Röportaj Yazarlığında 60 Yıl – Yaşar Kemal

Röportaj yazarlığına gönül verenler kadar, türün meraklıları için de bir “ders kitabı” niteliğindeki Röportaj Yazarlığında 60 Yıl, Yaşar Kemal’in röportaj serüveninden bir seçki sunuyor. Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan kitaba, Ara Güler’in 26 Yaşar Kemal fotoğrafı eşlik ediyor. Ülkemizde modern röportaj yazarlığının öncüsü olan Yaşar Kemal’in Anadolu’yu 12 yıl adım adım dolaşarak yazdığı ve yayımlandığı

okumak için tıklayınız

Yokuş Yukarı – Rıfat Ilgaz

Yazarlığının yanı sıra dizgicilikten yayın yönetmenliğine kadar gazeteciliğin her aşamasında yer almış bir basın emekçisi olan Rıfat Ilgaz Yokuş Yukarı’da, Babıâli anılarını anlatıyor. Ilgaz, 1940’tan 1960’lı yıllara kadar, hapishane ve hastane arasında sürdürmeye çalıştığı gazetecilik yaşamının önemli bir bölümüne yer verdiği kitabında, Cağaloğlu yaşamından da ilginç kesitler sunuyor. Ayrıca Niyazi Akıncıoğlu, Sabahattin Ali, Orhan Veli,

okumak için tıklayınız

Yüz Karası – Orhan Kemal

İlk defa 1960 yılında yazılıp, bugüne kadar tefrika edildiği gazetelerin sayfalarında kitaplaştırılmayı bekleyen bir roman Yüz Karası. Elli yıl sonra ortaya çıkan bu roman, Işık Öğütçü’nün önsözüyle hikâyesini anlatmaya başlıyor. Adana’nın fakir bir mahallesinden başlayıp İstanbul’a uzanan bu öyküde fakirlik, büyük umutlar ve haysiyet konuları işleniyor. Birbirinden farklı karakterlerdeki iki kardeşin yaşam mücadelesini; açgözlülük, kısa

okumak için tıklayınız

Claude Levi-Strauss / Uzaktan Bakan İnsan – Frederic Keck, Vincent Debaene

Claude Lévi-Strauss, Amerika yerlilerinden Batı Avrupa halklarına, oradan da Hindistan ya da Japonya’ya varıncaya dek, çok çeşitli toplumları gözlemleyerek karşılaştırmalı incelemelerde bulundu ve 20. yüzyıla damgasını vurdu. Adını Lévi-Strauss’a borçlu olan Yapısalcılık, onun için, her türlü insani etkinliğe ilişkin deneyimlerimizi genişletmeye olanak sağlayan bir bilimdi. Lévi-Strauss, düşüncesi her ne kadar antropoloji (Les Structures élémentaires de

okumak için tıklayınız

Cizre – Bohtan Beyi Bedirhan (Direniş ve İsyan Yılları) – Ahmet Kardam

İnsanlık tarihi, efsaneleşmek için çok haklı gerekçelere sahip olsa bile sırf “zamanın ruhu”na ters düşmesi yüzünden yenilmeye mahkûm direniş ve isyan örnekleriyle doludur. Kürdistan’ın Osmanlı tarafından fethine karşı verilen mücadeleyle (1836) tarih sahnesine çıkan Cizre-Bohtan miri Bedirhan Bey’in direniş ve isyanı da (1840-1847) bunlardan biridir. Ahmet Kardam’ın Osmanlı Arşivi’nden bulup günyüzüne çıkardığı yüzlerce sayfa belgeye

okumak için tıklayınız

Kapital: Ekonomi Politiğin Eleştirisi Cilt: 1 – Karl Marx

Bu kitap, Karl Marx’ın ve Marksizmin temel yapıtı Kapital’in tamamını, Almanca aslından çevrilmiş olarak Türkçeye kazandırma, böylece Türkçe Marksist edebiyatın en büyük eksiğini giderme yolundaki son ciddi girişimin önemli bir adımını oluşturuyor. Marksist iktisat alanına hâkim yetkin çevirmenler Mehmet Selik ile Nail Satlıgan’ın Almanca aslından Türkçeye kazandırdığı kitap, iki editör tarafından da gözden geçirildi. Erkin

okumak için tıklayınız

Paran Kadar Sağlık (Türkiye’de Sağlığın Ticarileşmesi) – Mustafa Sönmez

Tüm dünyada ve ülkemizde sağlığa yapılan harcamalar artıyor. Bunu olumlu bir gösterge olarak görebilir miyiz? Sağlık talebinin ne kadarı “ihtiyaç”, ne kadarı “kışkırtılmış” ya da “üretilmiş” talep? Dünya egemenleri, temel bir insan hakkı olan sağlık hakkını, sermaye birikimi ve kâr sağlamanın aracı haline getirmek için sistemli bir uğraş veriyorlar. 1990 sonrasında Dünya Bankası-IMF telkinleriyle başlatılan

okumak için tıklayınız

Ayaktakımı Arasında – Maksim Gorki, ‘Ne pahasına olursa olsun Özgürlük’

