Cymbeline – William Shakespeare

William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Cymbeline’de antik Britanya’nın masalsı atmosferinde, bir iddia etrafında şekillenen olayları ustaca resmeder. Shakespeare romans olarak nitelenen son dört oyunundan biri olan Cymbeline’i Boccacio’nun Decameron’undan, Holinshed’in romantik tarihsel yazılarından ve kendi epik şiirlerinden

okumak için tıklayınız

Feynman’ın Kayıp Dersi – David L. Goodstein, Judith R. Goodstein

Feynman’ın 1964 yılında Caltech’de verdiği bir dersin notları sonradan kaybolmuş ve unutulmuştu. “Gezegenlerin Güneş Çevresindeki Hareketi” adı verilmiş olan bu ders, Isaac Newton’un Principia Mathematica’sındaki elipsler yasasının geometrik kanıtına alışılmamış bir yaklaşımdı. David ve Judith Goodstein’ın tekrar derlediği ve yayıma hazırladığı bu ders tek bir olgu hakkındadır, ama kesinlikle küçük bir olgu değil. Bir gezegen

okumak için tıklayınız

Faruk Nafiz Çamlıbel Hakkında Bilgi – Hazırlayan: Ayhan Hüseyin Ülgenay

Faruk Nafiz Çamlıbel / “Ahmet Faruk Çamlıbel” Mayıs 1312 (1897 ) İstanbul doğumlu Baba adı; Süleyman Nafiz Ana adı; Fatma Rukiye evli iki çocuk babası ( Yelis 1936, İsmet 1934 ) İlk tahsilini Bakırköy Rüştiyesinde okudu Hadika – i Meşveret idadisinde bitirdi daha sonra Tıbbıye ye girdi iki sene okudu, ayrıldı. Fransız?ca biliyor Şair, Gazeteci, Öğretmen,

okumak için tıklayınız

Savaş Sancısı ve Türkülerin Çağrısı – Ender Özbay

Yenebilmek İçin Yalanı ?Uyandım davulun bağnazlığına Davulun, trampetin…? Savaş davullarının, askeri bandoların, marş ritmi çalan trampetlerin; çığırmaların, höykürmelerin, ilkellerinki gibi -hoplayarak, zıplayıp dönerek- vahşi çığlıkların uyanıyoruz her sabah dehşetine. ?Globalizm?in, çığırtkanlığı yapıldığı üzere, ?refah, bolluk, özgürlük vs.? getirmediğine; tam tersi, yeni pazarlar açabilmek, önemli doğal ve insani kaynakların olduğu yerlerde daha fazla güç sahibi olarak en

okumak için tıklayınız

Toplumcu Tıbba Giriş – M. Akif Akalın

Toplumcu tıp Avrupa’da on dokuzuncu yüzyılın ortalarında, tıbbın kapitalist örgütlenmesine bir yanıt olarak belirdi. Temelleri Marksizmin kurucularından Engels tarafından atılan toplumcu tıp, kapitalist tıbbın toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan emekçilerin gereksinimlerine yanıt veremeyeceği, emekçilerin tıbbı kendi gereksinimleri doğrultusunda örgütlemesi gerektiği düşüncesiyle doğdu.

okumak için tıklayınız

Futbolda Emek Sömürüsü – Muazzez Şaşmaz Ataçocuğu

Bu çalışma, endüstrileşen futbolda futbolcuların ücretleri, transfer tekliflerini değerlendirirken dikkat ettikleri kriterler, transfer hareketlilik nedenleri, transfer aracıları, yaşadıkları ekonomik ve hukuksal problemler, sendikalaşma ve futbolcular ile ilgili statü ve talimatlar gibi futbolda emeği ilgilendiren konuları emek ekseninden irdelemek ve Türkiye futbol piyasasını bir de bu görüngeden resmetmeye çalışmaktadır.

okumak için tıklayınız

Eylül İmparatorluğu – Erbil Tuşalp

Erbil Tuşalp “Eylül İmparatorluğu” adını veriyor 12 Eylül’ün yarattığı insanlık dışı rejime. İnsanı, insanlığı yok etme hedefini vurgulamak istercesine. O dönemi anlatan diğer yapıtlarında olduğu gibi bütün çıplaklığıyla anlatıyor yaşananları. Yine hatırlatıyor onca yasağı, halkı bunaltan baskıları, haksızlıkları, hukuksuzlukları, yakılan kitapları ve dönemin başka pek çok gerçeğini. Hatırlatıyor, ama daha önemlisi, unutturmuyor.

