Yazar: cemalumit

Veda Kuşları, Osman Namdar

Osman Namdar?ın 2008 yılında çıkan üçüncü şiir kitabı, ?Veda Kuşları? adını taşıyor. ‘Kuşlar Kimliği’, ‘Leyli Kuşlar’, ‘Ay Kesiği’, ‘İlmek’, ‘Tinle Ten’, ‘Veda?lar ve Ah?lar’, ‘Uçmak’ bölümlerinden oluşan kitapta 35 şiir yer alıyor. “Bir sabah evinizden çıktığınızda, yolunuz üstünde bir gün önceki tomurcuğun çiçek olduğunu; sabahki çiçeğin de akşama solduğunu görürsünüz. Zamanın akışında, önce taç yapraklar dökülür,

okumak için tıklayınız

Çiçeklerden sanırım bir tek karanfili sevmem – Ece Temelkuran

KARANFİLİ sevmem. Çiçeklerden sanırım bir tek karanfili sevmem. Hele kırmızısı… Kürtçe, Ermenice, Türkçe ölüm demektir karanfil. Tabutun ardından atılan çiçek. Tabutların ardından yerlerde parçalanmış kırmızı yapraklar. Omuzları düşürüp eve dönmektir karanfil. Karanfil, bulunamayan, hiç aranmayan katillerdir. Hesabı sorulmamış genç ölümlerdir. Ağlamaklı, öfkeli, bağıran kalabalıklara birilerinin dağıttığı çiçektir, elinde öylece durursun bütün hayat tostoparlak olmuş kursağında.

okumak için tıklayınız

Nazım Hikmet’in televizyonda yaptığı konuşma görüntüleri

Bu tarihi kayıtta şair Nazım Hikmet’in Azerbeycan’ın başkenti Bakü’de televizyonda yaptığı konuşma görüntülenmiş. Tarih şubat 1957. Şair burda memleketim şiirini ve ardından ceviz ağacı şiirini okuyor. Kaydın sonunda Nazım Hikmet Rusça bir konuşma yapıyor. İşte ilgili görüntü:

okumak için tıklayınız

İstanbul’da Bir Pınar – Zafer Köse

Cervantes’ten beri roman okuruz. Aslında hikayelerle olan ilişkimiz çok daha eski tarihlerden gelir. Destanlar, masallar, hatta mağara duvarlarına çizilen resimler var. İnsanın günlük hayatı ve içinde yaşadığı toplulukla ilişkisi değiştikçe, onun hikayesini anlatma yolları da değişti. Ve elbette hayatın değişmeyen yönleri gibi, anlatının da değişmeyen yönleri devam etti. Biliyoruz ki, iyi romanlar insanları kabaca “iyiler

okumak için tıklayınız

Rusya’nın Ortadoğu’ya inmesinin 10 sebebi – Akdoğan Özkan

Suriye’de 2011 yılından bu yana aslında ne oldu? –3 Ortadoğu’da bugün olup bitenler, o hay huy içinde bize dünyanın yeni ekonomik merkezinin Avrasya olarak şekillenmekte olduğu gerçeğini unutturabilir. O yüzden önce şunları hatırlayalım: Çin’in özellikle odaklandığı yüksek hızlı kıtasal demiryolu şebekesi (yeni Demir İpek Yolu) yakın bir tarihte Asya ve Avrupa’daki 40 ülkeyi ve dünya

okumak için tıklayınız

Suriye’de 2011 yılından bu yana aslında ne oldu? 2 – Akdoğan Özkan

[Suriye’de 2011’den bu yana aslında ne oldu, yarın ne olacak ?-1] Bundan 35 yıl önce yaklaşık bu tarihlerde, geçtiğimiz yüzyılın en uzun ve en kanlı savaşlarından biri patlak verdi: 1980-1988 arasında yaşanan İran- Irak savaşı. Bir diğer deyişle, Rusya’nın desteğini almış Şii İran ile ABD (ve müttefiklerinin) desteğini almış Sünni Irak’ın…

okumak için tıklayınız

“İnsan, mutfak ile tuvalet arasında döşenmiş bir boru değildir.” Açık Mektup-6 Müslüm Kabadayı

