Kategori: Romanlar

Bertolt Brecht ya da “Brekt” Diyenler İçin Beş Paralık Roman – Kamuran Şirin

Üç Kuruşluk Opera(1928), Üç Kuruşluk Film(1931), Üç Kuruşluk (ya da Sevgi Soysal?ın çevirisiyle Beş Paralık) Roman(1934). 20. yüzyılın önemli bir oyun yazarı, kuramcısı, şairinin kuruşlarla bu denli uğraşmasına ilişkin birkaç şey söylemek bu yazının varlık amacına değinir. Yılmaz Onay Evrensel Kültür?de(Ağustos 2011) Brecht romanıyla ilgili yazısında bir belirlemede bulunur: ?Öyle ki burjuva tiyatro aygıtı, Üç

okumak için tıklayınız

Meleklerin Uğramadığı Yer – E. M. Forster

Meleklerin Uğramadığı Yer, her şeyden önce, bizlere ciddi bir çağrıda bulunan toplumsal bir komedidir; bizi ne tür risklerle karşı karşıya olursak olalım hayata müdahil olmaya davet eden, hayata seyirci kalmaktan daha kötü, daha tehlikeli hiçbir şey olamayacağını hatırlatan bir komedi. FRANK MALONEY Yaşadığı çağı en iyi yansıtan, yorumlayan yazarlardan biri olarak kabul edilen Edward Morgan

okumak için tıklayınız

Howards End – E. M. Forster

Zenginle fakirin, kadınla erkeğin, gelenekle geleceğin sonsuz kavgasına derinlikli bir bakış… İngiltere?de 20. yüzyılı karşılayan sosyal, ekonomik ve felsefi güçlere ilişkin müthiş bir gözlemin ürünü olan Howards End?de üç farklı sosyal katmandan karakterler bir aradadır: Sanat ve kültür çevrelerinde tanınan Margaret ve Helen Schlegel, üst sınıfların idealist ve entelektüel yönünü temsil eder. Romana ismini veren

okumak için tıklayınız

Mühendis Menni / Kızıl Yıldız 2 – Aleksandr Bogdanov

Rus düşünür ve eylemci Aleksandr Bogdanov?un bilim kurgu türündeki romanı Mühendis Menni (1912), Yordam Kitap tarafından yayınlanan Kızıl Yıldız?ın devamıdır. Kızıl Yıldız?da, okur, bir Dünyalının gözünden, Marslıların kendi gezegenlerinde inşa ettikleri sosyalist düzene tanıklık etmişti. Bu romanda ise Mars?ta sosyalizm öncesi dönem ve sosyalizm için verilen mücadeleler, aynı heyecan verici keşifler ve bilimsel öngörülerle anlatılıyor.

okumak için tıklayınız

Stefan Zweig’in Son Günleri – Laurent Seksik

Stefan Zweig, ta Brezilya’ya gitse de, geride bıraktığı, yıkılmakta olan bir dünyayı içinde taşıyordu. Bazen aralık kalan pencereden esen ılık rüzgâra kapılıp geçip giden yılları unuttuğu oluyordu. Utanç duygusunun bir huzur hissiyle aynı anda benliğini kapladığı zamanlar, bir umut ışığı olarak Lotte’ye bakıyordu. Buralara aşinaydı sanki… İnsana yaşadıklarını unutturacak bir yer. Ama bir gazete haberi

okumak için tıklayınız

Turquetto – Metin Arditi

1519’da Osmanlı topraklarında, Konstantiniyye’de dünyaya gelen Eli, resim yapma tutkusuyla yanmaktadır. Ancak o bir Yahudi’dir ve dini, resim yapmasını yasaklamıştır. Tutkusunun peşinden gitmeyi seçen delikanlı, özgürce resim yapabilme hayaliyle bir gemiye atlayıp Rönesans’ı yaşayan İtalya’ya, Venedik’e kaçar. Sanatı için her şeyden, hatta kimliğinden bile vazgeçen, Venedik’in en büyük ressamlarından Eli ya da üstadı Tiziano’nun verdiği

okumak için tıklayınız

Ekmeği Taştan – Jean Freville

“Goncourt ödülüne layık, özlü, çok güzel bir kitap. Gelecekteki kitaplarınızla bu ödülü hak edeceğinizi umuyorum, zira böylesi bir yapıt gelecek hakkında da çok şeyler vaat ediyor.” Roman Rolland “Nazi işgalinin kanlı karanlığı içinde, Ekmeği Taştan, bana 1936 yılının güneşli günlerini yaşattı yeni baştan.” Jaques Duclos

