Yazar: cemalumit

Can sıkıntısının psikolojik açıklaması

İngiltere’nin Lancashire Üniversitesi’nden Sandi Mann can sıkıntısının hayatımız üzerindeki etkilerini anlamaya çalışan az sayıdaki psikologlardan biri. Araştırmalar, can sıkıntısının sağlığı olumsuz etkileyen, hatta ömrü kısaltan tehlikeli ve rahatsız edici bir durum olabileceğini gösteriyor. Fakat Mann’ın çalışmaları, can sıkıntısının insanın yaratıcılığını tetikleyen olumlu bir etkisinin olduğuna da dikkat çekiyor.

okumak için tıklayınız

“Mutluluk paylaşılabilir ama acı asla”

Şu fragmanlar, sanırım herkesin hak vereceği bir içeriği dile getirmektedir: “İnsan eylemde bulunurken öyle olmalıdır ki bireyselliğinin bütünü eyleminin her anında orada bulunsun.” “Şimdi sonsuzluğun formudur; şu an olmakta olan durum üstüne verilen yargılar sonsuzluk üstüne verilen yargılarla aynı formu taşırlar.”

okumak için tıklayınız

Uzun Yürüyüş’te Mao’nun Maceraları – Frederic Tuten

“Cüretkâr bir şıklık ve canlı bir değişiklik” Yukarıdaki başlığı 13 Mayıs 1972 tarihinde John Updike’ın kitap üzerine yazdığı bir inceleme yazısından alıntıladım.. Frederic Tuten’in Uzun Yürüyüşte Mao’nun Maceraları’nı değerlendirdiği makalesinde, “Okurunu farkında olmaya zorlayan, keskin ve sivri uçlu bir romanın canlı devinimine sahip” demiş Updike. 68 isyanının sıcaklığında, o isyanı paylaşan düşünce ve duygularla yazılan

okumak için tıklayınız

“Kürsüye çıkıp durgun, inandırıcı bir sesle dinsel öğütler vermeye, göbek bağlamaya, yalnızca zenginler için yaşamaya hakları olduğundan en ufak bir kuşkusu yoktur hiçbirinin. Zenginlerin, varlıklıların dinidir onlarınki…” F. Dostoyevski

(…) İngiliz papazlar ilgilenmiyorlar yoksullarla. Onları kiliselere bile almıyorlar. Oturacakları kanepenin kirasını verecek paralan yoktur çünkü. Nikâh kıymak hayli pahalıya patladığı için işçilerin -genelde yoksulların tümünün- evlilikleri yasadışıdır. Sırası gelmişken söyleyeyim: Kocaların büyük çoğunluğu kanlarını çok kötü dövüyorlar. Sakat bırakıyorlar onları. Ateşte iyice kızdırdıklan ocak demirleriyle oralarını buralarını dağlıyorlar. Ocak demirini kullanmayan koca pek azdır.

okumak için tıklayınız

Franz Kafka’da sözcüğü sözcüğüne aktarım yoktur. Yalnız devinim verilmiştir. Albert Camus

“Kafka’nın tüm sanatı okuru yeniden okuma zorunda bırakmaya dayanır. Onun çözümleri — ya da çözüm eksiklikleri — açıklamalar çağrıştırır, ama açık olarak belirmez ve usa yatkın bir biçimde ortaya çıkmak için hikayenin yeni bir açıdan bakarak yeniden okunmasını buyurur. Bazen, iki ya da üç kez okumayı gerektiren, o zaman ortaya çıkan ikili ya da üçlü

okumak için tıklayınız

‘İşlenmemiş suç ertelenemez’

Sel Yayıncılık, Beat Kuşağı’nın önemli temsilcilerinden William S. Burroughs’un “Yumuşak Makine” adlı kitabı hakkındaki “müstehcenlik” davasında, “kovuşturmanın ertelenmesi” kararına karşılık, Yargıtay’ın temyiz taleplerini reddetmesinin ardından, davayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacaklarını açıkladı.

okumak için tıklayınız

2 bin 500 yıllık barış çığlığı

Aristophanes’in barış temalı üçlemesinden ikisinin çizgiroman uyarlaması İstos Yayınları’dan çıktı. Günümüze ulaşan on bir Aristophanes komedyasının tamamı yayımlanacak. “Şu günlerde tam da Aristophanes okumanın zamanı. “ Bu cümleyi yaklaşık 2 bin 500 yıldır her dönem için her coğrafyada söylemek mümkün. İddia ediyorum hemen her seferinde de doğrudur.

okumak için tıklayınız

Susan Sontag’la “Bilincin Kapısını Aralamak” – Şule Tüzül

“Kimileri kitap okumayı sadece bir kaçış olarak görür: ‘Gerçek’ dünyadan hayali bir dünyaya, kitapların dünyasına bir kaçış. Oysa kitaplar çok daha fazlasıdır. Onlar, tamamıyla insan olmamızın bir yoludur.” 1996 yılında yazdığı “Boges’e Mektup” başlıklı kısa metninde böyle demiş Susan Sontag. Aklınıza gelebilecek her konu ve her kavram üzerine yazıları, denemeleri, romanları, kitapları olan bir yazar,

okumak için tıklayınız

Öyküsünü anlatan yaşlı adam sustu

Maupassant bana göre “başkasını yazmayı” en iyi becerebilmiş yazarlardan. Hem de kendiymiş gibi değil, hakikaten başkasıymış gibi. Maupassant’nın yazdıklarını anlatmaya Maupassant’dan başlamak gerek. Aslında, bir biçimde bu yazının okuruna Maupassant’ı ilk defa işitiyormuş gibi davranmanın, bu minvalde şeyler yazmanın anlamı yok. Yine de işitmek yetmiyor – Maupassant’ı yazmak ve okumak için onu iyi tanımak gerekiyor.

