Yazar: cemalumit

Mustafa Kemal Atatürk’ün imzası, Ermeni Hagop Çerçiyan tarafından tasarlandı

Yeni bir ada sahip olan Mustafa Kemal Atatürk’ün bir de imzası olması gerekiyordu ve bu imza, tıpkı bayrağın ve modern Türkiye’nin kurucusunun fotoğraflarının her yerde görünür olması gibi, ülkede çok sık rastlanan bir simgeye dönüştü. İmzanın tasarımı da bir Ermeniye, Hagop Çerçiyan’a aitti.

okumak için tıklayınız

Vücuttaki ‘kimyasal takvim’ bulundu

Bilim insanları canlılarda mevsimlerin geçişini takip eden “kimyasal takvimi” ortaya çıkardı. Araştırmacılar canlıların vücudunda yer alan bazı hücrelerin günlerin uzunluğuna göre yaz ya da kış moduna geçtiğini söylüyor. Current Biology adlı dergide yayımlanan makaleye göre vücut takvimi, hayvanlarda çiftleşme ve kış uykusu gibi faaliyetlerde belirleyici oluyor. İnsanlarda ise bağışıklık sistemini etkileyebileceği düşünülüyor.

okumak için tıklayınız

Furuğ’un bahçesine buyurmaz mısınız?

Kimi şair ve yazarların okurlarıyla buluşması sonraki kuşaklara denk gelir. Edebiyatın zamanı ve mekânı aşan gücü ölümsüz buluşmalara imkân tanır. Genç yaşında hayata veda eden İranlı kadın şair Furuğ Ferruhzad da hayatının son dönemlerinde tanınır hale gelmesine karşın, öncü edebi kişiliği gerek kendi ülkesinde gerekse dünyada ancak sonraki yıllarda teslim edilen isimlerden. Türkiye’de de her

okumak için tıklayınız

Herkesin etrafında kendi ‘bakteri bulutu’ var

ABD’deki Oregon Üniversitesi’nde yapılan araştırmada bütün insanların kendilerine has bir bakteri bulutuyla çevrili olduğu sonucuna varıldı. Çalışmaya göre bir başkasının bakteri bulutundan geçildiğinde, üzerimize bir bakteri yağmuru yağıyor ve bu bakterileri solunumla akciğerlerimize de alıyoruz. 11 denek üzerinde yapılan araştırmada, insanların kendilerine has mikrobik bulutlarıyla kimlik tespiti yapılabileceği kanıtlandı.

okumak için tıklayınız

Fotoğraf çekmek hafızaya nasıl zarar verir?

Araştırmalar, akıllı telefonlarla ya da fotoğraf makineleriyle gördüğümüz her şeyin fotoğrafını çekmenin önemli olaylara ilişkin hafıza oluşumuna zarar verdiğini gösteriyor. Unutmamak amacıyla hayatımızın çeşitli anlarını fotoğrafla kayıt altına almak giderek yaygınlaşıyor. Öyle ki, iş Narrative Clip adı verilen ve yakaya takılabilen bir mini kamera ile her 30 saniyede bir otomatik fotoğraf çekmeye kadar vardı. Peki,

okumak için tıklayınız

Geyikler Vadisi – Mehmet Özen

Geyikler Vadisi’nde Mizah, Gündelik Hayat ve Toplumsal Eleştiri Mehmet Özen’in Mizah Anlayışına Kuramsal Bir Yaklaşım Bu çalışma, Mehmet Özen’in Geyikler Vadisi adlı eserini mizah kuramları, gündelik hayat sosyolojisi ve eleştirel kültürel çalışmalar perspektifinden incelemeyi amaçlamaktadır. Kitapta yer alan kısa metinler, anekdotlar ve diyaloglar; absürd, ironi ve kendilik bilinci yüksek bir mizah anlayışı üzerinden modern bireyin gündelik deneyimlerini

okumak için tıklayınız

Ölümden sonra bilinç ne kadar sürüyor?

Yakın zamanda, İngiliz gazetesi The Daily Mail’de Dr. Sam Parnia ile yapılan bir görüşme yayımlandı. Sam Parnia, Birleşik Krallıklar Southampton Üniversitesi’nde multidisipliner bir çalışmayı yönetmiş ve bu çalışmanın sonuçlarını Official Journal of Europen Resuscitation Council’de (Avrupa Yeniden Canlandırılma Konseyi Resmi Dergisi) “Aware” (farkındalık) başlığı ile yayımlamıştı. Çalışma, İngiltere, Amerika ve Avusturya’da ki 15 hastanede, ani

okumak için tıklayınız

Küçük Bayram – Zafer Köse

Sevgili Abilerim, Ablalarım, Sizler, kitap okuyan, düşünen insanlarmışsınız. Buralarda dolaşan, şu masalarda oturanlardan biraz farklıymışsınız. Tamam, elimle işaret yapmadan konuşacağım. Bu abi, bana şu küçük cihazı uzatıp konuşmaya başlamamı söylemeden önce anlatmıştı. Siz beni göremeyecekmişsiniz. Ama sesimi duyacakmışsınız. Sözlerimi bu cihazın içinde saklayabiliyormuş abi, sonra da size gönderebiliyormuş.