okumak için tıklayınız

Geriye Kalan Ağıttır! – Uğur Beydili

“Geçmiş gelecekten çok daha belirsizdir!” Bu söz ideolojik duruşların, taraf tutmanın ve iktidarların tarihe yaklaşımını çok iyi özetlemektedir.  Dersim meselesi yakın tarihin sırlarından biri(ydi). Gündeme düşmeden kimsenin daha o tarihte ne olduğunu tam bilmediği bir sırdı Dersim. Üzerinde daha önceden yapılan araştırmalara yeni araştırmacılarda eklenince ortaya bir hayli “Dersim meselesi hakkında” bir yığın araştırma çıktı.

okumak için tıklayınız

Bir Yetimin Romanı – Ahmet Oktay

Her yazınsal metin, kendini kuşatan daha önceki metinlerin ortamına doğuyor. O metinlerle sürdürdüğü diyalojik ilişkilerle biçimleniyor, güdüm kurgusu da (text strategy) içerik, biçim ve biçem düzeylerinde sürüp giden bu gerilimli ilişkiler çerçe vesinde netlik kazanıyor. Öteki metin, neredeyse ontolojik bir zorunluluk. Yazar, sürekli biçimde öteki metinlerle hesaplaşı-yor, yaklaşıyor ve kaçıyor onlardan. Yazınsal kanon son kertede

okumak için tıklayınız

Ayyaş – Hans Fallada

Herkes Tek Başına Ölür’le tüm dünyada büyük yankı uyandıran Hans Fallada’nın son dönemde göz ardı edilen önemli eserleri, Everest Yayınları’nın dünya klasikleri dizisi kapsamında Türkçe okurlarıyla buluşmaya devam ediyor. Evliliğinin ve sorumluluklarının boğuculuğundan kurtulabilmeye çalışırken kontrolü tamamen kaybeden bir işadamının hikâyesini anlatan Ayyaş, baskıcı bir toplumda insanın özgürlüğünün nasıl farklı şekillerde kısıtlanabileceğini örneklendiriyor. Fallada’nın Nazilerin

okumak için tıklayınız

Zübük Romanına İlişkin Yargı – Asım Bezirci, Refika Taner

“‘Zübük bir kere daha şu gerçeği açık seçik ortaya koyuyor: Aziz Nesin, ülkemizin erişilmesi gerçekten güç bir mizah ve yergi ustasıdır! Anlatımdaki o insanı şaşırtan rahatlık ve kolaylık, dilin­deki arılık, düşüncelerini belirtmekteki ustalıkla, mizah ve yergi­cilikteki şaşırtıcı gücüyle, bu alanın öncü, başustası olmakta de­vam ediyor. (…) Romanın özelliği, konunun romanda yer alan çe­şitli kişilerin ağzından

okumak için tıklayınız

Kötü Yol – Orhan Kemal

İnsanı hayali kahramanlara çevirmeden, zayıflıkları, güçsüzlükleri ile benimseyen ve olduğu gibi seven yazarların başında gelen Orhan Kemal, edebiyatımızda sıradan insanın yaşam kavgasını en iyi anlatan yazarların başında gelir. İnsanın yitirdiği onurunu yeniden kazanışını anlatan Kötü Yol, maceralı kurgusu ile de okurların ilgisini çekecek romanların başında geliyor. Orhan Kemal’in kitapları bir okurun hayatta rastlayabileceği o çok

okumak için tıklayınız

Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

Sabahattin Ali’nin 1940-41 yılları arasında yazdığı, 1943’te yayınladığı romanıdır. Romanın önemli karakterleri arasında Maria Puder ve Raif Efendi yer alır. Raif efendi’nin içine kapanık yaşamında ruhsal olarak ne büyük fırtınalar yaşadığı ve bunları dile dökemeyip günlüğüne aktardığı; büyük aşkının yarattığı duygularının anlatıldığı, saf tertemiz ve çok büyük bir aşk romanı.