Açık Mektup-6   Ankara, 17 Ekim 2015 Can Taşımanın Farkında ve Can Yoldaşlığının Bilincinde Olanlara Merhaba!.. Bir incir çekirdeği, canıyla kayayı çatlatarak yeşermek ve sonra da meyve vermek için saçaklarıyla yaşama sarılır. Bir kuş özgür uçmak için kanat çırpar, yavruları için çift kanat vuruşu yapar. İnsan anası da bir can dünyaya getirmek için nelere katlanmaz

okumak için tıklayınız

Yalınayak Gen: Hiroşima’nın Hikayesi , Keiji Nakazawa

Yalınayak Gen, atom bombasının öncesini, bombanın atıldığı günü ve sonrasını, bir çocuğun gözünden anlatan güçlü, trajik ve otobiyografik bir öyküdür. Duyguların ve yaşananların dürüstçe ifadesi, dünyanın dört bir yanındaki çocuklara ve yetişkinlere hitap etmektedir. Yalınayak Gen, savaşın masum insanlara yaşattığı acıların bir hatırlatıcısı ve korkunç bir acı kaynağı olan atom bombasının belgesidir. Bu kitap dört

okumak için tıklayınız

Komünist Beyannamesi, Karl Marks ve Fridrih Engels

Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı (TÜSTAV) aslının 160., Türkçesi?nin 85. yayın yıldönümünde, Doktor Şefik Hüsnü tarafından çevrilen Komünist Manifesto?nın çevrim yazısını sitesinde yayımladı. *”Bundan tam 160 yıl önce, şubat ayının ortalarında, Londra’nın Bishopsgate mahallesindeki gösterişsiz bir basımevinde küçük bir broşür basılmaktaydı. Broşür Almanca yazılmıştı ve Manifest der Kommunistischen Partei (Komünist Parti Manifestosu) adını taşımaktaydı. Binlerce,

okumak için tıklayınız

İnsan Ve Tragedya, André Bonnard

?Tragedya, bizim yaşamlarımıza el koymuş o belirsiz efendilerimizle teke tek, bir anlamda kanlı bıçaklı hesaplaşmamızdır. Bu efendilerimizi tanımak, kimliklerini bilmek, onların yüzlerindeki örtüleri kaldırmak bizim için çok önemlidir. Haliyle bütün bunlardan sonra, o bilinmeyen güçlerle, hem onların hem bizim olan doğa anamızın, yani o bölük pörçük kozmosun bağrında buluşacağız. Ve en sonunda da bu tanrısal

okumak için tıklayınız

Şiir Sanatı, Erdoğan Alkan

“Şairler gökten zembile inmez. Şiir şairin üretimidir. Şair bir toplum içinde yaşar; dolayısıyla onu, içinde yaşadığı toplumun değer yargıları, sosyal konumu ve bunun sonucu olan şiir akımları yönlendirir. Şairlerin şiir üstüne görüşlerini toplayıp değerlendirirken çağlarının şiir akımlarını, şiir okullarını da tanıtmak gerekir. Fransa’da 1789 Devrimiyle birlikte soyluların yaşamını dile getiren Klasik Akım son buldu ve

okumak için tıklayınız

“Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa, orada güneş batıyor demektir.”

‘İktidarı yıpratmak’tan korkmayalım “Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa, orada güneş batıyor demektir.” Çin atasözü. İçinde bulunduğumuz hali, siyasi kavramlar ile yorumlamak artık yaşadıklarımızı anlatmaya yetmiyor. “Siyasal kriz”, “yönetilemezlik krizi”, “istikrarsızlık”, kutuplaşma… Bunların hiçbiri, bu tahammülü zor hali anlatmak, daha doğrusu anlamak için yeterli değil.

okumak için tıklayınız

Geleceği olmayanların şimdisi: Kâbus mekânlar

Toplumda patlatılan her bomba zaman ayarlıdır, çünkü kronolojik zaman duygumuzu çökertmek, korkularla örülü bir şimdi inşa etmek için patlatılmıştır. Aramıza, zaman ayarlarımızı bozan bombalar yerleştiriyorlar. Baş edemeyeceğimiz korkular üreterek bizi geçmişten koparıp geleceksiz bırakmak niyetleri. Bakmayın siz insanın üç boyutlu olduğuna ve üç boyutlu bir evrende yaşadığına; bir de zaman boyutu vardır.

