Kategori: Söyleşi

BUKET UZUNER: SU romanı bize ‘vicdanımızı kaybettik’ diyor. (Söyleşi: Elif Şahin Hamidi)

BUKET UZUNER: SU romanı bize ‘vicdanımızı kaybettik’ diyor  “Başlangıçta yalnız su vardı”. Evet, sadece su. Gökten, aydan, havadan, ateşten, topraktan ve de ağaçtan evvel yalnızca su vardı. Ebedi başlangıç olan su, ana rahmiydi, doğurgandı. Su zamandı, saflıktı, bereketti… Ve saadetti su, şifaydı…  Gezgin ruhlu yazar Buket Uzuner, “Uyumsuz Defne Kaman’ın

OKUMAK İÇİN TIKLA

Ece Temelkuran: “Beyrut karşıladı kalbimi, evsizliğimi” (Söyleşi: Elif Şahin Hamidi)

Ece Temelkuran “Beyrut karşıladı kalbimi, evsizliğimi” Gazeteci-yazar Ece Temelkuran, bunca gazetecilikten sonra güçlü bir ilk romanla okurlarının karşısında. Beyrut’ta, savaş topraklarında, acı ve gözyaşıyla yoğrulmuş bir aşk hikâyesi anlatıyor Temelkuran bu kez. Aşkın, hep bir “iç savaş” olduğu, kalplerin yağmalandığı Ortadoğu’da acılı ve yaralı bir aşk hikâyesi. Kitabın, başlangıçta bir

OKUMAK İÇİN TIKLA

Oğuz Atay, Tutunamayanlar ile ne yapmak, neyi vermek istediniz?

Pakize Kutlu: Tutunamayanlar ile ne yapmak, neyi vermek istediniz? Oğuz Atay: Tutunamayanlar ile çok basit bir iş yapmak istedim; insanı anlatmayı düşündüm. Kapalı dünyalar içinde yaşayan yazarların bile bu cümleye hemen isyan edeceğini, “Peki herkes ne yapıyor?” diye öfkeleneceğini bildiğim halde bu basit gerçeği söylemekten kendimi alamıyorum. Ben, kahramanlarımın iplerini

OKUMAK İÇİN TIKLA

7 Maddede Oğuz Atay’ın sözleriyle Tutunamayanlar

1970 TRT Roman ödülünü kazanan ilk romanınız Tutunamayanlar’a karşı, eleştirmenlerimiz genellikle yaklaşmaktan kaçınır bir tavır takındılar. Romanınızı ödüllendiren TRT seçici kurul üyesi edebiyatçılarımız da bu suskunluğa katılır göründüler. Tavrı bütün olarak nasıl yorumluyorsunuz? 1 – Eleştirmenlerimizin, daha doğrusu uzun süredir yazmayanların dışında olanların kafasında belirlenmiş, sınırları çizilmiş bir roman tanımı

OKUMAK İÇİN TIKLA

Artı Kapital’in Yazarı Suat Kamil Aksoy ile Söyleşi: “Kavranması kolay olmayan gerçeklerin anlaşılabilmesi için yerleşik fikirlerin baskısından kurtulmuş zihinlere ihtiyaç vardır.”

Öncelikle adı ve içeriği ile oldukça iddialı bir çalışma olan “Değerin ve Rantın Doğası – Artı Kapital”in kaleme alınış öyküsünü bize kısaca özetleyebilir misiniz? Suat Kamil Aksoy: Çok geçmişine gidersek, ortaokul döneminde  macera ekonomi politik okumakla başlıyor. Babamın “bunu şimdi okuma anlayamazsın” dediğini hatırlıyorum. Ancak beni bugüne getiren mikrobu o

