Yazar: cemalumit

Kerem İle Aslı, Sennur Sezer

?Biz deriz ki; yüzyıllardır hem dildedir, hem teldedir, hem de kâğıt üstündedir Kerem ile Aslı?nın hikâyesi. Kerem de Aslı da artık gerçektir. Bizim yapacağımız bir kez daha bu hikâyeyi anlatmaktır. Bizim sazımız yok ki, tele dökelim, sesimiz yetmez ki dile dökelim. Hem dil yorulur, hem tel kırılır. Ama ne kalem unutur ne kâğıt. Hele kitap,

okumak için tıklayınız

Konya’da atılan tekbirlerin adresi kim? Mehveş Evin

İzlanda maçı öncesinde Ankara katliamında hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşunda atılan tekbir ve çekilen ‘yuh‘lar, Erdoğan Türkiye’sinin kahredici bir yansımasıdır. Kahredici, çünkü kendine insan diyen, yüzlerce masum canın korkunç bir şekilde katledilmesine ancak üzülebilir… Diyelim ki üzülmedi. Etik değerler ve insanlık normları gereği, ölenlere böyle bir saygısızlık yapmaya kalkmaz.

okumak için tıklayınız

Sis ve Gece, Ahmet Ümit

Türkiye?de polisiye edebiyat denince ilk akla gelen isim olan Ahmet Ümit?in ?Sis ve Gece?, ilk baskısını 1996 yılında yaptı. O günden bugüne 17 baskı yapan ve polisiye türünün ülkemizde yaygınlaşmasına vesile olan bu roman basit, anlaşılır, bol katmanlı olmamaya özen gösteren, dolayısıyla da okur tarafından kolayca hazmedilen bir kitap. Kitapları Almanya, Avusturya, Kore ve Yunanistan’da

okumak için tıklayınız

Akışı Olmayan Sular, Pınar Kür

1984 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı alan ‘Durgun’ sular değil; ‘akışı olmayan’ sular, Pınar Kür’ün öykücülüğünde önemli bir dönüm noktası. Pınar Kür, ölümün var olduğunu bildiğimiz halde hayatı hep geçmişi düşünerek, keşkelerle değil yeni başlangıçlarla en güzel şekilde yaşamayı öğretiyor insana..“Ölümü unutmalı, yaşamaya bakmalı! Ölüm nasıl unutulur, biliyorsan eğer? Ölümü bildikten sonra nasıl yaşanır? Daha önce

okumak için tıklayınız

Bir 10 Ekim – Zafer Köse

02:15 Otobüslere binmemiz için sesleniyorlar. Günlerdir duyuruları, hazırlıkları yapılan Ankara’daki mitinge katılacağız. Emek, Barış, Demokrasi mitingi. Uğurlamaya gelen Yalovalı dostlarımız el sallıyor. Onların hazırladığı kumanyalar yanımızda. Selamlarını da yanımıza alıyoruz. Ankara’da buluşacağımız, tanımadığımız ama bildiğimiz dostlara götürüyoruz selamlarını. 03:10 İzmit’i geçiyoruz. Aracımız otoyolda ilerlerken daha az sarsılıyor. Otobüs içindeki canlılık da azalıyor. Yolcular uyumaya başlıyor.

okumak için tıklayınız

Açlık ve Savaş, Abdullah Rıza Ergüven

Aydınlanmacı yazar, eleştirmen Abdullah Rıza Ergüven’in, “Açlık ve Savaş” adlı yapıtı 1992 yılında basıldı. Yazar, eserinde madalyonun bir yüzü çağa uyumlu yaşamı gösterirken, diğer yüzü de ilkel ilişki ve olguların yoğun olarak varlığını gözlemleyerek iki yıkımın yani “Açlık” ve “Savaş”ın acılı portresini çiziyor. Ve ekleyerek soruyor: İnsanlık bu çifte kamburu ne zamana dek sırtında taşıyacak?

