Yazar: cemalumit

Binli yılların başlarında çağı etkilemiş üç İranlı vardır – Amin Maalouf

“Kitaplarda yer almış bir öyküdür. Üç arkadaştan söz eder. Derler ki: Binli yılların başlarında çağı etkilemiş üç İranlı vardır: Dünyayı gözlemlemiş olan Ömer Hayyam, dünyaya hükmetmiş olan Nizamülmülk ve dünyayı titretmiş olan Hasan Sabbah.”

okumak için tıklayınız

Hayat, soğuk kayıtsız, herkesin maskelerini çeker alır zamanla – Sadık Hidayet

“Hayat, soğuk kayıtsız, herkesin maskelerini çeker alır zamanla; maskeleri de hani çoktur herkesin. Fakat bazıları hep aynı maskeyi kullanırlar, ister istemez kirlenir, yıpranır bu maske. Tutumlu kimselerdir bunlar. Bir kısmı evlatlarına saklarlar maskelerini; bir kısmı da vardır ki boyuna maske değiştirirler, ama yaşlandıklarında görürler ki bir sonuncu maske kalmış ellerinde, ve bu da pek çabuk

okumak için tıklayınız

Sartre’dan 24 harika söz

Jean-Paul Sartre ünlü Fransız yazar ve düşünürdür. O, her şeyden önce bir anlatıcı, denemeci, romancı, filozof ve eylemci olarak yalnızca aydınların bir temsilcisi olmakla kalmamış, özgün bir entelektüel tanımlamasının da temsilcisi olmuştur. Varlık ve Hiçlik, Bulantı, Akıl Çağı ve Yaşanmayan Zaman gibi eserleriyle 20. yüzyıla damgasını vuran Sartre’dan, meraklı zihinleri farklı düşüncelere sürükleyecek 24 harika

okumak için tıklayınız

Tolstoy’dan, yaşamınıza ışık tutacak 19 tespit

1. “Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar.” 2. “Kimse, kimseyi küçümseyecek kadar büyük değildir, bilmelisin. Küçümsediğin her şey için gün gelir, önemsediğin bir bedel ödersin.” 3. “Hayat ne gideni geri getirir, ne de kaybettiğin zamanı geri çevirir. Ya yaşaman gerekenleri zamanında yaşayacaksın, ya da yaşamadım diye ağlamayacaksın.”

okumak için tıklayınız

Fanon ve Ezilenlerin Şiddeti – Soner Torlak

“İnsani değerlerin algılanma süreci üzerinde, olmak kuşağının önünde ya da altında bir ‘olmamak’ ya da ‘yokluk’ kuşağı var; son derece kısır, son derece kıraç ve yavan bir bölge burası; bütünüyle çıplak ve böyle olduğu için de sahici bir dirilişin, katıksız bir var olmanın mümkün olduğu sarp bir yamaç. Çoğu hallerde Siyah insan, bu cehennem yokuşunu

okumak için tıklayınız

Siyah Deri Beyaz Maske – Frantz Fanon

1925’te Fransız sömürgelerinden biri olan, Karayipler’in Martinik adasında doğan ve 18 yaşında Nazilere karşı savaşmak üzere Fransız ordusuna katılan Fanon; yabancılaşma, sömürgecilik ve sömürgeciliğin psikolojisi üzerine yazılarıyla “ezilenlerin ve ötekileştirilenlerin sesi olmuş, Fransız ordusunda yer aldığı yıllar içinde “beyaz adam”ın ırkçılığıyla bire bir karşı karşıya kalmıştır. Cezayir’in Fransa’ya karşı verdiği bağımsızlık savaşında Cezayir Ulusal Bağımsızlık

okumak için tıklayınız

Karanlık Vardiya’ya dair – Naci Eksikoğlu

Karanlık Vardiya 90’lı Yılların Politik Arşivi adlı bir kitap çıktı sessiz sedasız. 90’lı yılların Türkiye’sini anlatıyor. Adı gibi, gazete kupürleri, resimler eşliğinde bir belgesel, bir film şeridi gibi 90’lı yılların politik arşivini gözler önüne seriyor. Ancak teorik bir altyapıyla işliyor bu arşivi. Gramsci’nin, Althusserl’in devletin ideolojik aygıtlarının nasıl işlediğini; devletin baskı aygıtlarının nasıl devreye girdiğini

okumak için tıklayınız

Halkın şairi Ali Yüce (Antakya) anmasından izlenimler – Müslüm Kabadayı

“Küçük bir tüy gibiyim / Büyük bir kuşun kanadında…” demiş Ali Yüce. İki dizeyle parça-bütün ilişkisini ustaca betimlediği gibi özgürlük için harcanan emeğin, yaşamın değerini de mütevazıyla dile getirmiş şair. 29 Nisan 2015’te o büyük kuş, halkın şairini alıp sonsuzluğa uçuverdi. 30 Nisan’da Ankara Karşıyaka Mezarlığı’nda onu sonsuzluğa uğurlarken bu iki dizeyi okuduktan sonra şöyle

okumak için tıklayınız

Ölü beden uzanmış yatıyor yerde ama fikirleri hala dimdik ayakta!

