Yazar: cemalumit

İnsanın Taşrası – Elias Canetti

Elias Canetti’nin, İnsanın Taşrası ve Saatin Gizli Yüreği adlı yapıtı 1942-1972 yılları arasında yazdığı notlarından oluşmaktadır. Bu notlar dünyada var olan her şeye dairdir. 2 cilt olarak yayımlanan yapıttta Elias Canetti, notlar için şöyle diyor: “Notlar, insanın içinden geldiği gibi kaleme alınan, birbirleriyle çelişen yazılardır. Kimi zaman dayanılmaz bir gerilimden, ama çoğu kez de aşırı bir hafife

okumak için tıklayınız

Evrim Kuramı ve Bağnazlık – Cemal Yıldırım

“Evrim Kuramı yok sayılarak bilim yapılamaz. Bugün kendisine bilim insanı diyen bir kişi, dünyanın düz olduğunu, evrenin merkezinde bulunduğunu ve tüm gökcisimlerinin onun etrafında döndüğünü söyleyerek, yani Kopernik ile başlayıp Galilei ve Kepler ile devam edip Newton ile olgunlaşan evren anlayışını reddederek bilim yapabilir mi? İşte Evrim Kuramı da aynı değerdedir. Evrende her şey her

okumak için tıklayınız

Madame Bovary – Gustave Flaubert

Gustave Flaubert’in Madam Bovary romanı ilk kez 1857 yılında basılmıştır. Yapıt döneminde büyük yankılar uyandırmış, ancak Flaubert o dönemde bile oldukça şaşırtıcı görünen bir gerekçeyle, ahlak ve dine aykırılık nedeniyle yargıç önüne çıkartılıp yargılandı, en sert biçimde cezalandırılması istendi. Bu gülünç dava yüzünden adı bugünlere kadar gelen savcı Pinard, bu kitabın gerçek amacının, evlilikte eş

okumak için tıklayınız

Fareler ve İnsanlar – John Steinbeck

Fareler Ve İnsanlar, hiç kuşku yok ki, dünya edebiyatının en tanınmış başyapıtlarından biridir. Küçük insanın serüveni hiçbir kitapta böylesine acımasız, ama aynı zamanda böylesine sevecen bir yaklaşımla dile getirilmemiştir. Okuyanı bazen acı acı güldüren, bazen düşündüren, ta derinden öfkelendiren trajikomik bir öykü 1937’de yayınlanan “Fareler ve İnsanlar”, yaşamı kuşatan ümitsizliğe, çaresizliğe ve yalnızlığa işaret ederken,

okumak için tıklayınız

Godot’yu Beklerken – Samuel Beckett

Godot’yu Beklerken (Fransızca: En attendant Godot, İngilizce: Waiting for Godot), 1948 yılında Fransızca olarak yazıldı ve 1953’te Paris’de sahneye kondu. Zamanla ülke çapında bir ün kazandı. 1954 yılında Beckett tarafindan bazı değişikliklerle ingilizceye çevrildi ve başka ülkelerde de sahnelenmeye başladı. (*) “Marvin Carlson, Tiyatro Teorileri’nde Beckett’in iyileştirilemez, Brecht’in ise iyileştirilebilir olanın dramını yapmayı seçtiğini söyler. Bu

okumak için tıklayınız

12 Eylül ve Yenilikçi (avant garde) Roman – Berna Moran

“1980’li yıllarda Türk romanının geçirdiği radikal bir değişime tanık olduk; yalnız içerik bakımından değil, roman anlayışı bakımından da. Nedenlerini toplumsal ve yazınsal olmak üzere iki başlık altında toplayabiliriz sanırım. Toplumsal deyince, tabii, her şeyden önce 12 Eylül darbesinin etkileri geliyor akla. Darbenin başta gelen hedefi , ülkede 1960’lardan beri ciddi bir tehlike olarak görülen soldu.

okumak için tıklayınız

Köpek Suratlı Maymun – Yaroslav Haşek

Kafka’nın çağdaşı, Çek edebiyatının mizahi yüzü, üretken kalemi Yaroslav Haşek’ten öyküler Ülkü Tamer’in enfes çevirisiyle Merkez Kitaplar’dan çıkan “Köpek Suratlı Maymun’daki öyküler, sanırım, 1909-1910 yıllarında yazdığı ve sonradan Şvayk’ı resimleyecek olan Yozef Lada’nın yönettiği Karikaturi dergisinde yayımlanan öykülerden. Haşek’in, tüm yazdıklarında olduğu gibi bu kısa öykülerinde de şaşırtıcı bir doğallık, akıcılık, rahatlık var. Bu doğallıkla

