Pinokyo – Carlo Collodi (Kürtçe)

Pînokyo İlk Kez Kürtçede Özgür bir çocuk olmak istiyorum! Dünya Çocuk Klasikleri’nin Kürtçe diline, dolayısıyla başta Kürt çocuklarına kazandırılması perspektifiyle, Kürtçe kitap dizisindeki 14. kitap Pînokyo, raflardaki yerini alıyor. İtalyan yazar Carlo Collodi’nin 1881 yılında yazdığı Pînokyo, dünya çocuk edebiyatının klasikleşmiş başyapıtlarından biridir. Yüzyılı aşkındır neredeyse dünyanın bütün dillerine defalarca çevrilen, birçok çizgi romana,

okumak için tıklayınız

Frankfurt Okulu Eleştirisi – Hans Heinz Holz Evrensel

2011 Aralık ayında hayatını kaybeden Marksist filozof Hans Heinz Holz, Frankfurt Okulu Eleştirisi’nde, “salt teorik” olmayı hedefleyen, hemen önlerinde akıp gitmekte olan tarihsel eylemi kasıtlı olarak görmeyen ve çalışmalarını “felsefenin gerçekleşmesi alanına” özellikle uzak tutan bir felsefeyi eleştirisinin hedefine koyuyor. Horkheimer, Adorno, Marcuse Lowenthal, Pollock gibi isimlerle anılan Frankfurt Okulu’nu karakterize eden, bir dogmaya dönüştüğünü

okumak için tıklayınız

Eski Yunan’da Mit ve Tragedya – Jean-Pierre Vernant, Pierre Vidal-Naquet

Mitlerin mantıki bir kavrayışla algılanmasın kökleri yeni çağda başlamamıştır; tersine, antikitenin başlangıç tarihine kadar uzanır. Neredeyse IV. yüzyıldan beri düşünürler “mit ve tragedya” üzerine kafa yormuşlar, onların arka planında yatan gerçeklik ve mantıksallığı bir anlamda anlamaya çalışırken bir anlamda da hesaplaşmaya çalışmışlardır. Ortaçağ resmi, müziği ve edebiyatı, imparatorlukların tekeline geçen tektanrılı dinlerin içinden ve dışından

okumak için tıklayınız

Yurttaşlığın Kıyısında Aleviler – Kazım Ateş

Türkiye kendi modernleşmesini tartışıyor. Devlet, hukuk, eğitim, ekonomi, kültürel farklılıklar, din, laiklik, ordu, siyaset, vesayet gibi başlıklarda yürütülen tartışmanın merkez konularından biri de yurttaşlık. Türkiye?nin son otuz yılına damgasını vuran Kürt sorunu, Alevilerin 2008 ve 2009 yıllarında güçlü biçimde dile getirdikleri eşit yurttaşlık talepleri, Ermeni soykırımı tartışmaları gibi konularda devam eden gerilimler Türkiye?nin kendi tarihiyle

okumak için tıklayınız

Marksizm ve Sosyalizm – Howard Chodos

Yakın bir zamanda okuduğum, “20. Yüzyılda Marksizm” adlı bir kitap sayesinde tanıdığım bir yazarın yaptığı değerlendirmeyi paylaşmak istiyorum. Benim de bağımsız olarak ortaya attığım fikirlere yakınlığı dikkatimi çekti. Bulmacanın çözümüne çok yaklaşıp, çevresinde dolaşan bu yazıyı, kardeşim Mehmet Aksoy taradı ve düzeltmelerini yaptı. Yazıda bahsi geçen tablo görme engelimize takıldı. Tabloları metin olarak elimden geldiği

okumak için tıklayınız

Kitap takas eden 7 öğrenciye soruşturma. ?Bilgiyi satmıyoruz, kitaplarımızı paylaşıyoruz?

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi, kitap takas standı açan 7 öğrenci hakkında soruşturma başlattı. Bilginin bir meta olmadığını ve mülkiyetinin de olamayacağını savunan Öğrenci Kolektifleri üyesi öğrenciler İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi?nde kitap takas standı açtı. Ancak bu duruma ?göz yummayan? Rektörlük, standı açan 7 üniversite öğrencisine soruşturma açtı. Soruşturmanın ardından öğrenciler, kitaplarını parayla satmak yerine

okumak için tıklayınız

“Özgürlük Körebe” Oyununda Kime Hantuş – Müslüm Kabadayı

“Özgürlük Körebe” Oyununda Kime Hantuş – Müslüm Kabadayı Nasıl ki yeni ve daha gelişkin teoriler, ?somut durumun somut tahlili?ni öncüllerini de çok iyi özümleyerek geliştiriliyorsa, insanların ve hatta toplumların konumlarını değerlendirirken çocukluklarına, ilk evrelerine başvurmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Burada bunun genetik, sosyolojik ve psikolojik boyutlarına derinlemesine dalacak değilim; özlü biçimde şunu belirtmeliyim: Organizma ilk örneğinden

