Kategori: Psikoloji

Mavi Tulumlu Bilge ve Kırmızı Chrysler’li Doktor: 1931 Yılından Bir C.G. Jung Portresi!

Bugün o dumanlı psikanaliz odalarından çıkıp, 1931 yılının Zürih’ine, insan ruhunun en derin sularında yüzen bir dâhinin, Dr. Carl Gustav Jung’un günlük hayatına misafir oluyoruz. Amerikalı yazar Elizabeth Shepley Sergeant’ın ta Birinci Cihan Harbi’nden önce tanıştığı ve 1931’de seminerlerine katılarak Harper’s dergisi için kaleme aldığı bu enfes portre, bize koca profesörün o yaldızlı unvanlarının arkasında

okumak için tıklayınız

Şu Alafranga Dünyanın İpsiz Sapsız İşleri: Tımarhanelik Amerika ve “Hayır” Demenin Kerameti!

Bugün o dumanlı İsviçre dağlarını, Avrupa’nın dar sokaklarını ardımızda bırakıp okyanusun ötesine, gökdelenlerin bulutları deldiği, makinelerin hiç durmadan işlediği Yeni Dünya’ya, Amerika’ya yelken açıyoruz! Yıl 1931… Whit Burnett adlı bir gazeteci, Viyana’dan kalkıp Zürih’e, meşhur doktor Carl Gustav Jung’un kapısına dayanır. Maksadı, Amerika’nın o yaldızlı örtüsünü kaldırmak, şu meşhur “Amerikan Rüyası”nın içyüzünü usta bir ruh

okumak için tıklayınız

Freud’un Kalesinde Bir “Ayrılıkçı”: C.G. Jung’un Viyana Basın Toplantısı

Yıl 1928, aylardan Şubat… İsviçreli ünlü psikiyatr Carl Gustav Jung, yaklaşık on sekiz yıllık bir aradan sonra psikanalizin başkenti ve eski “ustası” Sigmund Freud’un kalesi olan Viyana’ya geri döner. Saygın bir kültür cemiyeti olan Kulturbund’un davetlisi olarak konferans verecek olan Jung, bu etkinlikten birkaç gün önce Viyana basınının karşısına çıkar. İlginç olan şudur ki; 21

okumak için tıklayınız

Afrika’nın Ortasında Kaybolan Bir Dâhi: “Siz, O Doktor Jung’sunuz Sanırım!”

Yıl 1925… Kenya’nın ücra bir köşesinde, Nandi Bölgesi’ndeki Kapsabet karakolunda görevli genç bir İngiliz devlet memuru olan Francis Daniel Hislop, sıradan bir günün akşamüstünde evine doğru yürümektedir. Birden, okaliptüs ağaçlarıyla çevrili o geniş ve gösterişli yolun aniden bakımsız bir toprak yola (eski Uganda kervan yoluna) dönüştüğü sınırda, kenara çekilmiş büyük bir safari aracı görür. Aracın

okumak için tıklayınız

Carl Jung’un Terapi Odasından Sızan Sırlar: Esther Harding’in Gizli Defterleri

Psikoloji tarihinin en büyüleyici ve gizemli figürlerinden biri olan Carl Gustav Jung ile karşılıklı oturup sohbet etme şansınız olsaydı, ona ne sorardınız? Jung’un en önemli Amerikalı öğrencilerinden ve temsilcilerinden biri olan Dr. M. Esther Harding, 1922 yılından itibaren bu şansı elde etti ve Zürih’te Jung ile yaptığı özel görüşmeleri defterlerine kaydetti. Ölümünden sonra yayımlanan bu

okumak için tıklayınız

C.G. Jung’un Gözünden: En Trajik Ânıyla Yüzleşen Amerika

Eylül 1912’de, psikanalizin dev ismi Dr. Carl Gustav Jung, Fordham Üniversitesi’nin davetlisi olarak Amerika Birleşik Devletleri’ni ziyaret etti. Amacı, insan zihninin karanlık dehlizlerini açıklayan psikanaliz teorisini Yeni Dünya’ya anlatmaktı. Ancak Jung, sadece hastaları değil, koca bir ulusu da analiz masasına yatırdı. The New York Times gazetesinde 29 Eylül 1912’de yayımlanan röportajı, Amerikan toplumunun psikolojik yapısına

okumak için tıklayınız

Bazı Gençlik Anıları : Carl Gustav Jung’un Gençliğine Dair

Şu Alafranga Zihin Doktorlarının Delikanlılık Halleri: “Fıçı” Jung Efendi’nin Gençlik Sırları! Bugün sizinle o meşhur “analitik psikoloji” denizlerinin kaptanı, rüya hafiyesi İsviçreli doktor Carl Gustav Jung’un çocukluk ve gençlik yıllarına doğru bir seyahate çıkacağız. Hem de en yakın çocukluk arkadaşı Albert Oeri’nin dilinden, elli yıl sonra kaleme aldığı o dürüst “Bazı Gençlik Anıları” isimli hatırattan!

