Friedrich Engels: “Yeryüzünde kapitalistler ve işçiler bulunduğundan beri, işçiler için bu kitap kadar önemli bir kitap çıkmadı.”

Marks’ın Kapitali I Yeryüzünde kapitalistler ve işçiler bulunduğundan beri, işçiler için bu kitap kadar önemli bir kitap çıkmadı. Bugünkü bütün toplumsal sistemimizin üzerinde döndüğü eksen olan sermaye ve emek arasındaki ilişki, ancak bir Alman’ın yapabileceği bir kavrayış ve kesinlikle, ilk kez bu kitapta bilimsel olarak geliştirilmiştir. Bir Owen’ın, bir Saint-Simon’un ya da bir Fourier’nin yazılarının … Devamını oku

Marksizmin Kısa Formülü – Mehmet Aksoy

Çoğunlukla sanılanın aksine Karl Marx, sosyalizm ya da komünizmin, proletarya ya da onun diktatörlüğünün, burjuvazi ya da kapitalizmin, üretici güçler ya da tarihte ekonominin rolünün kaşifi değildi. Kendisini bu kavramların tek etkin kaşifi olarak tanımlayıp tanıtanların cehaletlerini yüzlerine vurmakla kötü şöhretine neler kattı bilinemez ancak kendisi hakkındaki cehaletin en sağlam kanıt işlevi görüyor olması hali hazırda kanıksanmış bir durum olduğuna göre, cehaletle mücadelesinde yenik düşmüş sayılmalıdır. Bu noktadan itibaren ?yapıcı? olmayı seçelim ve Konfüçyus?ün öğüdüne uyarak, sövmek yerine bir mum yakmayı deneyelim.

Devamını oku

Üretken Emeğin Kalkış Noktasına Göre Başka Başka Görünüşü ve Varoluşu – Suat Kamil Aksoy

Sermaye ilkesi ile üretimin, kendisini önceleyen ?artı-değer? üretimlerine göre, emeği daha üretken kılmakta, kuşkusuz önemli üstünlükleri var. Biz şu an ilgimizi çekmediği için sermaye ilkesinin üstünlüklerini henüz ele almıyoruz. Ayrıca değer ve artı-değerin kendisini üretimin içinde değil de ancak dolaylı olarak gösterebildiği köleci, feodal, komünal üretimlerin özgünlükleriyle de ilgilenmiyoruz. Sermaye ilkesinin üretkenliği geliştirme konusunda bazı genetik kusurlarının olduğunu daha önce saptamıştık. Bu kusur onun geçiciliğini de bize haber veriyordu. Şimdi üretken emek nedir sorusunun cevabını arayacağız.

Devamını oku

Değer Yasasını Tartışmak, Eleştiriler, Yanıtlar – Suat Kamil Aksoy

Bu yazı değer yasası ve meta üretimi konularındaki iddialarımıza eleştirel tutum takınan herkese bir cevap içerecek şekilde mektup olarak kurgulandı. Eleştirileriyle konuyu tartışanlar uygun buldukları durumda burada kendi isim ve fikirleriyle yer alacaklardır. Bu hakkı kullanmayı kendilerine bırakarak mektubumuza başlıyoruz.

Değer Yasasını Tartışmak, Eleştiriler, Yanıtlar
Merhaba, yaptığınız değerlendirmede benim ifadelerime ilişkin bazı yanlış anlamalar var. Böyle olmasında benim rolümün ne olduğunu kestiremiyorum. Ama bunları düzeltmek karmaşık bir iş değil. Değerlendirmenizin içinde

Devamını oku

Marksist Pratik Materyalizm (Post-Öznelci Felsefenin Ufku) – Wang Nanshi, Xie Yongkang

Elinizdeki kitap, Marksist felsefenin tarihsel gelişiminde yeni bir aşamaya işaret etmektedir. Dar anlamıyla ele aldığımızda, Marksist felsefe, işçi sınıfı ve sömürülen çalışanların, kapitalizmi aşıp kendileri ile birlikte, tüm insanlığı özgürlükler dünyasına -komünizme – “bireylerin, tam kapsamlı ve çok yönlü özgür gelişiminin, tüm toplumun özgürce gelişiminin ön koşulu olduğu, bir topluma” dönük özlem ve mücadelelerine ışık tutan bir düşünsel duruş noktasıdır. Bu nedenle, Marksist felsefe, sadece işçi sınıfının iktidarda olduğu ülkelerdeki üstyapı alanında değil, çalışan sınıflara dayanan Marksist partilerin düşünsel yapısında da kilit bir önem taşımaktadır.