OKUMAK İÇİN TIKLA

Oğuz Atay ile Tutunamayanlar üzerine söyleşi (30 Eylül 1972) – Pakize Kutlu

Oğuz Atay ve Tutunamayanlar: 1970’lerden itibaren edebiyatımıza deyim yerindeyse damgasını vuran bir roman, Tutunamayanlar. Edebiyata meraklı olup bu romanın kahramanlarından Selim Işık ve Turgut Özben’le tanışmamış okur neredeyse yok gibidir. Pakize Kutlu, 30 Eylül 1972 tarihinde Yeni Ortam dergisinde Oğuz Atay’la bir röportaj yapar. Atay’a romanı, kahramanlarını ve tabii ki

OKUMAK İÇİN TIKLA

Mehmet Zaman Saçlıoğlu: “Bu roman, intikamı anlatırken sorguluyor da…” Söyleşi: Elif Şahin Hamidi

Üç büyük darbe yaşadı Türkiye. Gencecik bedenler işkenceden geçirildi, darağacına çıkarıldı, insan onuru paramparça edildi, bedenler ve ruhlar yaralandı. Anne babaların yürekleri buz kesti, boğazlarına bir yumru yerleşti… Çektikleri acıların hesabının sorulmasını beklediler. Yıllarca… Ama vicdanlar kurumuş, hak hukuk, adalet kayıplara karışmıştı. Gün geldi, adalet arayışı intikam arayışına dönüştü; ama

OKUMAK İÇİN TIKLA

“1937-1938 Yılları Arasında Basında Dersim” kitabında Taha Baran, dönemin medyasını inceliyor.

İletişim Yayınları tarafından yayımlanan ‘1937-1938 Yılları Arasında Basında Dersim’ kitabında Taha Baran, dönemin medyasını inceliyor. AGOS gazetesinden Emre Can Dağlıoğlu, Ocak 1937 ile Ocak 1938 tarihleri arasında çıkan 11 gazeteyi inceleyen Baran’la dönemin basının katliamları ele alışını, meşrulaştırma yöntemlerini ve bugünün medyasını konuştu. agos.com.tr sitesinde yayınlanan söyleşi şöyle: Devletin Dersim

OKUMAK İÇİN TIKLA

Judy Light Ayyıldız: “Adalet’in hikâyesinin bir destan olduğunun farkına vardım” (Söyleşi: Elif Şahin Hamidi)

JUDY LIGHT AYYILDIZ    “Adalet’in hikâyesinin bir destan olduğunun farkına vardım”   Amerikalı gelin Judy Light Ayyıldız, son kitabı Kırk Diken’de Türkiyeli kayınvalidesi Adalet Hanım’ın gerçek hikâyesini okurla buluşturuyor. On yıllık bir çalışmanın ürünü olan bu roman, belgesel bir anlatı niteliği taşıyor. Osmanlı’nın son dönemlerine ve Cumhuriyet’in ilk tohumlarının atıldığı

OKUMAK İÇİN TIKLA

Selma Fındıklı: “Her şehir kendi öyküsünü yazdırdı bana” (Söyleşi: Elif Şahin Hamidi)

SELMA FINDIKLI “Her şehir kendi öyküsünü yazdırdı bana”   Selma Fındıklı yine tarihi bir atmosfer üzerinde yükselen yeni hikâyelerle okurun huzurunda. Fındıklı’nın, “Tütün İskelesi’nde Bir Köhne Vapur” adını taşıyan son kitabındaki ilk hikâye, Atatürk ve silah arkadaşlarının 19 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile Samsun’a gelip burada karaya ilk ayak bastıkları

OKUMAK İÇİN TIKLA

Sylvia Plath: “Şiir yazarken kendimi tamamlanmış hissediyorum”

30 Ekim 1962 tarihinde Peter Orr’un Sylvia Plath ile gerçekleştirdiği söyleşi Sylvia, seni şiir yazmaya başlatan neydi? Bilemiyorum. Oldukça küçük yaştan beri yazdım. Sanırım ilkokul şiirlerini sevdim ve belki de aynısını yapabileceğimi düşündüm. İlk şiirimi, ilk yayımlanan şiirimi yazdığımda 8,5 yaşımdaydım. Boston Traveller’da çıkmıştı. Sanırım sonrasında daha profesyonel oldum. Başladığında

