Özgürlük Hapishanesi – Michael Ende “akıl yoksunu öyküler”

(*) “Özgürlük Hapishanesi?nde ilk iş olarak aklı ve gerçekliği tartışıyor Ende. İnsanın aklı, diyor, gerçeği algılamaya yetkin mi? Bizim deneyimleyebildiklerimizin dışında farklı gerçekler, bilincimizin algılamasının mümkün olmadığı başka bir âlem olabilir mi? Ama bunları sorarken, bilimin yolunda ilerlemiyor yazar, aklı, bilim referanslarıyla tartışmıyor. Kavrayamayacağımız o gerçeği, öykülerinin ortak kelimesi olan ?ışıkla? simgeliyor ve ışığın kaynağını

okumak için tıklayınız

Kayıp Sembol – Dan Brown “Kötü bir yazardan iyi bir pazarlama”

“Dan Brown dendiğinde öncelikle iki şeyin altının çizilmesi gerekiyor. Birincisi kötü bir yazar ama iyi bir pazarlamacıdır. Özellikle yeni kitabında, ileride işletme fakültelerinde bir vaka olarak işlenmeyi hak edecek derecede başarılı bir pazarlama stratejisi yürütmüştür.” Kayıp Sembol?ü okuyanlar (*) “oradaki sözde bilimsel iddiaların doğru olduğuna inanacaktır. Söz konusu okuyucular bu şekilde New Age dolandırıcılarının iddiaları

okumak için tıklayınız

Aşk – Elif Şafak “İlahî aşk ile para basan roman”

Elif Şafak, 300 bin kopya satan Aşk adlı romanından 1,2 milyon lira kazanç sağladı. Tasavvufî aşkı konu eden kitabın satışları, yoğun bir tanıtım kampanyasının yanında çeşitli pazarlama hamleleri ile desteklenmişti. Kitabın Türkçe çevirisi Doğan Kitap tarafından basıldı ve büyük bir tanıtım kampanyası ile piyasaya sunuldu. Tanıtım için hazırlanan fotoğrafta Şafak elinde kitabı ile teatral bir

okumak için tıklayınız

Sonsuz Çığlık: ?Gerçek Yürüyor, Onu Hiçbir Şey Durduramaz? (*) – Nejdet Evren

Salt doğada -doğanın kendi yasaları içerisinde- adalet yoktur. Fizyolojik/biyolojik/kimyasal/astronomik süreçler, etkilenmeler, değişim, dönüşüm ve dengeler ile dengesizlikler vardır. Doğanın kaotik yapılarını kendi yasalarına karşı bir adalet ölçeğinde değerlendiremiyorsak demek ki, adalet denilen olgu toplumsal/tarihsel/ sosyolojik bir içeriğe ve ölçüye sahip bir yargı/ölçme/değerlendirmedir. Adalet ve adaletsizlik tanım olarak yek diğerini içinde barındırırlar. Bir olguya adaletsiz diyebiliyorsak

okumak için tıklayınız

Evrim Kursu – İstanbul

Prof. Dr. Semih Koray, Orhan Bursalı, Doç. Dr. Filiz Gürel, Prof. Dr. Ali Nihat Bozcuk, Dr. Hasan G. Bahçekapılı, Prof. Dr. Falih Köksal, Prof. Dr. Erksin Güleç, Prof. Dr. Kerem Doksat, Prof. Dr. Işık Bökesoy’un katılımı ile düzenleyeceğimiz Evrim Kursu’na ilişkin bilgiler sunuyorum. (Katılım salona bağlı olarak sınırlı olacaktır.) (Katılım şartları ve başvurular için iletişim

okumak için tıklayınız

Hrant Dink Vakfı´ndan 2010 Ajandası

Her yıl bir tema çerçevesinde, Türkçe, Ermenice ve İngilizce olarak üç dilde hazırlanacak Uluslararası Hrant Dink Vakfı ajandalarının ilki çıktı. Türkiye ile Ermenistan arasındaki yıllar süren ?ilişkisizliğin?, iki ülke tarafından 10 Ekim?de imzalanan protokollerle son bulduğu 2009?un ardından, temasların artacağı ve belki de kapalı sınırın açılacağı 2010 için konu olarak Ermenistan seçildi. Ajanda, Türkiye?de pek

