Kategori: Felsefe

Marx’ı Okuma – Emmanuel Renault, Gerard Dumenil, Michael Löwy

Elinizde tutuğunuz kitap bir Marksizm el kitabı değil! Bu konuda da haklı gerekçelerimiz var: Marx’ın düşüncesini tanımanın en iyi yolunun, düşüncelerini ifade ediş ve argümanlarını düzenleyiş, problemleri ortaya koyuş ve çözümlerini oluşturma tarzına dikkat göstererek yazılarını okumak olduğu kanısındayız. Bizim yapmaya çalıştığımız şey, basitçe, bir metin seçmesinden yola çıkmak ve bunların her birinin de önüne

okumak için tıklayınız

Stephane Hessel ‘den çağrı: Öfkelenin! – Serkan Fırtına

94 Yaşında bir bilgeden özellikle gençlere “Öfkelenin!” adlı tokat gibi bir bildiri. Stephane Hessel, İkinci Paylaşım Savaşı sırasında Fransız direniş hareketlerine katılmış, faşizme karşı mücadele etmiş, işkenceye uğramış, toplama kamplarında kalmış, savaş sonrası Birleşmiş Milletler?de İnsan Hakları Evrensel Bildirisi?nin yazılmasına katkıda bulunmuş ve hayatı boyunca ezilenlerin yanında yer almış bir eylemci, düşünür, arabulucu kimliği ile

okumak için tıklayınız

Descartes Amca’nın Kötü Cini – Jean Paul Mongin

Küçük Filozoflar Dizisi, 8-12 yaş çocukları için filozofların hikâyelerini anlatan çok güzel resimlenmiş kitaplardan oluşuyor. Diziyle çocukların felsefeye zevkli bir giriş yapmalarını, kendi sorularının peşinden gitme alışkanlığı mazanmalarını amaçlıyoruz. Descartes Amca’nın Kötü Cini, Küçük Filozoflar dizisinin ikinci kitabı. Soğuk bir kış gecesi, bütün şehir uykuya dalmış, Descartes Amca’nın ise içine kurt düşmüş, gözüne uyku girmiyor:

okumak için tıklayınız

Profesör Kant’ın En Çılgın Günü – Jean Paul Mongin

Küçük Filozoflar Dizisi, 8-12 yaş çocukları için filozofların hikâyelerini anlatan çok güzel resimlenmiş kitaplardan oluşuyor. Diziyle çocukların felsefeye zevkli bir giriş yapmalarını, kendi sorularının peşinden gitme alışkanlığı mazanmalarını amaçlıyoruz. Profesör Kant’ın En Çılgın Günü, Küçük Filozoflar dizisinin ilk kitabı. “Ne bilebilirim? Ne yapmalıyım? Ne ümit edebilirim?”: Königsberg Üniversitesi’nin kılı kırk yaran profesörü İmmanuel Kant, bir

okumak için tıklayınız

Yaşama Uğraşı – Cesare Pavase. “Bütün gerekli olan, biraz cesaret.”

Yaşama Uğraşı 1952 yılında yayımlandığı zaman, önemli bir edebiyat olayı sayıldı ve çok geçmeden başka dillere de çevrildi. Çağdaş İtalyan Edebiyatı’nın en önemli yazarlarından biri olan Cesera Pavese’nin çok ilginç görüşlerini içtenlikle yansıtan Yaşam Uğraşı önemini bugün de koruyan bir belge niteliği taşımaktadır. “Gizlice en çok korkulan şey hep gerçekleşir sonunda. Yazıyorum: Ey, sen, acı.

okumak için tıklayınız

Aklın Yıkımı – Georg Lukacs

Georg Lukacs, Aklın Yıkımı’nın (Die Zerstörung der Vernunft) tartışmalı bir kitap olduğunu söylemekten çekinmez. Horkheimer’ın Akıl Tutulması’ndan yedi yıl sonra, 1952’de tamamlanan yapıt Alman usdışıcılığının tarihçesini tarihsel materyalizmin inceleme araçlarıyla yeniden değerlendirir. Lukacs ender rastlanan bir bilgi ve farkındalık sergileyerek faşizmin canavarlıklarının yaşlı Schelling, Schopenhauer ve Nietzsche’ye kadar geri uzanan bir dönemde atılan tohumlarını araştırır.