okumak için tıklayınız

Carl Gustav Jung’un rüyalarında karşılaştığı İlya ve Salome karakterleri,

İlya (Elijah) Neyi Simgeler? Salome Neyi Simgeler? Özetle İlya ve Salome; Jung’un kendi zihinsel karmaşasına bir amaç arayışı sırasında ortak bilinçdışının kuyusundan çıkardığı, baba, kadın, cinsellik ve bilgelik kavramlarıyla yüzleşmesini sağlayan çok katmanlı sembollerdir.

okumak için tıklayınız

Şu Alafranga İzdivaçların İçyüzü: Carl Jung’un Gölgesindeki Kraliçe, Emma Jung!

Ey fani ! Geçenlerde size Tatavla’dan Paris’e uzanan “ölüm tüccarı” Zaharoff’un karanlık işlerinden dem vurmuştum. Bugün ise rotamızı İsviçre’nin o soğuk, o dumanlı dağlarına, “zihin doktorlarının”, ruh hafiyelerinin mahrem odalarına çeviriyoruz! Konumuz, şu meşhur psikanalist Carl Gustav Jung’un hem karısı, hem asistanı, hem de dert küpü olan zavallı ama bir o kadar da dirayetli Emma

okumak için tıklayınız

Şu Alafranga Dünyanın İpsiz Sapsız İşleri: Tatavla’dan Paris’e Bir “Ölüm Tüccarı”nın Portresi

Ey fani ! Bugün size, şu yaldızlı Avrupa kıtasında ne dolaplar, ne fırıldaklar döndüğünü gösteren bir hikâyeden, Morris West’in Fanus adlı o meşhur romanından fırlayıp gelmiş bir zat-ı muhteremden bahsedeceğim. Öyle bir zat ki, adına Basil Zaharoff derler; kimileri ona “Avrupa’nın gizemli adamı”, kimileri ise düpedüz “ölüm tüccarı” adını takmıştır. Gelin görün ki bu tehlikeli

okumak için tıklayınız

Liyakat Algımızı Değerlendirelim – Psk. Banu Beyaz

Liyakat kavramının Türk Dil Kurumunda “yeterlilik, layık olma, uygunluk” gibi kelimeler ile ifade edilirken; Liyakatli kavramı iş bilir anlamı taşımaktadır. Liyakat kavramı Arapça kökenli bir kelimedir ve layık sözcüğü ile aynı kelimeden gelmektedir. Liyakat sözcüğü Latince karşılığı hak etmek, kazanmak anlamına gelen “mereo” kökü ve Yunanca güç, iktidar anlamına gelen “kratia” sözcüklerinin birleşimi “meritokrasi” sözcüğünün

okumak için tıklayınız

Phubbing Davranışı – Psk. Banu Beyaz

Phubbing; ingilizce “phone’’ (telefon) kelimesinin ve “snub” (hiçe saymak, görmezden gelme) fiilinin birleştirilmesiyle meydana gelmiştir .Yüz yüze iletişim sırasında akıllı telefonla etkileşime giren kişiye “phubber” denilirken, “phub edilen” yani telefonla küçümsenen kişiler ise literatürde “phubbeerler” olarak adlandırılmıştır. (Chotpitayasunondh & Douglas, 2016: 13). Çok sayıda araştırmada, başkalarıyla etkileşim halindeyken akıllı telefon kullanımı “kaba ve sosyal açıdan

okumak için tıklayınız

Don McGowan’ın “What Is Wrong with Jung” (1994) adlı Kitabı Üzerine

Don McGowan’ın “What Is Wrong with Jung” (1994) adlı kitabı, Carl Gustav Jung’un teorilerine ve metodolojisine yönelik sistemli ve sert bir eleştiri niteliği taşır. Kitap, Jung’un bir “bilim insanı” olmaktan ziyade, bilimsel yöntemleri kendi teolojik ve mitolojik görüşlerini doğrulamak için kullanan bir düşünür olduğu tezini savunur. 1. Metodolojik Eleştiri ve Bilimsel Disiplin Eksikliği McGowan’ın en

okumak için tıklayınız

Fransa’nın Psikanalitik Çıkmazı: Otizmde Freud’un Gölgesi ve Göz Ardı Edilen Faydalar

