Brecht ve Yöntem – Fredric Jameson

Metin şöyle dedi: Yararlı olan, yalnızca Büyük Yöntem’e göre düşünmek değil, ama aynı zamanda Büyük Yöntem’e göre yaşamaktır. Kendi kendisiyle uyuma varamamak, bunalımları kucaklamak ve şiddetlendirmek, küçük değişiklikleri büyük değişikliklere dönüştürmek vb. bütün bunlar, izlemekle kalmayıp yapılabilecek, dışsallaştırılabilecek şeylerdir.

okumak için tıklayınız

Kadın Önderleşmesinde Rosa Luxemburg – Füsun Erdoğan

“Berlin’de düzen hüküm sürüyor. Sizi budala çakallar! Sizin düzeniniz kumdan inşa edilmiştir. Yarın devrim bir kere daha ayağa kalkacak ve trompet sesleri ortasında sizi dehşete düşürerek haykıracaktır: ‘buradayım, buradaydım, hep burada olacağım!” Katledilişinden bugüne neredeyse yüzyıla yakın bir zaman geçti. Zamanın unutturmaya gücünün yetmediği Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht’i katliamlarının

okumak için tıklayınız

Antigone Mitolojik Bir Kahraman mı Sadece – Çağlar Mirik

“Her ilkyaz badem ağacı gibi çiçeklenir Onurlu şehitlerin kızıl toprakları.” Oğuz Tansel “Her gün yazmak gerekir şikayet etmeden, defteri tanık etmek için tarihe. Zorlanacağız günler ilerledikçe, fakat bu kalem düşmemeli elden. Şairi ya da yazarı değiliz çıkacak metnin. Çadırdan dışarıya taşan hayatın sözcükleriyiz. İmlası yanlış, cümlesi düşük de olsa; yazmalıyız.” Böyle diyor ve her gün

okumak için tıklayınız

Kütüphanelerden Kitaplar Toplanıyor!

Gaziantep’in İslahiye ilçesindeki halk kütüphanesinde bulunan kitaplar hamur olmayı bekliyor. Kent merkezinde bulunan halk kütüphanesinde yeni gelecek olan kitaplara yer olmaması sebebiyle hali hazırda bulunan sayısı oldukça fazla kitap kütüphanedeki raflardan kaldırıldı . Yerine hangi kitapların konulacağı bilinmeyen kitaplar kolilere konularak kütüphanenin bodrum katında bekletiliyor.

okumak için tıklayınız

Nasıl olan Edip Cansever – Nilay Özer

Devrim Dirlikyapan?ın, Ölümü Gömdüm, Geliyorum adlı çalışması, Edip Cansever?in (1928-1986) 17 şiir kitabından yedisi üzerine bir yakın okuma. Kitapta Umutsuzlar Parkı (1958), Nerde Antigone (1961), Tragedyalar (1964), Çağrılmayan Yakup (1969), Ben Ruhi Bey Nasılım (1976), Bezik Oynayan Kadınlar (1982) ve Oteller Kenti (1985); uzun bir şiirden ya da uzun bir şiirin bölümlerinden oluşmaları, özgün kurmaca

okumak için tıklayınız

Ölsem ayıptır, sussam tehlikeli – Haluk Kalafat

Metin Altıok ne zaman aklıma gelse, Battal Pehlivan?ın çektiği o fotoğraf; üç şair Madımak Oteli?nin merdivenlerinde? Ne zaman aklıma düşse Metin Altıok, Madımak Oteli?nin merdivenlerinde oturmuş, elinde sapı kırılmış fırçayı tutmuş objektife bakar. Kararlı, biraz sert, belki bir miktar olup bitene bir türlü inanamayan. Hemen yanı başında bir şair daha, Uğur Kaynar; düşünceli, eli çenesinde.