“Onlar en dipteydiler. Onlar düzenin atıklarıydılar. Onlar bir devrimin bayraktarlığını yaptılar!” Maksim Gorki’nin 1902 yılında yazdığı oyunu sadece onun en iyi oyunu değil aynı zamanda insanlık tarihinin en iyi oyunlarından biri olarak kabul edilmektedir. Türkçe?ye ?Ayak Takımı Arasında? adıyla çevrilen ?Dipte? adlı oyun, Türkiye’de ilk kez Vâlâ Nurettin’in Türkçeleştirmesiyle 1936-37 Şehir Tiyatrolarında sahnelenmiştir. Oyun, toplumun ?dibine?

okumak için tıklayınız

Kuramsal ve Tarihsel Boyutlarıyla Hak Mücadeleleri I – II

Türkiye’de son yıllarda kamuoyunda sık sık gündemine gelen, neoliberal politikalara karşı eğitimden sağlığa, barınmadan suya farklı alanlardaki insanca yaşam mücadelesinin kod adı ‘hak mücadelelerini’ kuramsal, tarihsel ve güncel boyutlarıyla ele alan ilk kitap yayınlandı. Nota Bene Yayınları tarafından iki cilt halinde yayınlanan, hak kavramı ve hak mücadelelerini farklı zaman dilimleri ve farklı coğrafyalardan örneklerle tartışan

okumak için tıklayınız

Mayıs Günleri / 1 Mayıs’ın Kökeni ve Dünyadaki Tarihsel Gelişimi – Philip Foner

Bu kitap 1 Mayıs’ın öyküsüdür… 1886 yılında sekiz saatlik işgünü hakkı için mücadele ederken idam edilenlerden Spies,”Sessizliğimizin, bugün boğduğunuz seslerden daha güçlü olacağı bir zaman gelecek” diyerek öldü. Sesimizi boğmalarına izin vermemek için… işçi sınıfının gücünü alanlarda kanıtlamak için…”ekmek ve adalet yoksa, barış da yoktur” sloganını haykırmak için 1 Mayıs’ta, alanlara… (Arka Kapak) Kitabın Künyesi

okumak için tıklayınız

Kadın şairimiz Yaşar Nezihe Bükülmez ‘in Hayatı

*”Toplumcu şiirimizde gerçek bir direniş türküsüdür Yaşar Nezihe Hanım. Gerçekçi şiirimizin ilk örneklerini vermiş bir kadın şairimizdir. Amele Cemiyeti?ne üye olmuş; militan şiirler yazmış; toplumsal konulara ilişkin düşüncelerini düzyazılarıyla açıklamıştır. Bu yüzden suçlanmış, kovuşturmalara, iftiralara uğramıştır. Bazı çevrelere göre artık ?modası geçmiş? bir konu olabilir Yaşar Nezihe Hanım?ı anlatmak ama ben öteden beri bunu yapmak

okumak için tıklayınız

Ezilenlerin Tiyatrosu – Augusto Boal

Augusto Boal, kitabında kişisel sanat hayatı boyunca gerçekleştirmeye çabaladığı tiyatronun kuramsal tezlerini, anlayışını ve duruşunu yansıtmaya çalışıyor. Çarpıcı bir tiyatro şölenine dahil oldum. Fakat beklenenin tersine bir sahne karşısında değil, kitaplar arasında oldu bu. Boğaziçi Üniversitesi Yayınları?ndan çıkan Brezilyalı tiyatro kuramcısı Augusto Boal?a ait üç etkileyici kitabı aynı anda edindim:

okumak için tıklayınız

Kaplumbağalar da Uçar (Kusîlekaniş Ditwanin Bifirin) – Behmen Qubadi

İranlı Kürt yönetmen Behmen Qobadi?nin üçüncü uzun metrajlı filmi olan ?Kaplumbağalar da Uçar? uluslararası alanda, Uzak Doğu?dan Avrupa?ya, Avustralya?ya büyük bir ilgi gördü. Onlarca festivale katıldı, birçok ödül aldı. Türkiye?de de gösterime giren ?Kaplumbağalar?? bu kez senaryo olarak karşımızda. Behmen Qobadi?nin hayatına ve sanatına ilişkin yazıların da yer aldığı kitapta, filme ilişkin dünya medyasında yayımlanan

