Yazar: cemalumit

“Pinokyo” eksiksiz baskısıyla raflarda

Carlo Collodi’nin ilk kez 1883 yılında yayımlanan unutulmaz yapıtı Pinokyo, İtalyanca aslından Çağrı Ekiz tarafından çevrilerek hazırlanmış eksiksiz baskısıyla her yaştan okur için Kırmızı Kedi Çocuk etiketiyle raflarda. İtalyan çizer Carlo Chiostri’nin çizimleriyle hayat bulan Pinokyo’yu bütün sürprizleriyle, bütün karakterleriyle ve serüvenleriyle okumaya hazır olun.

okumak için tıklayınız

Neoliberal rantın anatomisi

Chomsky’nin makaleleri sadece fikirleri değil, onları temellendiren tarihi bilgileri de barındırıyor. Noam Chomsky ismi, uzun bir süredir Türkiye’nin zihinsel haritasında çınlıyor. Bunun tek sebebi Chomsky’nin eserlerinin çoğunun artık Türkçede olması değil, kitaplarındaki konuların ülke gündemiyle örtüşüyor, bu gündeme dair önemli kavramsal anahtarlar sunuyor olması.

okumak için tıklayınız

MEB’den “yeni değerler” eğitimi

Türkiye’deki tüm eğitim kurumlarındaki öğrencilere seminer şeklinde verilmesi planlanan değerler eğitimi için hazırlanan kitapçıkta belirlenen konular 9 başlıkta anlatıldı Kitapçıkta, ‘Çocuklarını dini ölçülere uygun şekilde evlendirmek anne babanın vazifesidir’, ‘Devletimizin bekası, kurulacak meşru aile yuvalarıyla mümkündür” gibi ifadelere yer verildi.

okumak için tıklayınız

Halil Cibran’ın Peşinde Seyrüsefer

1883 Lübnan doğumlu, ressam, şair, filozof. Bilge. Kutsal metinlerin gizeminden yola çıkan şiirsel bir çığlık. Halil Cibran ve Cibran’ın derin, kuşatan, içten içe sarsan, yıkan dizeleri sözünü ettiğimiz. İnsan, vicdan, adalet, kendini keşfetme çabası metinlerinin olmazsa olmazı olmuş. Sinerek değil; yaşayarak, soluk alarak, insanın öyküsünü bir tin-ten çatışmasıyla anlatmış ozan.

okumak için tıklayınız

Maraş’ta iğneyle mezar kazmak – İsmail Saymaz

Ümmühan Duman katliam günü eşi Mahmut’a “Beni sen öldür, onlara bırakma” demişti. Kahramanmaraş’ta, 19-22 Aralık 1978’de 111 yurttaşımızın can verdiği katliamın üzerinden 36 yıl geçti. Alevileri ve Alevilerin şahsında, yükselen sol hareketi hedef alan bu insanlık suçu, halen tam olarak aydınlatılamadı. Kırımın ipuçlarını toplamak ve uç uca eklemek, 78 Maraşı’nı yerinde yaşayan araştırmacı Aziz Tunç’un

okumak için tıklayınız

Küçük Prens gönüldaşlara emanet

Dostluğu yücelten, “aşk, masumiyet, yalnızlık” gibi yetişkin temalarını derinlikle işleyen Küçük Prens, 71 yıldır pek çoğumuzun “hayat kitabı”. Eserin Tomris Uyar ve Cemal Süreya’nın elinden çıkan efsanevi çevirisi yeniden raflarda. Antoine de Saint-Exupéry, süslü ama istenirse hayli masum tınlayabilen Fransızcayla, 20. yüzyılda yazılan en özel eserlerden biri olan Küçük Prens’i kaleme alalı tam 71 yıl

okumak için tıklayınız

Amerigo, Stefan Zweig

Avusturyalı yazar Stefan Zweig?in ?Amerigo? adlı romanı, Ogün Duman?ın çevirisiyle Can Yayınları arasında Türkiye?de yayımlandı. Zweig, derin karakter incelemeleriyle ünlenen bir yazar. Beş tarihsel kişiliğin portrelerini içeren ??Yıldızın Parladığı Anlar??, Fransız Devrimi?nde bir politikacının portresi niteliğindeki ??Joseph Fouché??yle birlikte “Amerigo” da böyle bir eserdir. Burada Amerigo Vespucci?nin portresi vardır. Hem düşsel hem de tarihsel karakterler

okumak için tıklayınız

Korkak Kızlar Cesur Erkekler adlı çocuk kitabına dair – Sultan Türkmen

Ezgi 12 yaşında, kitapkurdu bir öğrencimdir. Yeni edindiği her kitaptan beni (öğretmenini) haberdar etmekten çok keyif alır. Bu kez yanıma elinde “Korkak Kızlar, Cesur Erkekler” diye bir kitapla geldi. Kitabın adına takılmadan edemedim. Ezgi’ye sordum: —Kızlar korkak mı? Önce ne demek istediğimi anlamadı. Bu sual de nereden çıktı der gibi yüzüme baktı. Derken gözü kitabın

