Yazar: cemalumit

Dünya Halk Masalları – Ataol Behramoğlu

Masallar, bir halkın kültürel ve sosyolojik olarak en önemli özelliklerini yansıtırlar. Onlar da zaman içerisinde günün getirdiği dile bürünürler. Ama verdikleri öğütler ve çıkarılması gereken dersler asla değişmez. Ataol Behramoğlu?nun titiz çalışmasıyla hazırlanan Dünya Halk Masalları, çocuklarımıza okuyabileceğimiz bir kitap olmasının ötesinde, dünyanın dört bir yanından anlatımlarla edebi bir başyapıt özelliği de taşımakta. Tamamı renkli

okumak için tıklayınız

Türlerin Kökeni, Charles Darwin / Janet Browne

Bilim tarihçisi ve biyografi yazarı Janet Browne bu kitabında, şimdiye kadar yazılmış en büyük bilimsel kitaplardan olan Charles Darwin?in ?Türlerin Kökeni?nin öyküsünü anlatıyor ve onun günümüzdeki önemini açıklıyor. Browne, kitabın 1859 yılında yayınlanmasının ardından tüm dünyayı nasıl şoka uğrattığını, beraberinde ne tür düşünsel, toplumsal ve dinsel dönüşümler yarattığını anlatıyor. Browne çalışmasında, kitabın başlangıç aşamalarını, Darwin?in

okumak için tıklayınız

PEN Türkiye Yazarlar Derneği Barış Komitesi 1 Eylül 2008 Barış Bildirgesi

Troya’dan Günümüze: “İçinde gizlenmiş – Saklı-yeni bir savaş malzemesi- bulunan hiçbir antlaşma bir barış antlaşması olamaz.” Kant Savaşı anlamakta zorlanırız, çünkü karmaşık gelmiştir bize. Bu karmaşıklık bizi barışsız bırakır. İnsanın insanı her an öldürmesi için eylem hazırlıkları yapması, elbette açıklanamaz ve açıklanamadığı için bu karmaşıklık hala devam etmektedir. Savaşları anlasak da anlamasak da insanın her

okumak için tıklayınız

Tanpınar Ve Modernite – Erinç Büyükaşık

Bir Dönem Romancılığı Açısından Modernizm Tartışmaları Edebiyatta modern arayışlar tartışmasının çeşitli kavramlarla anlam kazandığı ve “yenilikçi”, “çağdaş” gibi sözcüklerin sözlükteki tanımlarının ötesinde bir ideolojik konumlanışla vücut bulduğu bilinmektedir. Batı edebiyatına “Modern” imgesini yerleştiren tarihsel göndermelerin verili modernizm kalıplarının ekseninde ilerlemeci ve bilimci değerlerinin değişmesi çerçevesinde ele alınması gerekmektedir. Günümüz postmodernizm tartışmalarına da işaret eden modernin

okumak için tıklayınız

Acı Günler, Maksim Gorki

Çocukluğunda ve gençliğinde yoksul ve zor günler geçiren yazar, ”Acı” anlamına gelen Gorki adını almıştır. Hatta dayanılmaz hale gelen yaşamı yüzünden, bir ara kendini öldürmeyi bile düşünmüştür. İşte Maksim Gorki, bizzat kendi yaşamından yola çıkarak, Acı Günler (Days of Grief) romanında insan ruhunun derinliklerine girme yeteneğinin gösterir. Romanın konusu ise şöyledir: Üç arkadaş çocukluklarını ve

okumak için tıklayınız

İşçi Marşları ve Halk Şarkıları, Derleyen: Mercan Köklü

İşçi Marşları ve Halk Şarkıları adlı kitap, Mercan Köklü tarafından 1998 yılında yayına hazırlandı. 268 sayfadan oluşan yapıt, halkın eşitlik-özgürlük, adalet, barış ve bağımsızlık gibi temel konularda yazılmış marş ve şarkıları derleme özelliğini taşımaktadır. İşçi Birlik Cephesi / Bertolt Brecht İnsan insan olduğundan Acıkan karnı doymalıdır Boş laflarla karın doymaz Yiyecek ekmek olmalıdır Marş sol’ki

okumak için tıklayınız

Hakkı Özkan’ın Kendi Kaleminden Yaşam Öyküsü “Güneşi gördün mü gülümse, sonra kar yağacağını bilsen bile.”