okumak için tıklayınız

Sözde Terörist – İsmail Saymaz

Türkiye’de son yedi yılda “terör suçu”, iktidar bloğuna karşı her eylemi, her muhalif kimliği içine alacak şekilde genişletildi. Polis fezlekeleri adeta yasaların yerine geçerken; özel yetkili mahkemeler, “düşman” ilan edilen kesimlere karşı kahredici bir mekanizma olarak kullanılıyor. Çoğulcu demokrasiyi, örgütlü toplumu, özgür bireyi ve eleştirel aklı hedef alan “devlet terörü” eliyle, yasal hakları kullanmak bile

okumak için tıklayınız

Yusuf Ziya Bahadınlı ile Söyleşi ? Ayşe Kaygusuz

–?Alevilik ve İslam Fanatizmi? adlı kitabınız var. Alevilerin ?kendin? olmadan, kendi doğrularını bulmadan birilerinin peşine takılıp kullanılmalarını, AKP?nin dini siyasete alet etmesinin bir benzeri olarak görüyorum. Etnik köken ve inanç ayrımcılığı, tarih boyunca insanlığa acı ve gözyaşından başka bir şey vermemiştir, diye düşünüyorum. Yusuf Ziya Bahadınlı ve Alevilik?

okumak için tıklayınız

? Nerde Akşam Orda Sabah ? ve Ayhan Sarıhan ? Ahmet Eroğlu

?Nerde Akşam Orda Sabah? Değerli dostum Ayhan Sarıhan?ın henüz yeni basımdan çıkmış kitabının adı. Sağ olsun, sıcağı sıcağına imzalamış ve göndermiş Ankara?dan. Elime aldım, yaprakları şöyle bir taradım; sonra hızla okumaya başladım. Okurken, sayfaların arasındaki resimlere de bakarak ve kendimi anılar yolculuğunun içinde sanarak, hayallere bile daldım.

okumak için tıklayınız

Ahmed Arif bakın şiirlerini kime yazmış?

Ahmed Arif’in ölümsüz eseri, her biri birer klasik haline gelmiş şiirlerden oluşan ‘Hasretinden Prangalar Eskittim’ kitabındaki şiirlerin önemli bir bölümünün geçtiğimiz ay kaybettiğimiz ünlü yazar Leyla Erbil’e yazıldığı ortaya çıktı. Hürriyet Gazetesi’nde 15 Ağustos 2013 tarihli İhsan Yılmaz’ın haberi şu şekilde: “Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır/ Üşüyorum, kapama gözlerini…”diye yazmıştı Ahmed Arif tek kitabına da adını

okumak için tıklayınız

Çirkin Prenses – Feyza Hepçilingirler

Çok eski zamanlarda bir ülkede çocuklarının olmasını umutla bekleyen, tatlı mı tatlı bir kralla sevecen mi sevecen bir kraliçe yaşarmış. Zaman geçmiş, kara kargalar beyaza, akbabalar karaya dönmüş, kraliçe bir gün krala beklediği müjdeyi vermiş. Bir bebekleri olacakmış. Bebek doğunca tüm ülkede şenlikler, ziyafetler düzenlenmiş. Bir prensesleri olduğu için herkes çok sevinçli, çok mutluymuş. Ama

okumak için tıklayınız

Türkiye Üzerine Yazılar – Rosa Luxemburg

Tarih kitaplarında şu ünlü “Şark Meselesi”nin 21 Temmuz 1774’de Osmanlı ve Rus İmparatorlukları arasında imzalanan Küçük Kaynarca Anlaşmasıyla başladığı yazılır. Osmanlı İmparatorluğu yaklaşık bir asırdır Rusya karşısında yenilgiler alır ve diplomasi tahterevallisinde Rusya’nın yükselişi karşısında inişe geçerken, Batının o zamanki Büyük Güçleri de bu tahterevallinin kâh bir yanına kâh diğer yanına ağırlıklarını koyuyorlardı.

