Kategori: Sosyoloji

Zincirli Zincirsiz Emekçiler – Zafer Köse

“FLAŞ”, “ŞOK!” Keşke yıllardır her konuda böyle ünlemler kullanılmasaydı. Bu flaş “düzelti” bilgisini gerçekten de öyle dikkat çekecek biçimde paylaşmak isterdim. Marx ve Engels’in, bir türlü aklıma tam yatmayan, hem de Manifesto’da geçen bir sözü var(dı). İşçilerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri olmadığını belirten o söz, meğer bir çeviri hatasıymış. Çok şaşırtıcı bir durum. Üstelik

okumak için tıklayınız

Kentin Mutenalaştırılması – Hazırlayanlar: Neil Smith, Peter Williams

“Mutenalaştırmaya ilişkin geliştirilen tanımlara baktığımızda, konut alanlarının rehabilitasyonundan daha kapsamlı bir süreçle karşı karşıya olduğumuz açıktır…. Kent peyzajında ortaya çıkan tüm bu değişikliklerin altında, ileri kapitalist toplumların kapsamlı olarak yeniden biçimlendirilmesini üstlenmiş belirli ekonomik, toplumsal ve politik güçler yatar: Burada sanayinin yeniden yapılanması, üretim sektöründen hizmet sektörüne kayış ve bunun sonucunda sınıf yapısındaki genel dönüşüm

okumak için tıklayınız

Yukarı Fırat Ermenileri 1915 ve Dersim – Hovsep Hayreni

Yazar Hovsep Hayreni’nin uzun yıllara dayanan araştırmaları ve yoğun emeğinin ürünü olan Yukarı Fırat Ermenileri, 1915 ve Dersim kitabını tam da o karanlık ve kanlı geçmişin Abdülhamit ile Talat ve Enver Paşa taklitleri tarafından âdeta yeniden hortlatılmaya çalışıldığı bir zamanda elinizde tutuyorsunuz. Yazar Yukarı Fırat bölgesiyle sınırladığı bu çok ayrıntılı araştırmasında üç ana konu üzerinde

okumak için tıklayınız

Yabanıl Toplumda Suç ve Gelenek – Bronislaw Malinowski

Antropolojiyi “masabaşı”nda yapılan bir iş olmaktan çıkaran Bronislaw Malinowski, bugün hatasıyla sevabıyla bizzat bir düşünce klasiği haline gelmiş durumda. Yabanıl Toplumda Suç ve Gelenek de onun temel metinlerinden biri. Okur bu küçük kitapta, yapıtlarından birine Batı Pasifik Argonautları gibi şiirsel bir isim verebilmiş olan Malinowski’nin hâlâ birçok soru üretmeye elverişli düşünceleriyle ilk elden tanışma fırsatı

okumak için tıklayınız

Dilenciler – Aslıcan Kalfa Topateş

Tarihin en eski mesleklerinden biri de dilencilik. Aslıcan Kalfa-Topateş, kitabında her şeyden önce dilenciliğin, yoksullar için bir hayatta kalma stratejisi olduğunu hatırlatıyor. Tarihsel devamlılık olduğu gibi, bir değişim de var ama: Feodaliteden kapitalizme ve kapitalizm içinde refah devletinden küreselleşmeye, dilenciliğin “bağlamının” nasıl değiştiğini görüyoruz. Kitabın geniş bölümünü, Türkiye’nin toplumsal tarihinde dilenme kültürü ve onun değişimi

okumak için tıklayınız

Tımarhaneler – Erving Goffman

Patolojik olan, bir işleyiş bozukluğudur esasında. Bir şeyin, bir nesnenin, bir organın normal işleyişinden uzaklaşması, sapması hâlidir, kısacası ilişkiseldir. Psikiyatrist de, aynen bir saat tamircisi veya dâhiliyeci gibi, bu türden bir patoloji tanımından hareket eder, ancak bir farkla: Yelkovanın gerektiği gibi dönmemesi veya böbreğin beklenen enzimleri salgılamaması esasen teknik bir meseleyken, uygunsuz addedilen bir davranış

okumak için tıklayınız

Zeka Testini geliştiren Alfred Binet “Bu canavarca karamsarlığa karşı çıkmalıyız.”

