Etiket: engels

Friedrich Engels ile Söyleşi 1893: “Biz, orta sınıf partilerine nüfuz etmeye inanmıyoruz. Biz halka nüfuz ediyoruz.”

Herr Engels’i Regent’s Park Road’daki evinde zafer sarhoşu olarak buldum, kuşkusuz Alman Reichstag’ı seçimlerinin sonucu nedeniyle. “10 sandalye kazandık” dedi sorularıma yamt olarak. “Birinci turda 24 sandalye aldık, ve ikinci tura kalan 85 adayımızdan 20’si seçildi. 16 sandalye kazandık ve 6 kaybettik, bize net kazanç olarak 10 sandalye kaldı. Berlin’de 6 sandalyeden 5’i bizim.” “Toplam

okumak için tıklayınız

Birden Friedrich Engels döndü ve Rusça Puşkin’den bir şiir okudu

Konuklar arasında hararetli tartışmalar yapılıyordu, herkes heyecanlanmış, bağırıyor ve Engels’in soruyu yanıtlaması isteniyordu. Birden Engels bana döndü ve benim hiçbir yabancı dil bilmediğimi dikkate alarak, Rusça konuştu. Puşkin’den aktarıyordu: V Yalnızca raslansal eğitim Bize kural diye verdikleri Bizimle şöhretleri çökecek Çünkü ancak ahmaklar öğrenir Kaskatı ve kuşkuya kapılmayan Kafalar birleşti bir noktada Yevgeni çok bilgili

okumak için tıklayınız

Aydınlanma İdeallerinin Bunalımı

“Giriş”te devrimi hazırlayan 18. yüzyıl Fransız filozoflarının varolan her şeyin tek yargıcı olarak nasıl usa başvurduklarım gördük. Ussal bir devlet, ussal bir toplum kurulmalıydı; ölümsüz usa karşı olan her şey, amansızca ortadan kaldırılmalıydı. Aynı biçimde, bu ölümsüz usun, o zamanlar bir burjuva olmaya doğru evrim geçiren 18. yüzyıl yurttaşının ülküselleştirilmiş anlığından başka bir şey olmadığım

okumak için tıklayınız

Sanatın Doğuşunda Emeğin Rolü

Atalarımızın, binlerce yıllık sürede, maymundan insana geçiş döneminde, ellerini yavaş yavaş uyarlamayı öğrendikleri ilk hareketler, ancak en basit işlemler olabilirdi. En ilkel vahşiler, hatta aynı zamanda fiziksel bir gerileme göstererek daha çok hayvana benzer bir duruma dönüşenler bile, bu geçiş dönemi yaratıklarından çok daha üstündür. İlk çakmak taşı insan eliyle bıçak haline getirilinceye kadar, öyle

okumak için tıklayınız

“Her tanışma iyi bir başlangıç olmayabilir. Ama öyle tanışmalar var ki tarihe geçmiştir”

Hep ilgimi çekti. Hep merak ettim o mükemmel tanışma anlarını. Öyle anlar ki, ya sonsuza kadar bir beraberliğin ya da yine sonsuza kadar bir araya gelmemenin başlangıcı olabiliyor. Sanırım – cezaevindeyken miydi acaba? odaya (ya da koğuşa) girer girmez elini uzatıp “merhaba ben Dr. Hikmet” diyen, Türkiye sosyalist hareketinin en orijinal figürü Hikmet Kıvılcımlı’yla tanışması

okumak için tıklayınız

Friedrich Engels: “Yeryüzünde kapitalistler ve işçiler bulunduğundan beri, işçiler için bu kitap kadar önemli bir kitap çıkmadı.”

Marks’ın Kapitali I Yeryüzünde kapitalistler ve işçiler bulunduğundan beri, işçiler için bu kitap kadar önemli bir kitap çıkmadı. Bugünkü bütün toplumsal sistemimizin üzerinde döndüğü eksen olan sermaye ve emek arasındaki ilişki, ancak bir Alman’ın yapabileceği bir kavrayış ve kesinlikle, ilk kez bu kitapta bilimsel olarak geliştirilmiştir. Bir Owen’ın, bir Saint-Simon’un ya da bir Fourier’nin yazılarının

okumak için tıklayınız

Marx’ın ve Engels’in Anket Defteri Sorularına Yanıtları

Türkiye’deki ortaokul ve lise öğrencilerinin ilgi gösterdiği anket defterleri, 19. yüzyılın ikinci yarısında İngiltere’de bir hayli popüler olmuş. 1849 yılından itibaren İngiltere’de yaşayan Karl Marx da (1818-1883), bazı tanıdıklarının ve akrabalarının anket sorularını yanıtlamış.

okumak için tıklayınız

Kapital’in mezata düşen Marx imzalı kopyası ve ‘özel’ hikâyesi

“Kapital”in Karl Marx tarafından imzalı ilk kopyası, 120 bin paund (yaklaşık 520 bin TL) açılış fiyatıyla mezata çıkacak. Kitap Karl Marx’ın, iyi günlerinde “en eski arkadaşım ve yandaşım”, sonra ise “katışıksız bir hain” olarak tanımladığı Johann Georg Eccarius adına imzalı. Marx’ın ölümüne dek gördüğü bu ilk Almanca baskının kopyalarına nadir olarak rastlanıyor. Marx’ın imzası 18

okumak için tıklayınız

Zincirli Zincirsiz Emekçiler – Zafer Köse

“FLAŞ”, “ŞOK!” Keşke yıllardır her konuda böyle ünlemler kullanılmasaydı. Bu flaş “düzelti” bilgisini gerçekten de öyle dikkat çekecek biçimde paylaşmak isterdim. Marx ve Engels’in, bir türlü aklıma tam yatmayan, hem de Manifesto’da geçen bir sözü var(dı). İşçilerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri olmadığını belirten o söz, meğer bir çeviri hatasıymış. Çok şaşırtıcı bir durum. Üstelik

okumak için tıklayınız

Ekonomi politiğin bir eleştiri denemesi – Engels: “Ticaret yasallaştırılmış dolandırıcılıktır”