okumak için tıklayınız

Kaplumbağalara Dair, Craig Stephenson

Dünya yüzlerce yıl boyunca, tüm ağırlığıyla kaplumbağanın sırtında kaldı. Sabır, inayet ve sadakat timsali, ağırkanlı bir bilge olduğunu kanıtlaması için dünyayı taşıması yeterli olmadı. İnsanlar farklı coğrafyalarda pek çok anlam yükledi ona. Çoğu zaman iyi addedilen cüsseli tosbağalar, kimi zaman kötücül bir dünyanın habercisi oldular. Craig Stephenson, Kaplumbağalara Dair adlı kitabında bu ağır canlıyla olan

okumak için tıklayınız

Burjuva Konağındaki Yastık Savaşları – Ayşe Duygu Şarman

Diziler son yıllarda fazlasıyla izleniyor; hem de üzerine bol miktarda söz ediliyorlar. Bu dizi patlamasını öncelikle bir melodram patlaması olarak görmek gerekiyor. Acı çekmenin ve bedel ödemenin; ilahi adalet arayışının yoğun olduğu hikâyeler izliyoruz dizi dizi? Üstelik ekonomik krizin getirdiği ?eve kapanmanın? ve ?çitlemenin? zorunlu sonucu oluyorlar. TV?deki dizi patlamasının önemli bir dilimini edebiyat uyarlamaları

okumak için tıklayınız

Kırmızı ve Siyah üzerine bir inceleme – Tahir Ürper

Stendhal? ın Kırmızı ve Siyah romanında baş karakter olan Julien, bir mağaraya çıkar ve orada gece geç saatlere kadar kalır. Gecenin sessizliği dinginliği onu, karanlıkta yanan bir ışığın tüm çevresini aydınlatma umuduna kaptırır. Bulunduğu dağın yüksekliğinden Fransa?nın zengin kentlerine bakması, tutkunun yolculuğuna başlama işareti ve isteğidir aslında. Julien,başka dünyaların insanı. Tutkunun peşinden koşan, yalnız yüreğine

okumak için tıklayınız

Bir Ortadoğu Güncesi 2 (Lübnan’ı Anlamak ve Kavramak Üzerine) – Erinç Büyükaşık

Şam’da geçirdiğimiz iki günün ardından yolumuz bizi Beyrut’a taşıyacak. Başka bir ülke veya kenti görmek kadar benzer yazgıları yaşayan Ortadoğu’nun Paris’ini kısa bir süre önce başgösteren çatışmalar ve İsrail saldırıları ardından görmek heyecanlandıyor beni. Nizar Kabbani’nin şiirindeki, Feyruz’un şarkılarındaki Beyrut’u düşlerken bir yandan da Lübnan İç Savaşı’nın ardından küllerinden doğan ve 2005’te Refik Harriri’nin öldürülmesiyle

okumak için tıklayınız

Öz ve Biçim – Nejdet Evren

A. Bitmeyen Sorular Öz, genel olarak bir cismi/olguyu/nesneyi kendisi yapandır; biçim ise, sınırları belirlenmiş olmadır. Gerçekte öz ve biçim nedir? Nasıl etkileşirler? Bir birini yok edebilirler mi? Dönüşüm ?öz? de mi ,?biçim? de mi oluşur? Bir bütünü temsil ediyorlarsa neden ayrıştırılmışlardır? Değilse, öncelikleri var mıdır? Bunların fizikte, uzay zaman diliminde ve sosyolojide anlamları aynı mıdır?

okumak için tıklayınız

Karar – Anna Seghers

Anna Seghers, sosyalist bir yazar olarak, yeni toplumun zorlu inşasına, milyonlarca insanın yüreğini ve zihnini kazanma mücadelesine yoğun bir coşkuyla katılmıştır. Savaşın yıkımına uğramış, kafaları karışmış insanların, birey ve toplumun bir parçası olarak geçmişleriyle hesaplaşma gücünü buluşları, Seghers’i heyecanlandıran bir olgudur. ‘Karar’, İkinci Dünya Savaşından sonra Demokratik Almanya Cumhuriyetinin sancılı kuruluş sürecini, bu yıllarda kimi

okumak için tıklayınız

İkinci Hayvan – Murathan Mungan

Murathan Mungan’dan 2010 yılının ilk kitabı: İkinci Hayvan. Mungan’ın on dokuzuncu şiir kitabı olan İkinci Hayvan’da 68 şiir yer alıyor. İlk şiiri 1 Ocak 1999 tarihli on yıllık emeğin ürünü olan bu kitabın kapak düzeni Emre Çıkınoğlu’na ait. Kitapta yer alan şiirler daha önce hiçbir dergide yayımlanmamış olup, 2’si daha önce tek baskılık özel bir