IQ Testi Genetik deterministler tarafından özellikle IQ testi alanında sıklıkla yanlış kullanılan bir kavramdır kalıtım. Britanya’da Hans Eysenck ve ABD’de Richard Herrnstein ve Arthur Jensen adlı psikologlar, zekânın büyük ölçüde kalıtımsal olduğu düşüncesini geliştirmişlerdi. Aynı zamanda, siyahların ortalama IQ’sunun beyazlardan, İrlanda’daki İrlandalılarınkinin de İngiltere’deki İngilizlerden genetik olarak daha düşük olduğunu savundular. Eysenck görünüşe bakılırsa, siyahların

okumak için tıklayınız

Kutsal Değil, Onurludur Bizim Öğretmenlerimiz – Zafer Köse

Her 24 Kasım’da “öğretmenlik” ve “kutsallık” lafları dolaşır ortalıkta. Öğretmenler günü ilk kez 24 Kasım 1981’de kutlandı. Bunu başlatanlar 12 Eylül darbecileriydi. Seçtikleri gün olan 24 Kasım ise, 1928’de Mustafa Kemal’e “Başöğretmen” unvanı verilişinin yıldönümüydü. Darbecilerin ikiyüzlülüğü ve utanmazlığı bu uygulamayla bir kez daha tarihe geçiyordu. Atatürkçülük adına onlarca öğretmen katledilmiş, hapsedilmiş, görevden atılmıştı. Öğretmenler

okumak için tıklayınız

Suriye (Yıkıl Git, Diren Kal!) – Fehim Taştekin

Suriye 2011’den beri süregelen bir savaşla cehennemi soluyor. Şehirlerin yıkıldığı, yüz binlerce insanın öldüğü ya da yaralandığı, milyonlarca insanın yerinden yurdundan olduğu bir savaş. Muhaliflerin özgürlükler için başlattığı gösterilerin feci şekilde bastırıldığı, silahların ivedilikle devreye sokulduğu, öfkenin kısa sürede silahlı isyana dönüştüğü, çok geçmeden bölgesel ve küresel aktörlerin vekâlet savaşına giriştiği, ardından küresel cihat ağları

okumak için tıklayınız

Ezidiler kimdir?

IŞİD’in Şengal’i ele geçirmesiyle yurtlarını terk etmek zorunda kalan, binlercesi de IŞİD’e esir düşen Ezidiler, kendilerini bir anda dünya gündeminin odağında buldu. Ama onlar bu uluslararası ilgiden aslında hoşlanmayacaklardır. Alışılmadık inançları nedeniyle haksız bir şekilde “şeytana tapanlar” olarak yaftalanan Ezidiler, geleneksel olarak küçük gruplar halinde, Irak’la Suriye’nin kuzeybatısında ve Türkiye’nin güneydoğusunda yaşıyorlar.

okumak için tıklayınız

Gıdasız demokrasi olmaz

Çocukluk yıllarımızda köy nüfusunun azalıp yerine şehir nüfusunun artması olumlu bir değişim gibi öğretilirdi. Böylece tarım yerine sanayileşme artacak, ülkenin sanayi üretimine dayalı kalkınması hızlanacaktı. Hem sosyalizm de her şeyden önce kapitalizmin yarattığı sanayileşmenin üstüne kurulmayacak mıydı. Demek ki buna zorunluyduk. Bunun nereye kadar doğru ya da ne yanlış olduğu şu anda anlamını yitirmiş durumda.

okumak için tıklayınız

Bizim Cumhuriyet – Zafer Köse

AKP öncesindeki onlarca yıl boyunca uygulanan zulümlerin listesi uzundur. Onca baskı, inkar, vahşet… Bütün bunlar cumhuriyetin gerçek nitelikleriyle yerleşmesi için değildi, onu halktan koparmak içindi. Kuşaklar boyunca biriken hınç ve öfke sonucunda halk, doğal olarak, düzene karşı gördüğü hareketleri destekleyecekti. Ve 12 Eylül nedeniyle ortada bir sol muhalefet kalmadığı için, düzen karşıtı olarak dinci hareketler

okumak için tıklayınız

Küçük Bayram – Zafer Köse

Sevgili Abilerim, Ablalarım, Sizler, kitap okuyan, düşünen insanlarmışsınız. Buralarda dolaşan, şu masalarda oturanlardan biraz farklıymışsınız. Tamam, elimle işaret yapmadan konuşacağım. Bu abi, bana şu küçük cihazı uzatıp konuşmaya başlamamı söylemeden önce anlatmıştı. Siz beni göremeyecekmişsiniz. Ama sesimi duyacakmışsınız. Sözlerimi bu cihazın içinde saklayabiliyormuş abi, sonra da size gönderebiliyormuş.