okumak için tıklayınız

Vicdan Bülbülleri Nerede Öter? Müslüm Kabadayı

Gün ışımadan bostanı sulamak için, Gülgözü?nde soluğu almıştı Halalı Mücahittin. Sabahın serinliğinde şak şak ayrılmış sultani ile bostan incirinden birer tane koparıp kabuklarını soyarak dilinin üzerinde tadına varacak biçimde yuvarlayıp yedikten sonra, su kanalından yürümeye başladı. Suyun gözüne doğru ilerlerken, birden irkildi. Dönemeçteki defne çalılarının alt tarafına çömelmiş, ellerinde taşlarla kendisine bakan iki genci gördü.

okumak için tıklayınız

Postmodernizmin Yanılsamaları -Terry Eagleton

Girdabına kapıldığımız ulusaşırı kapitalizm çağını kavrayabilmek için başvura-bileceğimiz söylenen postmodern düşünce tarzının birçok tuhaf ve çelişkili bo-yut barındırdığını seziyorduk… Bu tuhaflığın en belirgin öğesi, temelde Aydınlan-macı fikirlere yönelik eleştirilerden kaynaklanıyordu. Tüm bilimselcilik, temelcilik, evrenselcilik, totalite, özdeş-düşünme, özerk ve bileşik özne ve benzerlerine yönelik eleştiriler büyük ölçüde yabancısı olduğumuz terimlerle ya da pek tanı-madığımız

okumak için tıklayınız

Şiirler II – Mehmet Emin Kurnaz

Babalar ve Oğulları Şiir bahanesiydi ömrün uzak temmuz esintilerinde Dayadı şakağına son dörtlüğü bir gece şair Bastı kelimeye. Ben uyumsuz, uykusuz belki uyaksızdım Sızım sızlıyordu, ağrıdı bir an sol yanım Kaldı mı önceleyin geriye, rakı-balık akşamından bir ezgi Bilsen ne kadar özledim şimdi Ağustos?a çalmış bir temmuz esintisini

okumak için tıklayınız

Oku Oku Yat; Yat Yat Oku! – Ahmet Eroğlu

Okuyan, yazan bireylerden oluşan toplum, gelişir, yarışır, uygarlaşır. Bilgi ve bilim üretir. Ürettiğini paylaşır. Demokrasi gelişir; demokratik kültür kökleşir; demokratik değerler yerleşir. Hem birey, hem de toplum, kendi çıkarlarını korumasını bilir ve dünyada ki gelişmelerden haberdar olur. Olaylara, olgulara, toplumsal ve kültürel değerlere doğru bakar! Baktığını doğru görür! Gördüğünü nesnel olarak değerlendirir? Bu süreç, bireysel

okumak için tıklayınız

Hayatın Kökleri (İlk Canlılar Nasıl Oluştu?) – Mahlon B. Hoagland

Hoagland’ın bu kitabı, biyolojide devrim olarak bilinen yaşamın temel gerçeklerini sunuyor. Bu devrime etkin katkısı olan bir kişi tarafından yazılmıştır. Yalnızca gerçekleri anlatmakla kalmayıp, yeni buluşlara katkıda bulunmanın sevincinden kaynaklanan estetik zevki ve bilimsel çalışmaların yöntemini de incelikle çiziyor. Hayatın Kökleri, canlı olma durumunu ve sürecini belirleyen temel ilkeler üzerine yoğunlaşmakta.

okumak için tıklayınız

Ezilenler – Necib Mahfuz

Yoksul bir mahalledeki derviş tekkesinin duvar dibinde bulunan bir bebekle başlar Ezilenler’in destanı: Aşur adı verilen bu bebek büyüdükçe insanlar için büyük ve örnek bir lider haline gelir. Yeri ve zamanı belli olmayan bu mahallede Aşur El- Naci’nin çocukları ve torunları iyi ile kötü, dürüstlük ile düzenbazlık, sevap ile günah, haraç kesmek ile ticaret yapmak

okumak için tıklayınız

Baltasar ile Blimunda – Jose Saramago

18. yüzyılda, savaşların ve salgın hastalıkların sarstığı Portekiz’de geçen Baltasar ile Blimunda’da, Nobel ödüllü yazar José Saramago, etkileyici bir aşkı anlatırken tarihsel gerçeklerle dokunmuş iki farklı hikâyeyi de romana ustalıkla katıyor: Bekledikleri veliahtın doğumunu kutlamak için manastır inşa ettiren kraliyet ailesi; insanın uçmasını sağlayacak ilk aleti, Passarola’yı yapmaya çalışan Peder Bartolomeu; ve iki âşık: sol

okumak için tıklayınız

Köken Ağacı (Primat Davranışı İnsanın Toplumsal Evrimi İçin Ne Söyleyebilir?) – Frans B. M. de Waal