okumak için tıklayınız

Thomas Münzer ve Köylüler Savaşı – Maurice Pianzola

16. yüzyıl başları Avrupa’da Rönesans ve Reform hareketleriyle bilinir. Bin yıla yakın süren feodal düzen tıkanmış, artık yenileşme ve ilerleme hareketlerini engelleyemez olmuştur. Özellikle Almanya’da köylü hareketleri bütün ülkede çığ gibi büyümekte ve derebeylik sistemini tehdit etmektedir. Bu dönemde Alman toplumu üç büyük kampa bölünmüştür. Bunlardan birincisi, tutucu-katolik kamp, kurulu düzenin sürdürülmesinde çıkarı bulunan tüm

okumak için tıklayınız

Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi (Maksem) Neden Görünmez? ? Celal İlhan

İstanbul?a her gidişimde, o derin tarihi dokusunun bilicimde yarattığı yankılanmalar ve yüreğimi taşkınlıklara sürükleyen doğal güzellikler yanında, içimi sızlatan görüntülerle de karşılaştığımı söylemek zorundayım. Geçen yıl, Taksim Cumhuriyet Anıtı?nın sağ yanında yer alan, bücür mü bücür, sözde tanıtıcı levhanın, sanki okunmasın, okunamasın diye oraya iliştirildiği konusunu yazmıştım. Gerçekten de oksitlenmiş, kararmış bakır plaka üstüne oldukça

okumak için tıklayınız

Ailede ve Okulda Çocuk Eğitimi – Anton Semyonoviç Makarenko

Çocukların eğitimi yaşamımızın en önemli alanıdır. Çocuklarımız ülkemizin ve dünyanın gelecekteki yuttaşlarıdır. Onlar tarihi yaratacaklar. Çocuklarımız gelecekteki anneler ve babalardır, onlar da kendi çocuklarını eğitecekler. Çocuklarımız büyüyünce eksiksiz yuttaşlar, iyi anne ve babalar olmalıdır. Ama hepsi bu değil: Çocuklarımız bizim yaşlılığımızdır. İyi bir eğitim bizim mutlu yaşlılığımızdır, kötü bir eğitim bizim gelecekteki acımızdır, gözyaşlarımızdır, başkasına

okumak için tıklayınız

Kıtlık Deresi – Doğan Soydan

(Gözleri Kardeşim İbrahimin Gözlerine Benziyordu; Sıkamadım) Sarız?ın güneyindeki son köyler de geçildi mi, dümdüz ova başlar. Oradan ilçeye; ilçeden de ta Berut Dağı?nın eteklerine dek uzanır. Yalnız, ilçenin hemen tepesinde bir dağ daha yükselir ki, koca ovayı ortadan ikiye böler. Bu dağa Toroslar?ın bir kolu derler ya, ben inanmam buna? şehrin bir ucundan başlar, öte

okumak için tıklayınız

Roman Kuramı – Georg Lukacs

“Roman Kuramı bir edebi tür olarak roman üzerine yapılmış ilk büyük sistematik çalışmadır. Lukács burada biçimsel ve estetik kategorilerin tarihsel-mantıksal zorunluluğunu, imkânlarını, iç çelişkilerini ve sınırlarını ortaya koyar. Lukács’ın bu gençlik yapıtı, Walter Benjamin’den Adorno’ya, Paul de Man’dan Edward Said’e kadar birçok eleştirmen ve edebiyat kuramcısı için de her zaman ana kaynaklardan biri olmuştur. Roman

okumak için tıklayınız

Dar Mekânda Sıkıntılı Hayatlar – Ataol Behramoğlu

Her alanda olduğu gibi edebiyat alanında da modalar geçer. Gerçekten değeri olan yazar, zaman zaman unutulur gibi olsa da yeniden anımsanır. Yapıtı gündeme gelir, okunur, tartışılır. Fyodor Dostoyevski gerçekten değeri olan dünya yazarlarının kuşkusuz ki en önde gelenlerindendir. Peki, nedir gerçekten değeri olmak” Sanıyorum ki öncelikle üslup (biçem), anlatım tarzı, ses tonu, kompozisyon, kurgu özellikleri

okumak için tıklayınız

Cumhuriyetten günümüze kadınların ders kitaplarındaki yerleri

Ders kitaplarından toplumsal cinsiyetin tarihçesini çıkaran Sosyolog Firdevs Gümüşoğlu: “Kadın erkek 1945?e kadar eşitken, 1950?den sonra annenin önlüğü üniforması oluyor. ?Erkek ve dişi? söylemi, ?er kişi? oluveriyor. 1924?te bir kitaba kapak olan kız çocuğu 40 yıl sonra kitaba başı örtülerek yerleştiriliyor.”

