Hediyemiz Kitap Olsun ? Prof. Dr. M. Şehmus Güzel

Yeni yıla çeyrek kaldı. 2010 hızla yaklaşıyor. Ülkemizde parti kapatma hastalığı da sürüyor. Çaresi bulunacak mutlaka. Kimbilir çaresi belki kitaplardadır. O zaman gelin 2010 için nene ve dedelerimiz, ana ve babalarımız en başta, yakınlarımıza, çocuklarımıza, torunlarımıza, sevgililerimize, eşimize, dostumuza, arkadaşlarımıza, « içeridekilere » evet bilhassa onlara kitap(lar) hediye edelim. Evet kitap hediye edilebilir. Ah, bunu

okumak için tıklayınız

Çirkine / İz-Düşmeler ? Nejdet Evren

Güzel ve çirkin bir-birlerine hep karşı durmuşlardır; gece ile günün, iyi ile kötünün, karanlık ve aydınlığın karşı duruşları gibi… Çelişir ve çatışırlar; hepsinin de göreceli tanımları vardır. Biri olmadan diğeri olamayacağı gibi bir-birlerine ne kadar muhtaç iseler de bir diğerine asla benzemezler. Hiç birinin kesin evrensel ve değişmez bir tanımı yapılamaz. Bu çıkarımdan hareketle güzel

okumak için tıklayınız

Surname ve Şark Klasiklerimiz Hakkında… – Hikmet Temel Akarsu

Kültür piyasasındaki gelişme ve hareketlilik uç noktalara vardı; ve oradan inişe geçti. Geçtiğimiz yıllarda, yeni açılan, -abartısız- binlerce yayınevi, her yıl on binlerce kitapla yüzyüze bıraktı Türk okurunu. Yepyeni türler ve alttürlerde; yepyeni dillerden çeviriler yapıldı. İngilizce?de ise durum birazcık farklıydı. Geçtiğimiz son on-on beş senede Anglo-Amerikan dünyada neredeyse öksürük sesi duyulsa Türkçe?ye çevirilip kitaplaştırıldı.

okumak için tıklayınız

Kadının Toplumsal Ezilmişliğinin Tarihsel ve Ekonomik Arka Planı ? Mert Sarı

Kimi küçük anaerkil (matriyakarkal) yerli ekinleri dışında tüm insanlık baba ?erkini? yaşamakta. Yoğunluğu, toplumların modernleşme düzeyleriyle ters orantılı olarak farklılık gösterse de erkek egemenliği sosyal ilişkilerin yaşanılış biçiminin baskın karakteri babaerkilik ya da eş anlamıyla ata erkillik sosyal ilişkilerde kadın varlığı için cinsiyet temelinde eşitsizlik, ayrımcılık ve hiyerarşi doğururken erkek cinsine toplumsal üstünlük, öncelik ve

okumak için tıklayınız

Türkiye’de Kentsel Rant / Devlet Mülkiyetinden Özel Mülkiyete – Menaf Turan

Türkiye?de kentleşme ve kentsel gelişme süreci 1980?den sonra küreselleşme söylemleriyle farklı bir nitelik kazanmıştır. Ulusal ve yerel düzeyde özelleştirme uygulamalarının başlaması ve yaygınlaşması, bir yandan kamu yararı-bireysel yarar tartışmalarını alevlendirmiş; bu arada, özelleştirilen kuruluşlara ait arsalar önemli bir rant alanı haline gelmiştir. Öte yandan, başta kıyılar, ormanlar ve milli parklar olmak üzere doğal varlıkları, tarihi

okumak için tıklayınız

Türkiye’de Neoliberalizm, Demokrasi ve Ulus Devlet / 10. Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi Metinleri

“Türkiye’de Neoliberalizm, Demokrasi ve Ulus Devlet” adlı derleme, Türk Sosyal Bilimler Derneği?nin kuruluşunun 40. yılında, 2007 yılı Aralık ayında, toplam 67 oturumda 334 bilim insanın katılımı ile gerçekleşmiş olan 10. Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi?nde sunulmuş 275 bildiri arasından titiz bir çalışma sonucu seçilen 16 makaleden oluşmaktadır. İki yılda bir düzenli olarak yapılan Ulusal Sosyal Bilimler

okumak için tıklayınız

Aynalar – Eduardo Galeano

Aynalar kitabında Galeano, olaylara alışıldık tarih kitaplarının, özellikle de resmi tarihin baktığından bambaşka gözlerle bakıyor ve gösteriyor. Asık suratlı, neredeyse insansız bir tarihi anlatan kitapların aksine, aşkın, yoksulluğun, kardeşliğin, eşitsizliğin olduğu, insanlı bir tarihi aydınlatıyor Galeano. Bu nedenle de bütün kitaplarının başköşesinde adalet ve vicdan oturuyor. Eduardo Galeano imzalı bir kitabın kapağını çevirmek üzereyseniz, bilmeniz