okumak için tıklayınız

Evlerden Biri – Orhan Kemal

Evlerden Biri, Orhan Kemal’in sık sık ele aldığı aile yaşamına en iyi ışık tutan romanlarından biri. Ev içlerinde kapalı kalan hayatların aslında nasıl da fırtınalarla dolu olduğunun en iyi belgelerinden biri olan Evlerden Biri, ortak yalanlarımızla kurduğumuz ailenin aslında nasıl da bir hapishane olduğunu anlatıyor. Her zaman insana inancını koruyan Orhan Kemal, bize gerçeklerin üstüne

okumak için tıklayınız

Kurdu Öldürmek İçin – Çağlar Mirik

Küba Devrimi?nin 53. yılı vesilesiyle? 1959 yılında Batista diktatörlüğüne karşı Fidel Castro ve yoldaşlarının önderliğinde, Küba halkının devrimi başarıya ulaştı. Devrimin önderleri dünya halklarının kalbinde yer edindi. Bu önemli olay, Latin Amerika edebiyatına nasıl yansıdı? Küba Devrimi ile edebiyatı arasında nasıl bir etkileşim oldu? Ülkemizde Sovyet ve Bulgar Devrimi?ni anlatan çok sayıda roman çevirisi olmasına

okumak için tıklayınız

Musa Dağ’da: Kırk Gün – Franz Werfel

Franz Werfel’ın başyapıtı olan “Musa Dağ’da: Kırk Gün”, Almanya’da basıldığı ilk yıllarda Naziler tarafından yasaklanmıştır. Yazarın diğer eserleri ile birlikte bu kitapta meydanlarda yakılmıştır.  Bu eser gerçek bir yaşam öyküsü olup “Musa Dağ?da Kırk Gün” Franz Werfel’in 1929 yılında Suriye ve Antakya’yı dolaşmasından sonra 1932-1933 yılları arasında Şam’da yazılmıştır. Kitabın Belge Yayınları tarafından basılmasında sorumluluk

okumak için tıklayınız

F. Gladkov ve Çimento – Çağlar Mirik

Kasvetli, havasız bir kulübe… Tavandan sarkan gaz lambası, yer yer gazete ve dergi kupürleriyle kaplı, ağaç kütüklerinden yapılmış duvarları solgun ışığıyla aydınlatıyor. Bu resimli kupürler, evin küçük oğlu ve geleceğin yazarı Fyodor Gladkov?un ilgisini çekiyor, onda hayranlık uyandırıyor? Hayat hikayesini yazarken anlatmıştı bunları yazar ve daha sonraları da birçok kez bu yoksul kulübeyi, duvarlardaki yazıları,

okumak için tıklayınız

Dımdım Kalesi – Ereb Şemo “İlk kürtçe romanlardan”

Kürt edebiyatının önde gelen örneklerinden biri olan Dımdım Kalesi, esin kaynağını 17’inci yüzyılda yaşanmış bir savaştan alan bir tarihsel roman. Kale, adını Kürtler’in huzurlu bir yaşam sürdüğü Dımdım Dağı’ndan alıyor. Canlı bir ticaret merkezi de olan Dımdım Kalesi, bu özelliğiyle hem Osmanlılar’ın hem de İranlılar’ın ilgisini çekmektedir. Bu yüzden de kale sık sık ya Osmanlı

okumak için tıklayınız

Don Kıyısında Hasat – Mihail Aleksandroviç Şolohov

Mihail Şolohov’un Don kıyısındaki kazakların yaşantısını ele alan bu roman, çiftlik hayatını gerçekçilikle ve romantizmin karışımı olan yalın bir şiirsellik ve geniş bir solukla gözlerimizin önüne serer. Kadınlı erkekli, gençli ihtiyarlı tipleri, sırasında gerçek ve canlı, sırasında bir romans ve güldürü kahramanı gibi renklidir. Ve romanda baştan sona pastoral bir destan havası egemenliğini hissettirir.

okumak için tıklayınız

Mavi Defter – Emmanuil Kazakeviç

Mavi Defter, Lenin’in yaşamının kısa ama son derece hareketli bir kesitini anlatan belgesel bir romandır. Rusya’nın en devrimci partisinin, Bolşevik Partisi’nin önderinin, yeraltına çekilme zorunda kaldığı Temmuz günlerindeki yaşamı. Kazakeviç belgesel roman türünün başarılı bir örneğini oluşturan bu kitapta, 1917 Şubat Devrimi’nden sonra, her şeyin büyük bir hızla değiştiği o fırtınalı dönemde Lenin’in taktiklerini, uzakgörüşlülüğünü,

okumak için tıklayınız