okumak için tıklayınız

Siber Tragedya Ya Da Iphigeneia (Ölümsüz Antikite 2) – Hikmet Temel Akarsu

Hikmet Temel Akarsu’nun ‘Ölümsüz Antikite’ adlı romanlar serisinin ikinci cildi olan ‘Siber Tragedya ya da Iphigeneia’, mitolojik söylem ve antik tragedyanın, siber dünyada sürüp giden savaş ve mücadelelere uyarlanmış bir biçimi. Akarsu bu romanında, Dijital Çağ, Siberuzay, Hacker, Breaker, Siber terörizm, iktidar, servet, imparatorluk, Silikon Vadisi’nin takibi, hepimiz izleniyoruz paranoyası, Big Brother sendromu, paranın tek

okumak için tıklayınız

Midesel Bayram – Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

1970?lerin başında Antakya?dayız. 1 Nisan 1972?den itibaren yayınlanan toplumcu nitelikli Kurtuluş isimli günlük gazetede başyazar ve yönetici olarak çalışan Süleyman Okay, değişik sayfalarda birçok takma isimle köşe yazıları döktürüyor. Şiir yazıyor. Mani, deneme, öykü de… Kimi zaman yarattığı iki köşe yazarı birbiriyle ağız dalaşına bile giriyor. Maksat düşman çatlatmak ve okuyucuya heyecanlı anlar yaşatmak olunca.

okumak için tıklayınız

Çileli Ağavni – Hraç Norşen

Aras Yayıncılık tarafından yayımlanan Çileli Ağavni, Sivas-Suşehri?ne bağlı Pürk köyünde yaşayan Ağavni Norşen?in yaşamını anlatırken, 1915 Felaketi sırasında binlerce benzeri yaşanan trajik bir hikâyeyi aktarıyor. Pürk?te öğretmenlik yaptığı sırada köyün erkeklerinin tutuklanıp öldürülmeleriyle kocası Avedis?i kaybeden, ardından çıkarıldığı tehcir yürüyüşünde annesini ve kızını yitiren Ağavni?nin, önce Karadaş adındaki bir Kürt köyüne, ardından Zara?ya ve nihayet

okumak için tıklayınız

Muz Sesleri – Ece Temelkuran

Ece Temelkuran, kalplerin yağmalandığı yerden anlatıyor hikâyesini; Ortadoğu’dan. Bizden alıp döküntülerini iade ettikleri hikâyelerimizi geri almak için… Aşklarımızı, acılarımızı, haysiyetimizi… Yağmalandıkça kapattığın kalbini aç şimdi. Çünkü bu senin hikâyen. Sen de Ortadoğulusun! (Tanıtım Yazısı) İlk kez aşk romanı yazan Temelkuran, aşkın bir iç savaş olduğuna inanıyor ve bu yüzden kitabı Beyrut?ta yazdığını söyledi. Ece Temelkuran,

okumak için tıklayınız

Bir Varmış Bin Yokmuş – Muhsine Helimoğlu Yavuz

Çocuklar için hazırladığım Cumhuriyet Kitapları’nın ikincisi olan Bir Varmış Bin Yokmuş’ta yer alan halk masallarının her biri, birinci kitap olan Esil ile Yeşil’de de olduğu gibi, yine çocukları iyiden, güzelden ve doğrudan yana tavır almaya yönlendirecek, bilinçlendirip uyandıracak olan mesajlarla-iletilerle yüklüdür. Önsöz Bir sözlü halk edebiyatı ürünü olan masalların, çocuk eğitimindeki rolü yadsınamaz. Masallar, ait

okumak için tıklayınız

Arıza yapan edebiyat – Ahmet Oktay

Türk edebiyatının mevcut arızalarının nedenlerini anlayabilmek ve iyi değerlendirebilmek için, kültürel ekonomi politik üzerinde durmak gerekiyor. 12 Eylül darbesiyle birlikte kaydırılmış olduğumuz estetik zemin, söylemek gerekir ki, son kertede yığınla politik içerik barındırıyor. Darbenin, işçi sınıfının kesin yenilgisi ve burjuvazinin uluslararası kapitalizmle bütünleşmesiyle sonuçlandığı, bugün çok daha kesin biçimde ifade edilebiliyor. 12 Eylül darbesinin ürettiği

okumak için tıklayınız