okumak için tıklayınız

Atom ve Elma / Çağdaş Fizik Dünyasından On İki Hikâye – Sébastien Balibar

İnsan Evren’in neresinde? Atomların içinde neler oluyor? Einstein her zaman haklı mıydı? Yakın gelecekte Evrende başka yaşam formları bulacak mıyız? Ve global ısınma konusunda neler yapılmalı? Günümüz fizik dünyasının önde gelen otoritelerinden Sebastien Balibar, kendi yaşamından öyküler kullanarak fizik biliminin en düşündürücü güncel sorularını aydınlatıyor. Atom ve Elma, çevremizde olup bitenlerle ilgileniyor -çevremizde gördüğümüz ancak

okumak için tıklayınız

Taksim Anıtı’nın Bilinmeyen Yönü – Emrah Motuğan

İstanbul?un en önemli kültür eğlence sanat mekanlarından biridir Taksim. Adı Osmanlıcada dağıtmak paylaştırmak taksim etmekten gelir. Döneminde İstanbul?a suyun dağıtım yeri olmasından dolayı bu isim verilmiştir. Taksime çıktığınızda yoğun bir insan kalabalığı karşılar sizi. Dolmabahçe?ye Maçka?ya Şişliye Tünel?e Şişhane?ye ve Cihangir?e akan yoların kesişim noktasıdır burası. Taksim meydanın tam ortasında yeralan sevdiklerimizle buluştuğumuz yada fotoğraf

okumak için tıklayınız

En-Barbar Savaş / Ana-Kadın-Erkek / İnsan – Nejdet Evren

Kadının doğal üreticiliği yanında emeği ile yarattığı değer birleşince tüm toplumsal yapı şekillerinde ? tarih öncesi ve sonrasında- onun ayrı bir yere konulması sonucunu doğurmuştur. Kadının her alandaki üreticiliği onun duygusal yapılanmasını da etkileyerek daha karmaşık ?erkeğe göre daha gelişkin ? yapı oluşturmasını sağlamıştır. Üretici emeğinden dolayıdır ki kadın emek-sömürüsünden ilk nasibini alan tür olmuştur.

okumak için tıklayınız

Futbol A.Ş. – Christian Authier

“Küreselleşme ve eğlence sanayiiinin zafer çağında, dünyanın en küresel işi futbol. Başka hangi malı üç milyar tüketici alır? Coca-Cola bile bu rakama erişemez.” Gerçekten de futbol dünyanın en popüler ve en birleştirici sporu. Ama küreselleşme ile birlikte kulüplerin yapısı değişiyor, futbolun ve yan ürünlerinin pazarlanmasında, futbol-medya ilişkisinde, taraftar ve yıldız futbolcu profilinde, hatta taktik anlayışlarda

okumak için tıklayınız

Mutluluk Paradoksu – Ziyad Marar

Mutluluk bir arayışın sonunda ulaşacağımız bir yer değildir. Hem güvenlikten vazgeçme ve riskli alanlara yönelme, hem de riskten kaçma ve güvenliğe ulaşma durumudur. Mutluluk işte bundan dolayı bir paradoks içerir. Mutlu bir yaşam rüyası Platon?dan bu yana tüm filozofların ve günümüzde de terapistlerin zihnini hep meşgul etti. New Age kültlerinin ve Prozac kullanımının yükselişi Batı

okumak için tıklayınız

Günlükler 2 – 1941 / 1955 – Bertolt Brecht

Dünya edebiyatının ve tiyatrosunun seyrini değiştiren Bertolt Brecht, Günlükleri´yle ilk kez Türkçede… İki cilt halinde yayımladığımız Günlükler’in ikinci cildi, yazarın 1941-1955 yılları arasında tuttuğu notlardan -Günlükler, Jurnaller ve Otobiyografik Notlar alt başlıklarıyla- oluşuyor. Ve -geç de olsa- nihayet Türkçe okuru da Brecht’in yazma-yaşama serüvenini kendi ağzından (elinden) dinliyor. Brecht, 1956 yılında öldüğünde ardında bıraktığı eserler

okumak için tıklayınız

Buckingham Buckingham Olalı Böyle Zulüm Görmedi! – Hikmet Temel Akarsu

Bayburt, kültür tarihimizde benzersiz bir imge ile yer etti. Tarihi vilayet hakkında rivayet edilen öykü, ciddiye alınıp televizyonlarda anlatılınca tüm ülkede yayıldı. Öyküyü bilmeyen kalmadı. Kısaca hatırlatalım: Çoksesli klasik müzik konseri verilen ilde, vatandaşlardan birine konseri nasıl bulduğu sorulur. Yanıt nettir: ?Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi!? İşin garibi; Bayburtlular?ın buna alınması, öfkelenmesi, ortalığı birbirine