OKUMAK İÇİN TIKLA

Sylvia Plath ‘ın kendi sözleriyle şiirin hayatındaki değeri

Şiir yazmak, hayatında seni en çok tatmin şey, değil mi? Sylvia Plath: Ah tatmin! Tatminsizlikte yaşayamam sanırım. Su ya da ekmek gibi bana göre, kesinlikle hayati bir konu. Şiir yazdığımda ya da yazarken kendimi bütünüyle tamamlanmış hissediyorum. Yazdıktan sonra, bir şair olma durumundan, dinlenmekte olan şaire benzer bir duruma geçiyorsunuz

OKUMAK İÇİN TIKLA

İoanna Kuçuradi: “Edebiyat eserleri, etik ve değerler eğitimi için bir hazinedir” – Söyleşi: Elif Şahin Hamidi

PROF. DR. İOANNA KUÇURADİ “Edebiyat eserleri, etik ve değerler eğitimi için bir hazinedir”  “Felsefeden korkanlar var, felsefeyi ‘talep edenler’ de var”  Değerler eğitimi, Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin her fırsatta altını çizdiği üzere “ülkemizin de, dünyamızın da çok ihtiyacı olduğu bir eğitim.” Ne var ki değerler eğitiminden herkes farklı bir şey

OKUMAK İÇİN TIKLA

Umberto Eco: “Diktatörlükler komplo teorilerini tarih boyunca bir silah olarak kullanmışlardır.”

“Diktatörlükler komplo teorilerini tarih boyunca bir silah olarak kullanmışlardır. Hayatımın ilk 10 yılında okulda faşistler tarafından eğitildim. Bizi İngilizlerin, Yahudilerin ve kapitalistlerin zavallı İtalyanlara karşı komplo kurduklarına inandırmaya çalışıyorlardı. Hitler için de bu böyleydi.” Umberto Eco 19 Şubat 2016 yılında yitirdiğimiz Umberto Eco’nun 27 Kasım 2011’de Guardian’da yayımlanan ve edebiyatına

OKUMAK İÇİN TIKLA

Yusuf Atılgan’ın oğlu Mehmet Atılgan, babasının cezaevi sürecinin sonrasını anlatıyor

Cezaevi sürecine gelirsek o zaman, 1944 yılında 10 aylık bir mahkûmiyeti söz konusu. Bu, hayatındaki dönüm noktalarından biri diyebiliriz. 10 aylık cezaevi süreci, öğretmenlik hakkının elinden alınması ve köye dönüşü… Sonrası için hep, “solcularla olan bağını kesmişti” diye yazılıp çizildi örneğin. O günlerin etkileri nasıldı üzerinde? O dönemini pek bilmesem

OKUMAK İÇİN TIKLA

Yusuf Atılgan’ın oğlu Mehmet Atılgan’ın babasını bir okur olarak değerlendirmesi

Bir okur olarak, yazar Yusuf Atılgan’la tanışma deneyiminiz nasıldı? Ben Aylak Adam’ı 15 yaşında okudum. Lise birin yazıydı. Her yazar çocuğunda böyle bir şey var mıdır bilmiyorum, çok da gencim sonuçta ve kitabı okumaya başlarken, “ne yani babam yazdı diye sevmek zorunda mıyım” hissim vardı. Sonra çok beğendim Aylak Adam’ı.

OKUMAK İÇİN TIKLA

Yusuf Atılgan’ın Futbola İlgisi – Oğlu Mehmet Atılgan anlatıyor

Seçil İpek: Futbola olan ilgisinden bahseder misiniz biraz? Mehmet Atılgan: 1939 yılında 18 yaşındayken üniversite eğitimi için Manisa’dan İstanbul’a geliyor. Beyazıt’ta bulunan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji bölümü binası 1942 yılında yanınca, eğitime geçici olarak Beşiktaş’ta Resim ve Heykel Müzesi’nin de bulunduğu Dolmabahçe Sarayı’nın Veliaht Dairesi’nde devam eder. Atılgan ve

OKUMAK İÇİN TIKLA