Devamını oku

Kemal Okuyan, Gelenek, İktisat ve Bir Eleştiri ? Suat Kamil Aksoy

Engels, Lenin, Stalin bir kaç başlıkta eleştirimize maruz kalmışlardı. Onların neredeyse tüm hayatlarını adadıkları konularla ilgili bazı yanılsamalar içerisinde bulunduklarını ilan etmemiz aslında çok önemli de değil. Hayatta değiller ve kendilerini düzeltme şansları yok. Stalin’in çevresinden gördüğü basınca rağmen bilimle bağını koruma konusundaki direncine hayran olmamak elde değildir. Çözümü ortaya koyamasa bile sorunu dile getirmiştir ve muhtemelki Marks’tan sonra doğruya en yakın yerde o durabilmiştir. Büyük bir ülkenin lideridir, insanlığın kapitalizmi aşma adına giriştiği en büyük pratiğin sorumluluğunu yürütmektedir ve bu anlamda çok sayıda acil gündemin içerisinde yaşamaktadır. Bu yüzden hataları yüzünden onu, bol bol boş zamanı olanlarla aynı kefeye koymaya gönlümüz razı değil. Sovyetler Birliğinde Sosyalizmin İktisadi Sorunları başlıklı kitabı, sadece bu başlığı yüzünden bile dünyanın bütün marksistleri açısından uyarıcı olmalıydı. Stalin

Devamını oku

Kapitalizm Miadını Doldurdu mu? / Sermaye ilkesi, emek ilkesi tarafından ezilebilir mi? ? Suat Kamil Aksoy

Kapitalizm burjuva çıkarıyla anılır. Burjuvanın kendi çıkarını takip etmesiyle, toplumsal çıkarın da sağlanacağı varsayılır. Biz ise burjuva çıkarının ilerlemenin aleyhinde çalıştığını, hatta Marks?ın esas olarak bunu kanıtladığını iddia etmiştik. Sıradan bir akıl, bu iddia hakkında çok kolayca ?hadi canım sende? diyecektir. Ardından kapitalizmin nasılda ilerlediğine ilişkin apacık ve somut kanıtları sayıp ortaya dökmek ise hiç zor olmayacaktır. Aslında kölecilik dahil toplumların karşıt çıkarlı sınıflara bölündüğü dönem ilerlemenin de önünü açmıştır. İlerlemeyi güdüleyen şey ise artı ürün olmaktadır. Sınıflı toplum biçimleri yine artı ürün konusundaki üstünlükler tarafından yönlendirilmiştir. İnsanlığın yeryüzündeki macerasında,

Devamını oku

Özel, Güzel. Peki Para var mı Para? ? Suat Kamil Aksoy

Liberal rüzgârcıların, elde etmek istediği ideolojik tatminleri bir kenara bırakıp, sandığımız gibi bir hayal kurmuş olduklarını varsayacağız. Yazımız bu açıdan bir hayal kırıklığının izini sürecek.

Kamunun elindeki hizmet ve üretimin özel ellere geçirilmesinin, kapitalizme daha uygun düştüğü inkâr edilemez. Elbette bu uygunluğun niçin en baştan var olmadığı da tartışılabilir. Belki bir yanlışlık olmuştur deyip, şimdilik es geçeceğiz!