okumak için tıklayınız

Harold Bloom – Batı Kanonu

İncelemesinde Batı Kanonu içindeki belli başlı yazarları ele alıyor Harold Bloom, Teokratik Çağ’ın edebiyatını dışarıda bırakarak. Tarihsel seyri Dante ile başlatıp Samuel Beckett ile sona erdiriyor. Aristokratik Çağ’ı ise, Batı Kanonu’nun merkezi figürü olarak nitelediği Shakespeare ile başlatıyor ve diğer tüm yazarları onunla ilişkilendirerek değerlendiriyor. Zamana direnenler kulübü! ABD’li usta eleştirmen Harold Bloom imzalı “Batı

okumak için tıklayınız

35 Kilo Tembel Teneke adlı kitaba dair – Sadık Güvenç

Fransız yazar Anna Gavalda’nın yazdığı roman 35 Kilo Tembel Teneke, çocuklara okumayı sevdirecek bir yapıt. İkinci sınıfta ve altıncı sınıfta sınıfta kalan küçük Gregoire’nin gözüyle ana baba ilişkilerinin çocuk üzerindeki olumsuz etkileri, okulu sevmeme nedenleri, ilgi ve yetenek üzerine eğitimin gerekliliği gibi herkese ders olacak bir konu ele alınmakta bu romanda. Yazar, Gregoire’nin yeteneğini ve

okumak için tıklayınız

‘Vatansever’ sanatçılar, faşizm ve ‘Kör Olmak’

Nazım Hikmet’in İtalya’da faşist Musolini iktidarının en gösterişli yıllarında yazdığı “Taranta-Babu’ya Mektuplar” adlı kitabı, Roma’ya resim öğrenimi için gelip faşistler tarafından kurşuna dizilen bir Habeş delikanlısının, memleketindeki sevgilisi Taranta-Babu’ya yazdığı aşk dolu şiir/mektuplardan oluşur. Usta şairimiz, bir yandan sevgiliye söylenebilecek en güzel aşk dolu dizeleri sıralarken, öbür yandan Musolini İtalya’sını ekonomik, siyasal ve sosyal bütün

okumak için tıklayınız

Küçük Prens – Antoine de Saint-Exupery

Küçük Prens (Fransızca Le Petit Prince) Fransız yazar ve pilot Antoine de Saint-Exupéry’nin en ünlü romanı. 1943’te yayımlanmıştır. Roman New York’ta bir otel odasında yazılmıştır. Kitapta Exupéry’nin çizimleri de bulunur. Basit bir çocuk kitabı gibi görünen ama aslında yaşam, sevgi ve aşk hakkında derin anlamlar içeren Küçük Prens’te bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyası anlatılır. Sahra

okumak için tıklayınız

Güzellik, Güçlük… Yaşlılık – Zafer Köse

Canlı türlerinin hemen hepsinde, bireyler yaşlandıkça, içinde yer aldıkları toplulukta fazlalık haline geliyorlar. Özellikle göç eden veya sıkça yer değiştiren toplulukların, gruba yük olacak yaşlı bireyleri terk ettiği biliniyor. İlkel Topluluktan Uygar Topluma kitabında Alâeddin Şenel’in anlattığı gibi, insan türü bu konunun dışında kalmıyor. İnsanlığın avcılık-toplayıcılık döneminde fiziksel etkinlik ve dolayısıyla gençlik sağ kalmak için

okumak için tıklayınız

800 yıl önce yazılan Magna Carta, Türkiye için hala nasıl ibretlik bir belge özelliğini koruyor?

