın? diyerek göçtü bu dünyadan. Nüfustaki ismiyle Cemalettin Seber, edebiyattaki imzasıyla hepimizin bildiği Cemal Süreya… ?Şairin Hayatı Şiire Dahil? demişti ya hani, o zaman hayatında önemli bir yer tutan ve onda derin izler bırakan sürgünlüğünü de ?dahil? edelim bu yazıya. Dersim?in Pülümür ilçesinde

okumak için tıklayınız

‘Beni öp sonra doğur beni’ dizesinin ardındaki hayat: Cemal Süreya

Türk şiirinin en önde gelen şairlerinden Cemal Süreya’nın bugün ölümünün 24’üncü yılı. Cemal Süreya şairin hayatının da şiire dahil olduğunu yazmıştı. Feyza Perinçek ve Nursel Duruel’in ortaklaşa kaleme aldıkları Cemal Süreya biyografisi bu saptamadan yola çıkıyor. İşte trajediyi şiiriyle gölgeleyen şair Cemal Süreya’nın bilinmeyen hayatı.

okumak için tıklayınız

Son Yıllarım – Albert Einstein

Tarihin en büyük ve en etkili beyinlerinden biri olan Albert Einstein’ın 1934-1950 yılları arasındaki yazılarını kapsayan bu kitap, günümüzde de tartışılan ve çözüme kavuşturulamamış konuları ele alıyor. Savaşların sürdüğü, açlığın ve yoksulluğun kol gezdiği dünyamız, Einstein’ın dünyasından pek de farklı değil. Einstein’ın ısrarla üzerinde durduğu devletlerarası rekabetin olumsuz etkileri hâlâ sürmekte. Einstein, ırkçılıktan dünya barışına,

okumak için tıklayınız

“Ve hayat ve hayata yansıyan yüzler beni çok ilgilendirmektedir. ” diyen şair, Aydanur Saraç ile söyleşi – Ayşe Kaygusuz

-Sevgili Aydanur uzun zamandan sonra ikinci şiir kitabın ?mesafaler? çıktı. Şiir emekçisi ve şiiri yaşam biçimi olarak benimseyen biri için on yıl çok uzun değil mi ? -Oldukça uzundu, ama imkânsız değildi. Bunun nedenleri vardı elbette, birincisi yayınlatma fobisi olan biriyim, ancak bu sürede konuya ilişkin daha rahat düşünmeyi öğrenirim diye umuyordum ancak eşim ve

okumak için tıklayınız

Eski Evin Kadınları – Göksu

“sizin temsil ettiğiniz dünya korkutuyor beni oysa hala hayal kurabilen insanlar, gençler, kadınlar var” Anadolu?nun, özellikle Çukurova?nın farklı kişilik, davranış biçimleri ve değer yargılarına sahip, sıradan gibi algılanan özellikle kadın bireylerinin yaşam öykülerinden kesitleri yalın ama çarpıcı, etkileyici ve duyarlı bir dille anlatıyor yazar. Kimi zaman art niyetsiz bir inanç ve ütopik hayallerle öz yaşamlarını

okumak için tıklayınız

Tekerleklerin Türküsü – Yordan Yovkov

Yovkov’u okumak XIX. yüzyılın ilk yarısında Balkanların sosyo-kültürel yapısına tanık olmak demektir. Âşıklarıyla, eşkıyalarıyla, ağalarıyla köy yaşamının gerçek bir panoraması yer alır onun öykülerinde. Yöresel temaları işlerken evrenseli yakalamayı başarır. Dönemin yaşamsal açmazlarını belirtmekle yetinmez, olması gerekeni de dile getirir. Belgesel nitelikli ustaca yazılmış öyküleriyle tanınan Yovkov’un bir diğer özelliği, siyasi ve ideolojik oluşumların ötesine

okumak için tıklayınız

Türkiye’de Soruşturmacı Gazetecilik – Gülen Kurt Öncel

Yazarın doktora tez çalışması olan bu kitapta Türkiye’nin önde gelen soruşturmacı gazetecileri ile yapılmış mülakatlar yer alıyor. Bu mülakatlar, Türkiye’de demokrasi, medyanın yapısı ve işleyişi ve sansür konularına ışık tutarken, soruşturmacı gazeteciliğin tanımlamasını yapıyor. Soruşturmacı gazeteciliğin demokratik toplumlar için olmazsa olmaz bir gazetecilik faaliyeti olduğunu iddia eden ve bu alanın önde gelen gazetecilerinin fikirlerine başvuran

okumak için tıklayınız

Evrim Kuramı ve Mekanizmaları (Evrimin Temelleri ve Nasıl İşlediği Üzerine) – Çağrı Mert Bakırcı

Evrim Kuramı ve Mekanizmaları (Evrimin Temelleri ve Nasıl İşlediği Üzerine) bu kitap, Türkiye’de popüler bilim sahasında, evrimin tüm mekanizmalarını bir arada ele alan ilk kitaptır. Dolayısıyla bugüne kadar okuduğunuz evrim kitaplarında aklınıza yatmayan bazı noktalar olduysa, bu kitap muhtemelen bu soru işaretlerini çözmenizi sağlayacaktır. Evrim Ağacı’nın kurucusu ve bilim konuşmacısı olan

okumak için tıklayınız

Sonsuz Gün Batımında – Furuğ Ferruhzad

“? kavramların ve mukayeselerin sarsıldığı bir zaman içinde yaşıyoruz. Dış dünya inanmak istemediğim kadar viranedir. Ben niçin şiir yazdığımı açıklayamıyorum. Sanatla ilgilenen herkesin sebebinin -ya da en azından sebeplerden birisinin- bu yok oluş karşısında bir tür açığa vurulmamış direnme ve yüzleşme isteği olduğunu düşünüyorum. Bunlar hayatı çok seven ve aynı zamanda ölümü de anlayan insanlardır.

okumak için tıklayınız

Faşizm Sonrası Avrupa – İlya Ehrenburg

Ehrenburg bu kitapta yer alan yazılarında, canlı üslubu ile savaş sonrası Avrupa’yı, faşizmin yarattığı yıkıntıları, karmaşa ve sorunları anlatıyor; aynı zamanda Avrupa’da başlayan yeni bir dönemi de gözler önüne seriyor. Yedi farklı ülkeyi gezerek burada edindiği izlenimleri faşizm ile köklü bir biçimde hesaplaşma içine girerek paylaşıyor. “?Faşizm her şeyden önce ulusal kin demektir,

okumak için tıklayınız