okumak için tıklayınız

Ben Özelim – Hal Niedzviecki

Dikizleme Günlüğü kitabıyla dünyada ve ülkemizde büyük yankı uyandıran Hal Niedzviecki, ilk kitabı Ben Özelim’de günümüz dünyasının yaygın kültürel ortamından aldığı güçlü destekle kendini özel, türünün tek örneği gören herkese acı bir gerçeği açıklıyor: Bireycilik yeni konformizmdir. Self-help endüstrisinin, Hollywood filmlerinin, ana akım medyanın “Herkes bir yıldızdır” “Yapabilirsin” sloganlarıyla şişirdiği popüler kültür yelkenleri özgür ufuklara

okumak için tıklayınız

?Yeni Atlantis?, Bir sömürgecilik ütopyası mı? – Kaya Genç

Bu konudaki görüşleri sorulduğunda, pek az kişi hayallerindeki ideal düzeni mikroskoplarına gömülmüş doktorlardan ve kendini doğadaki çeşitli böcek türlerini tasnif etmek üzere çalışmaya vermiş doğabilimcilerden oluşan bir yer olarak tarif eder. İnsanın zamanını sahilde uzanıp günün çeşitli bölümlerinde kestirerek, bir kitabın sayfalarını ondan faydalanmayı düşünmeden çevirerek, balık tutup şarkı söyleyerek geçirdiği bir toplum çok daha

okumak için tıklayınız

Hapishanenin Doğuşu – Michel Foucault ” Modern iktidar büyük gözaltıdır.”

İktidarın kendini gösteriş ve debdebe içinde dışa vurduğu, gücünü bu gösterişten aldığı eski siyasal sistemden mümkün olduğunca ve giderek artan bir şekilde görünmez hale geldiği modern siyaset sistemine geçiş, bir yandan iktidarı kişileştiren hükümdarın yerine, adsız kişiler tarafından kullanılan bir yönetim aygıtının yerleşmesiyle, diğer yandan da kamuya açık cezalandırmadan, gizli cezalandırmaya doğru olan bir hareketle

okumak için tıklayınız

İnsanın Özü – George Thomson

İnsanın Özü’nde Thomson, sanatın ve bilimin kaynaklarını inceliyor. Sanatla bilimin, toplumsal gücün örgütlenmesinin birbirine bağımlı iki biçimi olduğunu ve ikisinin de çalışma sürecinden doğduğunu ortaya koyuyor. Bilimle sanatın toplumdaki tarihsel işlevlerini ve bilim adamıyla sanatçının dünyayı değiştirme ortak çabasında nasıl birleştiklerini çok yalın bir anlatımla gözler önüne seriyor. Halil Berktay, Tarih Öncesi Ege’nin Önsözünden Zamanımızın

okumak için tıklayınız

Hepimiz Katiliz / Sömürgecilik Bir Sistemdir – Jean Paul Sartre

“Bugün Fransız işçiler, Cezayirli özgürlük savaşçılarıyla dayanışma içinde hissediyorlar kendilerini. Çünkü sömürgeci çetenin berhava olmasında her ikisinin de acil çıkarı var. Yeni sömürgecilik, özgürleştirici halk savaşlarını doğurur; adım adım faşistleşen ve harap olan bu ülkede, kitleler, kendilerini savunmak için özgürlük savaşçıları ile yeni ve derin bir dayanışmaya girmek zorunda olduklarının bilincine varmışlardır artık. Belirleyici olan

okumak için tıklayınız

Bir İdea Olarak Komünizm – Alain Badiou, Slavoj Zizek

İlk olarak kullanıldığı on dokuzuncu yüzyıl Avrupa’sında, komünizm her şeyin ortak mülkiyete tâbi olduğu özgür bir dünyayı hedefleyen bir düşünce olarak ortaya çıkmıştır. “Komünizm” kavramı Fransız Devrimi’nden yirminci yüzyılın “reel sosyalizm” deneyimlerine, Cabet’nin “İkarya” adını verdiği ütopyadan Marx ve Engels’in sınıfsız ve sömürüsüz toplum öngörülerine, Lenin’in ve Mao’nun devlet ve siyaset kuramı üzerine yazılarından tüm

okumak için tıklayınız

Elektronik Göz / Gözetim Toplumunun Yükselişi – David Lyon

Bankalarda otomatik para çekmemizi sağlayan ATM makineleri, bilgisayarlar, E-mail, sağlık sigortaları, kredi kartları, uydular, marketlerdeki kameralar yani teknolojinin 20 yıllık evriminin çocuğu olan bu “nimetler” insanoğlunun yüzyıllardır süregelen özel yaşamında girilmemiş en küçük bir alan bile bırakmadı. Kişisel yaşamımızın hassas ayrıntıları her gün büyük şirketlere ve devlet dairelerine ait dev bilgisayar veri tabanları içinde toplanıyor,