Kanıtın Reddi: Kuramın İnatçılığı ve İnsani Desteğin Değeri Yazar: Jungish (Koltuğa Uzanmak Her Derdi Çözmez, Ama Konuşmak Bazen Bir Köprü Kurar.) Aziz Okuyucularım, Ey Bilim ve Gelenek Arasında Kalanlar! Fransa’nın otizm meselesi, psikoloji tarihinde bir utanç lekesi olarak anılmaya devam ediyor. Bu, bilimsel kanıtların, köklü ve güçlü bir entelektüel geleneğin (psikanalizin) inatçılığı karşısında nasıl yenik

okumak için tıklayınız

Kişiye Özel Beyin ve Sinir Cerrahisi Hizmetleri

İzmir doktor seçenekleri arasında izmir beyin cerrahı Op. Dr. Umut Tan Sevgi, izmir beyin ve sinir cerrahisi uzmanı kimliğiyle hastaların yaşamını dönüştüren tedaviler uygulamaktadır. İstanbul kökenli bu hekim, lise eğitiminden tıp fakültesine uzanan yolculuğunda disiplinli bir kariyer inşa etmiştir. Nöroşirürji uzmanlığını İzmir’de tamamlayan Op. Dr. Umut Tan Sevgi, uluslararası laboratuvar ve klinik deneyimleriyle donanmış bir profile sahiptir.

okumak için tıklayınız

Beden Utandırma – Psk. Banu Beyaz

Beden utancı, kişinin kendini içselleştirilmiş veya kültürel bir standarda göre ölçmesinden ve bu standarda uymadığını algılamasından kaynaklanabilecek duygudur. (Moradi & Huang, 2008). Birey olumsuz beden imajına sahip olduğunda ya da başka bir ifade ile bedeni beğenme düzeyi düşük olduğunda beden utancı ortaya çıkabilmektedir. Beden utancı, genellikle toplumun belirli bir beden idealine uymayan kişilerde ortaya çıkmaktadır.

okumak için tıklayınız

Yaşlılık Dönemi Korkusunu Değerlendirelim – Psk. Banu Beyaz

Yaşlılık Dönemi Korkusu Ölçeği, yaşlılık dönemiyle ilgili korkuları ölçmeyi amaçlayan bir araçtır ve Kara ve arkadaşları tarafından 2023 yılında geliştirilmiştir. Bu ölçek, bireylerin yaşlılık dönemiyle ilgili kaygılarını, düşüncelerini ve duygularını anlamak için kullanılmaktadır. Yaşlılık Dönemi  Korkusu Ölçeği, toplam 11 maddeden oluşmaktadır ve maddeler 1 (kesinlikle katılmıyorum) ile 5 (kesinlikle katılıyorum) arasında değişen 5‟li Likert tipi

okumak için tıklayınız

YAŞLILIK VE YAŞLANMA İLE İLGİLİ METAFORLAR – Psk. Banu Beyaz

Bu yazıda önce yaşlılık ve yaşlanma tanımlanmış, ardından metaforların işlevlerinden söz edilmiş, sonra da Araştırmacılar Temel M, Dilek F, Tosun Z’ nin yarı yapılandırılmış görüşme formu ile gerçekleştirdikleri yaşlılık metaforları çalışmasından örnekler verilmiştir. Yaşlılık, insan yaşamının en duyarlı ve kaçınılmaz dönemidir. Dünya Sağlık Örgütü Psikogeriatri Bilim Grubunun geçmiş dönemlere göre fiziksel ve zihinsel yetersizliklerin belirginleştiği’

okumak için tıklayınız

Teşhislerin Ötesinde: Halk İçin Psikoterapi ve İnsanın Kendi Hikayesine Dönüşü

Günümüzde psikoterapi, genellikle klinik odalarına hapsolmuş ve sadece “iyileştirilmesi gereken bir hastalık” olarak görülen ruhsal durumları hedefleyen bir araç olarak algılanıyor. Ancak R.D. Laing’in öncülük ettiği ve bugün James Hollis ile Rachel Aviv gibi düşünürlerin yankılarını sürdürdüğü “halk için psikoterapi” anlayışı, bize çok farklı bir şey fısıldıyor: Ruhsal sancı, çözülmesi gereken bir tıbbi sorun değil;

okumak için tıklayınız

Dünyada, psikiyatri klinikleri ve hastane deneyimlerinden yola çıkılarak geliştirilen halka açık psikoterapi uygulamaları

Dünyada, psikiyatri klinikleri ve hastane deneyimlerinden yola çıkılarak geliştirilen halka açık psikoterapi uygulamalarına dair çeşitli örnekler mevcut. Bu uygulamalar genellikle klinik araştırmalar, hasta geri bildirimleri ve psikoterapi yöntemleri (örneğin, Bilişsel Davranışçı Terapi – BDT) temel alınarak oluşturulmuş. Aşağıda, araştırmama dayanarak öne çıkan örnekleri, kimler tarafından geliştirildiği, ne yaptıkları ve klinik/hasta deneyimlerine dayalı yönlerini özetliyorum. Bu

okumak için tıklayınız