Kategori: Makaleler

İçinde Ruhlar Dolaşan Kitap – Melike Uzun

Joel Koven ?Tarih ve Tin?de şöyle der: ?Geç kapitalizmin kendini iyi hissetme kültürü içinde, acı çekmenin değeri bugünlerde unutulmuştur. ? Ötekine açılma, dünyanın acısını hissetmek demektir. ? Ancak ruhun acı çekişi radikal mutluluk umudunu da ima eder. Acı çekmek ve varlığa açık olmak: bütünleşmiş varlığın olanaklıklarını beklemek ? anlamına gelir.? Acıyı boş ver anı yaşa

okumak için tıklayınız

Güzin?le – M. Şehmus Güzel

« Çok değiştim değil mi ? » « Ne kadar zayıfladım n?est-ce pas ? » « Her şey için çok teşekkür ederim. Tekrar görüşürüz. Kusura bakmayın … » Güzin?in 1971?den bu yana Abidin?le paylaştığı ve son yirmi yıldır Abidin?in, Nâzım?ın, Münevver?in, Avni?nin, Fahri?nin, Behlül?ün, ana ve babasının ve diğerlerinin anılarıyla başbaşa yaşadığı ev-atölyenin kapısını kapıyorum.

okumak için tıklayınız

Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni – Zafer Köse

Fabrikanın bakım teknisyeni, elini genel müdürün omzuna koyup ?Sen de çok önemli bir iş yapıyorsun,? diyor, ?stratejik kararlar veriyorsun.? Olabilir mi böyle bir şey? Hiyerarşik sistemde aşağıdaki kişi üsttekine alçak gönüllü davranabilir mi? Alçak gönüllü her davranış, yukarıdan aşağıya iletişim durumu yaratır; dikkat çekecek ölçüde öyle davrananlar, üstte bulunma konumlarını somutlaştırmış olurlar. Gerçekten alçak gönüllü

okumak için tıklayınız

Umut Edilen Çağın Romanı – Melike Uzun

?Birçokları sadece karmaşa içinde hissediyor kendini. Yer sallanıyor; neden, niçin, bilmiyorlar. Onların bu durumu, endişedir; daha açık seçik hale gelirse korku olur.?diyor Ernst Bloch Umut İlkesi?nin önsözünde. Bu topraklarda ve bu zamanda endişeyi, korkuyu değişik gerekçelerle, en yoğun haliyle yaşamayan var mıdır? Her gün ölüm haberleriyle uyanıyoruz: savaş, çatışma, açlık, sömürü, toplu mezarlar? Yaşlanıp yatağında

okumak için tıklayınız

Ortadoğu’da Kadın Olmak – Selma Sayar

Edip Cansever ?Mendilimde kan sesleri? şiirinde söylediği gibi ? İnsan yaşadığı yere benzer.? Biz farkında olalım ya da olmayalım içinde yaşadığımız coğrafya, sosyal ve kültürel ortam hayatımızı önemli ölçüde etkiler. Adına Ortadoğu denilen ateşten bir çemberin içinde buluverdik kendimizi. Bu öyle bir ateş ki hiç sönmez; harlıdır her daim. Ortadoğu?da kadın olmak hayata yenik başlamaktır.

okumak için tıklayınız

Gökyüzü Sevinci’ne dair – Nevzat Süer Sezgin

Zengin, yoksul, genç, yaşlı, kadın, erkek hepimizin yaşam boyu en değerli varlığı şüphesiz ki çocuklarımızdır.Tüm yetişkinlerin en içten dileği, çocuklarını, evrensel düşünebilen, yaratıcı, sorun çözebilen, kendisinden memnun, başkalarına saygılı, iletişim becerisi gelişmiş, beden ve ruh sağlığı iyi, başarılı, barıştan yana, sorumluluklarının bilincinde davranabilen , demokratik bir kimliğe sahip yetişkinlere dönüştürmektir.

okumak için tıklayınız

Tahsin Yücel?le Yolculuk – Ali Yıldız

Tahsin Yücel, yıllardır okurlarının karşısında; salt öykü, deneme, eleştiri ve romanlarıyla değil, çevirileriyle de.İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü?nde öğretim üyesi olan Yücel, çalıştığı dönemlerde hem yüzlerce öğrenci yetiştirdi hem de Fransız yazınından Zweig, Flaubert, Gide, Proust, Sartre, Balzac ve Camus?un eserlerinin yanı sıra, daha birçok yazarı da Türkçeye kazandırdı. Dert Çok Hemdert Yok

