Yazar: cemalumit

Kayıp Kuşağın Peşinde – Suriyeli Mülteci Çocuklar – Kemal Vural Tarlan

Her insan, “Doğal haklar” olarak adlandıran, insanların doğasında var olduğu düşünülen insan hareket veya inançlarına bağlı olmayan evrensel haklarla doğar ve bir birey olarak, topluma bazı temel haklarla girer ve hiç bir devlet bu hakları reddedemez. “Çocuk Hakları”, 18 yaş altındaki bireylerin haklarıdır. Çocukluk, insan yaşamında özel bir süreç olduğu için çocuklar ve gençler için

okumak için tıklayınız

Metin Altıok, giderken masaya kendi resmini çizdiği bir kağıt bırakır; eşine döner, Yandığımın resmidir der

Bergamalı Melahat Moral ve Süleyman Altıok’un ilk çocukları olan Metin Altıok, 1941 yılında, İzmir Karşıyaka’nın Alaybey mahallesinde doğar. Orta halli insanların yaşadığı, sahilinde çay bahçeleri, balıkçı tekneleri olan, içinden bir de tren yolu geçen Alaybey de eski bir Rum evinde oturur aile. Vaktiyle arka tarafındaki Rum kilisesinin papazının kaldığı bu evin büyük bir bahçesi vardır,

okumak için tıklayınız

Yasaklı “Numero 31328” / Amele Taburu Türkçede

İlias Venezis’in yasaklı “Numero 31328 Amele Taburu” kitabı Belge Yayınları tarafından Türkçeye çevrildi. Otobiyografik kitap, Kurtuluş Savaşı sonunda 18 yaşındayken Venezis’in çalışma taburlarına alınışı ve mübadeleye kadar orada yaşadıklarını anlatıyor. Numero 31328 Türk aleyhtarı olarak nitelenmiş ve Türkçeye çevrilmesi yasaklanmıştı. Belge Yayınları da bu yüzden yeni başlattığı Yasaklanmış Kitaplar dizisini Numero 31328 ile başlattı.

okumak için tıklayınız

“Bizim intikâmımız çocuklarımızın atacağı kahkahalar olacak.”

Yazı tahmin ettiğimden uzun ve biraz da detaylı oldu. Ama tasavvur ettiğimden fazlası yazıya dönüştü. Ama hâlâ da eksik geliyor. Derlemenin ana kaynağını Yordam Kitap’tan basımı yapılan, Denis O’Hearn’ın yıllar yıllı araştırması, okuması neticesinde kaleme aldığı ‘Yarım Kalmış Bir Şarkı’ kitabı oluşturuyor. Bobby Sands’ın hayatının ve mücadelesinin yanında Bobby’nin arkadaşlarının ve de ailesinin de oldukça

okumak için tıklayınız

Gençler yüz yüze değil, sadece sosyal medya aracılığı ile iletişim kuruyor

Norveç’te birçok gencin yüz yüze değil, sadece sosyal medya aracılığı ile iletişim kurduğu belirtildi. Norstat isimli araştırma şirketinin Norveç Detlet-Radyo Televizyonu (NRK) için yaptığı bir araştırmaya göre, Norveçli 15 ile 19 yaş arası gençlerin yüzde 44’ünün kendi aralarında yüz yüz görüşmeden daha çok, sosyal medya aracılığı ile görüştükleri kaydedildi.

okumak için tıklayınız

Bazarov ile Raskolnikov: Rasyonel Akıl-Vicdan İkilemi ve Devrimci Sol Düşünce – İlkin Mehrabov

Yevgeniy Bazarov ve Rodion Raskolnikov… Birazcık kitap sayfası çevirmiş herkesin aşina olduğu unutulmaz iki Rus roman kahramanı. Ne çok duymuşuzdur isimlerini dost sohbet-lerinde ve ne çok insan tanımışızdır hayatının en azından bir bölümünde Bazarov’a imrenmiş olan. Ne çok insan Raskolnikov’u çok iyi anlayabildiğini söylemiştir bize. Birbiri ile bağlantılıdır da bu iki roman kahramanı. Dostoyevski’nin Suç

okumak için tıklayınız

Ressam Remzi Raşa Anısına, Hayat Renk Işık – Adil Okay

1928 Kırıkhan – Antakya doğumlu ressam REMZİ RAŞA’yı kaybettik. 29 haziran’da 50 yıldır yaşadığı Paris’te hayatını kayebden Raşa, 31 temmuz 2015’te Monmarte mezarlığında toprağa verildi. Raşa, Fikret Mualla kuşağındandı. Dünyanın birçok yerinde sergiler açmış bir gönüllü sürgündü. Onun hakkında –sağlığında- bir kitap yayınlayan M. Şehmus Güzel ile atölyesini ziyaret etmiş ve uzun uzun sohbet etmiştik.

