Kategori: Romanlar

Sabırsızlık Zamanı 2 – Yuri Trifonov

Çar II. Aleksandr, 1861’de imzaladığı bir fermanla 25 milyon serfi kölelikten azat etti; ancak, amacından saptırılan, kapsamı daraltılan reformun başarısızlığa uğraması sonucu, halktan gelen tepkileri zorbaca ve zalimce bastırma hareketlerine girişti. Bu yüzden “kurtarıcı çar” yerine “cellat çar” adıyla tarihe geçen II. Aleksandr, 1 Mart 1881’de, sokak ortasında, bombayla öldürüldü. Rusya halkı adına “toprak ve

okumak için tıklayınız

Sabırsızlık Zamanı 1 – Yuri Trifonov

Lenin, Rusya’nın, marksizmi tek doğru devrimci teori olarak benimsemesinin bedelini, yarım yüzyıllık acı ve fedekarlıkla, benzeri görülmemiş bir devrimci kahramanlıkla ödediğini söylemiştir. Yuri Trifonov, Sabırsızlık Zamanı adlı eserinde bu tarihi gerçeği okuyucunun gözleri önüne seriyor. Çar II. Aleksandr, 1861’de imzaladığı bir fermanla 25 milyon serfi kölelikten azat etti; ancak, amacından saptırılan, kapsamı daraltılan reformun başarısızlığa

okumak için tıklayınız

Kurdu Öldürmek İçin – Julio Travieso

Kurdu Öldürmek İçin (Para Matar al Lobo) romanının 1940 doğumlu yazarı Julio Travieso, Küba edebiyatının en ünlü temsilcilerindendir. 1967 yılında Savaş Günleri (Dias de Guerra) adlı öykü kitabıyla, Granma Yayınevi ödülünü kazanmıştır. Travieso’nun 1976 yılında yayınlanan bu ilk romanı, Batista diktatörlüğüne karşı savaşan Küba gençliğinin yaşamından bir kesittir. Romanda, mücadelenin ne denli karmaşık ve zor

okumak için tıklayınız

Köpekler Manifestosu – Mahmut Alınak

Dışarıdayken yazımına başlanıp Kandıra 2 No’lu F Tipi cezaevinde tamamlanan roman… Mahmut Alınak’ın Köpekler Manifestosu’ndaki Can adlı köpek, Jack London’ın Vahşetin Çağrısı’ndaki Buck adlı köpeğin kardeşi bir bakıma. Ama Can, Buck gibi kurtların arasına karışıp vahşi doğaya dönmek yerine, ona türlü acılar yaşatan düzene isyan ederek trajik olduğu kadar destansı bir serüvenin başkahramanı olarak karşımıza

okumak için tıklayınız

Pigme – Chuck Palahniuk

“?Pigme?de hedef tahtasında yine vahşi kapitalizm var. Palahniuk, bir üçüncü dünya ülkesinden gelip Amerikan orta sınıf ailesinin ?boktan? hayatına dahil olan pigmenin nefret dolu dilinden anlatıyor bir gerçekliği. 67 numaralı ajanın ?aptallık, yozlaşma ve önyargı gücüyle yürüyen bir gemi? olarak gördüğü Amerika ?da ?arzu kültürünün pençesinde kıvranan? insanlığı resmediyor.” Meliha Kesmez

okumak için tıklayınız

“Şehir Mektupları” Üzerine, Erinç Büyükaşık

Bir süredir okumakta olduğum Mustafa Kutlu’nun “Şehir Mektupları” adlı kitabı yoğunluklu bir düşünme süreci içinde olduğum kente dair bazı soruları sormamı zorunlu kılıyor. Yazarın Dergah Yayınevi tarafından yayımlanmış kitabı birçok açıdan kenti tarihsel serüveniyle ve dün-bugün çatışmasıyla kavrama uğraşısında olan metinlerden oluşuyor. Kentin değişen yüzünü Osmanlılık vurgusuyla anlamaya çalışan yazarın gelenekçi tutumunun ötesinde kente dair

okumak için tıklayınız

Kan Dökülecek – Upton Sinclair

Para hırsı ve yozlaşmanın klasik hikâyesi Eric Schlosser Pulitzer ödüllü yazar, 1927 yılında yazmış olduğu bu kitapta, 1920’li yıllardaki para hırsı, yozlaşma ve sınıf farklılıklarının dikkat çekici hikâyesini anlatıyor. Senatörler, petrolcü iş adamları, Hollywood film yıldızları ve tarikat liderlerinden oluşmuş bir tören alayı ile okuyucuya o dönemden kalma bir şölen yaşatıyor.