Kapitalist üretim için, ihtiyaçların üretimi değil,

Devamını oku

Formüllerle Düşünürken Kritik Halkalar – Suat Kamil Aksoy

Kapital, Marks tarafından yanlış anlamaya mahal vermeyen ve mutlaka anlaşılmayı arzu eden bir tarzda yazılmıştır. Ancak bir çok okuyucu, adeta inadına, Marks’ın anlaşılma arzusunu boşa çıkaracak biçimde davranmış gibidir. Sanki basit anlatım zekaya hitabetmemektedir!. Bu açıdan bir kaç tartışmalı başlıkta kesin belirlemeler yapmaya cesaret etme niyetindeyiz. Bu başlıklardan ilki Marks’ın kapitalin ilk cildinden sonra uzun uzun örneklere başvurduğu üretimin departmanlara ayrılması konusudur. öncelikle Engels’in saygı gereği hiçbir değişiklik yapmaksızın yayınladığı ikinci ve üçüncü ciltlerin okuyucuya sunulmak üzere elden geçirilmiş metinler olmadığını hatırda tutmalıyız. Marks’ın bu ciltleri oldukları gibi yayınlamayacağı kesin olmakla birlikte bu konuda spekülasyon yapmanın da gereği yoktur. Üretimin departmanlara ayrılmasının önemini, Kapital’de kapladığı ya da

Devamını oku

Bir Yanılsamanın İzinde… – Suat Kamil Aksoy

Politik olarak çok çeşitli yaklaşımlara sahip olsalar bile Marksistlerin değer yasasına ilişkin ortak bir yanılsama içerisinde bulunmaları dikkate değerdir. Bu derece temel bir konuda edinilmiş yanlış bilincin, ya da bilinçsizliğin politik başarılara engel teşkil etmediği de gayet açıktır. 20. yüzyılda dünyanın büyük bir bölümüne yayılmış olan sosyalist deneyimlerin, Marks’a çok önem vermelerine karşın, Marks’ı anlamakta yetersiz kalmış oldukları aşikardır. Bu durum sosyalist deneyimlerin önemini

Devamını oku

Değer Yasası 1 – Suat Kamil Aksoy “Dünyanın Bütün Marksistleri, Kapital’i Okuyunuz!”

Dünyanın Bütün Marksistleri, Kapital’i Okuyunuz!
Bugüne kadar Marksistler Marks’ı değişik biçimlerde yorumladılar, oysa önce anlamak gerekirdi!

Okuyucuyu fikrimizle temas etmeden önce uyarmak isteriz. Bu kez ortaya koyduğumuz düşünce ile ilgili Marks alıntılarına başvurduk. Amacımız Marks’tan destek almak değil. Geçmişte ve halen Marks yandaşı olanların ezici çoğunluğuna aykırı düşerken, itiraz edeceklerin önüne bir Marks duvarı koymanın yararlı olacağını düşünüyoruz. Elde etmek istediğimiz yarar, anlaşılabilmekten ibarettir. Bu satırların yazarı ortaya attığı fikirleriyle

Devamını oku

Altın ve Para, Himaye ve Serbestlik – Suat Kamil Aksoy

Bütün konularda olduğu gibi Marks?ın ne düşünüp, ne yazmış olduğu önemli oluyor. Kapitalin formülleri başlığı ile kişisel yorumlarımıza Marks desteği ya da koruması sağlama çabası içerisinde değiliz. Hayatı doğru anlamak adına Marks?ın katkısından mahrum kalmama güdüsü ağır basıyor. Marks’ı yanlış anlamak, yanlış anlatmak ya da yanlış eleştirmek ayıbından da uzak durmak istiyoruz.

Kapitalizmin kriz uğraklarının yapısal mı, yoksa geçici mi olduğu konusundaki fikrinizi şöyle bir gözden geçirin. Belki de krizler yeterli bir gelişkinlik evresinin ardından geçecek ergenlik sivilceleridir. Herhalde büyük çoğunluk hadi canım sende diyecektir. Marksistler krizi başından beri kapitalizmin doğasına içkin saydılar. Sıradan algı ise krizleri artık doğal bulmaya başladı bile. Hatta reel sosyalizminde böyle döngüleri olduğu iddia edildi. Bizde bu fikre bir katkıyla, ekonominin doğurgan olduğunu, bütün doğurgan nesnelerde bir ay halinin gözlemlendiğini, bununda tabiatın bir kanunu olduğunu söyleyerek ifrada kaçarsak kimse kızmasın.

Marks kapitalizmin krize yazgılı olduğunu sermayenin

Devamını oku

Cezaevi kontör yükleme