Eylemsel Yetke – Faiz Cebiroğlu

“Faiz Cebiroğlu, müzikten bilime, eğitime, sanata uzanan yazılarıyla Türkçenin uluslararası eylemcisi.. Yeni kitabı Eylemsel Yetke, pedagoji yazılarına ağırlık veriyor. Bu kitabıyla Faiz Cebiroğlu’nun çağdaş eğitime yaklaşımını daha yakından görmüş olacaksınız.” Esen Yel Önsöz – Faiz Cebiroğlu Pedagojik Yazılar 1, 2006 ile 2007 yılları arasında, değişik gazete, dergi ve sitelerde yazmış olduğum makalelerdir. Bunlara, tabir taciz

okumak için tıklayınız

Simone de Beauvoir?den mektup var!

Sofya ile uzun yıllar süren beraberliği göz önüne alındığında, Tolstoy?un şu sözü doğrusu pek trajik durur; ?şimdiye kadar okuduklarım ve duyduklarım gibiyse, ben aşkı hiç tatmadım?. Tolstoy, belki de bu sözle aşkı tanımlamaya çalışmış, fakat daha çok aşkın abartılı yönüne dikkat çekmiştir. Aşk, imkansıza ulaşma serüvenidir. Bu serüvende Tolstoy, kendini aşka ulaşamamış adam olarak tarif

okumak için tıklayınız

Kısa Cemal Süreya tarihi – A. Hicri Özgeren

24 yıl önce bugün (9 Ocak 1990) böyle bir kış gününde, ?Üstü kalsın? diyerek göçtü bu dünyadan. Nüfustaki ismiyle Cemalettin Seber, edebiyattaki imzasıyla hepimizin bildiği Cemal Süreya… ?Şairin Hayatı Şiire Dahil? demişti ya hani, o zaman hayatında önemli bir yer tutan ve onda derin izler bırakan sürgünlüğünü de ?dahil? edelim bu yazıya. Dersim?in Pülümür ilçesinde

okumak için tıklayınız

‘Beni öp sonra doğur beni’ dizesinin ardındaki hayat: Cemal Süreya

Türk şiirinin en önde gelen şairlerinden Cemal Süreya’nın bugün ölümünün 24’üncü yılı. Cemal Süreya şairin hayatının da şiire dahil olduğunu yazmıştı. Feyza Perinçek ve Nursel Duruel’in ortaklaşa kaleme aldıkları Cemal Süreya biyografisi bu saptamadan yola çıkıyor. İşte trajediyi şiiriyle gölgeleyen şair Cemal Süreya’nın bilinmeyen hayatı.

okumak için tıklayınız

Son Yıllarım – Albert Einstein

Tarihin en büyük ve en etkili beyinlerinden biri olan Albert Einstein’ın 1934-1950 yılları arasındaki yazılarını kapsayan bu kitap, günümüzde de tartışılan ve çözüme kavuşturulamamış konuları ele alıyor. Savaşların sürdüğü, açlığın ve yoksulluğun kol gezdiği dünyamız, Einstein’ın dünyasından pek de farklı değil. Einstein’ın ısrarla üzerinde durduğu devletlerarası rekabetin olumsuz etkileri hâlâ sürmekte. Einstein, ırkçılıktan dünya barışına,

okumak için tıklayınız

“Ve hayat ve hayata yansıyan yüzler beni çok ilgilendirmektedir. ” diyen şair, Aydanur Saraç ile söyleşi – Ayşe Kaygusuz

-Sevgili Aydanur uzun zamandan sonra ikinci şiir kitabın ?mesafaler? çıktı. Şiir emekçisi ve şiiri yaşam biçimi olarak benimseyen biri için on yıl çok uzun değil mi ? -Oldukça uzundu, ama imkânsız değildi. Bunun nedenleri vardı elbette, birincisi yayınlatma fobisi olan biriyim, ancak bu sürede konuya ilişkin daha rahat düşünmeyi öğrenirim diye umuyordum ancak eşim ve