İnsanlaşmanın ardından gelen 2 milyon yılın izini süren bu kitapta bir çok primat uzmanı, aşktan töre cinayetlerine, insan davranışlarının evrimsel kökenini araştırıyorlar. Australopiteklerden bu yana birçok farklı insan türü evrimleşti, ancak bunlardan sadece biri günümüze kadar yaşayabildi. Bizler, yani Homosapiens. Şüphesiz insanlar diğer primatlardan çok farklıdır. Bu fark nereden gelmektedir? Evrimin hangi aşamasında

okumak için tıklayınız

Yolun Başındakiler – Cemil Kavukçu

Öykücülüğümüzün ödüllerle taçlanan büyük adı Cemil Kavukçu, ilk gençlik romanı Yolun Başındakiler’de eğitim sistemimizin ezeli sorunlarını bir ortaokul öğrencisinin gözünden anlatıyor. Derslerin karatahta önünde anlatıldığı bir dönemde, yasakçı ve ezberci eğitim sisteminde var olma mücadelesi veren gençlerin romanı, ülkemizde süregelen birçok soruna incelikle değiniyor. Yarattığı etkileyici karakterlerle, erkek ve kız çocukların eğitimde fırsat eşitliğine sahip

okumak için tıklayınız

Verlaine (Dürüst Aptal Efsanesi) – Stefan Zweig

Verlaine’in bütün yaratıcı erdemi tersine çevrilmiş güçtür. Zayıflığı onun gücüdür. Olanları kontrol altına alamadığı için ona kalan şey yakınmaydı. Olanları şekillendiremediği için bunlar Verlaine’in eserlerinde çıplak, ehlileştirilmemiş, hem insansı hem de Tanrısal güzellikle parlar. Böylelikle ilkel lirizme ulaşmıştır: saf insan, basit yakınma, alçak gönüllülük, çocuksu tutukluluk, gazap ve sitem. İlkel sesler büyüleyici bir biçimdedir, tıpkı

okumak için tıklayınız

Sözde demokrasinin sözde teröristleri – Ahmet Şık

Marx, Hegel?e tarihin tekerrür ettiğini, ilkinin trajik ikincisinin ise komik olduğunu söylemişti. Türkiye?de trajik dönemi sona eren yargının komedi döneminin öyküsünü anlatan bir kitap İsmail Saymaz?ın Sözde Terörist?i. Okumaya başladığınız bu yazı, yayımlandığı mecraya bakarak bir kitap tanıtım yazısı olmalıydı aslında. Kitaba adını veren ?sözde terörist?lerden biri olmam vesilesiyle benden istenen de bu idi. Bu

okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet Tiyatrosu – İsmail Diklitaş

Nazım Hikmet Tiyatrosu; ?Kafatası? ve ?İvan İvanoviç Var mıydı, Yok muydu?? adlı oyunları üzerine kısaca? UNES­CO?nun 2002 yı­lı­nı Nâzım Hik­met Yı­lı ola­rak ka­bul edi­şi­nin ar­dın­dan ga­yet hız­lı bir bi­çim­de ül­ke­mi­zin dört­bir ya­nın­da et­kin­lik­ler ya­pı­lı­yor? As­lın­da üze­rin­de söy­len­me­si ge­re­ken yüz­ler­ce söz­ler söy­len­miş­ken ye­ni­den ben­zer cüm­le­le­ri kur­mak is­te­mi­yo­rum. Bu kı­sa ya­zı­da da­ha ya­kın ol­du­ğum alan ba­kı­mın­dan Nâzım

okumak için tıklayınız

Sosyalizm ve İnsan Ruhu – Oscar Wilde

Oscar Wilde’ı bir Sosyalist olarak düşünmek, pek çok insan için şaşırtıcıdır oysa Wilde, bu düşünceleri ile yer yer Marx’ın sosyalist düşüncesine ve Komünist idealine yaklaşır. İnsanların başkaları için kendilerinden vazgeçercesine çalışmasını istemez; sermayenin tek bir elde toplanmasının getireceği zararlardan, mülkiyeti koruyan bir devlet anlayışının halkını nasıl ezdiğinden ve hiçleştirdiğinden bahseder… Haksız mıdır? “Otorite, acımasızca, abartılı

okumak için tıklayınız