okumak için tıklayınız

Aydınlanmanın Devrimci Eğitimcisi : Tevfik Fikret – Müslüm Kabadayı

Eğitimciler vardır, insanın bilimsel merakının ve özgür düşünme gücünün önüne vurulan seddi yıkarlar. Farklı özgürlük anlayışları olmakla birlikte aydınlanma döneminin düşünürleri arasında köleci-feodal eğitim uygulamalarına karşı “özgür eğitim” için kafa yoran, mücadele eden eğitimciler var. Kapitalizmin yarattığı derin eşitsizliğe, yoksulluğa ve cehalete karşı farklı denemelere, uygulamalara girişen “ütopik sosyalist eğitimciler” söz konusudur, Robert Owen gibi.

okumak için tıklayınız

Hadi gelin! Su güzeldir – Eda Sezgin

“Yeni Crobuzon’da olanları düşününce. Çok şey risk altında. Konsey’in peşine düşenler yüzünden buradayım. Ayrıca senin onu durdurabileceğini düşündüğümden. Bu yüzden buradayım işte.” (Demir Konsey) China Miéville’in Yordam Kitap’tan çıkan son kitabı Demir Konsey’de geçen bu cümle, bir metafor olarak ele alındığında, fantastik edebiyatta çok genç yaşından itibaren haklı bir başarı elde etmiş olan yazara dair,

okumak için tıklayınız

Özgürlüğe Kaçış – Tolga Aras

Kendimize küçük alanlar yaratıp özgürlük tohumları ekme eylemi uzun zaman öncesine dayanıyor. Dünya tarihi böyle örneklerle dolu. Büyük bedeller, savunmalar, direnişler ve hatta kayıpların öyküsü de o tarihe dâhil. İşin garip tarafı böylesi dirençler, özgürlüğü yitirmeye ramak kala patlıyor. Distopya ütopyaya, oradan da gerçeğe dönüşüyor. Mahmut Eşitmez, ilk romanı Liberhell’le buna benzer bir direnişi, mücadeleyi,

okumak için tıklayınız

Bir kayıp nesne olarak Ütopya’nın adı(1) – Mesut Lizor

Suruç’ta katledilen Genç Yoldaşların anısına, Gerektiği gibi yazılmış metin örümcek ağına benzer: gergin, eşmerkezli, saydam, sıkı örgülü ve çapraşık. Uçuşan her şeyi kendine çeker. Arasından geçmeye çalışırken ağa yapışıp kalan metaforlar onu besleyen avlardır. Konu ve malzeme kendiliğinden ona doğru kanat çırpıyordur. Bir tasarımın gücü ve doğruluğu bir alıntının başka bir alıntıyı davet etmesini sağlayıp

okumak için tıklayınız

Remzi Raşa – M. Şehmus Güzel

Remzi direndi. Ölümle mücadelesini son anına kadar sürdürdü. Kendisine ayrılan zaman dilimini hakkıyla doldurdu ve aramızdan tebessümünü eksik etmeden çığlıklar atarak ayrıldı. Son birkaç yılda Paris’te yitirdiğimiz değerlerimize biri daha katıldı. Hayat böyle işte. Sıkıntılı da olsa, sonunda hepimizi bekleyen ölüm de olsa yaşanmaya değer. Remzi gibi bir ressam için ölüm mümkün mü? Herhalde değil

okumak için tıklayınız

Zararlı Kitaplar – Zafer Köse

ÖRNEĞİN, BİR ÖNGÖRÜ Temmuz 2015’in bu son günlerinde birçok kişinin “olamaz” diyeceği bazı gelişmeler, kısa süre sonra çoğu kişinin tahmini haline gelebilir. Örneğin, AKP, Tayyip Erdoğan’ı dışlayarak yoluna devam etmeyi tercih edebilir. Geçtiğimiz yıllar boyunca liderle özdeşleşme yaşanan bu kesimde, böyle bir değişim akla yatkın bulunmayabilir. İyi de, lider hayranlığı ve özdeşleşme, iktidar çarkının dönmesi

okumak için tıklayınız

Son Teşebbüs – Aziz Hatman “İnsana, topluma dönük bir tehdit karşısında nasıl kayıtsız kalınabilir ki?”

“Yeryüzünde bir cinayet işlenmesinin üzerinden yüz yıldan daha fazla zaman geçti. Daha doğrusu bir önceki cinayetin üzerinden… Sen bu mektubu okuduktan sonra, dünyanızda bir cinayet işlenecek. Bir insan, ölecek. Taammüden öldürülecek. Bunu çok iyi biliyorum, çünkü ben öldüreceğim! Sizin sınıfsız, sömürüsüz toplumunuzda; tek bir devletin bile kalmadığı bu mükemmel dünyanızda işlenecek bu cinayet, suç ve

okumak için tıklayınız

Başkaldırdığı Kadardır İnsan – Zafer Köse

Bazıları sanıyor ki, insanlar bilinçsiz olduğu için başkaldırmıyor. “Cahil” diye yorum yapıyorlar. Oysa, gerçekleri görmek için bilgiden çok, cesaret gerekir. Görünce gereğini yapmayı kabul etmek, görmeyi göze almak gerekir. Vicdan gerekir. Yani, bilinçli varlığı yaratan, başkaldıran kişiliktir. Bu nedenle, başkaldırı, bilinçten önce gelir.

okumak için tıklayınız