okumak için tıklayınız

Bir Livaneli Adası – Zafer Köse

Yeryüzü cenneti bir adada, ormanlar arasındaki kırk konutta yaşayan insanların hikayesi, Son Ada’da anlatılan. Adanın asıl sahibi olan martılarla dengeli ve saygılı bir ilişki geliştirilmiştir. Onların yumurtlamak ve yaşamak için gereksinim duydukları alanlara girilmemektedir. Adadaki insanlar arasındaki ilişkiler de bir cennet anlayışını yansıtır. Hesapsız dostluklar, tasasız günler, huzurlu hayatlar yaşanmaktadır. Değerli bir fıstık çeşidinin yetiştiği

okumak için tıklayınız

21. Yüzyılda Kapital’in yazarı, Fransa’nın en yüksek devlet madalyasını reddetti

“21. Yüzyılda Kapital” adlı kitabıyla büyük ses getiren Fransız ekonomist Thomas Piketty, Fransa’nın en yüksek devlet madalyalarından “Lejyon Donöre” layık görüldü. Ancak ünlü ekonomist ödülü reddettiğini duyurdu. Piketty ödülle ilgili Ajans Frans Press’e konuştu:

okumak için tıklayınız

Bu kaçıncı öldürülüşüm hain

İki ayda bir yayımlanan edebiyat dergisi Sözcükler, 2015 yılının ilk sayısını, 100. doğum yılı nedeniyle Aziz Nesin’e ayırdı. Dergideki pek çok değerli yazı arasında en çarpıcısı Sivas katliamının Aziz Nesin’in kaleminden anlatıldığı metin kuşkusuz. Nesin’in anbean aldığı eski Türkçe notlardan oluşan yazının tamamını yayımlamamıza izin veren Turgay Fişekçi’ye teşekkür ediyoruz:

okumak için tıklayınız

İzmir’in işgali yıllarında, “Kardeşime kurşun sıkmam” dedikleri için Yunan Krallığı’nca kurşuna dizilen 200 sosyalist Yunan askeri anılıyor…

İzmir’in işgali yıllarında, “Kardeşime kurşun sıkmam” dedikleri için İnciraltı’nda Yunan Krallığı’nca kurşuna dizilen 200 sosyalist Yunan askeri, ölümlerinin 94. yıldönümünde katledildikleri yerde anılacaklar. Şair Tuğrul Keskin’in ‘Zito i Epanastasis’ (Yaşasın İsyan) adlı kitabıyla yeniden gündeme gelen ve İzmir ’in işgali yıllarında,

okumak için tıklayınız

“Ölümü sakın adam yerine koymayın, yoksa kendini bir şey sanabilir.” Abidin Dino

*“İnsan, ölümün bilincinde olan tek canlıdır. Ölümü bilmesi yaşamın tadını çıkarmasını engellemez. Ölümü kendine yakıştırmaz belki. Ama kanser tanısıyla hastaneye yatırılması, bir tutuklunun ölüme mahkûm edildiğinin bildirilmesi kadar kesinleştirir ölüm düşüncesini. Bir insanın özellikle sanatçının bu duruma nasıl dayandığı hep şaşırtır beni. Dünyadaki her olaya duyarlı olan bu insanoğulları (ve elbet Havva kızları) kendileriyle ilgili

okumak için tıklayınız

Elguca ve Mzağo – Aleksandre Kazbegi

Aleksandre Kazbegi’nin Elguca adlı romanı, Türkçe’ye “Elguca ve Mzağo” adıyla çevrilmiştir. Roman, Gürcü genci Elguca’nın bir Çerkes olan Mzağo’ya tutkulu aşkını ve Gürcülerin işgalcilere karşı direnişini anlatır. “Elguca ve Mzağo” adlı yapıtını okuyan şair Grigol Orbeliani, büyük bir heyecan ve coşku içinde “Gürcü dilinde bugüne kadar böyle bir yapıt görülmemiştir” demiştir. Aleksandre Kazbegi’nin yapıtlarına çok

okumak için tıklayınız

“Burjuva denen insan türü paranın en yüce erdem, kişioğlunun görevi olduğunu açık açık söyler.” Dostoyevski

(…) Pazarlık etmeyi çok seviyor Parisli. Ne var ki pazarlık ederken de, dükkânında sizi soyup soğana çevirirken de çıkar için değil, -eskiden öyleymiş oysa- erdeminden, kutsal bir gereksiniminden yapıyor bunu. Dünyalık biriktirmek, elden geldiğince çok mal sahibi olmak… Günümüzde Parislinin kitabında ahlâk kurallarının oturtulduğu temeller bunlardır. Aslında eskiden de böyleydi ama, şimdi, günümüzde -nasıl söylemeli-

okumak için tıklayınız

Niçin ülkede yoksulluk olmadığına inandırmaya çalışıyor herkesi? Dostoyevski

(…) Niçin yoksulların hepsini bir yere tıktı da, ülkede yoksulluk olmadığına inandırmaya çalışıyor herkesi? Niçin beylik edebiyatla yetiniyor? Dergilerinin parayla satın alınmış olmadıklarına kendini inandırmayı niçin öylesine çok istiyor? Gizli polise böylesine çok para harcanmasına niçin göz yumuyor? Meksika’ya düzenlenen bilim gezisine karşı bir sözcük söyleme yürekliliğini niçin gösteremiyor? Tiyatro oyunlarında kocalar niçin hep soylu,

okumak için tıklayınız