Kategori: Nejdet Evren

Avuçlamalı Özgürlüğü – Nejdet Evren

Neşeli şarkılar söylemek isterdim hurcumda hüzün birikmeseydi; lakin, koynumda büyüdü geceleri ve bir yanım kaldı  üryan!   Tutsak güvercin midir yalnız tel-örgülerden ötelere bakan; örgüsü var mıdır zindanların nerede başlar  sınırı ve biter mi?   Gün gelir uçar ötesine duvarın ki, aşılmadık olanı yok! Zindanda bağıra çağıra bir bahar doğar, “düş dediğin aslında ————yolun yarısı”(1)

okumak için tıklayınız

Yabancılaşmaya Karşı Özgürlük – Nejdet Evren

Arzu etmek/istemek çeşitli nedenlere dayalı olabilir. Biyolojik nedenler ile sosyolojik nedenler arasında kapanmaz bir fark vardır. Her ikisinin de ortak noktası ise, varlığına ihtiyaç duyulan bir eksikliğin hissiyatıdır. Bu nedenle arzu edilen/istenen şey her daim eksikliği duyumsanan/hissedilen varlıktır. Eksikliğin kendine dair hissin bağlandığı arzu ise her ikisinden farklı olarak yoksunluk/doyamama hissine denk düşer; yeterli olana

okumak için tıklayınız

Siyah ve Beyaz – Nejdet Evren

“Konuşmak demek, bir kültürü özümlemek, bir uygarlığın yükünü dilinin ucunda taşıyabilmek demektir her şeyden önce.” (1) Bir dil, bir insan sözü boşuna söylenmemiştir. Günümüze kadar kaç yüz uygarlığın dili yok olmuş ve yok edilmeye yüz tutan kaç dil mevcuttur? Kolonyalist Avrupa’nın İngiliz dil ve edebiyatı neredeyse dünya dili haline gelmiş bulunmaktadır. Birey konuştuğu dilin kültürüne

okumak için tıklayınız

Boşlukta Gezinen Bilgi – Nejdet Evren

Bilgi masumiyeti kirletir, adeta masumiyeti ortadan kaldırır. Bu durum bilginin kötü ve zararlı olduğu şeklindeki bir yorum yapılmasını gerektirmemektedir. İnsanın başka bir canlıya/insan dahil işkence yaptığına dair edimlerine tanıklık yapıldığında korku ve acıma duygusu birlikte yaşanır, onunla/işkence yapan eylem ve düşünce alt-yapısıyla ne şekilde mücadele edileceği bilgisine/yeterliliğine ssahip olamayanın edimsizliği masumiyet kapsamında değerlendirilebilir, ancak bu

okumak için tıklayınız

BBÇ – Ben Bir Çocuğum – Nejdet Evren

Ben Bir Çocuğum/*BBÇ. Masumiyetimden olsa gerek büyüklerimin benden gizleyerek konuştuklarında “sabi” dediklerini duymuşluğum vardır. Sabiydim, masum ve korunmasızdım; her türlü saldırıya maruz kalabilir, gücüm yetmediği için bir çoğunu geri-savuramazdım. Öyle de oldu; bir çok saldırıya maruz kaldım ve gücüm yetmediğinden sindim, sindirildim. Bu acımasızlığın bir ölçüsü yoktu; insanın skalası, ölçüsü, acıma duygusu ve acımasızlığı aynı

okumak için tıklayınız

Modernite – Nejdet Evren

Politika her zaman bir iktidar mücadelesi olarak ele alınmış ve bu şekilde algılanmıştır. Çok yüzlü anlamında Latince’de poli tika dan üretilerek günümze kadar gelmiştir. Poli-tika-cılar ise her zaman yöneten, yönetmeye aday ve bu yönde çaba harcayan kişilerden oluşmuştur. Her hal ve şartta iktidarı ele geçiren kesim/klik ya da sınıf yönetme gücünü diğerleri üzerinde bir baskı

okumak için tıklayınız

YARI-PUSARIK / ILGIM – Nejdet Evren

Bir dil, hakınca sahiplendiği sürece ne kadar baskılanırsa baskılansın asla yok edilemez; bu direnç ana-kadından gelir,  her dile ana-dili denmesinin nedenide budur. Bir zamanlar çocuk öykülerinde herkesçe bilinen bir olgu vardı – ki, hala gündemde olsa gerek- deve kuşları kafalarını kuma gömdüklerinde saklandıklarını sanırlarmış…- deve kuşları böyle bir davranışta bulunmakdıkları halde-  Toplumsal bir olgu yok

okumak için tıklayınız

Teknoloji ve İnsan 2 – Nejdet Evren

Teknoloji yoğun yaşam ile kültür yoğun yaşam ayrıştırılabilir mi? Biri öncelenip diğeri öteleştirilebilir mi? Teknoloji bağımlılığı kültür erozyonuna neden olur mu? Teknolojiden tamamen uzakta bir yaşamı özlemek tekniğin yarattığı kirlenmeye duyulan öfkenin bir yansıması olabilir mi? Tekniğin kullanım biçimi, teknik araçların hangi ihtiyaç için üretilmesi ile yakından ilgili olmasına göre, çoğunluk azınlığın tercihlerine göre mi

okumak için tıklayınız

Şiddetin İçselleştirilmesi – Nejdet Evren

“Hepsi yıkıma tapıldığına, vahşetten haz alındığına işaret ediyor” (1) Agatha Christie’nin “Fantastik Bir Hikaye” alt başlıklı “Frankfurt Yolcusu”  adlı kitabının girişinde yapılan bir tespitle başlamaktadır. Ürkütücü olan yıkıma tapılması, vahşetten haz alınmasıdır. Zira, şiddetin her türlüsünden insanın haz alması nasıl bir duygu, düşünce halidir ve şiddetin içselleştirilmesi, uygulayana tapılması nasıl bir mazoşist bir edimdir? Bu

okumak için tıklayınız

Göç Yolları / Lori.. – Nejdet Evren

Göç yollarında her varlık ve değerlerimiz kırılan kanatlar gibi bir bir eksilir bizden; istemesek de o yolculuğa bir güç bizi zorlar ve kafilelerle çıkarız yollara,ufkun görünmez çizgisine doğru çıkınımızda sadece umut taşırız; ancak bunun gerçek olup olmadığını da asla bilmeyiz, buna rağmen o yükü sırtlamak zorundayız,

okumak için tıklayınız