okumak için tıklayınız

Alman Belgeleri – Wolfgang Gust

“Bizim tek bir hedefimiz var; o da Türkiye’yi bizim yanımızda tutmak. Ermeniler ister yerle bir olsun ya da olmasın, bizim için fark etmez! Theobald von Bethmann Hollweg 24 Nisan 1915’te Osmanlı İmparatorluğu’nun İttihatçı Hükümeti başkent İstanbul’daki Ermeni toplumunun tüm elit tabakasını toplattı. Bunu birkaç ay sonra Ermeni halkının sistematik imhası izledi. Ölüm yürüyüşü sırasında ve

okumak için tıklayınız

Etiyopya Kralının Gözleri’ne Bir Bakış – F. Mustafa Fıstıkçıoğlu

Edebiyatımızda önemli bir yer tutan Mustafa Balel?in, ?Karanfilli Ahmet Güzellemesi?sini izleyen yedi yıllık bir suskunluğun ardından kaleme aldığı ?Etiyopya Kralının Gözleri? altı öyküden oluşuyor. Altı öyküde de ilk dikkati çeken ortak özellik tamamının başkahramanının ve anlatıcısının bir çocuk olması. Bir başka deyişle, belli bir yaşa ulaştıktan sonra geçmişine bir göz atan insanın çocukluklarıyla hesaplaşması? Öykülerinde

okumak için tıklayınız

M. Şehmus Güzel’den “Felsefe Üzerine” – Mustafa Günay

FELSEFE?YE DAİR YAZILAR? M. Şehmus Güzel?in Felsefe Üzerine kitabında felsefeyle ilgili yazıları yer alıyor. Güzel?in daha çok Fransız felsefesi ve filozoflarını ele alan kitabının ?Giriş? bölümünde düşünme, felsefi düşüncenin nitelikleri, filozof ve felsefeci kavramları irdelenerek, günümüzde felsefenin nasıl bir anlamı ve işlevi olabileceği tartışılmaktadır. Güzel, aydınlanma felsefesi gibi düşünce geleneklerini ele alırken de, aydınlanmanın ve

okumak için tıklayınız

“Kumrunun Gördüğü” adlı kitaba dair – Ümit Cingöz

Kumruların, kedilerin, parça parça edilen gemilerin görebildiği; ama dikkat edilmezse herkesin göremediği öyküler… Gerek kurgudaki, gerek içerikteki özgünlük ve arayış kendine has bir öykü dilini ve kurgusunu yakalamayı başarıyor. Öykülerin çoğu klasik kurgunun dışında gelişiyor. Gerçeğin nerede başladığı, nerede ?üste? çıktığı, nerede derine indiği kestirilemiyor. Öykülerin bu yönü de ?Büke Öykücülüğünün? özgün yönünü oluşturuyor. Büke

okumak için tıklayınız

Geçmişin Hayali – Alkan Darcan

Bir kuyunun çıkrığında sallanan ipe tutunup, yolculuğa çıkmaya hazırlandığım sırada, kuyunun derinliklerine doğru; göreceğim şeylerin bu denli ilginç olabileceğini muhakkak ki, tahmin edemezdim. Hayal gücümü bunca zorlamadan, geçtiğimiz yolu bulabilmekti amacım… Satirler değildi görmeyi umduğum veya yeşillikler arasında akan berrak nehirler. Masmavi gökyüzü, pırıl pırıl güneş çok uzaktı düşlerime bile.

okumak için tıklayınız

Soruşturma – Peter Weiss

1941-1945 yılları arasında, Auschwitz toplama kampında dört milyon kişi öldürüldü. Bu cinayetlerin sorumlusu olarak, 1964-1965’te Frankfurt’ta yirmi bir sanık yargıç önüne çıkarıldı. Ünlü oyun yazarı Peter Weiss, duruşmaların tutanaklarını tarayarak Soruşturma’yı yazdı. Bu tiyatro eseri, ilk kez 19 Ekim 1965 günü, Doğu ve Batı Almanya’da, on üç tiyatroda birden oynanmaya başladı ve o tarihten beri