“1926 yılında, Bursa?da dünyaya geldim. Balkanlar?dan göç eden bir ailenin ilk çocuğuyum. İlkokulu İstanbul?da bitirdim. Ailemin dağılması yüzünden öğrenimimi yarıda kesmek zorunda kaldım. Bir yığın işe girip çıktıktan sonra basım-evlerinde uzun yıllar çalıştım. Bu arada bol bol okuma- yazma fırsatı buldum. Ailemde okuma-yazmayla ilgili kimse olmamasına rağmen delice bir tutkuydu benim için okumak-yazmak. Bunda, çocukluğumda

okumak için tıklayınız

Cahillikler Kitabı – Bilmediklerimiz ve Yanlış Bildiklerimiz, John Lloyd / John Mitchinson

Bildiğinizi düşündüğünüz her şey yanlış? Bu kitap, yaygın kanılarla ilgili yanlış bilgilerimizin ve yanlış anlamalarımızın kapsamlı bir listesini sunuyor. Cahillikler Kitabı, filozofların, bilimcilerin ve sokaktaki insanların tarihin büyük bölümünde cevabını aradıkları bir soruya ışık tutuyor: Hakikat nedir, zırva nedir? Thomas Edison herhangi bir şey hakkında yüzde birin milyonda birinden daha az şey bildiğimizi söylüyordu; Mark

okumak için tıklayınız

Grevden Sonra, Hakkı Özkan “Düşündüm taşındım. Bizim için en doğrusu direnmek, hakkımızı aramak”

Hakkı Özkan’ın ?hayatımın bir özeti? olarak tanımladığı 1976 yılında yazdığı Grevden Sonra adlı kitabı, grevci önderliğini yapan ve bunun sonucu işsiz kalan bir basımevi emekçisinin romanıdır. Grev önderliği sonucu boşta kalan emekçinin sonradan girdiği iş de, hiçbir eyleme katılmak istememesine karşın, koşulların ve çevresinin etkisiyle nasıl eyleme itildiği tüm çıplaklığıyla sergileniyor. *Romanın özeti ise kısaca

okumak için tıklayınız

1970’lerden Bir Ozan: Arkadaş Özger – Erinç Büyükaşık

1970’lerin şiiri bir yandan toplumsal mücadelenin yoğunluğu içinde 68 rüzgarının edebiyata ve Türkiye toprağına ektiği yüksek seslenimlerin şiiri olmuştur. Ülkedeki sol rüzgar, ozanın temel sorunsalının toplumsal alanla kesişmesini zorunlu kılmıştır buna bağlı olarak. Dönemin Toplumcu gerçekçi çizgisinin yanında İkinci Yeni?nin bireye ses veren imgelemi adeta bir kural bozucu olarak karşımıza çıkar bu bağlamda. İkinci Yeni

okumak için tıklayınız

Erinç Büyükaşık

Yazarın Yazıları 1970’lerden Bir Ozan: Arkadaş Özger Bir Dönem Romancısı: Halide Edip Pedro Almodovar Üstüne Düşünmeler Tanpınar Ve Modernite Uzaklar: Bir Yol Öyküsü “Şehir Mektupları” Üzerine Oğuz Atay: Bir Arayışın Peşinde (Bir Aydının Göçleri Üzerine) Bir Beyoğlu Gerçeği İzinde “Kimliksizleşme” ve “Kültürsüzleşme”nin Eşiğinde İnsan ve Sanat Bir Ortadoğu Güncesi I Bir Ortadoğu Güncesi 2 (Lübnan’ı

okumak için tıklayınız

Son Saray Şairi adlı öykü, Nikolay Stepanovich Gumilyov

Tembeldi, zamanımızın bu kralı en az ataları kadar tembel ve tasasızdı; saraydaki törenlere kasideler yazan yaşlı şairi emekliye ayırmaya ve ona ömür boyu iyi bir aylık bağlamak için imza atmaya da hiç niyetli değildi. Şairin kendisi de ısrarla ayrılmak istemiyordu. Kraliyet ailesinde bir doğum veya ölüm olduğunda, yabancı bir elçi geldiğinde veya komşu devletle bir