okumak için tıklayınız

Motivasyon, Sınıf, Haziran – Zafer Köse

Büyük şirketlerin yöneticileri için sıkça eğitimler düzenlenir. Adı değişse de içeriği pek değişmeyen bu eğitimlerde ele alınan öncelikli konulardan biri motivasyondur. Çalışanların gelir düzeyi ile motivasyon düzeyi arasında doğrudan bir ilişki olmadığına dikkat çekilir. Gelirin miktarından çok, değişimidir etkili olan.

okumak için tıklayınız

Elden Ele – Zafer Köse

Apartmandaki bencilliklerden, fabrikadaki hırslardan, trafikteki akılsızlıklardan kaçıp geldiğim çay bahçesinde, elimdeki kitabın son sayfasını da okuyup başımı kaldırınca… Seninle karşılaşmak güzel şey be kardeşim! Sayfaların arasından çıkıp gelmiş gibisin. Buyur, otur, bir çay söyleyeyim. İyi bir kitap okumanın coşkusunu, o sarsıntıyı, birçok kez yaşamışsındır mutlaka. Ama her güzel kitapta, insan bunu sanki ilk kezmişçesine hissediyor.

okumak için tıklayınız

Türk Sağının Üç Hali Milliyetçilik, Muhafazakarlık, İslamcılık – Tanıl Bora

Milliyetçilik, Muhafazakarlık, İslamcılık… Türk Sağının ana malzemesi olan bu üç ideoloji, üç ayrı pozisyon olmanın ötesinde, beraberce bir yumak oluşturmuyorlar mı? Öyleyse birbirine nasıl bağlanıyor, nerelerde kesişiyor, birbirleriyle nasıl içiçe geçiyorlar? Bu üç ideoloji, Türk Sağının üç halı olarak düşünülemez mi? Milliyetçilik, katı hali; sağın dilbilgisi / grameri… Muhafazakarlık, gaz hali: bir üslup ve hava…

okumak için tıklayınız

Takvadan markaya

Kemal İnal, Nuray Sancar ve Ulaş Başar Gezgin’in hazırladığı ve 40 yazarın yazılarının yer aldığı Marka Takva Tuğra- AKP Döneminde Kültür ve Politika isimli kitap, AKP dönemini kültür politikaları ekseninde mercek altına alıyor. Kitap, AKP’nin iç ve dış siyasetinden ziyade, partinin “her kesimi kucaklayan” söylemi ardındaki sınıfsal analizinden kamusal alana çıkışı ve kendi yaşam tarzını

okumak için tıklayınız

Faşizmin Kitle Psikolojisi – Wilhelm Reich

Wilhelm Reich’ın (1897 – 1957) Karakter Analizi adlı yapıtı okuyucuya ilk kez sunulduğunda, eleştirmenler tarafından o ana dek “psikoloji konusunda söylenmiş olanların en iyisi ve en köklü düşünülmüşü” olarak tanımlanmıştı. Kitap çok geçmeden Nazi Almanyası’nda yasaklandı. Karakter Analizi ancak 1945’de, ABD’de yeniden basılabildi. O günden bugüne, bu başyapıt psikoterapinin gelişimine büyük katkı yapmıştır. Değişiklikler yapılsa

okumak için tıklayınız

Faşistler – Michael Mann

“Bu kitap faşistleri kim olduklarını, nereden geldiklerini, ne gibi güdülerle hareket ettiklerini, iktidara nasıl geldiklerini anlayarak, faşizmi açıklamayı amaçlar. Ben burada tesis edilmiş faşist rejimlerden ziyade, faşist hareketlerin yükselişine odaklanacağım. Faşistlerin güçlendikleri dönemde, dünya savaşları arası Avrupa’daki ana mevzilerini, yani Avusturya, Almanya, Macaristan, İtalya, Romanya ve İspanya’yı inceleyeceğim. Faşistleri anlamak faşist hareketleri anlamayı gerektirecek. Kendilerine

okumak için tıklayınız

Sözlü tarih belgelerinden biri: Ağıtlar dile geldi 1915-2015

Tarih denildiğinde ülkemizde neredeyse akan sular durur ama bilimin gerektirdiği “neden, nasıl, ne zaman” sorularının sorulmasına pek rastlanmaz.Hemen her öğrenci padişah eşlerinin kölelerden geldiğini söyler, hepsi nikahsızdır. Ancak Anadolu beyliklerinden görücü gönderilerek alınan bey kızı gelinler, onların çeyiz olarak Osmanlı’ya verdiği toprakları da kimse anmaz.O tür evlenmelerden neden cayıldığı da.

okumak için tıklayınız