Yazar: cemalumit

“Roboski Katliamını Hatırlamak ve Hatırlatmak: İstenmeyen Çocuklar”

Türkçe ve Kürtçe çift dilli hazırlanan kitap “İstenmeyen Çocuklar”, Roboski Katliamı’nı unutturmamak için Müge Tuzcuoğlu tarafından derlendi. Tuzcuoğlu ile kitabı, acıyı, insanı ve devleti Gamze Akdemir konuştu. Alev Karaduman da bu konuşmaya yazısıyla katıldı. ‘Roboski, yeni bir kırmızı çizgi gayreti’ 28 Aralık 2011’de, Türkiye’ye ait savaş uçakları, Şırnak/Uludere’de Roboski (Ortasu) ve Bejuh (Gülyazı) köylerinin sınıra

okumak için tıklayınız

Yazmak Üzerine – Ernest Hemingway

Dünya edebiyatının devi Hemingway, nasıl yazılacağından ve yazar olunacağından bahsediyor ! Hemingway’in mektupları, romanları, konuşmaları, basılmış ve basılmamış tüm metinlerinde yer alan yazmak ve yazarlık kavramı üzerine düşüncelerini bu kitap bir araya getiriyor. Bir yandan yazmanın köşebentlerini ve özünü irdeleyen ve sunan Hemingway, diğer yandan bir nevi “yazarlara tavsiyeler” reçetesini oluşturuyor -ve elbetteki kitap, Hemingway’in

okumak için tıklayınız

Hrant Dink ‘in çocuklarına yazdığı masal “Bir Tanecik Yavrularım,..”

Bir Tanecik Yavrularım, Nihayet kendime bugün boş vakit bulabildim. İlk fırsatta oturup sizin için bir masal yazmaya karar verdim. Bundan sonra her boş anımda sîzlere masal yazıp göndereceğim. Güzel anneniz bu masalları size akşamları yatırırken okusun. Benim masallarımı dinleyerek mışıl mışıl uyursunuz. Sizleri çok sevdiğimi zaten biliyorsunuz. Bunu bir kez daha tekrarlayarak masalıma başlıyorum.

okumak için tıklayınız

Süt mide ağrısına iyi gelir mi?

Birçok yerde süt ilaç gibi görülmüş, hatta 1980’lere kadar doktorlar bazı ülser hastalarına süt içmelerini tavsiye etmiştir. Sütte az miktarda asit olmasına rağmen, mide asidini yatıştırarak mide ağrısını geçirdiğine inanılır. Sütün mide asidine karşı geçici bir bariyer oluşturduğu doğrudur; ama asit üretimini teşvik edici özelliğinden dolayı bu rahatlama kısa süreli olacak, ardından rahatsızlık yeniden baş

okumak için tıklayınız

Hemşire ve ebelerin yüz yıllık ihaneti… – Zeynel Abidin Kaplan

BBC’nin hazırladığı Büyük Dünya Tarihi belgeselini izlemenizi öneririm. 70 bin yıllık insanlık tarihinin küçük bir özetine kolayca ulaşırsınız bu sekiz bölümlük belgeselde. Ustaca kurgularla, önemli olaylardan bahsedilir; dinlerin doğuşu, bilimsel gelişmeler, fetihler, ölümler, tesadüfler, kazalar, pişmanlıklar…

okumak için tıklayınız

Kovan: Acımasız Ballı Dünya – Müslüm Üzülmez

Arı kovanlarının içinde büyüdüm. Dedem, amcam ve babam dönem dönem arıcılık yaptılar. Ben, kardeşlerim ve amca çocukları arı kovanları temizlenirken, kovandan bal alınırken, oğul arıları kovanlara yerleştirilirken ve çamur ya da tahtadan kovan yapılırken yardımcı olurduk. Arı kovanlarından yayılan uğultu ve arıların çevrede gezinirken çıkardıkları vızıltı bizlere ninni gibi gelirdi. Arı sokmalarından korkmazdık. Bazen kovanların

okumak için tıklayınız

“Barbarları Beklerken” – Sadık Güvenç

“Hiçbir şey hayal edebileceklerimizden kötü olamaz.” Asıl barbar kim? İşgalci mi barbar, işgal edilen topraklarda eskiden beri yaşamakta olan halklar mı? Sözde uygarlık götürme adına insanların yaşama biçimine, geleneğine, kültürüne, toprağına, suyuna, balığına, ağacına, evine barkına, karısına, kızına el koyan “uygar” sayılıyor da; bu yer benim, bu ağaç, bu su, bu yaşam benim diyen “barbar”

okumak için tıklayınız

“Barışı en çok gözeten ülkeler en çok silah üreten ve diğer ülkelere en çok silah satan ülkelerdir.” Eduardo Galeano