okumak için tıklayınız

Kırmızı Güller – Sean O’Casey

Kırmızı Güller, Dublin’deki 1918 grevini andıran bir olay üstüne kurulmuş olmasına rağmen, gerçekten bir grev oyunu sayılmaz. Bu olay daha çok O’Casey’nin geçmişi anmasına yardım ettiği için önemlidir. Oyunun kahramanı Ayamonn ve çevresindeki insanlarla O’Casey’nin gençliğindeki ilk çabalarını, İrlanda ve hayat hakkındaki düşüncelerini özetlediğini görürüz. Demiryolu işçisi olarak çalışan Ayamonn ve arkadaşları ücretlerinin artırılması için

okumak için tıklayınız

Şubattan Geçen Yol – Anna Seghers

1934 Şubat’ında Avusturya işçileri faşist Dollfuss rejimine karşı ayaklandıklarında Anna Seghers bir yıldır Paris’te sürgündeydi. Ayaklanma bir gün içinde bastırıldı, önderi Koloman Wallisch asıldı. “Şubat”, Avrupa faşizminin genel bir provasıydı. Yenilgiden iki hafta sonra Anna Seghers olayın izlerini araştırmak üzere Avusturya’ya gitti. Bu yolculuğun ilk ürünü Koloman Wallisch’in Son Yolu adlı öykü oldu. 1935’te bunu

okumak için tıklayınız

Diyalektik Materyalizme Giriş / Moskova Sun-Yet-sen Üniversitesi Dersleri 1927 – August Thalheimer

Alman marksist siyasetçi ve kuramcı August Thalheimer’in 1927 yılında Moskova’daki Sun Yat-sen Üniversitesinin ikinci sınıf öğrencilerine verdiği ?Modern Dünya Görüşü? dersinin notları. Thalheimer çoğunluğu Çinli, bir bölümü Avrupa ülkelerinden gelme, hemen hiçbiri biçimsel felsefe eğitiminden geçmemiş, ama hepsi devrimci siyasi mücadelenin birer parçası olan bir izleyici kitlesine seslenmenin didaktik zorluklarını örnek bir başarıyla aşıyor. Bu

okumak için tıklayınız

Küresel Krizin Anatomisi – Hayri Kozanoğlu

?Küresel Krizin Anatomisi?, Hayri Kozanoğlu?nun BirGün gazetesinde yayımlanan köşe yazılarını bir araya getiriyor. Kitabın ?Sunuş? kısmında, küresel krizin genel bir panoramasını çizen Kozanoğlu, devamındaki yazılarında da, bunalımı çok boyutlu bir bakışla irdeliyor. Krizin henüz başlarında bulunduğumuzu savunan yazar, 2007 krizinin, kapitalist küreselleşmenin ilk buhranı olduğunu ve etkisinin daha uzun süreceğini söylüyor. Kozanoğlu?nun yazıları, muazzam şiddetiyle

okumak için tıklayınız

Madam Bovary (Çizgi Roman) – Gustave Flaubert

Gerçekçilik akımını başlatan yazar Gustave Flaubert?in bugün dünya edebiyatının temel taşlarından biri sayılan ünlü romanı Madam Bovary, NTV Yayınları?nın Çizgi Roman Dünya Klasikleri serisinin beşinci kitabı olarak okurlarla buluştu. 1850?de arkadaşlarıyla Doğu?ya yaptığı iki yıllık seyahatten döner dönmez yeni eserini yazmaya başlayan Gustave Flaubert?i şöhrete işte bu roman, Madam Bovary kavuşturdu.Yazar, bu romanda romantik aşk

okumak için tıklayınız

Marx’ın Değeri Ölçülebilir mi? /1988-2006 Türkiyesi için Ampirik Bir İnceleme – Yiğit Karahanoğulları

1988-2006 Türkiyesi İçin Ampirik Bir İnceleme? olan ?Marx?ın Değeri Ölçülebilir mi??de, Marksist değer kategorilerinin ampirik tahlilini yapıyor. Kitabın isminde dile getirilen soruya ?evet? yanıtını veren Karahanoğulları, değer kategorilerini Türkiye ekonomisi için ölçüyor ve bu ölçümlerden hareketle, Türkiye?nin yakın dönem geçmişinde kriz dinamiklerine ilişkin yorumlar üretiyor. Çalışmasına, ?değer nedir?? sorusunun iktisat bilimi için anlamını sorgulayarak başlayan

okumak için tıklayınız