okumak için tıklayınız

Tereddüd ve Tekerrür – Mimarlık ve Kent Üzerine Metinler 1873-1960, Bülent Tanju

?Tereddüd ve Tekerrür?, bir ?mimarlık ve kent üzerine metinler? derlemesi. Mimarlığın, yalnızca başarılı olduğu varsayılan yapılar etrafında tartışıldığı bir ortamda, mimarlık yazınının kültürel ve sosyolojik boyutlarına dikkat çekiliyor. Bu anlamda, oldukça önemli bir çalışma olduğu söylenebilir. Bunun nedeni, mimarlık metinlerinin (ya da mimari söylemin) yapıların basit bir açıklaması olduğu şeklindeki ilişki biçimini reddetmesi olsa gerek.

okumak için tıklayınız

Türkiye’nin Kalbi: Ankara, M. Şehmus Güzel

25 Ağustos 2008 tarihli Milliyet?te “Yasaklı belgesel Köşk?ün sitesinde” başlıklı haberini okudum. Birkaç düzelti ve birkaç ek yararlı olabilir. 1933?te Cumhuriyet?in 10. Yıldönümü kutlamaları kapsamında SSCB?nin (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği)  o günlerdeki en iyi belgesel ve kurgu film yönetmeni Sergey Yutkeviç?in çektiği filmin ismi Türkiye?nin Kalbi: Ankara?dır. Gazetenin en üstte yazdığı gibi sadece  “Türkiye?nin Kalbi”

okumak için tıklayınız

Tarih Nedir? Kibar Aktin

Geçmişin gizemli dünyasına olan merak, tarihi insanların ilgi alanı içerisine ister istemez sokmuştur. Bu durum dün ve bugünle bir bağlantı süreci olan tarihi okullarda kimi derslerde, kitapların içeriğinde, toplumda politikacıların, medyanın gündeminde birtakım kişilerin ve grupların yorum ve görüntüsünde de yer almasına neden olup tarihi kimi söylemler içerisinde hapsetmiştir. Ermeni soykırımının varlığına ve yokluğuna dair

okumak için tıklayınız

Hiç Kimse Gülmeyecek, Milan Kundera

“Bir bardak slivovis daha koy bana,” dedi Kla-ra, ben de karşı çıkmadım. Şişeyi açmak için de hiçbir olağanüstü yanı olmayan, ama işe yarayan bir bahane bulmuştuk: O gün bir sanat tarihi dergisinde yayınlanmış olan uzun bir inceleme için oldukça yüklü bir para almıştım. İncelemem sonunda yaymlanmışsa da ilk başta birtakım güçlüklerle karşılaşmıştım. Yazdığım şey bir

okumak için tıklayınız

Ömer Hayyam ‘ın 341 – 360 arası dörtlükleri. Çeviren: Sabahattin Eyuboğlu

341. Tanrı evrenin canı, evrense tek bir beden Melekler bu bedenin duyuları hep birden Yerde gökte canlı, cansız ne varsa birer uzuv: Budur Tanrı birliği, boştur başka her söylenen 342. Kader defterimi yeniden yazabilseydim Kendime gönlümce bir hayat seçerdim; Bütün dertleri siler atardım dünyamızdan Sevinçten göklere uçardı düşüncelerim. 343. Şu senin benim dediğimiz toprak neyimizdir

okumak için tıklayınız

Dudaktan Kalbe, Reşat Nuri Güntekin

Reşat Nuri Güntekin’in 1925 yılında yayınladığı Dudaktan Kalbe adlı romanı, çektiği aşk acısı nedeniyle tekrar aşık olmayacağını, aşkın bir daha dudaktan kalbe inmeyeceğini felsefe edinmiş bir gencin öyküsünü anlatır. Romanın özeti ise şöyledir: Hüseyin Kenan; ince, uzun, mavi gözlü, esmer tenli, durgun, çekingen bir gençti. Küçük yaşta babasını kaybetmişti. Annesi, kız kardeşi ve kendisi dayılarının

okumak için tıklayınız