okumak için tıklayınız

Romani-Türkçe Sözlük, Sinan Şanlıer

“Alexander Paspatis?in Osmanlı Çingeneleri Üzerine Bir Etüd adlı eseri belki de alanı içerisinde yapılmış en iyi çalışmadır. Nedenlerine gelince: Paspatis?in İstanbul?da Fransızca olarak yayınlanan kitabında bir çok dil kullanmıştır derdini anlatabilmek. Kimi zaman ingilizce, kimi zaman grekçe kimi zaman da türkçe (arap harfleriyli) açıklamalara yer vermiştir. Kitabın ilk baskısı grekçe yapılmıştır. İstanbul baskısı 650 sayfadan

okumak için tıklayınız

Romani-Türkçe Sözlük,Sinan Şanlıer

“Bu minik çalışmada, romanlar üzerine çalışma yapan öncülerden biri olan Grellmann?ın kitabı içinde bulunan sözcüklerin Türkçe karşılığı verilmeye çalışılmıştır. Her haliyle yeniden gözden geçirilmeli ve daha titiz bir şekilde ele alınmalıdır. Zaten orijinalinde de kitabın ana amacı bir sözlük çalışması yapmak değildir. Sosyal ve etnolojik bir çalışmayı hedefleyen kitabın ilk baskısı kendi dilinde, Almanca?da 1783

okumak için tıklayınız

Çingenem, Zaharia Stancu

Çingenece (Romence) asıl adı “Şatra” olan ve bazı anlam yanlışlığını önlemek için edebiyatımıza “Çingenem” adıyla yayınlanan bu roman, Stancu’nun en önemli ve kimi eleştirmenlere göre de en büyük eseridir. Atilla Tokatlı’nın kıvrak Türkçesiyle dilimize kazandırılan “Çingenem”, konusunun değişikliği, çarpıcılığı ve baştan sona dek etkisinde kalacağınız o destansı havasıyla sizleri büyüleyecektir. ?Üzgünsen ey çingene Neşeli bir türkü

okumak için tıklayınız

Eğer katil değilseniz, beni öldürün

Kafka Dünyanın ilk can pazarını haber veren davulların sesi giderek yaklaşırken, Franz Kafka Metamorfoz adlı romanını yazdı. Ve kısa bir süre sonra, başlayan savaşla birlikte Dava doğdu. Bunlar iki kolektif kâbustur: Bir adam kocaman bir bokböceğine dönüşmüş olarak doğar ve en sonunda bir süpürgeyle süpürülene kadar bunun nedenini anlayamaz; ve tutuklanan, suçlanan, yargılanan ve mahkûm

okumak için tıklayınız

Avustralya’daki ilkokullarda kodlama dersi olacak

Bilgisayar, yazılım ve programlama teknolojilerinin temel dili olarak bilinen kodlama, Avustralya’nın yeni dijital teknolojiler müfredatında ayrı bir ders olarak öğretilecek. The Australian’da yer alan habere göre, 21. yüzyılın bilgisayar teknolojisine dair kodlama teknikleri, ilkokullarda beşinci yıldan itibaren ve programlama dersleri de yedinci sınıftan itibaren öğrencilere anlatılacak.

okumak için tıklayınız

Sıra psikolojisi

Sıra beklemek kimsenin hoşuna gitmez; ama araştırmalar sıraya yaklaşımın sıranın görünümü, amacı ve bizim nereli olduğumuzla ilgili olduğunu gösteriyor. İngilizler düzenli bir şekilde ve sabırla sırada beklemeleriyle tanınır. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) profesörü ve sıra uzmanı Richard Larson buna ilginç bir örnek veriyor. 2011’deki Londra olaylarında yağmalama girişiminde bulunan bazı insanlar bile sıranın kendilerine gelmesini

okumak için tıklayınız

Kemal Tahir’in Hayatı

“İki çeşit insanla konuşmağa doyulmaz. Ya hakikaten basit, yahut da, hakikaten alim olmalı.” 15 Nisan 1910’da İstanbul’da doğdu. 21 Nisan 1973’te İstanbul’da yaşamını yitirdi. Asıl ismi Kemal Tahir Demir. Deniz yüzbaşı olan babası, Sultan II. Abdulhamid’in yaverlerinden. Babasının görevleri nedeniyle ilk eğitimini Türkiye’nin çeşitli yerlerinde tamamladı. 1923’te İstanbul Kasımpaşa’daki Cezayirli Hasan Paşa Rüştiyesi’nde mezun oldu.

okumak için tıklayınız