okumak için tıklayınız

Köylüler – Honore de Balzac

“Köylüler”, Bilimsel Sosyalizmin kurucularından Karl Marx’ın en beğendiği ve birden fazla okuduğu romandır. “Çağ, Büyük Fransız Devrimi’nin galibi burjuvazinin palazlanma çağıdır. Bu romanda 1793’te halkı kendi çıkarı doğrultusunda kullanan burjuvazinin, feodal artıkları tasfiye etmek ve tam egemenlik kurmak için çevirdiği dolaplar anlatılır. Ve topraksız köylünün toprak sahibi olma, kır proletaryasının burjuvalaşma tutkusu anlatılır. Balzac, burjuvazi

okumak için tıklayınız

Körlük ve İçgörü / Çağdaş Eleştirinin Retoriği Üzerine Denemeler – Paul de Man

Eleştirmen okumasının da bir tür körlük taşıdığı, bu okumanın da bir “yanlış okuma” olduğunu gösteren bir kitap Körlük ve İçgörü (Blindness and Insight). Paul de Man’ın 1971’de yazdığı, edebiyat eleştirisinin vazgeçilmezlerinden biri niteliğindeki bu kitap, bütün halinde 37 yıl sonra Türkçeye çevrildi. Edebiyatla biraz daha yakından ilgilenen okurun başucunda durmalı… Edebiyat eleştirisi alanının yirminci yüzyıldaki

okumak için tıklayınız

Birgün Bile Yaşamak – Orhan İyiler

“Torunlarımız kapitalist çağın kalıntılarıyla belgelerini büyük bir merakla izleyecekler; Nasıl olur da özel kişilerin ellerinde bulunabilir yiyecek-içecek maddelerinin alım satımı; fabrikalar ve işletmeler nasıl olur da özel kişilerin ellerinde bulunabilir… Bir insan başka bir insanı nasıl sömürebilir; Çalışmadan nasıl sırtüstü yaşayabiliyordu birtakım insanlar? İşte tüm bunları kafalarında canlandırmakta zorluk çekecek torunlarımız. Bugüne değin çocuklarımızın göreceği

okumak için tıklayınız

Sanat A.Ş. / Çağdaş Sanat Ve Bienaller – Julian Stallabrass

İngiliz sanat tarihçisi ve eleştirmeni Julian Stallabrass imzalı ‘ Sanat A.Ş. ‘, çağdaş sanat ve bienaller üzerine eleştiri yoğunluklu bir kitap. (*) Aslında, içinde yaşadığımız çağda, sanatın ve hayatın arasının bir daha yakınlaşmamak üzere iyice açılıp açılmadığının barometresini tutuyor Sanat A.Ş. Bunun yakın geçmişte nasıl olduğunu ve yakın gelecekte nasıl şekilleneceğinin işaretleri üzerinde duruyor… Julian

okumak için tıklayınız

“Bu güzel ve ağır yükle kalbim ışıdı, korktu, mahcup oldu?”Şükrü Erbaş’la Söyleşi – Çağlar Mirik

?Bu kalabalıkta bu tenhalık- Sevgilim, bütün sözlerimi Mazlumların rüyasından seçtim ben. Budur, düşünmeden bildiğim Budur, ayaklarına serdiğim has bahçe?? ?İlk Harf? adlı şiirinden. Şükrü Erbaş?ın son şiir kitabı Unutma Defteri?nin üzerinden beş yıl geçti. Bağbozumu Şarkıları?nda şairin yeni şiirleri yer alıyor.

okumak için tıklayınız

Benim Gözümden Dünya – Albert Einstein ‘insanın gerçek değeri kendi kendisinden özgürleşmeyi ne ölçüde ve ne anlamda becerebildiği ile belirlenir.’

‘Hayvan sürüsü tabiatının su yüzüne çıkmış en kötü örneği olan militarist sistemden tiksiniyorum. Bir bandonun nağmeleriyle uygun adım marş yürüyüşü yapan bir insanın bundan memnuniyet duyabilmesi, onu küçümsemem için yeterlidir. Tek ihtiyacı olan belkemiği iken, o büyük beyni ona yanlışlıkla verilmiş. Medeniyetin bu hastalıklı noktası, mümkün olduğunca hızlı bir şekilde ortadan kaldırılmalı. İntizamla gelen kahramanlık,

okumak için tıklayınız