Doğa ve insan haklarını en fazla ihlal edenler asla hapse girmez. Onlarda cezaevlerinin anahtarları var. Günümüzün tersine dünyasında evrensel barışı en çok gözeten ülkeler en çok silah üreten ve diğer ülkelere en çok silah satan ülkelerdir; en itibarlı bankalar en çok uyuşturucu parası aklayan ve en çok çalıntı para saklayan bankalardır; en başarılı endüstriler gezegeni

okumak için tıklayınız

Satürn yıldızının altında bir düşünür: Walter Benjamin – Emek Erez

Alman edebiyat eleştirmeni, düşünür, kültür tarihçisi, eleştirmen ve estetik kuramcısı Walter Benjamin. Bu kısa tanım onunla ilgili her yerde geçiyor ama her bakımdan da eksik kalıyor. Başucu kitabı olarak değerlendirdiğim YKY tarafından basılan “Tek Yön”, 1928 yılında ilk kez yayımlanmış. Kitabın türü ile ilgili olarak deneme ya da aforizma olduğuna yönelik değerlendirmeler olsa da Adorno

okumak için tıklayınız

Dostoyevski’nin hapishane yaşamından notlar

Bütün Rus mahpusları, kendilerine en çok acıyan, en çok merhamet edenlerin doktorlar olduğunu bilirler. Doktorlar; bir de basit halk tabakası, diğerlerinin elde olmayarak yaptığı gibi, mahpuslar arasında fark gözetmezler. Halk, suçu ne kadar ağır da olsa, mahpusu küçümsemez, çektiği ceza ile başına gelen felaketi, onu ayıplamamak için az çok bir sebep sayar. Hatta Rusyada cinayete

okumak için tıklayınız

Orhan Kemal ‘in hapishane yılları

Yirmi dört yaşında, 1 Mayıs 1938’de, Niğde’de askerlik görevine başlar. Bölükteki asker arkadaşlarından çok bilgilidir. Hatta komutanlarının verdiği derslerde yanlışlar bularak onları rahatsız etmektedir. Zaman zaman komutanından şartlı izin alarak Adana’ya karısını ve çocuğunu görmeye gider. Hem askerde hem Adana’da arkadaşlarıyla şiir, edebiyat, politika, felsefe üzerine konuşmalar yapar, bu fikirler üzerine münakaşa eder ama mutlaka

okumak için tıklayınız

HEMŞİN – İbrahim Karaca

Hemşinliler, Doğu Karadeniz?de gürül gürül yeşilin içinde pek de farkına varmadığımız, küçük ama renkli bir topluluk. Hemşin?le ilgili bugüne kadar yapılan kapsamlı bir bilimsel çalışmaya raslanmıyor. Etnik kültür veya köklere değinen çalışmaların, genellikle bir noktadan sonra kırılmalara uğrayıp bilimsel tavrın dışına düştüğünü görüyoruz. Bu kırılma noktalarının bir yanında çoğu kez milli hassasiyetler, öte yanında ise

okumak için tıklayınız

“Unutursak kalbimiz kurusun” Roboski katliamını ağıtlarla anıyoruz.

28 Aralık 2011 tarihinde, Irak’ta yaşayan akrabalarıyla ticaret yapmak üzere, Şırnak ili Uludere ilçesi Roboskî köyünde yaşayan köylüler bir kez daha yola koyulmuşlardı. 38 kişi; uzun süren yolculuğun ardından katırlara yükledikleri birkaç litre mazot, birkaç karton sigara ile köylerine geri dönüyorlardı. Sınıra yaklaştıkları sırada Türk Hava Kuvvetleri’ne ait F-16 savaş uçaklarının hava saldırısı ile Şırnak’ın

okumak için tıklayınız

Uludere adın ulu olsun – Özkan Öztaş

“Yahudi’nin gözü yok mu; organları, boyu posu, duyuları duyguları, heyecanı yok mu? Aynı yiyecekle beslenmiyor mu, aynı silahlarla yaralanmıyor mu, aynı hastalıklara yakalanmıyor mu, aynı ilaçlarla iyileşmiyor mu, aynı kışın ve yazın üşüyüp ısınmıyor mu? Farkı ne Hıristiyan insandan? Etimizi kesince kanımız akmaz mı? Gıdıklanınca gülmez miyiz? Zehirlenirsek ölmez miyiz? Peki ya bize haksızlık ederseniz

okumak için tıklayınız

“Hrant’ın kanını gördüm kaldırımın üstünde. Sonra hep üzüldüm, niye uzanıp oraya, yanına yatmadım diye.” Rakel Dink

Sabah saat on buçukta evden ayrıldı diye hatırlıyorum. Her zamanki gibi az da olsa yaptı kahvaltısını. Ayrılırken biraz keyifsizdi. Bir şey takılmıştı kafasına. Öperek yolcu ettim. Üzülme, dedim, çok da önemli değil bu sıkıntılar. Akşama döndüğünde geçer, dedim. Önemli olan varlığımız, gibi bir şeyler söyledim. Böyle bir konuşma oldu aramızda.

okumak için tıklayınız

Orhan Kemal ‘in mahkumiyetine sebep olan karar

“11 Ekim 1938 tarihinde yapılan duruşmada yabancı rejimler lehinde propaganda yapmak suretiyle eratı isyana tahrik teşebbüsünde bulunmaktan maznun 12. piyade alay bölüğü bedelcilerinden Abdülkadir Kemali oğlu Raşit Kemali hakkındaki hazırlık ve ilk tahkikat evrakını gördüm. Raşit’in komünistlik propagandası yapıyor diye ihbar edilmesi üzerine evinde yapılan aramada kendi el yazısıyla yazılmış ve Nâzım Hikmet’e hitap eden

okumak için tıklayınız