okumak için tıklayınız

“Anayurt Oteli”ne dair – Tahir Ürper

Kendini yalnızlığa mahkûm etmiş bir adamın, havasız kasvetli bir otelin içinde kendi iç dünyasıyla baş başa kalma acısını, kahrını ve çaresizliğini dışa vurma hikâyesini insanın yüzüne çarpması, doğrusunu isterseniz karamsar bir hava dağıtır içimize. Var olma mücadelesi midir bireyin kendi içine hapsolma durumu? Var olma mücadelesi midir bireyin kendi iktidarını kurma çabasına girmeyi? Bu sorular

okumak için tıklayınız

Darvin – Galip Ata

“Galip Ata’nın “Darvin” kitabı önemini yalnızca bilimsel içeriğinin sağlamlığı ve bilim tarihimiz açısından ilk olmasından değil, devletin milli eğitim politikasının izlediği dolambaçlı yolları göstermesinden de almaktadır. Maarif Vekaleti yayını olarak 1931’de bu popüler Darwin biyografisi basılırken, yaratılışçılığın 12 Eylül 1980 darbesi ardından kurumlaşan bağnazlığın ve totaliterliğin verdiği imkanla 1985 yılında yine devlet tarafından Milli Eğitim

okumak için tıklayınız

Manfred Werkwerth’le söyleşi. Brecht?in insanı değiştiren yüzü

1929 doğumlu Manfred Werkwerth, 1950 yılında öğretmenlik yaptığı sırada Brecht tarafından keşfedildi. 1951 yılından itibaren Brecht’in öğrencisi olan Werkwerth, ilk oyununu 1953 yılında Viyana Scala’da sahneye koydu. Brecht’ın ölümünden sonra 1969 yılına kadar Berliner Ensemble’de oyunlar sahneye koyan Werkwerth, Berliner Ensemble’nin yönetimininin yanı sıra, Demokratik Alman Cumhuriyeti Sanat Akademisi başkanlığı, Alman Soyalist Birlik Partisi Merkez

okumak için tıklayınız

Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor / Alain Bosquet ile Görüşmeler – Yaşar Kemal

Alain Bosquet, Yaşar Kemal ile 1957?de bir Amerikan dergisi için söyleşi yapmak amacıyla tanışmıştı. Tanışmakla yetinmedi, Yaşar Kemal?i yakından tanıdı. 1984?e gelindiğinde, artık yakın dost olduğu Yaşar Kemal?in ?kendini anlatması? fikri gelişti aralarında. Yazışmalarla yürüyen bu büyük söyleşi 1989?da tamamlandı. Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor?da Yaşar Kemal masalsı öğelerle bezenmiş çocukluğundan Anadolu topraklarının tarihine, demokrasisi kesintiye

okumak için tıklayınız

Tatar Ramazan (700 Kasaba, 70 Vilayet ve 7 Düvelde Namı Söylendi) – Kerim Korcan

Kerim Korcan’ın en önemli eserlerinden biri olan Tatar Ramazan, 1990 yılında sinema filmine uyarlandı. Başrolde Kadir İnanır’ın oynadığı filmin müziklerini Ahmet Kaya yaptı. Tatar Ramazan, Türk öykücülüğünün en gerçekçi kahramanlarından biri olarak anılmaktadır. Mertliğin, cesaretin, onurun zulme başkaldırısını temsil eder. Cezaevi yaşantısı içindeki karşı konulmayan feodal yaşam biçimine tek başına isyan ettiğinde görmüştür ki arkasından

okumak için tıklayınız

Yıkım Çağında Direniş (Arayış ve Sınıf Mücadelesi) – Yüksel Akkaya

Kitapta toplanan yazılar birbirini tamamlayacağı düşünülen üç ana konu temel alınarak seçildi. İlk ana konu “yıkım”a dair: “refah” devletinin dönüşümü, özelleştirme, işsizlik, yoksulluk, yasal değişiklikler ve sonuçları. İkinci ana konu mücadeleye dair: Dünya’da ve Türkiye’de grevler, en sorunlu alan olan belediyelerde grevler ve bu alandaki sendikal örgütlenme sorunu, kentlerin sınıf mücadelesindeki önemi. Üçüncü ana konu

okumak için tıklayınız