okumak için tıklayınız

“Post-Modernizm ve Toplum Bilimleri”ne dair – Serkan Fırtına

?Toplum biliminin başında post-modernizm hayaleti var bugün: Post-modern yaklaşımlar, bazılarının akla yatkın bazılarının abes olduğu söylenebilecek birçok açıdan, anadamar toplum biliminin temelinnde yatan varsayımları ve son otuz yıldaki araştırmalarının ürünlerini sorguluyorlar. Post-modernizmin meydan okumadığı şey yok gibi. Epistemolojik varsayımları reddediyor, metodolojik uzlaşımları çürütüyor, bilgi iddialarına direniyor, hakikatin her türlü versiyonunu bulanıklaştırıyor ve politika önerilerini bir

okumak için tıklayınız

Ortaçağ Yazıları – Betül Çotuksöken

“Gerçek Renaissance’lar daha baştan ‘gerçek’ ortaçağları gerektiriyor.” Adı çıkmış bir çağdır ortaçağ. “Karanlık” nitelemesi her zaman yanı başında durur. Üniversitelerinden çok, engizisyon mahkemeleriyle anılır. Tanrı düşüncesinin her yere sirayet etmiş olması felsefi bir tartışmanın olabileceğini akıllara getirmez. Antikçağa ve modern zamanlara olan uzantılarının görülmesindense araya girip tarihi kesintiye uğratmış bir dönem gözüyle bakılır ona. Bu

okumak için tıklayınız

Filozofça / Söyleşiler, Düşünceler – Mehmet Akkaya

Belge Yayınları?ndan çıkan ?Filozofça? kitabının yazarı Mehmet Akkaya, 1964?te Malatya?da doğdu. İlkokulu doğduğu kentte okudu. Orta ve lise eğitimini İstanbul?da sürdürdü. Kocasinan Lisesi?nden sonra Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi?nden mezun oldu. Maltepe Üniversitesi?nde Psikoloji, İnsan Bilimleri ve Felsefe programında yüksek lisans yaptı., dil ve kültür felsefesi konusundaki tez çalışmasıyla mezun oldu. EVRENSEL, BİRGÜN ve CUMHURİYET gazetelerinde

okumak için tıklayınız

Nietzsche ve Postmodernizmin Gerçek Yüzü – Yener Orkunoğlu

Elinizdeki kitap, Nietzsche’nin, Yapısalcdık’ın ve Postmodernizm’in görüşlerine yer veriyor. Onların eleştirisini yapıyor. Kapitalist sistemin özüyle değil, görüntüsüyle ilgilenen postmodernist düşünce tarzıyla hesaplaşmak zorunlu. Çünkü bir taraftan postmodernizm, sosyal bilimler, kültür bilimleri ve felsefe alanında marksizmi bir numaralı düşman ilan etmiştir; öte yandan, Özgürlükçü olduğunu iddia etmektedir. Postmodern düşünürler, özne olarak insanın çözüldüğünü, yok olduğunu iddia

okumak için tıklayınız

Sokrates’in Gerçek Savunması – Kostas Varnalis

“Kostas Varnalis, bu kitapta ‘Sokrates arkasında yazılı eserler bıraksaydı neler yazardı?’ sorusunu yanıtlamaya çalışıyor. 20. yüzyıl materyalist felsefesinin kavramlarını kullanarak, “bilgelerin bilgesi”ni muhalif, toplumcu bir düşünür olarak takdim ediyor. Kaynakların dışına çıkmamaya özen göstererek; antikite ve felsefe tarihi hakkındaki sınırsız bilgisi, derin genel kültürü, sevgi dolu yaklaşımı ve ince mizahıyla yarattığı bu Sokrates, Platon’un bildik

okumak için tıklayınız

Felsefe notu: yıldızlı pekiyi – Utku Özmakas

Felsefenin penceresinden on yıl geriye dönüp bakınca 2003 yılında İstanbul?da gerçekleştirilen 21. Dünya Felsefe Kongresi?nden söz etmek gerekiyor öncelikle. Bildirilerin daha sonra Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları tarafından basıldığı etkinlik son on yılın en önemli felsefe etkinliğiydi şüphesiz. Yayıncılık penceresindeyse ?satmıyor? bahanesi her an el altında bulundurulsa da, roman patlamasının yanına yaklaşması kolay olmasa da felsefe

okumak için tıklayınız

Diyaloglar – Giordano Bruno. Özgür düşünce uğruna ateşe giden deha.

“Ne gördüğüm hakikati gizlemekten hoşlanırım, ne de bunu açıkça ifade etmekten korkarım. Aydınlık ve karanlık arasındaki, bilim ve cehalet arasındaki savaşa her yerde katıldım. Bundan dolayı her yerde zorlukla karşılaştım ve cehaletin babaları olan resmi akademisyenlerin yanı sıra kalın kafalı çoğunluğun öfkesinde hedef olarak yaşadım.” Evrenin sonsuz olduğunu ve evrende, Dünya’dan başka birçok gezegenin bulunduğunu

okumak için tıklayınız