okumak için tıklayınız

Eski Evin Kadınları – Göksu

“sizin temsil ettiğiniz dünya korkutuyor beni oysa hala hayal kurabilen insanlar, gençler, kadınlar var” Anadolu?nun, özellikle Çukurova?nın farklı kişilik, davranış biçimleri ve değer yargılarına sahip, sıradan gibi algılanan özellikle kadın bireylerinin yaşam öykülerinden kesitleri yalın ama çarpıcı, etkileyici ve duyarlı bir dille anlatıyor yazar. Kimi zaman art niyetsiz bir inanç ve ütopik hayallerle öz yaşamlarını

okumak için tıklayınız

Tekerleklerin Türküsü – Yordan Yovkov

Yovkov’u okumak XIX. yüzyılın ilk yarısında Balkanların sosyo-kültürel yapısına tanık olmak demektir. Âşıklarıyla, eşkıyalarıyla, ağalarıyla köy yaşamının gerçek bir panoraması yer alır onun öykülerinde. Yöresel temaları işlerken evrenseli yakalamayı başarır. Dönemin yaşamsal açmazlarını belirtmekle yetinmez, olması gerekeni de dile getirir. Belgesel nitelikli ustaca yazılmış öyküleriyle tanınan Yovkov’un bir diğer özelliği, siyasi ve ideolojik oluşumların ötesine

okumak için tıklayınız

Türkiye’de Soruşturmacı Gazetecilik – Gülen Kurt Öncel

Yazarın doktora tez çalışması olan bu kitapta Türkiye’nin önde gelen soruşturmacı gazetecileri ile yapılmış mülakatlar yer alıyor. Bu mülakatlar, Türkiye’de demokrasi, medyanın yapısı ve işleyişi ve sansür konularına ışık tutarken, soruşturmacı gazeteciliğin tanımlamasını yapıyor. Soruşturmacı gazeteciliğin demokratik toplumlar için olmazsa olmaz bir gazetecilik faaliyeti olduğunu iddia eden ve bu alanın önde gelen gazetecilerinin fikirlerine başvuran

okumak için tıklayınız

Evrim Kuramı ve Mekanizmaları (Evrimin Temelleri ve Nasıl İşlediği Üzerine) – Çağrı Mert Bakırcı

Evrim Kuramı ve Mekanizmaları (Evrimin Temelleri ve Nasıl İşlediği Üzerine) bu kitap, Türkiye’de popüler bilim sahasında, evrimin tüm mekanizmalarını bir arada ele alan ilk kitaptır. Dolayısıyla bugüne kadar okuduğunuz evrim kitaplarında aklınıza yatmayan bazı noktalar olduysa, bu kitap muhtemelen bu soru işaretlerini çözmenizi sağlayacaktır. Evrim Ağacı’nın kurucusu ve bilim konuşmacısı olan

okumak için tıklayınız

Sonsuz Gün Batımında – Furuğ Ferruhzad

“? kavramların ve mukayeselerin sarsıldığı bir zaman içinde yaşıyoruz. Dış dünya inanmak istemediğim kadar viranedir. Ben niçin şiir yazdığımı açıklayamıyorum. Sanatla ilgilenen herkesin sebebinin -ya da en azından sebeplerden birisinin- bu yok oluş karşısında bir tür açığa vurulmamış direnme ve yüzleşme isteği olduğunu düşünüyorum. Bunlar hayatı çok seven ve aynı zamanda ölümü de anlayan insanlardır.

okumak için tıklayınız

Faşizm Sonrası Avrupa – İlya Ehrenburg

Ehrenburg bu kitapta yer alan yazılarında, canlı üslubu ile savaş sonrası Avrupa’yı, faşizmin yarattığı yıkıntıları, karmaşa ve sorunları anlatıyor; aynı zamanda Avrupa’da başlayan yeni bir dönemi de gözler önüne seriyor. Yedi farklı ülkeyi gezerek burada edindiği izlenimleri faşizm ile köklü bir biçimde hesaplaşma içine girerek paylaşıyor. “?Faşizm her şeyden önce ulusal kin demektir,

okumak için tıklayınız

Bir serüvendir büyümek – Elif Kutlu

Tagore, içinde yaşadığı toplumun inandığı Hinduizme, kast sistemine ve sistemin içinde bulunduğu emperyalizme karşıdır. Brahma inancına mensup olduğu için de birçok saldırıya maruz kalır. O ilk nefesi almaya başladığı anda bir yolculuğa çıkar insan. Bu yolculuğun bir rutine bağlayıp fasit bir döngü içinde sona ulaşması da, bir serüvene dönüşmesi de yolculuğu gerçekleştirene bağlıdır. Ona sunulanlara