okumak için tıklayınız

Salkım Sacak Keldağ?a dair – Ayşe Kaygusuz

Müslüm Kabadayı, Mart 2013?te çıkardığı ?Salkım Saçak Keldağ? ilk öykü kitabıyla, öykü dünyasına merhaba derken, yaşadığı çağın sorunlarını sorgulayarak ve tarih bilinciyle geçmişi bugüne, bu günü de yarına taşımanın sorumluluğuyla yazmış öykülerini. Müslüm Kabadayı, edebiyat öğretmeni ve eleştirmeni olmanın ustalığıyla kullandığı ?dil?i, bilgi ve yaşanmışlık deneyimiyle bütünleyerek, yerli yerine oturtmuş anlıtımını. Kullandığı yalın Türkçesini Antakya

okumak için tıklayınız

Ütopya Denen Vaat – Onur Koçyiğit

İnsanevladı, zaman var olduğundan beri iktidar olma ve erkler üzerinden yaşama isteğiyle dolup taşmıştır. Günümüze gelindiğinde, içgüdülerinden arınıp mantıkla hareket ettiği söylenen hayvan, zamanın başından beri pek bir ?radikal? değişim yaşamamıştır. Bugün hala ve inatla, güce sahip olan tarafta yer almanın istenciyle yaşamaktadır. Nildur Tandaçgüneş?in yazdığı ve ?Antikçağ?dan Günümüze Mutluluk Vaadi? altbaşlığı ile yayınlanan Ütopya

okumak için tıklayınız

Zamanıdır, Zamanı gelmenin… – Tomris Sakman, Tayfun Topraktepe

“Yeni biz söz dizimi lazım Cüneyt bana. Sıkıldım öznenin her zamanki yerinden, gizlenmesinden, saklanmasından. Varlığından ayrı, yokluğundan ayrı. Yüklemler özne olsun, sevmekler dolaşsın caddelerde, ?seviştim?ler konuşsun ?nefes almıştım?larla, hep birlikte bizi yapsınlar, biz yapsınlar. Eyleyen biz olmayalım. Bir sevişmek gelsin, bütün zamanlarda çeksin bizi, Esra?yla beni. Eylem zamanı geçti, gelmez bir daha; özne de yok

okumak için tıklayınız

Tanrılar Pek Nadir Bahşederler – Aysel Sağır

?Şans ne yazık ki sevdiklerine karşı bile hiçbir zaman fazla cömert davranmaz. Tanrıların bir ölümlüye, ölümsüz bir iş başarma fırsatını bir defadan fazla bahşettikleri pek nadir görülür…? Yıldızın Parladığı Tarihsel Anlar?da, Stefan Zweıg, rutinin, geniş zamanların dışına çıkıp, sadece bir karar an?ına odaklanıyor. Söz konusu karar an?larında neler oluyor? O an?da kafasından geçenleri karara bağlayan

okumak için tıklayınız

Asi Şehirler Asimetrik İlişkiler – Kansu Yıldırım

Geçtiğimiz yıllarda Kuzey Afrika?da, Kıta Avrupa?sında ve Atlantik?in diğer yakasında ABD?de patlak veren eylemler, ekonomik, siyasi ve toplumsal yapıda ciddi kırılmalara ve geçişlere neden olmuştu. Bu eylemlerin birbirine yakın tarihlerde ve benzer gerekçelerle başlaması dışında, ortak bir kritik noktaları daha bulunmaktaydı: Kitlesel düzeyde öfke halinin boşaltılması ve belirli mekânların işgali. Öyle ki, İspanya?daki harekete ?öfkeliler?

okumak için tıklayınız

Antonio Negri’nin Sürgün adlı kitabına dair – A. Kadir Şahin

?Mazoşist değilim; bir şeyler inşa etmek için illa ki yoksunluk çekmek gerektiğini iddia edecek değilim. Aslında, hapishane ve yaşamın geri kalanı arsında öyle ciddi bir fark olduğunu düşünmüyorum. Yaşam, onu inşa etmediğiniz sürece; yaşamın seyri özgürce kavranmadıkça bir hapishanedir.? Yaşamı, bu denli öznelliğin kendini yeniden ve her an kurması olarak gören düşünür Antonıo NEGRi?nin ?SÜRGÜN?