okumak için tıklayınız

Neler uğruna şiir yazmıyorum – Serkan Engin

Nobel Edebiyat Ödülü’nü almak için şiir yazmıyorum. Ola ki elli sene sonra beni bu ödüle aday göstermek gafletinde bulunanlar çıkarsa, şimdiden ödülü reddettiğimi, hatta birilerinin bana ödül vermeye kalkmasını hakaret saydığımı belirtmek isterim. Bunun politik-etik gerekçelerini daha iyi algılamak isteyenler “Ödül Düzleminde Şiir Erkini Yıkmanın Anatomisi” (Eliz Edebiyat/ Şubat 2011) adlı yazımda, yeterince veri bulacaklardır.

okumak için tıklayınız

Cevabı Dostum, Yeni Yılda Bunun – Zafer Köse

Beethoven’a, Nazım’a, Dostoyevski’ye o büyüleyici yapıtları üretme gücünü veren neydi? Gözlerinin içi gülerek insan sevgilisine neden çiçek verir? Bir anne, neden dünyaya çocuk getirir? Cevabı dostum, umutta bunun. İyi müziğin, nitelikli şiirin, katmanlı romanların değerinin anlaşılacağına duyulan güvende. Çiçeği uzatan yüreğin içtenliğinin hissedileceğine inanmakta. Doğan bebeğin dünyaya güzellik katmasında. Yeni başlangıçlar yaratan insanın umudunda.

okumak için tıklayınız

Kent ve Yazar

Kentler ve Gölgeler – Edinburgh – Sir Arthur Conan Doyle (Sherlock Holmes ‘un yazarı) Belgeseli Kentler ve Gölgeler – Bologna Ravenna ? Dante Belgeseli Kentler ve Gölgeler – Kopenhag ? H.C. Andersen Belgeseli Kentler ve Gölgeler – Beyrut ? Amin Maalouf Belgeseli Kentler ve Gölgeler – Madrid ? Cervantes Belgeseli Kentler ve Gölgeler – İskenderiye

okumak için tıklayınız

Mozart – Ahmet Say

Mozart aydınlanmacı bir besteci , aydınlanma çağının bestecisidir. Bu besteci için dünyanın dört bir yanında yorumlar, eleştiriler, incelemeler yazılmıştır. Ahmet Say, bu tür yazıların en önemlilerinin çevirilerinden yaptığı seçme ile düzenledi. Kitapta Mozart?ın mektuplarından yapılan bir seçme de yer alıyor. Kitaba eklenen müzik terimleri sözlüğü ise konuya yabancı olanların kitabı okumasını kolaylaştırıyor. Ahmet Say, eserinde

okumak için tıklayınız

Edip Cansever’in çoksesli şiir anlayışı – Nazê Nejla Yerlikaya

Edip Cansever, 57 yıllık yaşamına 17 şiir kitabı sığdırmış, bu şiir kitaplarının yedisinde uzun dramatik yapılı şiirler kurmuş bir “İkinci Yeni” şairi. Duygudan çok düşünceyi ön plana alan yapısıyla şiirleri kolayca ezberde kalmayan, mısradan değil şiirin bütününden dünyaya yönelip dünyayı kavramak isteyen “düşüncenin şiiri”ni “çoksesli” şiir yazma tarzıyla kuran büyük bir usta.

okumak için tıklayınız

E-kitap okumak ‘uykuya ve sağlığa zararlı’ İşte bilimsel sonuçlar…

Yatma vakti geldiğinde, elinizde bir elektronik kitapla (e-kitap) battaniyenin altına kıvrılmış “bir şeyler okuyayım” diyorsanız aslında uykunuza ve sağlığınıza zarar veriyor olabilirsiniz. Uyarıyı, Harvard Tıp Fakültesi’ndeki Amerikalı doktorlar yapıyor. Araştırma ekibi, uyumadan önce ışık yayan e-kitap okuyanlarla, kâğıt baskı kitapları okuyanları kıyasladı.

okumak için tıklayınız

“Ben Ölü Canlar ‘dan nefret ediyorum. Ben kötü bir adamım.” Gogol

Bu yaşıma dek bu klasik romanı okuyamadığım için utanıyor ve bu ayıbı kimselere söyleyemiyordum. Üstelik Melih Cevdet’in çevirisi olduğuna göre, değerinin güvencesi vardı. Ama ne yazık ki ameliyatımdan sonra, görme alanım daraldıktan sonra kitap, mektup, gazete gibi şeyleri okuyamıyordum; bunları Vakıf çocuklarıma okutuyordum. Ölü Canları okul dönüşlerinde, akşam saatlerinde önce Kadriye ve Emine, sonraları Mahperi

okumak için tıklayınız

“Can Dündar’ın Abim Deniz kitabı hâlâ çok satanlar listesinde yer verilmiyor”

İleri Haber’e konuşan Can Yayınları’nın sahibi Can Öz, Abim Deniz kitabına hâlâ çok satanlar listesinde yer verilmediğini söyledi. Gezi’nin kırılma olduğunu ve artık bu ülkede değişim olacaksa bunu başkasının değil halkın kendisinin yapacağını söyleyen Öz, AKP’nin baskılarının edebiyattaki etkisi ve yayınevinin politika değişikliğini de anlattı.

okumak için tıklayınız