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal’den ?Çocuklar İnsandır? – Eray Ak

?Çocuklar İnsandır? Yaşar Kemal’im 1975’te, Cumhuriyet gazetesinde Ara Güler’in fotoğrafları ve Turhan Selçuk’un çizimleriyle yayımladığı bir röportaj dizisi. Daha önce 1978’te ?Allahın Askerleri? adıyla okuyucu karşısına çıkan bu röportajlar, şimdi ?Çocuklar İnsandır? adıyla tekrar okuyucu karşısında. Memleketimden ‘çocuk’ manzaraları Yaşar Kemal edebiyat dünyasına adımını hikâyeyle attı. Cumhuriyet gazetesinde on gün süreyle tefrika edilen ?Bebek? adlı

okumak için tıklayınız

Tahsin Yücel?in Yapısalcılık adlı kitabına dair – Serkan Fırtına

Tahsin Yücel?in Yapısalcılık adlı çalışması, ana hatlarıyla, Dilbilim, Budunbilim, Göstergebilim konularını inceleme altına alır. Yücel giriş bölümünde, sanat ve düşün alanının doğasına ve tartışma alanlarına değinerek, farklı disiplinlerin de benzer tanımlanma ve değerlendirilme sorunları yaşadığını söyler. Yapılan tartışmaların yapısalcılığın ana ilkelerinden çok, bu bilim ile organik ilişkisi olan araştırma dallarının, göstergebilim, dilbilim, budunbilim alanlarında yoğunlaşmasına

okumak için tıklayınız

Kaybedenlerin şairi Kavafis – Ahmet Ümit

Bir söz ustasıdır Kavafis. Oysa şiirlerini okuyanlar, ?ne kadar da yalın yazıyor? diyebilir. Hatta, ?bunlar da şiir mi? diyenler bile olmuş. Ama onlar edebiyatın dik uçurumlarında kaybolurken Kavafis?in dizeleri bizi hâlâ etkiliyor. Günümüzde şairler haklı olarak, artık okunmadıklarından yakınırken,

okumak için tıklayınız

?Çocuklar insandır? – Sennur Sezer

Yaşar Kemal dünyada eşine az rastlanan destan yaratıcı yazarlardandır. Yaşananların nabız sesleri duyulur yazdıklarında. Bu yüzden yalnız öykülerini, romanlarını değil röportajlarını da hayatın baş döndürücü temposuyla okursunuz. Yaşar Kemal?in çiçekleri, kuşları ve çocuklarla ihtiyarları bütün varlıklardan; bu seçkin varlıklar için yazdıkları da bütün öteki yazdıklarından daha önemlidir. Çünkü o çocuk damarını köreltmemiş ender insanlardandır.

okumak için tıklayınız

Alman ruhu… – A.Ömer Türkeş

Thomas Mann, Almanya?yı savaşa sürükleyen felsefi, psikolojik ve ideolojik ortamı, halkın kaygı ve umutlarını, savaşın Alman toplumunun akıl ve ruh dünyasıyla bağını tartışmak için aynı Faust mitini kullanıyor. Sembolik ve ironik epik romanlarıyla sanatçı ve aydınlar üzerinden burjuva toplumuna, özellikle de Alman ruhuna çözümlemeler ve eleştiriler getiren Thomas Mann, Türkçeye ilk kez çevrilen Doktor Faustust?ta

okumak için tıklayınız

Delilik ve Modernizm – Louis A. Sass

Tıbbi istatistiklere göre kapitalizmin yükselişiyle birlikte şizofreninin artması, şizofreni ile modernliğin toplumsal ve kültürel biçimleri arasında ilinti olduğu izlenimini güçlendirmeye yeter. Belki de Dostoyevski’nin vurguladığı gibi, delilik bilinçli farkındalığın azalmasından çok artmasından ortaya çıkıyor olabilir. Delilik ve Modernizm, Kant’tan Wittgenstein’a, Hölderlin ve Kafka’dan Sartre ve Foucault’ya kadar modernizmin temsilcilerinin düşünceleri ile şizofren aklın doğası

okumak için tıklayınız