okumak için tıklayınız

Çağın Ruhunu Yakalamak için Lefebvre – Cihan Özpınar

Evvela bir manzara çizmeye çalışalım: Türkçe yayın dünyasının bilhassa ?teori? ile ilgili alanındaki büyük gediklerinden bir tanesinin, bir yazarın düşünce dünyasını belirli bir kontekste oturtamama olduğunu söyleyebiliriz. Her dönemde bir takım düşünürlerin yükselişlerine ve düşüşlerine şahit olunur. Bu biraz yazarın ortaya koyduğu eserle ilgili olmakla birlikte, daha ziyade o eserin, yazıldığı zamanın ruhunu yakalayıp yakalayamadığıyla

okumak için tıklayınız

Mekan ve İktidar – Soner Torlak

2001 yılında Kartal Cezaevi’nde ölüm orucunda yaşamını yitiren Sibel Sürücü’nün ailesi, her yıl ölüm yıldönümünde, Tokat’tan İstanbul Başakşehir’e gelip Sibel’i ziyaret ediyorlardı. Bu yıl da böyle yapacaklardı. 22 Nisan’daki ölüm yıldönümünden birkaç gün önce, dayısı Şenol Budak Sibel’in mezarını temizlemeye, toprağına su vermeye geldiğinde mezarı yerinde bulamayacaktı. Zengin egemen arsızlığının son zamanlardaki prototipi Ali Ağaoğlu’nun

okumak için tıklayınız

Yaşam kalitesi üzerine hipotezler – Faiz Cebiroğlu

Yaşam kalitesi nedir? Bu konuda fikirlerimi yazmak istiyorum. Türkiye?de üzerinde durulmayan bu konunun, biz eğitimciler tarafından da ihmal edilmesi kabül edilmezdir. Hipotezlerden hareket ederek, insan yaşam kalitesinin, önce, bir sübjektif ve psikolojik olgu olduğunu hemen yazmam gerekiyor. Bu ne demektir? İnsanın yaşam kalitesi, her zaman, insanın, aktif, başkalarıyla olan ilişkileri, kendini pozitif gören ve umutlu

okumak için tıklayınız

Diktatörlerin Yargıtatörleri – Serkan Fırtına

Dünya edebiyatının üzerinde hemfikir olduğu bir alan varsa o da ?hapishane edebiyatı? dır. Yazarların çeşitli suçlardan ?bu çoğunlukla düşünce suçlarıdır- dört duvar arasına sokulmaları sonucunda içeriden dışarıya yaptıkları ?yazın? katkısıdır. Ülkemiz bu alanda dünya ölçeğinde değerlendirildiğinde yeterince verimli konumdadır. Tarihsel olarak bakıldığında toplumumuzda düşünen, yazan ve muhalif olanlar, çeşitli dönemlerde baskı altına alınıp, hapishanelere doldurulmuşlardır.

okumak için tıklayınız

Bir yabancılaşma yazarının portresi – Gökçe Gündoğdu

Reiner Stach?ın kaleminden çıkan ve Türkçeye Sezer Duru tarafından kazandırılan iki ciltlik Kafka biyografisi, yabancılaşmanın yazarının hayatına duyduğumuz ?yabancılığı? kökten değiştirecek bir çalışma. Modernist yazını derinden etkileyen yazarlardan biri olan Franz Kafka için söylenebilecek en kesin ifadelerden biri onun yabancılaşmanın yazarı olduğudur. Edebi takvimler yazarın 130. doğum yılını gösterirken Reiner Stach?ın kaleminden çıkan ve Türkçeye

okumak için tıklayınız

Tekinsizliğin Yönetmeni: David Lynch – Serhat Durup

Chris Rodley?in David Lynch?le uzun süre yaptığı röportajlardan oluşan kitabı ?David Lynch – ?Tekinsiz?in Sineması?, Selim Özgül?ün çevirisiyle Agora Kitaplığı tarafından yayınlandı. Lynch?in çocukluk dönemine, tablolarına, filmlerine ve özel hayatına ilişkin her şey bu kitapta yerini alıyor. Ayrıca kitabın içerisinde Lynch?in oyuncuları yönettiği anda çekilen set fotoğrafları da yer alıyor. Rodley?e göre, günümüzde başka hiçbir

okumak için tıklayınız

Türkiye?nin Ruhu / Direnmenin Trajedisi’ne dair – Zahit Atam

Yıllarca Yılmaz Güney ve Türkiye Sineması üzerine tarihsel çalışmalar yaptım ve yayınladım. Yirmi yıllık sinema tarihçiliğinden sonra şimdi bir romanla karşınızdayım. Yılmaz Güney?in birinci tekil şahıs olarak bilinç akışı içinde ve büyük oranda zihnini anlatmaya çalıştım. Zamana karşı direnme çabaları, Türkiye?yi nasıl gördüğü, sinemamızı nasıl değerlendirdiği, siyasi iktidara karşı boyun eğmeyerek hayatı boyunca davasına sadık

okumak için tıklayınız