okumak için tıklayınız

Motivasyon, Sınıf, Haziran – Zafer Köse

Büyük şirketlerin yöneticileri için sıkça eğitimler düzenlenir. Adı değişse de içeriği pek değişmeyen bu eğitimlerde ele alınan öncelikli konulardan biri motivasyondur. Çalışanların gelir düzeyi ile motivasyon düzeyi arasında doğrudan bir ilişki olmadığına dikkat çekilir. Gelirin miktarından çok, değişimidir etkili olan.

okumak için tıklayınız

Orhan Kemal; daktilo sesi ve tütün kokusu

15 Eylül 1914… 2 Haziran 1970… Bu ay içinde Orhan Kemal’in 101. yaş gününü kutladık. İmgelemlerin büyüsüne takılmayan, kelimeleri gerçek öykülerden çıkaran büyük edebiyatçıyı, İstanbul’un kadim semtlerinden biri olan Cibali’nin gölgesinde anıyoruz. Biraz durursanız, hâlâ sokaklarda yankılanan daktilo seslerini duyar, surlara sinmiş tütün kokusunu alırsınız…

okumak için tıklayınız

“Gezi dersem çık, Cizre dersem çıkma”

Konfüçyüs Adaleti ve Ampul Aydınlığı “Adalet kutup yıldızı gibi yerinde durur ve geri kalan her şey onun etrafında döner” demiş Konfüçyüs efendi. Hiç kusura kalmayasın Konfüçyüs efendi, gel gör ki bizim ülkede kutup yıldızının yerini ampul aldı. Sana sen diye hitap edeceğim bilginin samimiyetinden dolayı, bilesin. Şimdi sen bu sitemime belki alınacaksın belki de içinden

okumak için tıklayınız

Üretkenlik için hangi tür müzikleri dinlemelisiniz?

Çalışırken çevremizde sıklıkla dikkatimizi dağıtacak şeyler bulunur. Şanslıyız ki, müzik sayesinde üretkenliğimizi kontrol altında tutabiliriz. Birmingham Üniversitesi’nde yapılan araştırmalara göre, tekrarlı işler yaparken müzik dinlemek alınan verimi arttırıyor. Gelen e-postaları kontrol etmek gibi düşünce gücü gerektirmeyen işler yapıyorsanız, o esnada müzik dinlemek işinize yarayabilir.

okumak için tıklayınız

Babamın Daktilosu* – Adil Okay

(20 Eylül 1999’da kaybettiğimiz babam şair Süleyman Okay’a sevgiyle özlemle) “Ya sınırların çocuğu Adiloş / nerede şimdi / karanlık gecelere /ansızın kayıp giden / yıldızlar üretiyor mu hâlâ / çarmıhta mı sakıncalı Nurettin / kolları uzadı mı bir mavzer kadar / hele bir bakın Sülo döndü mü / yoksa sorguda mı / bir demet moral

okumak için tıklayınız

“Refah Devleti’nin Yükselişi ve Düşüşü” yayımlandı

“Refah devletinin geleceğine yönelik tartışmalara yapılmış önemli bir katkı. Wahl toplumda gücün nasıl yer değiştirdiğini ve bunun neden giderek artan eşitsizliklere yol açtığını ortaya koyuyor. Tartışmaya taraf olanların ve esin kaynağı arayan karar alıcıların mutlaka okunmaları gereken bir kitap.” Peter Waldorff, Kamu Hizmetleri Enternasyonali Genel Sekreteri

okumak için tıklayınız

Elden Ele – Zafer Köse

Apartmandaki bencilliklerden, fabrikadaki hırslardan, trafikteki akılsızlıklardan kaçıp geldiğim çay bahçesinde, elimdeki kitabın son sayfasını da okuyup başımı kaldırınca… Seninle karşılaşmak güzel şey be kardeşim! Sayfaların arasından çıkıp gelmiş gibisin. Buyur, otur, bir çay söyleyeyim. İyi bir kitap okumanın coşkusunu, o sarsıntıyı, birçok kez yaşamışsındır mutlaka. Ama her güzel kitapta, insan bunu sanki ilk kezmişçesine hissediyor.

okumak için tıklayınız

Soykırımdan kurtulanlar acılarını genlerle aktarıyor mu?

Epigenetik (DNA dizisindeki değişikliklerden kaynaklanmayan, ama aynı zamanda genetik olan, gen ifadesi değişikliklerini inceleyen bilim dalı) miras teorisine insanlarda yeni bir destek verecek çalışma yayımlandı: Çevresel etmenler çocuklarınızın genlerini etkileyebilir. Soykırımdan sonra hayatta kalabilen kişilerin yaşadıkları travmadan kaynaklanan sıkıntıyı çocuklarına aktarabiliyor. Bir kişinin yaşam deneyimi, sonradan gelen kuşakları etkileyebiliyor.

okumak için tıklayınız

İlyada ‘ya ilişkin – Hatice Balcı

Yeniden elime aldığım İlyada’nın üzerinde toz kokusu, sayfalarında güneş yanığı var. Önsözde Homeros’un yaşamı ve destanın içeriğine dair açıklamalara gözüm ilişiyor. Bu bölüm, özenle hazırlanmış, zevkle okunuyor da… Azra Erhat, bir yerde şöyle diyor: ‘’Homeros bütün kişiliğiyle destanlarında yaşar, onu eserinden ayıramayız, ama onun kadar kişiliği olan bir eser yaratmış başka bir sanatçıyı da zor

okumak için tıklayınız