okumak için tıklayınız

Eleştiri Ve İdeoloji – Terry Eagleton

Terry Eagleton, edebiyat eleştirisi tartışmalarının muzip, acımasız ve otorite sayılan üyelerinden biri. Eleştiri ve İdeoloji, modern edebiyat eleştirisi literatürünün yapıtaşlarından sayılıyor. Yazıldığı dönemin yapısalcı argümanlarını ihtiva eden; metni, yazarı, genel edebiyat teorisini ve eleştiri öğelerini aynı bağlam içerisinde birbirleriyle tartıştırarak ele alan Eagleton, yalnızca genelgeçer bir ideoloji tartışması yerine,

okumak için tıklayınız

Yatağın Ortasında – Celal İlhan

Girip çıktığımız her evde içimin burkulmasına, yüreğimin sızlamasına bir türlü engel olamıyorum. Her şey yanlış gibi görünüyor. Kızların umarsız, yüzsüz, çıplak halleri dokunuyor bana. Yanlış olan, buralara gelmeden önce, herkes gibi kafayı iyice çekmemiş olmam belki de. Arkadaşlarım, mutlu olduğumu görmeden otele dönmeyeceklerini, ne yapacaksam yapmamı istiyorlar. Üzümün sapı armudun çöpü diye kendilerini oyaladığımı söyleyerek

okumak için tıklayınız

Stephen Jay Gould – Okan Yolcu

Stephen Jay Gould (1941-2002)’un hayatını araştırmaya başladığınızda karşınıza çıkacak olan şudur; Amerikalı paleontolog, jeolog, zoolog,taksonom ve bilim tarihçisi. Kendi dilinin ve kendi kuşağının en çok okunan popüler bilim yazarlarından birisidir. Yaşamının önemli bir bölümünü Harvard Üniversitesi’nde ders vererek ve New York’taki Amerikan Doğa Tarihi Müzesi’nde çalışarak geçirmiştir. Gould’un hayatı için bu açıklama çok yetersizdir. Çünkü

okumak için tıklayınız

Cam Kent – Paul Auster

“Quinn hayatta en çok yürümeyi severdi. New York sonsuz adımlar labirentiydi… …ve ne kadar yürürse yürüsün, o labirent ona hep kaybolmuşluk hissi verirdi. Yürüyüşe her çıktığında kendini ardında bırakırdı sanki. Kendini sokaklara atarak, kendini gören bir göze indirgeyerek düşünmekten kaçmayı başarabiliyordu. Her yer birbirinin aynı oluyor ve en iyi yürüyüşlerinde kendini hiçbir yerdeymiş gibi hissedebiliyordu.

okumak için tıklayınız

Duvar Yazısı – Paul Auster

Duvar Yazısı kitabında 1971-79 yılları arasında yazdığı şiirleriyle karşımıza çıkan Paul Auster, ‘eğitimli bir avare’nin duygu ve düşüncelerini anlatıyor bize. Paul Auster’ın şiirleri, Duvar Yazısı/ Seçme Şiirler adıyla Can Yayınları’nın yeni oluşturduğu şiir dizisinden yayımlandı. Türkçe okurları tarafından etraflıca bilinen Auster, hayatı boyunca yazar figürünün peşine düşmüş, bu yolda yalnızlığı çekmiş, kendini yeniden keşfetmiş (oluşturmuş

okumak için tıklayınız

Kürt Sineması: Yurtsuzluk, Sınır ve Ölüm – Müjde Arslan

Kürt yönetmenler Bahman Ghobadi ve Hiner Saleem’in kazandıkları ödüllerin ardından ilginin arttığı ve son yıllarda gelişimini hızlandıran Kürt sineması, gazeteci-yönetmen Müjde Arslan’ın derlemesiyle “Kürt Sineması: Yurtsuzluk, Sınır ve Ölüm” adıyla kitaplaştı. Müjde Arslan’ın derlediği ve iki makalesinin de yer aldığı kitap toplam beş bölümden oluşuyor. “Kürt Sineması Tarihi, Gelişimi” adlı ilk bölümün yazılarını Devrim Kılıç,

okumak için tıklayınız

Anadolu’nun Yazgısını Anlatan Öyküler – Mahmut Makal

Doğan Soydan?ın 1988?de yayımlanan ve yedi öyküden oluşan ilk yapıtı ?Delikli Kuruş?u okuduğumda çok beğenmiştim. Güzel bir anlatımla Irak sınırındaki Çukurca?nın gerçek havasını getiriyordu çünkü. 6 Mart 1989?da ona şu mektubu yazmıştım.: Kardeşim Doğan Soydan, ?Delikli Kuruş? adlı öykü kitabını aldım. Yaşayıp yazdığın için hepsi de güzel olmuş. Eline sağlık. Zoraki yazar ve zorlanarak yazılan

okumak için tıklayınız