okumak için tıklayınız

Alacakaranlık – Valeriy Bryusov

Yaşamı Rusya (ve dünya) tarihinin en köklü değişim dönemine denk düşen Bryusov, Rus sembolizminin öncülerinden olmakla birlikte, bu noktayı kısa sürede terk ederek toplumcu gerçekçi bir çizgiye geldi. Çağdaş olanla, köklü tarihin derinliklerine uzanan olguların imgesel sentezini ustalıkla verirken, şiirinin ter koktuğunu, dizelerinin donmuş bir lav kütlesi gibi avuçta “tartılabildiğini” duyumsarız. İnsanın dünyayı değiştirme

okumak için tıklayınız

İsyanın Cinleri Üzerine – Haki Gürtaş

Harun Ahmet?in İsyanın Cinleri romanı, Kürt isyanlarını konu edinen Türkçe yazılmış ve şu ana kadar kaleme alınmış bütün Kürt romanlarından içerik ve anlatım tarzıyla farklılaşan bir başkaldırı romanı. Roman, Kürdün sadece politik eylemini ve isyancıları konu edinmemiş, yaşamı bütün çelişkileriyle isyanın iç içeliğini işlemiş. İsyanın Cinleri başlığıyla Kürtler ?in yaradılış teorisindeki mitolojik geçmişleri ile başkaldırı

okumak için tıklayınız

Bu Recep Başka Recep – Çağlar Mirik

1953 yılında yazmaya başlayan Bülent Habora, o günden bugüne hayatını yazarlıkla idame ettiren ender yazarlarımızdan birisidir. Özellikle de 1990?lı yıllarda yazdığı politik taşlama kitaplarıyla iktidarların tepkisini çeken Bülent Habora, yaşadığımız günleri Recep Çelebi Seyahatnamesi?yle anlatıyor. Bülent Habora, kendine özgü mizah tarzıyla yazdığı bu kitabında gözlemlerine dayanarak, ülkemizin acı gerçeklerine, iktidarın gericiliğe hizmet etmesi gibi toplumsal

okumak için tıklayınız

Kredi Kartı Edebiyatın Ürünüdür! – Dağhan Dönmez

Dünya böylesine güzel olur muydu yine diplomasını çerçeveleyip para kazanma derdine düşseydi Dr. Che yüreğini dağlara asmak yerine Sunay Akın Sanatın zinhar muhafazakar olması fermanı, ?ucube? nitelemesi suretiyle eleştiri terminolojisine yapılan katkı, tiyatro oyunlarından suç peyda edilmesi, yazılmamış kitaba darbe donu biçilmesi,

okumak için tıklayınız

Tolstoy’un Yolu – Rosa Luxemburg

Rosa Luxemburg’un makalelerinden derlenen “Tolstoy’un Yolu”, önemli bir derleme. Luxemburg, “Tolstoy ve Doğa”, “Sosyal Düşünür Olarak Tolstoy”, “Tolstoy’un Yolu” ve “Tolstoy’un Mirası” başlıklı dört makalede, değişik yönleriyle Tolstoy’un öğretisini ve sanatını tartışıyor. Devrim öncesi Rusya’da toplumsal sistemi eleştiren, sömürünün kalkmasını isteyen, ekonomik eşitliğin, ulusların tam eşitliğinin ve halkların kardeşliğinin sağlanmasını isteyen bir yazardır Tolstoy.

okumak için tıklayınız

Sınırların Ötesi – Miguel Nicolelis

Avatar’lar bilim kurgu konusu olmaktan çıkıyor. Günümüzde artık beyin sinyallerini kullanarak bir makineyi kontrol etmek olanaklı. Duke Üniversitesi Nöromühendislik Merkezi’nin kurucusu olan Profesör Miguel Nicolelis’in araştırmaları Nature, Scienceve diğer önde gelen bilimsel yayınların yanı sıra kendisini dünyanın en önemli yirmi bilim insanı arasında gösteren Scientific American”da yayınlandı. Nicolelis kitabında, temel konusu beyin makine ilişkisi olan

okumak için tıklayınız

Büyük Buluşlar (Milyonlarca Hayatı Kurtaran 10 Önemli Buluş) – Jon Queıjo

Tıp Alanından Dünyayı Değiştiren 10 Devrim ve İnsanlığın Olağanüstü Keşifleri -Mikroplar nasıl keşfedildi? -Antibiyotiklerin, aşıların, DNA’nın, X ışınlarının ve daha birçok; buluşun ardında yatan unutulmaz yaşamsal öyküler -Ne oldu, nasıl oldu ve bugün sizin için ne anlam taşıyor? -Keşifleri yalnız kişisel acılardan, meraktan ve

okumak için tıklayınız