okumak için tıklayınız

Zamanın Kıyısındaki Kadın – Marge Piercy

Connie, zihinsel yetenekleri çok gelişmiş, hayat dolu bir kadındır. Ama bu özellikleri “düzen”e sürekli yenik düşmesini engelleyememiştir. Sevdiği insanlar devlet ya da ölüm tarafından elinden alınmış; bütün bunların yanı sıra, şiddet eğilimleri göstermeye başladığı için tımarhaneye kapatılmıştır. Bu kez de doktorlar, üzerinde deney yapmak isterler. Karşı koyar ve zihin gücüyle ilişkiye geçtiği bir ütopya halkının

okumak için tıklayınız

Jimmie Higgins – Upton Sinclair

“Okumakta geciktiğim için bu kitabı, gerçekten hayıflanıyorum. Bir dostum sözünü etmişti bu kitabın. Ve onunla konuştuktan sonra, daha o gece okumaya başlamıştım. Elimden bırakamadım. Upton Sinclair?in romanı, ?Jimmie Higgins?. Jimmie Higgins, her işi ses çıkarmadan yapan sıradan bir işçiydi önceleri. Ama aylar, yıllar geçti Jimmie Higgins önündeki zor yokuşu tırmanır, güçlü bir parti neferi olur.

okumak için tıklayınız

Uzayda Piknik – Arkadi Ştrugatski, Boris Ştrugatski

“Uzayda Piknik”, Sovyet bilimkurgu yazınının dünyada en çok okunan yazarları Ştrugatski kardeşlerin en ünlü romanıdır. Dünyadışı bir uygarlıktan gelen konuklar, yeryüzünün gelişigüzel birkaç köşesinde yol kenarında piknik yapar gibi bir an konaklayıp gitmişler, ama geride bıraktıkları artıklar, olağandışı teknolojilerinin inanılmaz ürünleri, uğrak yaptıkları yerlerde insan yaşamını, toplum ilişkilerini alt üst etmeye yetmiştir.

okumak için tıklayınız

Zor Zamanlar – Charles Dickens

“Yazarın İngiltere?de Endüstri Devrimi sonrası dönemin sosyal sancılarını yansıtan Zor Zamanlar adlı romanı, yıpratıcı-öldürücü fabrika ortamı, sendikal örgütlenme mücadeleleri, işverenlerin bunları bastırma çabaları, iş kazaları ve Yoksul Yasaları da dahil olmak üzere; işçi sınıfının karşı karşıya kaldığı çalışma ve yaşama koşullarını etraflıca resmetmektedir.”Ahmet Makal

okumak için tıklayınız

Bir Çocuk, Bir Kadın, Bir Anne – Elif Kutlu

Bu bir kadının ve onu çok seven çocuğunun öyküsü gibi görünse de ?yaşanan her şeyi Kenan aktarsa da- aslında bütün hikâye Dilber Hanım?ın imgesiyle ifade edilen Anadolu kadınının hazin öyküsüdür. Bir kadının yaptıkları, yapamadıkları, yapmak istedikleri ve yapmak zorunda oldukları ile oğlu Kenan?ı ?okutmak? uğruna verdiği mücadele ile örülmüş bir ?ölüm-kalım? meselesi. Dilber Hanım?ın imgesinde

okumak için tıklayınız

Aslen Şiir Ülkesinin Yerlisi Nihat Ziyalan?ın Son Romanı: ?Attım Kapağı Yurtdışına?* – Duran Aydın