“Tekellerin barbarlığını yıkmadık mı?” diye haykırıyor ikiyüzlüler. “Dünyanın uzak bölgelerine uygarlık taşımadık mı? Halklar arasına kardeşlik getirip savaşların sayısını azaltmadık mı?” Evet, bunların hepsini yaptınız – ama nasıl Tek büyük temel tekel, mülkiyet, daha serbestçe ve kısıntısızca iş görebilsin diye küçük tekelleri yokettiniz. Aşağılık açgözlülüğünüzün yayılması için yeni alanlar kazanmak üzere yeryüzünün ücra köşelerini uygarlaştırdınız.

okumak için tıklayınız

Demokrasi Savaşçıları Olarak Marx ve Engels – August H. Nimtz

Karl Marx ve Friedrich Engels, insanlığın demokrasi mücadelesinde belirleyici sıçrama dönemi olan 19. yüzyıl demokratik hareketinin başkahramanlarıdır. Ne var ki, 20. Yüzyıl kapanırken, Marx ve Engels’in düşünceleri ile siyasi demokrasinin bağdaşmadığı gibi bir iddia adeta dünya çapında kabul görür oldu. Nimtz, kitabında bu iddiaya meydan okurken, günümüz entelektüellerinin Marx’ı ve Engels’i her şeyden önce entelektüeller

okumak için tıklayınız

Kahrolsun Özel Mülkiyet – Okan Yolcu

Yaşlı dünyamız son bin yıllarda özellikle son 200 yılda 4,5 milyar yılda tanıklık etmediği korkunçlukta olaylara tanıklık etti/ediyor. Bu durum bir türün kendi kendini yok etme girişimidir. Hiç bir canlı türü kendi türüne karşı bu kadar acımasız olmadı. Milyonlarca insan savaşlarla birbirlerini öldürüyor. Çevre kirliliği yaratarak doğadaki bütün canlı türlerini tehdit ediyor. Korkunç katliamlar düzenliyor

okumak için tıklayınız

Marksizmin Kısa Formülü – Mehmet Aksoy

Çoğunlukla sanılanın aksine Karl Marx, sosyalizm ya da komünizmin, proletarya ya da onun diktatörlüğünün, burjuvazi ya da kapitalizmin, üretici güçler ya da tarihte ekonominin rolünün kaşifi değildi. Kendisini bu kavramların tek etkin kaşifi olarak tanımlayıp tanıtanların cehaletlerini yüzlerine vurmakla kötü şöhretine neler kattı bilinemez ancak kendisi hakkındaki cehaletin en sağlam kanıt işlevi görüyor olması hali

okumak için tıklayınız

Madde yok, yasak var.

Karl Marx ve Friedrich Engels’in birlikte yazdıkları Komünist Parti Manifestosu, Stalin’in Sovyetler Birliği Komünist Partisi Bolşevik Tarihi ve Mao Zedung’un Seçme Eserler’ine suç delili olarak el konuluyor. Türkiye?de birçok kitabın yasaklanmasına neden olan eski Türk Ceza Yasası?nın ?komünizm propagandası? yapmayı suç sayan 142. maddesi 20 yıl önce yürürlükten kaldırıldı; ancak mahkemelerin 1970?li yıllarda söz konusu

okumak için tıklayınız

K. Marx – F. Engels Hayat ve Eserlerine Giriş – David Riazanov

Ekim Devrimi’nden sonra Sovyetlerde kurulan Marks-Engels Enstitüsü kurulunun başına geçen David Riazanov’un en önemli eseri olan K. Marx / F.Engels Hayatı ve Eserlerine Giriş’tir. Riazanov Marx-Engels’in dünyanın her yanına yazılmış yazılarını belge ve elyazmalarını topladı. Bugün onların bütün eserlerini, özellikle el yazmalarını kullanabiliyorsak, bu Riazanov’un yorulmak bilmeyen çalışmaları sayesindedir. Bu çalışma Sosyalist Akademinin ilk yıllarında

okumak için tıklayınız

Kemal Okuyan, Gelenek, İktisat ve Bir Eleştiri ? Suat Kamil Aksoy

Engels, Lenin, Stalin bir kaç başlıkta eleştirimize maruz kalmışlardı. Onların neredeyse tüm hayatlarını adadıkları konularla ilgili bazı yanılsamalar içerisinde bulunduklarını ilan etmemiz aslında çok önemli de değil. Hayatta değiller ve kendilerini düzeltme şansları yok. Stalin’in çevresinden gördüğü basınca rağmen bilimle bağını koruma konusundaki direncine hayran olmamak elde değildir. Çözümü ortaya koyamasa bile sorunu dile getirmiştir

okumak için tıklayınız

Marks, en yakın arkadaşı tarafından anlaşılamamış olabilir mi? ? Suat Kamil Aksoy

Yalçın Küçük’ten sonra, birçoklarıyla birlikte Stalin değer yasasını yanlış kavrıyor demiştik. Sonra Lenin kriz olgusuna yanlış bakıyor dedik. Şimdi Engels Marks’ı anlayamamış olabilir mi diye başlıyoruz. Okuyucu ister istemez bundan sonra sırada Marks var herhalde diye düşünecektir. Marks’a dokunmayacağımıza söz veremeyiz. Ama bulgularımız çerçevesinde ona dokunulmasına en önce bizim karşı koyacağımızı belirterek, okuyucunun içini rahatlatmak

okumak için tıklayınız