Paris’in cellatları ve komün Paris sadece Fransa’nın değil çoğu zaman Avrupa’nın da başkenti sayılır. Tarihte, sözünü ettiğimiz iki büyük vahşete sahne olmuş bu kentte ‘hiçbir sokak, hiçbir geçit, gökyüzüne doğru uzanan hiçbir merdiven yoktur ki bir zamanların acılarını ve coşkularını yansıtmasın.’

okumak için tıklayınız

Stendhal’ın Günümüz İçin Anlam ve Önemi – Stefan Zweig

Stendhal, bir sıçrayışta bütün bir yüzyılı, on dokuzuncu yüzyılı aşmıştır; hızını on sekizinci yüzyıldan, Diderot ve Voltaire’ in kaba özdekçilik’ini alıp, bizim psiko-fizyolojik çağımızın, psikolojinin bir bilim haline geldiği çağımızın ortalık yerine sıçramıştır. Nietzsche’nin dediği gibi “Ona bazı noktalarda erişebilmek, onu çok fazla etkileyen problemlerden bazılarını çözebilmek için iki kuşağın geçip gitmesi gerekmiştir“.

okumak için tıklayınız

Mahkemeden Ceza, Behram’dan Şiirli Yanıt

Melih Gökçek ile ilgili bir yazısı nedeniyle, “basın yoluyla hakaret” suçu işlediğine karar verilen Nihat Behram: “Eğer bu karar adaleti temsil ediyorsa, vatandaşa da isyandan başka bir yol kalıyor mu?” BUGÜNKÜ DURUŞMADA KARAR AÇIKLANDI Yazar ve şair Nihat Behram, soL gazetesinin 27 Ekim 2013 tarihli sayısında yayımlanan “Vızz gelir” köşesinde Melih Gökçek’ten “yolsuzluk şampiyonu” diye

okumak için tıklayınız

İstanbul Yağmalanırken – Zafer Köse

“Ne de olsa diplomat tabii. Türklerin, bu şehri kurmadıklarını, zapt ettiklerini sürekli olarak hatırlatmak ister gibi, fethin bilmem kaçıncı yıldönümünü kutlamaya çok meraklı olduklarını biliyor.” Livaneli’nin Konstantiniyye Oteli romanında, görkemli otelin açılış töreninde, yabancı bir diplomatın konuşma yaptığı bölümde geçen bir cümle bu.

okumak için tıklayınız

Atların Kardeşliği’ne dair – Sadık Güvenç

Ali Rıza Kars’ın romanı Atların Kardeşliği, Sanat Yapım Yayıncılık’tan 2014’te çıktı, 220 sayfa. Daha önce şiir kitaplarıyla (Hayalin Gözümde Kızıl Gül Oldu, Işıkla Öpüşürdü, Kendi Pınarından Akardı Gülmelerin, Düş ve Sokak, Yüksek Debili Aşklar, Gitme Zamanı) tanıdığımız Ali Rıza Kars, bu kez bir romanla çıktı okuyucunun karşısına.

okumak için tıklayınız

Dil sadece insana özgü müdür?

Hayvanlar birbiriyle, bazen de bizimle iletişim halindedir. Ama insanla hayvan arasındaki bütün benzerlik bundan ibarettir. Alex 31 yaşında beklenmedik bir şekilde ölmeden önce son sözleri şu olmuştu: “Kendine iyi bak. Yarın görüşürüz. Seni seviyorum.” Bunların duygusal cümleler olduğu kesin; ama onları daha etkili kılan şey Afrika’dan gelen bir gri papağanın ağzından çıkmış olması.

okumak için tıklayınız

Ali İsmail – Emri Kim Verdi? – İsmail Saymaz

Örgütlü bir şiddet 2 Haziran 2013 günü, Eskişehir’deki Sanayi Sokak’ta yaşanan anlar, bilinmeyen yaşamların öyküsü olmaktan çıkıp, iyilik ve kötülük üzerine dünyaya büyük anlamlar bıraktı. İsmail Saymaz’ın Ali İsmail: Emri Kim Verdi? kitabı o anların yakın tanıklığı.

okumak için tıklayınız