?Dıbbooa?dıbbooa?dıbbooa!? Yoğun yıldız yağmurları altında hem üşüyerek, hem uyuklayarak filmler izlediğimiz sinemalarda, birbiri ardı sıra ve böylesi abartılı bir tonlamayla gelirdi o yumruk sesleri? Çoğunlukla o ?anadan doğma kötü adamlar? daha filmin jönü yumruğunu savurmadan, bir metre öteden yüzlerini sağa-sola çevirir; yana döner, saman yığınının ya da istiflenmiş kaçak sigara kutularının üzerine atlayarak en fazla

okumak için tıklayınız

Uygarlık Yolunda Özgürler: ?Konstantinopolis Kapılarında? – Yavuz Angınbaş

Daha çok ?İstanbul Dörtlüsü? ve ?Dekadans Geceleri? gibi eserlerinde modern insanın varoluşsal bunalımlarını ve topluma ayak uyduramayan kaybedenlerin öykülerini ele alması ile tanıdığımız Hikmet Temel Akarsu bu defa tarihi bir roman ile karşımızda. ?Kontantinopolis Kapılarında?, yazarın 2008 yılında yayımlanan ?Özgürlerin Kaderi? ile başlattığı ve Türklerin Anadolu?yu yurt edinmelerini anlatan seriyi devam ettiriyor. Eserin konusu, kitabın

okumak için tıklayınız

Hayrig Hayrig – Ara Aginyan

Hayrig Hayrig romanı, Van doğumlu Mıgırdiç Khrimyan’ın (Khrimyan Hayrig- 1820-1907) hayatını anlatmaktadır. O ilk defa Van’da matbaa kurmuş ve Ermenice gazete yayımlamıştır. O Van’da dini lider (1856), Muş’ta dini lider (1862), İstanbul’da Patrik (1869-73) seçilmiştir. Khrimyan Hayrig birçok gazete yayımlamış ve birçok eserler vermiştir.

okumak için tıklayınız

Konstantinopolis Kapılarında (Bir Bahadırlık Romanı) – Hikmet Temel Akarsu

Bizans’ın önlerinde bir ordu… Esir düşmüş bir bahadır… Bizans’ın içinde Türk casuslar… Anadolu’da ilk Türk devletinin kuruluş hikâyesi. Konstantinopolis Kapılarında, Malazgirt Meydan Muharebesi’nin ardından beş yıl gibi kısa bir sürede tüm Küçük Asya’yı boydan boya fethederek dönemin dünya imparatorluğu Bizans’ın başkenti Konstantinopolis’in kapılarına dayanmış özgür Türkmen boylarının hikâyesine odaklanmış tarihi bir roman.

okumak için tıklayınız

Kader Kuyusu (Bütün Yapıtları – Roman) – Mehmed Uzun

Kader Kuyusu (Bîra Qederê), Mehmed Uzun’un 1995 yılında Kürtçe olarak yayına hazırladığı Celadet Ali Bedirhan’ın romanıdır. Romanda Uzun, Kürt aydınlarından Celadet Bedirhan’ın doğumundan ölümüne kadar geçen yaşamını anlatmaktadır. Bedirxan ailesinden ünlü Kürt aydını ve dil bilimcisi Celadet Bedirxan?ın hayatının dönem dönem anlatılduğı kitapta dönemler fotoğraf kareleri şeklinde belirtilmiştir.

okumak için tıklayınız

Harput’taki Hayalet – Metin Aktaş

Harput’taki Hayalet, Osmanlı’nın askeri olmamak için Harput’ta medreseye giden, burada gayrimüslimlerin, Ermenilerin katline tanık olan Roc adlı bir gencin hayat hikâyesi. Ermeni bir kıza âşık olan Roc, bu aşk için kendini tehlikeye atıp Hamidiye milislerinin komutanını öldürünce, Dersim’e kaçarak hayatını başka bir isimle ve bambaşka bir biçimde sürdürmek zorunda kalır. Hayatının geri kalanında onu çetin

okumak için tıklayınız

Geride Kalanlar – Binnaz Öner

Doğu illerinde başlayan zorunlu Ermeni göçü, kulaktan kulağa yayılmaktaydı. Kayalık köylüleri haberi Kulağı Delik Musa’dan duyar. Osmanlı’nın savaşı bırakıp, Ermenilerle uğraşması onlara delilik gibi gelir. Hem bu topraklar onların vatanıdır. Bu arada göç yollarında yaşanan olaylar, Muhtar Kör Yusuf’u çok korkutur. Ergen kızların başlarına gelecek tehlikeleri düşünmek bile istemez.

okumak için tıklayınız