Magna Carta’dan bugüne Günümüzde yaşam hakkı dahil en temel insan haklarının ülkemizdeki varlığı alabora olmuşken, modern hukuka temel teşkil eden bir beyannamenin ortaya çıkışının 800. yıldönümündeyiz. Söz konusu belge Magna Carta’dır. Latince olan sözcüğün dilimizdeki karşılığı ise “Büyük Ferman”dır. O zaman modern çağa doğru yol almaya çalışan toplumun insan hak ve özgürlüklerine dayalı ilk sözleşmesi

okumak için tıklayınız

Ölüsüne sahip çıkan kuşlar

Kargalar ölülerinin yanında ilginç davranışlar sergileyen kuşlardır; etrafında toplanıp yüksek sesle öterler. Bazıları bunun bir tür cenaze töreni olduğunu iddia eder. Ama aslında bilim insanlarının elinde anlatımlardan öte bir kanıt olmadığı için bu davranış sırrını koruyor. Bu konuyu araştırmak için bir deney yapıldı. Araştırmada kargaların kendilerine tehdit olarak algıladığı yüzleri unutmadığı bilgisinden hareket edildi.

okumak için tıklayınız

Bırak tuzun kokmasını… Mars’ta hayat akacak, bizde su çürüdü!

Mısırlılar… Hemen hemen 5 bin yıl önce uygarlıklarının temelini attı. Sosyal yaşamlarında sanatın ayrı bir yeri vardı. Yaşamayı da bir sanat gibi kabul edip keyfe, eğlenceye, güzelliğe, estetiğe değer verdiler. Kralları hayatın bitişine, ölümden sonra bile direndi. Bu yüzden kendilerini mumyalatıp gömdürdüler. Ebedi bir hayat, ezeli bir yaşam enerjisi vardı! Yaşama sevinci Mısırlı için ecele

okumak için tıklayınız

Suriye’de 2011’den bu yana aslında ne oldu, yarın ne olacak ?- I

Rus uçaklarının Idlib’in güneyindeki isyancıları bombalamaya başlamasıyla birlikte Suriye’deki iç savaşta yeni bir evreye girildi. Ancak hangi evreye girmiş olduk, onu anlayabilmek için öncelikle bu savaşın Türk basınında pek aktarılmayan, dile getirilmeyen iktisadi arka planına ışık tutmaya ihtiyaç var. 2008 yılında ABD’nin önde gelen stratejik düşünce ve araştırma kuruluşlarından RAND Corporation Amerikan ordusu için önemli

okumak için tıklayınız

Bir Kitap!

20 yılda yazılmış bir kitap. Paltosunu, saatini tefeciye rehin veren bir yazarın kitabı. İlk yıllardaki telif geliriyle, yazıldığı süre boyunca içilen tütün parasını bile çıkarmayan bir yapıt. Kapital… Karl Marx… Umulmadık yerde, umulmadık zamanda patlayan devrimdir Kapital. Hâlâ, daima, ısrarla senin hikayeni anlatan kitap! İlhan Erdost’un değerli anısına saygıyla! (Videoyu izlemek için tıklayınız.)

okumak için tıklayınız

Bir Soru – Zafer Köse

Polisiye, tarihsel, inceleme, deneme… Hangi türde olduğu önemli değil; her kitabın temelde iki işlevi oluyor: 1- Sizi alıp başka dünyalara götürmek, eğlendirip geri getirmek ve “normal” hayatınıza devam etmenizi sağlamak. 2- İçinde yaşadığınız hayatı tanımanızı, ne yaşadığınızı anlamanızı sağlamak; bunun sonucunda da hayata müdahale etme istenci yaratmak. Daha çok birincideki işi gören kitaplar, en çok

okumak için tıklayınız

Küçük Bir Kulübemiz Olmalı – Önder Göksal

Bir yazarı tanımak istiyorsanız yazdığı kitapları derinlemesine defalarca okuyun. Yazarla mutlaka bir yerde karşılaşırsınız. Çavdar Tarlasında Çocuklar namı diğer Gönülçelen J.D Salinger’ın münzeviliğe giden hayatını Holden karakterine büründürdüğü bir roman. Salinger da şu yaptığıyla yukarıdaki savı doğruluyor: Çavdar Tarlasında Çocuklar romanının kahramanı Holden, J.D. Salinger’dan başkası değil. Salinger Gönülçelen’i yani Çavdar Tarlasında Çocuklar kitabını yayınlamak

okumak için tıklayınız